bugün
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması9
- anın görüntüsü21
- silivri belediyesi ne operasyon5
- mor semsiyeli yabanci21
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba5
- kinci bir insan olmak4
- vatan hainleri3
- meksika5
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi6
- değer bilmeyene yapılması gereken4
- muharrem ince haklıydı2
- siz hepiniz biz türkiye marşı2
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- afrika'ya kurban bağışı furyası5
- savaşta haklı olmak yetmez yenen haklıdır4
- araba yerine bisikletle çıkmak3
- yusuf güney dinleyen insan2
- kavga çıkarmaya çalışan partner3
- türkiye12
- kızların erkeklere göre daha güzel kokması3
- chp'nin hali ne olacak49
- tekerin patlaması2
- bilecik te çelik fabrikasında patlama2
- içki içtikten sonra yeterince su içmeden uyumak2
- sözlük kalitesinin düşmesi4
- shakira nın taş gibi hatun olması3
- ona bir şey söyle13
- rıhtım hamalı amca2
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo2
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- sigara içen kızla öpüşülür mü14
- 40 yaşında bekar kadın5
- birbirlerinin nick altına şiir yazan yazarlar2
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı5
- recep tayyip erdoğan5
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler17
- amerikalıların yazın bot giymesi2
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- kabuksuz kaplumbaga8
- cilgincapkin219
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek18
- obsession film2
- coşkun göğen2
- k k yerine kaka demek3
- memeleri füze gibi kadın13
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- sözlükte kavga etmek8
Lafzatullah, yani cenabı hakkın yalnız zatına mahsus ismi olan allah lafzı, diller üstüdür. Arapça da dahil (aramice de dahil) hiçbir dile ait değildir, hiç bir dilden türememiştir.
--spoiler--
Büyük islam alimlerinden imam Şafii, Ebu’l- Meâlî, el- Hattâbî, el- Gazzali ve meşhur dilcilerden Halil b. Ahmet ile Sibeveyh, Allah isminin başındaki “el”in marifelik için getirilmiş lam-ı tarif olduğunu da kabul etmezler. Onlara göre bu takı kelimenin aslındandır. Bunun isbatını şöyle yapmışlardır: Eğer Allah isminin başındaki “el” lam-ı tarif olsaydı, başına direk nida harfi getirilemezdi. Örnek, ya allah. (Bu duruma göre arapça el-ilah sözünden türediği varsayımı tamamen yanlıştır.) Bu söyleyişe göre “el” lam-ı tarif olmadığından başındaki hemze de, hemze-i vasıl değildir. Çok kullanıldığı için cümle ortasında bulununca -nida edatıyla kullanılışı hariç- dile kolaylık olması için, hemze-i vasıl muamelesi görmüştür. (bk. el- Kurtûbî, Muhammet, b. Ahmet, el- Cami’ li ‘Ahkâmi’l- Kur’an, Beyrut, 1985, c.1, s. 103; el- Vasitî, Muhammet Murtezâ, Tacu’l-‘Arûs, Beyrut, 1994, c.19, ELH maddesi
Allah; Yüce Yaratıcının özel ismidir. Bu isim, O'nun kemal, cemal ve celal sıfatlarının ifade ettiği anlamların tamamını kapsar. Allah'ın diğer isimleri ise Allah'ı tasvir eder.
Allah özel isminin hiçbir dilde tam karşılığı yoktur. Arapça ilah, Türkçe tanrı, Farsça hüda, ingilizce god, Almanca gott kelimeleri "Allah" kelimesi gibi özel isim değildir. Bunlar, ilah, ma'bûd, rab gibi cins isimlerdir. Allah kelimesi ikil ve çoğul yapılmaz. Bu isim sadece hak ma'bûdu, varlığı zorunlu olan yaratıcıyı ifade eder. Başka bir varlığa, Allah ismi verilemez. Yani Allah'ın adaşı yoktur (Meryem, 19/65). Diğer isimler çoğul yapılabilir. ilahlar (âlihe), tanrılar, rablar (erbab) gibi. Çünkü hak veya batıl ma'bûda tanrı, hüda, ilah denilebilir.
"Allah" isminin çeşitli asıllardan türediği ileri sürülmüşse de "el-ilah" kelimesindeki hemze olan elifin düşürülmesiyle elde edildiği görüşü tercih edilmektedir.
