bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar35
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları27
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- yazarların fobileri15
- yazarların en malımsı özellikleri12
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- islamda namaz yoktur37
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- sözlüğün reisi kim anketi19
- 174 kaslı mühendis9
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- ioçk'nın müziği7
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- 195 kaslı pilot10
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- sözlük yazarlarının saatleri14
- kainatta olan her şey mahlukatın yararı içindir2
- gelecekteki sevgiliye not6
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- nick vermeden bir yazara seslen10
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- almanya da yaşayan yazarlar8
- şeftali11
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- şu an dinlenen şarkı5
- yapay zekanın kod yazması3
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- sözlüğün reisi kim14
- borsa istanbul5
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- çağla idi21
- ismet gürbüz5
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- kedi göbeği4
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- borsa8
- ince parmaklı erkek4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
anlasilmaz varlik. Un nerde anne un?!! Ara ki bulasin simdi.
bebek kedilerin yanında sigara içmeyen içirmeyen kadın. neden? çünkü onların ciğerleri daha sütmüşmüş, bebeciklermiş. kedi ananesi olarak hayata gözlerini yummasından dehşetle korktuğum tek kadın, gadın anam benim.
ev işi yapıp yorulduğunda tüm ev halkının canına okuma yetkisini kendinde görür.
Pilav günü kavramına yeni bir yorum kazandıran kişidir.
- Yarın işin var mı?
- Var, bizim okulun pilav günü var ona gideceğim anne.
- Herkes evden pilav mı götürüyor?, ben yaparım size 1 tencere arkadaşlarınla yersiniz
- Yok okulda yapılıyor zaten, gerek yok götürmeye.
- Ne gerek var oğlum birsürü para vereceksiniz, ben yapayım sen götür, yemezseniz geri getir.( kişi kendini elinde pilav tenceresiyle okula girerken hayal eder )
- Parayla değil
- Kim yapıyor pilavı ? (şimdiye kadar hiç aklıma gelmedi bu soru)
- Okulda yapıyorlar işte.
- Kim yapıyor, nasıl yapıyor belli değil. Bak ben sana ne diyorum ben yapayım, sen götür , yemezseniz yine geri getir ne zararı var size.
- Yarın işin var mı?
- Var, bizim okulun pilav günü var ona gideceğim anne.
- Herkes evden pilav mı götürüyor?, ben yaparım size 1 tencere arkadaşlarınla yersiniz
- Yok okulda yapılıyor zaten, gerek yok götürmeye.
- Ne gerek var oğlum birsürü para vereceksiniz, ben yapayım sen götür, yemezseniz geri getir.( kişi kendini elinde pilav tenceresiyle okula girerken hayal eder )
- Parayla değil
- Kim yapıyor pilavı ? (şimdiye kadar hiç aklıma gelmedi bu soru)
- Okulda yapıyorlar işte.
- Kim yapıyor, nasıl yapıyor belli değil. Bak ben sana ne diyorum ben yapayım, sen götür , yemezseniz yine geri getir ne zararı var size.
yarın doğum günü olan, hayatımın en değerli varlığı.
Anneeeeee niye böyle yapıyorsun? dediğimde ben anneyim her şeyi yaparım diyebilen kadın.
Şapkalar konuşmaz Anne Paltolar Susar
Şapkalar konuşmaz anne
Paltolar susar
Ev büyür küçük devin içinde
Kocaman bir ele ihtiyaç duyar elim
Sarılamadığım günlere elem duyarak yaşamak
Bu sinsi sin içinde boğarım kendimi
Dışarı çıkmak isyanını da yanıma alarak
Koşarak çıkarım dışarı
Sokakta arkadaşlarla tanışırım yeniden
Bazen bankta oturmuş bir göl kenarı düşlerim
Ölüm beni hani bu bankta bulmuş düşüncesi kaplarken
Geçimi kolay değil koca şehrin
O yüzden kaldırımdaki ayak sesleri kendi gölgelerine bile baskmakta tedirgin
Yüzler gergin, düşünceli, bir o kadar da suskun
Hâlet-i ruhiye Farsça'dan gelip konmuş engin asrın medeniyetine
Daha demin sana benzeyen bir kadın geçti gözlerimden
Paltolu, şapkalı ama yoksun
Yoksun da olsa
Yoksun da olsan
Şapkalar konuşmaz anne
Paltolar susar...
