bugün

/86
bir gulusu bir bakisi omre bedel olandir.
önünde duran koca dağ, yanı başında yaslana bildiğin koca çınar, sığına bildiğin tek barınak, seni kendinden öte tutan, asla kıskanmayan, göz yaşın akmasın diye çabalayan fedakar varlık. kalbin tahtına oturacak tek sultan.
Iyiki varsin annem. Beni her durumda bağrina basan, seven bir tek sensin. Seni uzdugum icin affet beni. Bu kizin daha guclu olamiyor.
"nerde?" sorusuna hiç yanılmadan cevap verebilen varlıktır.
Karsiliksiz sevmeyi ogreten insanustu varlik.
bir yaşar kurt şarkısı olmakla beraber militarizme atıfta bulunulan şarkı.
üç dilim pastanın olduğu dört kişilik sofrada ben zaten tatlı yememeliyim, kilo alıyorum.. diyendir.
bavulunuza hep bir şeyler koyar. aman evladım aç kalmasın diye düşünür hep. hakkı nasıl ödenir onun...
tatilin son günlerinde, arkadaşlarınızla geçirdiğiniz son gecenizin bitiminde, yatağınızın yanında valizinizi ve içindeki sizin için alınmış kıyafetleri gördüğünüzde onu çok özleyeceğinizi düşündürür...
bir ahmet erhan şiiridir.

bırak kalsın masada ekmek
testide su
ayna puslu, pencere camı kirli
bırak kalsın saçların dağınık,
gözlerin uykulu.
saksıdaki çiçek susuz, kedi
yalını bekler bir köşede
bırak kalsın meyva ağaçta
kırlangıç havada
dama düşen ince yaz yağmuru...
yoruldun artık, bütün gün
didinip durdun
toprak bile, gök bile, deniz bile
bir yerde yorulur
bırak kalsın süpürge duvarda
sabun kovada
anne, gel yanıma otur.
hiç tanımadığım birinin ölümüne üzüldüm yine bugün, sanki bir parçamı yitirmişim gibi. ikinci kez, bir arkadaşımın annesinin, arkadaşımın kollarının arasından uçup gitti bugün. ben ise onun annesine bir kere bile teyze dememiştim, ismini bile daha yeni öğrendim. arkadaşım benden daha vakur, nasıl böyle sakin olabildiğine anlam veremiyorum...

bir yerlere yazmam, bağırmam lazım sözlük. o sakin sakin konuştukça ben ağlıyorum.

anneni kaybetmek, ne demek ki? annen, seni büyüten, her anında yanında olmaya çalışan...

allah kimseye göstermesin...
Bir adam gelerek:

"Ey Allah`ın Resûlü iyi davranıp hoş sohbette bulunmama en ziyaâde kim hak sâhibidir?" diye sordu.

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Annen!" diye cevap verdi.

Adam: "Sonra kim?" dedi,

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) "Annen!" diye cevap verdi.

Adam tekrar: "Sonra kim?" dedi

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yine: "Annen!" diye cevap verdi.

Adam tekrar sordu: "Sonra kim?"

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu dördüncüyü: "Baban!" diye cevapladı."

Buhârî, Edeb 2; Müslim, Birr 1, (2548)
çocuğunun bu yaşlarını görememiş o, ona hasret büyümüş ben.
her gün her gün televizyondaki yemek programlarından elinde kağıt kalem tarif yazan ama iş icraata gelince su koyveren* yegane varlık.
göğsünden ilk sütü emdiği an.öyle yükseldi ki ruhu havva\'nın,başı arş-ı rahmana vardı. cennetten sürgün edilmiş kadının cennet şimdi ayaklarının altındaydı.

n.bekiroğlu
şefkat kahramanı... şu dünyada merhametimizi ve sevgimizi en çok hak eden kişi...
özlemi yüreği parça parça eder. hayattayken de özlenir gittiğinde de.
ekmeğine kuru,ayranına duru diyemediğimiz * varlık.
hayatımdaki hiçbir mecburiyeti onun kadar sevmedim.
insanın en mükemmel hal almış şeklidir.
heralde ölürse, ben de ölürüm.
bir insanı rahatlıkla çileden çıkarabilecek tek kişidir. 25 yıllık evladını hala tanıyamamış olması, yeterlidir delirtmeye. nasıl olur yahu?

he nasıl olur anne? nasıl olur da sen toplumun belli başlı davranış biçimlerine dahil olmadım diye hissizlikle suçlarsın beni? nasıl olur da midelerini doldurmak için geldikleri cenaze evlerinde, yapay üzüntüleri kusan ve mütemadiyen bunu tekrarlayan bireylerden daha hissiz bellersin beni?

sen nasıl insan olmadığım kanaatine varırsın ki? sokaktaki sakat kediyi veterinere götürmek için işinden geri kalan ben, daha insanım o cenaze evindekilerden. zira bu eylemi onlardan biri yapsaydı, sülalede nesilden nesle aktarılan ibretlik bir hikaye haline gelirdi. susmak mıdır insanlıktan çıkaran beni?

yahu aklım almıyor nasıl fark etmezsin benim 25 yıldır sustuğumu? hissettiklerimi dile getirmekten kaçındığımı ve son 3 yıldır insan üstü bir çaba sarf ederek kısmen de olsa bunu başarabildiğimi.

bir anne çocuğunu nasıl tanımaz da yargılar. aklım almıyor bunu. anlamama biraz yardımcı olsan... lütfen.
"anne bak akıllı telefon aldım" deseniz "komşunun oğlu daha akıllısı almış" diye sizi komşunun oğluyla aranızda olan versusta hep ezecek olan insandır.
memleketimdir. hem doğduğum hem doyduğumdur. dünyadaki bütün kadınları 2 geuba ayırmama sebep olandır. (bkz: annem ve diğerleri)
tamamen eleştiriye kapalı bir yapısı vardır "anne"nin. ne zaman yanlış bir yönünü görüp söyleseniz 2 saniye sonra siz haksız duruma düşersiniz. hatta o anki konuyla tamamen alakasız başka bir olaydan yargılanırsınız bir anda.
© copyright 2005 - 2026