Yüce Yaratıcı'nın ism-i a'zamı yani en ulu ismi olan "Allah" lafzının her harfi O'nu ifade eder. Allah lafzının elifi kaldırıldığında "lillâh" olur. Yine o yüce Yaratıcı'yı ifade eder. Elif ve lam birlikte kaldırıldığında "lehû" olur. Yine O yüce Allah'ı ifade eder. Elif ve iki lam birlikte kaldırıldığında "hû" kalır. Bu da Allah'ı ifade eder. "Allâhü lâilâhe illâ hû (Allâh ki, O'ndan başka ilâh yoktur)" (Bakara, 2/255) âyetinde olduğu gibi.
insanlar, Allah'ın zatını, hakîkat ve mahiyetini bilemezler. O'nu eserleri ve eserlerin delalet ettiği sıfatları ve isimleriyle tanıyabilirler. Allah'ın eserleri isimlerine, isimleri sıfatlarına, sıfatları da zatına delalet eder. Allah'ın isim ve sıfatları zatı gibi ezelî ve ebedîdir. Zatı ile birlikte vardır. Sıfat ve isimleri zatından ne ayrı ne de gayrıdır. (bk. Esmâ-i Hüsnâ) (i.K.)
http://yedikulemescidi.com/allah-lafzi-celali/
http://www.gulbeste.com/e...htektir/makale/allah.html
--spoiler--
--spoiler--
Büyük islam alimlerinden imam Şafii, Ebu’l- Meâlî, el- Hattâbî, el- Gazzali ve meşhur dilcilerden Halil b. Ahmet ile Sibeveyh, Allah isminin başındaki “el”in marifelik için getirilmiş lam-ı tarif olduğunu da kabul etmezler. Onlara göre bu takı kelimenin aslındandır. Bunun isbatını şöyle yapmışlardır: Eğer Allah isminin başındaki “el” lam-ı tarif olsaydı, başına direk nida harfi getirilemezdi. Örnek, ya allah. (Bu duruma göre arapça el-ilah sözünden türediği varsayımı tamamen yanlıştır.) Bu söyleyişe göre “el” lam-ı tarif olmadığından başındaki hemze de, hemze-i vasıl değildir. Çok kullanıldığı için cümle ortasında bulununca -nida edatıyla kullanılışı hariç- dile kolaylık olması için, hemze-i vasıl muamelesi görmüştür. (bk. el- Kurtûbî, Muhammet, b. Ahmet, el- Cami’ li ‘Ahkâmi’l- Kur’an, Beyrut, 1985, c.1, s. 103; el- Vasitî, Muhammet Murtezâ, Tacu’l-‘Arûs, Beyrut, 1994, c.19, ELH maddesi
Allah; Yüce Yaratıcının özel ismidir. Bu isim, O'nun kemal, cemal ve celal sıfatlarının ifade ettiği anlamların tamamını kapsar. Allah'ın diğer isimleri ise Allah'ı tasvir eder.
Allah özel isminin hiçbir dilde tam karşılığı yoktur. Arapça ilah, Türkçe tanrı, Farsça hüda, ingilizce god, Almanca gott kelimeleri "Allah" kelimesi gibi özel isim değildir. Bunlar, ilah, ma'bûd, rab gibi cins isimlerdir. Allah kelimesi ikil ve çoğul yapılmaz. Bu isim sadece hak ma'bûdu, varlığı zorunlu olan yaratıcıyı ifade eder. Başka bir varlığa, Allah ismi verilemez. Yani Allah'ın adaşı yoktur (Meryem, 19/65). Diğer isimler çoğul yapılabilir. ilahlar (âlihe), tanrılar, rablar (erbab) gibi. Çünkü hak veya batıl ma'bûda tanrı, hüda, ilah denilebilir.
"Allah" isminin çeşitli asıllardan türediği ileri sürülmüşse de "el-ilah" kelimesindeki hemze olan elifin düşürülmesiyle elde edildiği görüşü tercih edilmektedir.
Yüce Yaratıcı'nın ism-i a'zamı yani en ulu ismi olan "Allah" lafzının her harfi O'nu ifade eder. Allah lafzının elifi kaldırıldığında "lillâh" olur. Yine o yüce Yaratıcı'yı ifade eder. Elif ve lam birlikte kaldırıldığında "lehû" olur. Yine O yüce Allah'ı ifade eder. Elif ve iki lam birlikte kaldırıldığında "hû" kalır. Bu da Allah'ı ifade eder. "Allâhü lâilâhe illâ hû (Allâh ki, O'ndan başka ilâh yoktur)" (Bakara, 2/255) âyetinde olduğu gibi.
insanlar, Allah'ın zatını, hakîkat ve mahiyetini bilemezler. O'nu eserleri ve eserlerin delalet ettiği sıfatları ve isimleriyle tanıyabilirler. Allah'ın eserleri isimlerine, isimleri sıfatlarına, sıfatları da zatına delalet eder. Allah'ın isim ve sıfatları zatı gibi ezelî ve ebedîdir. Zatı ile birlikte vardır. Sıfat ve isimleri zatından ne ayrı ne de gayrıdır. (bk. Esmâ-i Hüsnâ) (i.K.)
http://yedikulemescidi.com/allah-lafzi-celali/
http://www.gulbeste.com/e...htektir/makale/allah.html
--spoiler--
güncel Önemli Başlıklar