viransairi
Şapkalar konuşmaz anne
Paltolar susar
Ev büyür küçük devin içinde
Kocaman bir ele ihtiyaç duyar elim
Sarılamadığım günlere elem duyarak yaşamak
Bu sinsi sin içinde boğarım kendimi
Dışarı çıkmak isyanını da yanıma alarak
Koşarak çıkarım dışarı
Sokakta arkadaşlarla tanışırım yeniden
Bazen bankta oturmuş bir göl kenarı düşlerim
Ölüm beni hani bu bankta bulmuş düşüncesi kaplarken
Geçimi kolay değil koca şehrin
O yüzden kaldırımdaki ayak sesleri kendi gölgelerine bile baskmakta tedirgin
Yüzler gergin, düşünceli, bir o kadar da suskun
Hâlet-i ruhiye Farsça'dan gelip konmuş engin asrın medeniyetine
Daha demin sana benzeyen bir kadın geçti gözlerimden
Paltolu, şapkalı ama yoksun
Yoksun da olsa
Yoksun da olsan
Şapkalar konuşmaz anne
Paltolar susar...
viransairi
yeryüzündeki en değerli varlık, insanı insan yapan insan. elleri öpülesice. en sevdiğim.
belki bir daha öpemeyeceğimiz varlık.
yanında olan öpsün annesini.
yanında olan öpsün annesini.
her şeydir...
dünyanın en fedakar insanı.
o bana her kıyamadığında benim gözlerim doluyo. gerçekten insanın ihtiyacı olan bi varlık..
o bana her kıyamadığında benim gözlerim doluyo. gerçekten insanın ihtiyacı olan bi varlık..
yüzü suyu hürmetine hayatta kalınan.
bir kadına belki de yakışacak en güzel sıfat...
reklam aralarında kanal değiştirmek suretiyle aynı anda dört diziyi birden izleyebilen canlıdır kendileri.
yazılacak kelime var mıdır ki anne için? anne işte göğsüne başını yaslarsın ve tüm dert tasan geçer gider..
oğuz atay ne güzel açıklamış; yemek koyulurken, "bu kadar yeter" dedikten sonra mutlaka bir kaşık daha yemek koyan kişiye "anne" denir.
canınız yansa, canı yanandır. uzakta bile olsanız, başınıza bir şey gelse hemen sizi arar, hisseder velhasıl kelam. bu hayatta karşılıksız sevgi diye bir şey vardır ya, onun kanıtıdır anne.
bazen yedi sekiz gün aramazsınız, o da sizi aramaz ya, aradığınızda der ki size;
inat ettim sen arayıncaya kadar aramayacağım diye, o zaman işte üzülürsünüz, durmadan beni düşünen bir insan var, benim onu aramamı bekleyen bir insan var. kendinize kızarsınız, üzülürsünüz. o ise gülümsemesiyle hemen değiştirir konuyu, içine atar onu unutmuşluğunuzu. o durumda bile sizin üzülmenizi istemez.
dünyanın en güzel varlıklarından biridir anne, kişisel konuşmak gerekirse, benim için en güzel varlıktır.
canınız yansa, canı yanandır. uzakta bile olsanız, başınıza bir şey gelse hemen sizi arar, hisseder velhasıl kelam. bu hayatta karşılıksız sevgi diye bir şey vardır ya, onun kanıtıdır anne.
bazen yedi sekiz gün aramazsınız, o da sizi aramaz ya, aradığınızda der ki size;
inat ettim sen arayıncaya kadar aramayacağım diye, o zaman işte üzülürsünüz, durmadan beni düşünen bir insan var, benim onu aramamı bekleyen bir insan var. kendinize kızarsınız, üzülürsünüz. o ise gülümsemesiyle hemen değiştirir konuyu, içine atar onu unutmuşluğunuzu. o durumda bile sizin üzülmenizi istemez.
dünyanın en güzel varlıklarından biridir anne, kişisel konuşmak gerekirse, benim için en güzel varlıktır.
şu an ağlıyorum ve gözümün önünde sen varsın annem. Bu satırları okuyorsan ve ben bu gece öldüysem bil ki, seni herkesten ve herşeyden daha çok seviyorum.
Cennetin ayaklarının altına serildiği varlık...
en kutsal varlığım olan annem...
geçirdiği kötü senelerin acısını kızından çıkaran benim bir tanecik annem.
çocuklarını canından çok seven, ama kendi ruh sağlığına bile özen göstermediği için bir tanecik kızınınkini hiç önemsemeyen melek annem.
sırf onu işlerimiz yüzünden boşladık diye ilgilenebilelim diye türlü türlü hastalıkların onu bulduğunu düşünen her şeyim annem.
beni safi kavga etmek için doğurduğunu söylemekten çekinmeyen, gençliğinde yapamadığı şeyleri benim başarmış olmam sebebiyle benden nefret ettiğini belli etmekten de çekinmeyen.
herşeyine eyvallah çektiğim, bir kez olsun üstüne gitmediğim, panik atağını, manik depresifliğini beraber atlatacağımıza söz verdiğim, tavizler üstüne tavizler verdiğim uğruna ölünecek tek kadın.
ama yordun beni anne. iş yerinde yazdığım şu satırları insanlardan gizleyerek yazmama sebep oldun anne.
en büyük arzumun kendi başıma bir hayat kurmak olduğunu farkettirdin nur annem.
ama olsun.
ben bu dünyada en çok seni seviyorum.
sen belkide şu hastalığını henüz tam atlatamamış kızının ağzına sıçarak hayatta bundan daha kötü ne olabilir dedirtmemeyi öğretiyorsun bana. sen öğreticisin annem.
asla okuyamayacağını bildiğimden bu kadar rahat yazıyorum.
asla anlatamayacağımı bildiğimden bunları yazıyorum belki de.
sen bana en çok benzeyensin. fiziksel olarak babamın kopyası olsam da ben hala senin gençliğine benzetilmekten onur duyuyorum.
ama.
ama...
asla senin gibi bir anne olmayacağım. olmamalıyım. çocuklarımı bu hissiyatla yetiştirmemeliyim.
onların arkasında dağlar gibi bir annesi olduğunu, ne şekilde olursa olsun her daim yanında ve arkasında olacağımı hissettirerek büyütmeliyim.
büyüdüklerinde ise, şartlar ne olursa olsun, ruh ve beden sağlığım ne durumda olursa olsun, hırsımı onlardan çıkarmamalıyım.
allah sana uzun ömür versin annem. eksikliğini hissettirmesin. ama bana da muhtaç etmesin. bu günlerimi hatırlayıp seni incitmekten, beşer şaşar demekten çok korkuyorum.
seni seven uzun kızın ilk.
geçirdiği kötü senelerin acısını kızından çıkaran benim bir tanecik annem.
çocuklarını canından çok seven, ama kendi ruh sağlığına bile özen göstermediği için bir tanecik kızınınkini hiç önemsemeyen melek annem.
sırf onu işlerimiz yüzünden boşladık diye ilgilenebilelim diye türlü türlü hastalıkların onu bulduğunu düşünen her şeyim annem.
beni safi kavga etmek için doğurduğunu söylemekten çekinmeyen, gençliğinde yapamadığı şeyleri benim başarmış olmam sebebiyle benden nefret ettiğini belli etmekten de çekinmeyen.
herşeyine eyvallah çektiğim, bir kez olsun üstüne gitmediğim, panik atağını, manik depresifliğini beraber atlatacağımıza söz verdiğim, tavizler üstüne tavizler verdiğim uğruna ölünecek tek kadın.
ama yordun beni anne. iş yerinde yazdığım şu satırları insanlardan gizleyerek yazmama sebep oldun anne.
en büyük arzumun kendi başıma bir hayat kurmak olduğunu farkettirdin nur annem.
ama olsun.
ben bu dünyada en çok seni seviyorum.
sen belkide şu hastalığını henüz tam atlatamamış kızının ağzına sıçarak hayatta bundan daha kötü ne olabilir dedirtmemeyi öğretiyorsun bana. sen öğreticisin annem.
asla okuyamayacağını bildiğimden bu kadar rahat yazıyorum.
asla anlatamayacağımı bildiğimden bunları yazıyorum belki de.
sen bana en çok benzeyensin. fiziksel olarak babamın kopyası olsam da ben hala senin gençliğine benzetilmekten onur duyuyorum.
ama.
ama...
asla senin gibi bir anne olmayacağım. olmamalıyım. çocuklarımı bu hissiyatla yetiştirmemeliyim.
onların arkasında dağlar gibi bir annesi olduğunu, ne şekilde olursa olsun her daim yanında ve arkasında olacağımı hissettirerek büyütmeliyim.
büyüdüklerinde ise, şartlar ne olursa olsun, ruh ve beden sağlığım ne durumda olursa olsun, hırsımı onlardan çıkarmamalıyım.
allah sana uzun ömür versin annem. eksikliğini hissettirmesin. ama bana da muhtaç etmesin. bu günlerimi hatırlayıp seni incitmekten, beşer şaşar demekten çok korkuyorum.
seni seven uzun kızın ilk.
Dünyanın en kutsal varlığıdır.
küçükken "bir daha yapacan mı?" diye sorup cevap veremeden ağızın ortasına patlatan kutsal varlık.
her ne kadar anne de olsa kendine ait bir hayatı olan bir bireydir, anne kesinlikle tüm varlığı çocuğa; aile her zor durumda kaldığında tüm kullanım hakkı aile bireylerine ait; ezilmesi sömürülmesi gereken bir varlık değildir. herkesin canı kendine yetiyor malesef, rahminde yedi-sekize kadar cenine kadar yer olsa da bir kadın malesef ki tek kişilik kendine kadar yaşayabiliyor en fazla.
...Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye,
çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne,
yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum...
çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne,
yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar