bugün
- fatma betül sayan kaya63
- ciğer yiyen midesizler9
- ciğer yemediği için evde kalan kız5
- sözlük yazarlarının ruh hali13
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması11
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- ciğer vs kokoreç6
- karton abi3
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanmaması3
- yarın yataktan kalkamayacak yazar5
- yulaf yiyen insan5
- boşanmaların artma sebebi4
- nervio için ciğer yemekten vazgeçmek5
- dinci ahlaksızlığı20
- yunan adalarına gitmek20
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- yüz görünümlüğü5
- 34 yaşındayım noldu ki2
- rüyada nervio yu görmek9
- yunan aşığı tip15
- nervio benimle evlenir misin5
- linç yiyeceğin bir şey söyle7
- çocukların duyduğu her şeyi ulu orta söylemesi2
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması4
- akıl2
- ismet gürbüz'ü çarmıha germek3
- nazım hikmet ruzi nazar görüşmesi3
- truesuz sözlük11
- morkstar8
- ismet gürbüz'ü denize atmak3
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- insanlar size bakınca ilk ne ilgilerini çeker5
- ahmet2
- nervio yu ciğer tavasına atmak3
- en lezzetli balık6
- korkulan ölüm şekli5
- israil satanist bir devlettir2
- ciğer sevmemek cahillik mi3
- ölmeyecek gibi yaşıyor millet5
- arjantinli erkekler6
- sexting4
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- turşu suyu içen bayan4
- cadı büyücü tipli kadınlar2
- rujlu erkekle öpüşmek14
- allahın yabancı kadınlara torpilli davranması3
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
(bkz: süryani)
hz isa'nın konuştuğu dil.
arapça, ibranice ve babil/asur dilleriyle akrabadır.
bu dili konuşanlar, suriye, kuzey ırak ve bizim güneydoğu anadoluda ağılıklı olarka yaşamışlardır. anadolu'da kendi devirlerinde yaşamış diğer bütün dilleri etkilemiş ve bu dillerden etkilenmişlerdir. aram dili konuşan halk, tek başına kendi kimlikleriyle özdeş bir siyasal örgütlenmeleri pek fazla olmadığından kategoric ve yanıltıcı tarih içerisinde maalesef kendine fazla yer bulamamaktadır. ancak bunların urfa civarlarında kısa bir süre süren bir siyasal örgütlenmeleri olmuştur.
bu dil, örneğin, iran'ın kullandığı bir resmi yazışma dili olduğu dönemler olmuştur. bizim süryani dediğimiz insanlar bu dili konuşuyorlar ve bunun kendine özgü de bir alfabesi vardır.
bu dili konuşanlar, suriye, kuzey ırak ve bizim güneydoğu anadoluda ağılıklı olarka yaşamışlardır. anadolu'da kendi devirlerinde yaşamış diğer bütün dilleri etkilemiş ve bu dillerden etkilenmişlerdir. aram dili konuşan halk, tek başına kendi kimlikleriyle özdeş bir siyasal örgütlenmeleri pek fazla olmadığından kategoric ve yanıltıcı tarih içerisinde maalesef kendine fazla yer bulamamaktadır. ancak bunların urfa civarlarında kısa bir süre süren bir siyasal örgütlenmeleri olmuştur.
bu dil, örneğin, iran'ın kullandığı bir resmi yazışma dili olduğu dönemler olmuştur. bizim süryani dediğimiz insanlar bu dili konuşuyorlar ve bunun kendine özgü de bir alfabesi vardır.
cartman'ın müridlerine göre "wir müssen die juden ausrotten!" cümlesini oluşturan dil. *
Yahudilerin en eski dili.Şu anda dünyada Aramicenin konuşulduğu tek yer Suriye'nin Malula şehridir.
dünyanın en güzel şiir gibi dili.
dünya üzerinde konuşabilenler bir avuçtur.
sami dillerinin menşeidir. arap yarım adasındaki hakim dillerden biridir. çünkü arapça ve sami dilleri aramice kökenlidir.
bildiğim kadarı ile süryani ler tarafından konusulan bir dildir. ayrıca incilin ilk yazıldığı dildirde.
arami dili.
(bkz: aramek)
Lafzatullah, yani cenabı hakkın yalnız zatına mahsus ismi olan allah lafzı, diller üstüdür. Arapça da dahil (aramice de dahil) hiçbir dile ait değildir, hiç bir dilden türememiştir.
--spoiler--
Büyük islam alimlerinden imam Şafii, Ebu’l- Meâlî, el- Hattâbî, el- Gazzali ve meşhur dilcilerden Halil b. Ahmet ile Sibeveyh, Allah isminin başındaki “el”in marifelik için getirilmiş lam-ı tarif olduğunu da kabul etmezler. Onlara göre bu takı kelimenin aslındandır. Bunun isbatını şöyle yapmışlardır: Eğer Allah isminin başındaki “el” lam-ı tarif olsaydı, başına direk nida harfi getirilemezdi. Örnek, ya allah. (Bu duruma göre arapça el-ilah sözünden türediği varsayımı tamamen yanlıştır.) Bu söyleyişe göre “el” lam-ı tarif olmadığından başındaki hemze de, hemze-i vasıl değildir. Çok kullanıldığı için cümle ortasında bulununca -nida edatıyla kullanılışı hariç- dile kolaylık olması için, hemze-i vasıl muamelesi görmüştür. (bk. el- Kurtûbî, Muhammet, b. Ahmet, el- Cami’ li ‘Ahkâmi’l- Kur’an, Beyrut, 1985, c.1, s. 103; el- Vasitî, Muhammet Murtezâ, Tacu’l-‘Arûs, Beyrut, 1994, c.19, ELH maddesi
Allah; Yüce Yaratıcının özel ismidir. Bu isim, O'nun kemal, cemal ve celal sıfatlarının ifade ettiği anlamların tamamını kapsar. Allah'ın diğer isimleri ise Allah'ı tasvir eder.
Allah özel isminin hiçbir dilde tam karşılığı yoktur. Arapça ilah, Türkçe tanrı, Farsça hüda, ingilizce god, Almanca gott kelimeleri "Allah" kelimesi gibi özel isim değildir. Bunlar, ilah, ma'bûd, rab gibi cins isimlerdir. Allah kelimesi ikil ve çoğul yapılmaz. Bu isim sadece hak ma'bûdu, varlığı zorunlu olan yaratıcıyı ifade eder. Başka bir varlığa, Allah ismi verilemez. Yani Allah'ın adaşı yoktur (Meryem, 19/65). Diğer isimler çoğul yapılabilir. ilahlar (âlihe), tanrılar, rablar (erbab) gibi. Çünkü hak veya batıl ma'bûda tanrı, hüda, ilah denilebilir.
"Allah" isminin çeşitli asıllardan türediği ileri sürülmüşse de "el-ilah" kelimesindeki hemze olan elifin düşürülmesiyle elde edildiği görüşü tercih edilmektedir.
Yüce Yaratıcı'nın ism-i a'zamı yani en ulu ismi olan "Allah" lafzının her harfi O'nu ifade eder. Allah lafzının elifi kaldırıldığında "lillâh" olur. Yine o yüce Yaratıcı'yı ifade eder. Elif ve lam birlikte kaldırıldığında "lehû" olur. Yine O yüce Allah'ı ifade eder. Elif ve iki lam birlikte kaldırıldığında "hû" kalır. Bu da Allah'ı ifade eder. "Allâhü lâilâhe illâ hû (Allâh ki, O'ndan başka ilâh yoktur)" (Bakara, 2/255) âyetinde olduğu gibi.
insanlar, Allah'ın zatını, hakîkat ve mahiyetini bilemezler. O'nu eserleri ve eserlerin delalet ettiği sıfatları ve isimleriyle tanıyabilirler. Allah'ın eserleri isimlerine, isimleri sıfatlarına, sıfatları da zatına delalet eder. Allah'ın isim ve sıfatları zatı gibi ezelî ve ebedîdir. Zatı ile birlikte vardır. Sıfat ve isimleri zatından ne ayrı ne de gayrıdır. (bk. Esmâ-i Hüsnâ) (i.K.)
http://yedikulemescidi.com/allah-lafzi-celali/
http://www.gulbeste.com/e...htektir/makale/allah.html
--spoiler--
--spoiler--
Büyük islam alimlerinden imam Şafii, Ebu’l- Meâlî, el- Hattâbî, el- Gazzali ve meşhur dilcilerden Halil b. Ahmet ile Sibeveyh, Allah isminin başındaki “el”in marifelik için getirilmiş lam-ı tarif olduğunu da kabul etmezler. Onlara göre bu takı kelimenin aslındandır. Bunun isbatını şöyle yapmışlardır: Eğer Allah isminin başındaki “el” lam-ı tarif olsaydı, başına direk nida harfi getirilemezdi. Örnek, ya allah. (Bu duruma göre arapça el-ilah sözünden türediği varsayımı tamamen yanlıştır.) Bu söyleyişe göre “el” lam-ı tarif olmadığından başındaki hemze de, hemze-i vasıl değildir. Çok kullanıldığı için cümle ortasında bulununca -nida edatıyla kullanılışı hariç- dile kolaylık olması için, hemze-i vasıl muamelesi görmüştür. (bk. el- Kurtûbî, Muhammet, b. Ahmet, el- Cami’ li ‘Ahkâmi’l- Kur’an, Beyrut, 1985, c.1, s. 103; el- Vasitî, Muhammet Murtezâ, Tacu’l-‘Arûs, Beyrut, 1994, c.19, ELH maddesi
Allah; Yüce Yaratıcının özel ismidir. Bu isim, O'nun kemal, cemal ve celal sıfatlarının ifade ettiği anlamların tamamını kapsar. Allah'ın diğer isimleri ise Allah'ı tasvir eder.
Allah özel isminin hiçbir dilde tam karşılığı yoktur. Arapça ilah, Türkçe tanrı, Farsça hüda, ingilizce god, Almanca gott kelimeleri "Allah" kelimesi gibi özel isim değildir. Bunlar, ilah, ma'bûd, rab gibi cins isimlerdir. Allah kelimesi ikil ve çoğul yapılmaz. Bu isim sadece hak ma'bûdu, varlığı zorunlu olan yaratıcıyı ifade eder. Başka bir varlığa, Allah ismi verilemez. Yani Allah'ın adaşı yoktur (Meryem, 19/65). Diğer isimler çoğul yapılabilir. ilahlar (âlihe), tanrılar, rablar (erbab) gibi. Çünkü hak veya batıl ma'bûda tanrı, hüda, ilah denilebilir.
"Allah" isminin çeşitli asıllardan türediği ileri sürülmüşse de "el-ilah" kelimesindeki hemze olan elifin düşürülmesiyle elde edildiği görüşü tercih edilmektedir.
Yüce Yaratıcı'nın ism-i a'zamı yani en ulu ismi olan "Allah" lafzının her harfi O'nu ifade eder. Allah lafzının elifi kaldırıldığında "lillâh" olur. Yine o yüce Yaratıcı'yı ifade eder. Elif ve lam birlikte kaldırıldığında "lehû" olur. Yine O yüce Allah'ı ifade eder. Elif ve iki lam birlikte kaldırıldığında "hû" kalır. Bu da Allah'ı ifade eder. "Allâhü lâilâhe illâ hû (Allâh ki, O'ndan başka ilâh yoktur)" (Bakara, 2/255) âyetinde olduğu gibi.
insanlar, Allah'ın zatını, hakîkat ve mahiyetini bilemezler. O'nu eserleri ve eserlerin delalet ettiği sıfatları ve isimleriyle tanıyabilirler. Allah'ın eserleri isimlerine, isimleri sıfatlarına, sıfatları da zatına delalet eder. Allah'ın isim ve sıfatları zatı gibi ezelî ve ebedîdir. Zatı ile birlikte vardır. Sıfat ve isimleri zatından ne ayrı ne de gayrıdır. (bk. Esmâ-i Hüsnâ) (i.K.)
http://yedikulemescidi.com/allah-lafzi-celali/
http://www.gulbeste.com/e...htektir/makale/allah.html
--spoiler--
Aramice, bugün Süryanice olarak anılan dildir. Aramice adının bırakılmış olmasının ardında Aramilerin Hıristiyanlığı tercih ettikten sonra halen pagan olan akrabaları ile karıştırılmamak için Süryani olarak anılmaları yatar. Süryanice ya da eski ve yaygın adıyla Aramice de tıpkı Arapça ve ibranice gibi Semitik ve doğal olarak büklümlü bir dildir. Ve adları sayılan bu iki dille çok açık benzerlikler barındırır.
Arapça’da “Şimdiki Zaman” çekimi yapmak için köke bazı ön ve son ekler uygulanır vezne göre. Bu ekler 1.Tekil Şahıs’ta “elif”, 2.Tekil’de “te”, 3.Tekil’de “ye” ve 1.Çoğul Şahıs’ta “nun” ve benzeri gibi harflerden oluşur. ibranice’de ve Aramice’de ise bu sayılan ekler tuhaf bir şekilde Şimdiki Zaman için değil de Gelecek Zaman çekiminde gelirler. Yani, örnek verecek olursak:
Arapça’da yazıyorum eKTuBu
ibranice’de yazacağım eKToV
Aramice’de yazacağım aKTaV
ilgilenenlerin de yakından bileceği üzere Semitik ya da bize daha yakın adlandırılışıyla Samî diller, büklümlü dillerdir. Bu da genellikle üç, ancak sıradışı durumlarda 2 yada 4 sessiz harften oluşan köklerden belli vezinlere uydurularak türetilen kelime ve fiiller demektir. Basit bir örnekle H–K–M kökünden, hüküm, hakim, mahkum, mahkeme, tahkim, ahkam; V–L–D kökünden valide, veled, evlad, mevlid, tevellüd sözcüklerinin türetildiğini gösterebiliriz. Dikkat edileceği üzere hepsinde kök harfleri ortak çekim harfleri değişiktir. Kelime türetiminin yanı sıra Arapça, ibranice ve Süryanice gibi Sami dillerde fiiller de aynı kurala uygun biçimde çekilirler. Örneğin fasih Arapça’da yazmak fiilinin kökü olan K–T–B, şimdiki zaman kalıplarında:
yazıyorum eKTuBu
yazıyorsun teKTuBu
yazıyor yeKTuBu
şeklinde çekilir. Aynı fiil, ibranice’de de aynı köke (K-T-B) sahiptir. Ancak ibranice’de B sesini veren BET harfi aynı zamanda V olarak da telaffuz edilebilmektedir bu durumda ibranice’de aynı fiilin aşağıdaki gibi çekildiğini söyleyebiliriz:
yazıyorum KoTeV
yazıyorsun KoTeV
yazıyor KoTeV / KoTeVet
https://mahirunsal.wordpr...hirli-sozcuk-abrakadabra/
Arapça’da “Şimdiki Zaman” çekimi yapmak için köke bazı ön ve son ekler uygulanır vezne göre. Bu ekler 1.Tekil Şahıs’ta “elif”, 2.Tekil’de “te”, 3.Tekil’de “ye” ve 1.Çoğul Şahıs’ta “nun” ve benzeri gibi harflerden oluşur. ibranice’de ve Aramice’de ise bu sayılan ekler tuhaf bir şekilde Şimdiki Zaman için değil de Gelecek Zaman çekiminde gelirler. Yani, örnek verecek olursak:
Arapça’da yazıyorum eKTuBu
ibranice’de yazacağım eKToV
Aramice’de yazacağım aKTaV
ilgilenenlerin de yakından bileceği üzere Semitik ya da bize daha yakın adlandırılışıyla Samî diller, büklümlü dillerdir. Bu da genellikle üç, ancak sıradışı durumlarda 2 yada 4 sessiz harften oluşan köklerden belli vezinlere uydurularak türetilen kelime ve fiiller demektir. Basit bir örnekle H–K–M kökünden, hüküm, hakim, mahkum, mahkeme, tahkim, ahkam; V–L–D kökünden valide, veled, evlad, mevlid, tevellüd sözcüklerinin türetildiğini gösterebiliriz. Dikkat edileceği üzere hepsinde kök harfleri ortak çekim harfleri değişiktir. Kelime türetiminin yanı sıra Arapça, ibranice ve Süryanice gibi Sami dillerde fiiller de aynı kurala uygun biçimde çekilirler. Örneğin fasih Arapça’da yazmak fiilinin kökü olan K–T–B, şimdiki zaman kalıplarında:
yazıyorum eKTuBu
yazıyorsun teKTuBu
yazıyor yeKTuBu
şeklinde çekilir. Aynı fiil, ibranice’de de aynı köke (K-T-B) sahiptir. Ancak ibranice’de B sesini veren BET harfi aynı zamanda V olarak da telaffuz edilebilmektedir bu durumda ibranice’de aynı fiilin aşağıdaki gibi çekildiğini söyleyebiliriz:
yazıyorum KoTeV
yazıyorsun KoTeV
yazıyor KoTeV / KoTeVet
https://mahirunsal.wordpr...hirli-sozcuk-abrakadabra/
Semitik(Sami/Afroasyatik) bir dil olan Aramice, aslında ibranice'nin bir lehçesidir. isa'nın konuştuğu antik bir dil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar