bugün
- çağla idi11
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması18
- arkadaşlar özür dilerim10
- aynı anda iki kişiye aşık olmak8
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz8
- beybi leydi seksiliği5
- kadınları susturmanın en iyi yolu7
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- karşı cinse sorulan sorular8
- gocu abi7
- fusya semsiyeli yabanci6
- sarapci koala hatayi23
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- bu başlık altında saçmalıyoruz7
- sevişmek istenen ünlüler3
- köfteci yusuf3
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- uludağ sözlüğe darbe4
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- viski kola15
- orman meyveli içecek içen erkek7
- aleyna tilki nin ayakları3
- aleyna tilki seksiliği3
- true bak buraya koçum3
- l koltuk3
- arkadaşlar ben size eziyet mi ediyorum5
- sözlüğün çok vefasız olması4
- hava soğudu ulan11
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- gece makarnası2
- bu görsel uygunsuz içerik içerdiğinden eklenemedi2
- muhabbet2
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik2
- sözlüğe çağırdığınız yazarlar5
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- ailem güvende10
- kaşif kozinoğlu5
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- sözlüğün kerhaneye dönmesi2
- gecenin uzun havası2
- evlenmek istememenin garip karşılanması9
- aleyna tilki2
- ılık su içen erkek10
- cennete yürümek2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz29
- bağdat caddesi3
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur2
- üniversite biter bitmez herkesi engellemek3
- sözlük yazarlarının kekleri7
- 0 0 724
Çıldırttığım hâlde evladı olduğum için hep yanımda sanırım.
Küçükken deli yemek seçerdim, hâlâ öyle.
Devamlı hastalanırım, insanların gözünde, "bu kızın sayılı ömrü mü var acaba?" bakışı vardır. Bence eğlenceli ama annem ağlıyor.
Şimdi çok seviyorum dediğim bir şeyden üç saniye sonra nefret edebilirim.
Ben olsam benimle uğraşmaz en yakın cami avlusuna bırakırdım.
Fazlasıyla soğuk bi yapım var. seni seviyorum demem sürekli, sevgimi başka şekilde belli etmeye çalışırım.
Annem duygusal. Devamlı onu ne kadar çok sevdiğimizi söylememizi istiyor, göstermem yeterli gelmiyor. Ablam sağ olsun ikimize yetecek kadar yalaka da annemi üzmemiş oluyorum.
Annelerin eli ayağı öpülür ya. Hatta Şimdi kaldırıp elini, kolunu, bacağını allah ne verdiyse öpüCem, aşka geldim.
Küçükken deli yemek seçerdim, hâlâ öyle.
Devamlı hastalanırım, insanların gözünde, "bu kızın sayılı ömrü mü var acaba?" bakışı vardır. Bence eğlenceli ama annem ağlıyor.
Şimdi çok seviyorum dediğim bir şeyden üç saniye sonra nefret edebilirim.
Ben olsam benimle uğraşmaz en yakın cami avlusuna bırakırdım.
Fazlasıyla soğuk bi yapım var. seni seviyorum demem sürekli, sevgimi başka şekilde belli etmeye çalışırım.
Annem duygusal. Devamlı onu ne kadar çok sevdiğimizi söylememizi istiyor, göstermem yeterli gelmiyor. Ablam sağ olsun ikimize yetecek kadar yalaka da annemi üzmemiş oluyorum.
Annelerin eli ayağı öpülür ya. Hatta Şimdi kaldırıp elini, kolunu, bacağını allah ne verdiyse öpüCem, aşka geldim.
Çocuğunu Dövdükten sonra ‘niye ağlıyon?!’ Diyip bir kez daha döven koca yürekli insan.
tarihteki en genç anne olan Lina Medina, bebeğini 1939'da dünyaya getirdiğinde sadece 5 buçuk yaşındaydı:
görsel
görsel
uğrunda birinin canına kıyabileceğim yegane insan.
Ona sırnaşıp boynunu koklamak, elmacık kemiklerini öpmek, başı omzuna yaslamak dünyanın en huzur verici şeyi.
Ya bir insan hiç mi kötü kokmaz ya. Ömrüm boyunca ne zaman ona sarılsam ne zaman yaklaşsam hep güzel kokuyor. Terinin kokusu bile yok. Değişik bi varlık.
Ya bir insan hiç mi kötü kokmaz ya. Ömrüm boyunca ne zaman ona sarılsam ne zaman yaklaşsam hep güzel kokuyor. Terinin kokusu bile yok. Değişik bi varlık.
Çocuğu olan kadın.
Selia tarzı entry girmek.
Selia tarzı entry girmek.
Aynı evin içinde iki düşman gibiyiz ben de isterim onunla diğer anne kızlar gibi bi ilişkim olsun ama imkansız, ilerde annem gibi bi anne olmaktan da korkmuyor değilim.
evlatlar annelerini gömmemeli.
kaybettiğinizde artık bulamayacağınız iki insandan birisi, hiç kimse yerini dolduramaz emin olun. sevgili, eş, arkadaş, kardeş hepsi bulunur ama anne ve baba asla bulunmaz.
ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar annem olmasa gerçekten bu hayat hiç çekilmez hale gelirdi.
Haydar Ergülen’in şu muhteşem dizelerinde seslendiği kişi :
Bu kez dağlar doğursun beni anne
Sen de ılık bir yağmur ol
Durmadan yağ kanayan yerlerime
Bu kez dağlar doğursun beni anne
Sen de ılık bir yağmur ol
Durmadan yağ kanayan yerlerime
özlenen,
daima özlenecek olan.
daima özlenecek olan.
sizden önce ölmemesi gerekendir.
bu kelime benim için son 1 aydır çok karışık. annem zor bir insandı. sürekli kontrol etme çabası vardı. anlaşamazdık kolay kolay. benimde hatalarım vardı elbet. fakat dayanılmaz hale gelmişti bu baskılar. ev bakıyordum kendime sık sık. çıkmam an meselesiydi. uzaklaşacaktım her şeyden,
herkesten.
fakat evi de bulmuşken fırsatım olmadı. hem de acı bir şekilde olmadı fırsatım. bir telefon geldi önce annen hastanede refakatçi lazım işten izin al çık dediler. aldım çıktım soluğu hastanede aldık. öncesinde basit bir akciğer tetiklemesiydi. koanın dışa vurumu şeklindeydi. 2 gün refakatçi kaldım yanında güzeldi her şey. tam ayrıldım yanından eve geçtim. kötüleşti haberi geldi. yoğun bakıma aldılar. 1 aydır 3 hastane değiştik durumu değişmedi. her şey olabilirmiş.
bilmiyorum annemin değerini böyle öğrenmem çok acı lan. gözümü kapattığımda, her telefon çaldığında. yoğun bakımdan çıkan her doktordan korkuyorum artık. samet'te var üstelik. önceleri hiç konuşmama bahsetmeme kararı almıştım burada, sadece kafa dağıtacaktım ama olmuyor. olamıyor. hafif yüzü gülümsese insan suçlu hissediyor kendini.
henüz erken, böyle olmamalı. hem ben gidecektim anne sen değil. sen kal gerekirse ben gitmem.
herkesten.
fakat evi de bulmuşken fırsatım olmadı. hem de acı bir şekilde olmadı fırsatım. bir telefon geldi önce annen hastanede refakatçi lazım işten izin al çık dediler. aldım çıktım soluğu hastanede aldık. öncesinde basit bir akciğer tetiklemesiydi. koanın dışa vurumu şeklindeydi. 2 gün refakatçi kaldım yanında güzeldi her şey. tam ayrıldım yanından eve geçtim. kötüleşti haberi geldi. yoğun bakıma aldılar. 1 aydır 3 hastane değiştik durumu değişmedi. her şey olabilirmiş.
bilmiyorum annemin değerini böyle öğrenmem çok acı lan. gözümü kapattığımda, her telefon çaldığında. yoğun bakımdan çıkan her doktordan korkuyorum artık. samet'te var üstelik. önceleri hiç konuşmama bahsetmeme kararı almıştım burada, sadece kafa dağıtacaktım ama olmuyor. olamıyor. hafif yüzü gülümsese insan suçlu hissediyor kendini.
henüz erken, böyle olmamalı. hem ben gidecektim anne sen değil. sen kal gerekirse ben gitmem.
kardeşimden bile kıskandığımdır hem de öyle böyle değil.
Çok iyi bir insandır şüphesiz. Cennet onlar için ceptedir.
Herkesin 1 tane annesi vardır. Onlar bir tanedir.
Yerleri doldurulmaz. Allah baba annelerimize upuzun ömürler versin. insana para verendir.
Herkesin 1 tane annesi vardır. Onlar bir tanedir.
Yerleri doldurulmaz. Allah baba annelerimize upuzun ömürler versin. insana para verendir.
Dünyanın en muhteşem varlığı.
Herkesin annesi çok özeldir ama benim annem hem anne hem baba oldu yeri geldi bir arkadas bir dost oldu bana bu yuzden bambaska bir varlıktır benim icin annem.
Kucağında hickira hickira bebek gibi ağlarken sebebini ogrendikten sonra ağlamama dayanamayip benimle birlikte aglayip ve gececek,gececek diye gozlerimi silerken gözümden opusune oleyim ben annem.
Herkesin annesi çok özeldir ama benim annem hem anne hem baba oldu yeri geldi bir arkadas bir dost oldu bana bu yuzden bambaska bir varlıktır benim icin annem.
Kucağında hickira hickira bebek gibi ağlarken sebebini ogrendikten sonra ağlamama dayanamayip benimle birlikte aglayip ve gececek,gececek diye gozlerimi silerken gözümden opusune oleyim ben annem.
Benim için hayata küstüğümde beni tekrar barıştıran kişidir. Babalar da evlatlarını sever ama anneler kadar belli etmez. Anneler ne kadar sevdiklerini sözleriyle tamamen belli eder.
BENiM her şeyim.
Doğar doğmaz menenjit geçirmiş ve aylarca hasta kalmış bir bebekle başladı onun anneliği. Ben ayaklanıp yürüyene kadar fiziksel engelli olma korkusuyla, konuşup kendimi anlatmaya başladığım ana kadar da zihinsel engelli olma korkusuyla büyüttü beni.
Tam bende fiziksel ve zihinsel engel olmadığını anlayıp annelik duygusunu rahatça tadacaktı ki; Babam ben 7 yaşındayken siktir olup gitti.
Yine başladı mücadelesi, 14 yaşıma kadar hem analık hem babalık yaptı bana. Ortaokul bittiğinde adam akıllı hiçbir okulu kazanamadığım için sırf kolejde iyi bir eğitim alabileyim diye bunca cefanın üzerine yine babama teslim etti beni. Babamın derdi beni okutmak değil, annemle senelerce girdiği 'çocuk çatışmasından' galip ayrılabilmekti. Yoksa Okuldu, kolejdi falan işin boku.
Tabi ki annemden ayrılıp babamın yanına gidince iyi bir eğitim alamadım. Para verip okutulduğum okuldan atıldım. Döndüm annemin yanına. Disiplin sicilim ve notlarım nedeniyle izmir'de hiçbir okul almadı beni. Sonra babam yine parayı basıp bir okul ayarladı Ve döndüm Antalya'ya. Kör, topal bir şekilde bitirdim liseyi.
Sonra üniversite zamanı geldi. Nasıl olduğunu ben de bilmiyorum ama bir şekilde kazandım bir yerleri. Babam yine ortalıkta Yok tabi. içip içip, kumar oynamakla meşgul. Sağolsun yine annem okuttu, kendinden her şeyi esirgeyip benden hiçbir şeyi esirgemedi.
Ne zaman yanına gitsem bir sürü şey aldı, en sevdiğim yemekleri yaptı. Babamdan yıllarca göremediğim sevgi kırıntısını onunla 5 dakika oturup kahve içerken bile görebiliyordum. Yeri geldi arkadaşlarıma gocunuşumu anlattım, yeri geldi kız arkadaşlarımdan bahsettim. En iyi arkadaşım gibi yani.
Sonra okul bitti, 1 sene öyle böyle iş peşinde koştum. Baktım yerimde sayıyorum, 2015'te mecburiyetten yine babamın yanına gitmek zorunda kaldım.
Bu sefer yaşımın da ilerlemesiyle değerini daha iyi anladım tabi. 2 senedir babamın yanındayım, daha 1 kere bile nasılsın diye sormamıştır. Oysa annem öyle mi? Uzaktayken bile haftada 3-4 kez arar, neler yaptığımı, nasıl olduğumu sorar. Özlemim öyle bir depreşiyor ki; 2-3 ayda bir yanına giderim. Keşke herkes bana onun gibi güvenebilse. Akşam dışarı çıkarım, söylediği tek şey 'çok içme, sabah bile olsa eve gel.' Babam öyle mi? Allah'ın her günü içer, ben haftasonu tatilimde 1 akşam dışarı çıkıyorum diye yapmadığı kelime kalmaz. Yok gündüzün şerhi gecenin hayrından bile iyiymiş falan. 1 kere güven ulan, 1 kere güvenebilmek çok mu zor? Bak anneme; sadece hangi arkadaşımla çıktığımı sorar ki, bana ulaşamazsa arkadaşımdan ulaşsın. Arkadaşlarım aynı mahalleden, çocukluktan zaten, annem de hepsinin annesiyle komşudur, arkadaştır.
Geçen gün aradı beni. Sana para göndereyim, yılbaşında eğlenmeye, içmeye çıkarsın yanında bulunsun diyor. Halbuki param var, her zaman param kadar içmişimdir. Ama kadın eğlenmemi, mutlu olmamı istiyor. Babam öyle mi? Ona sorsan otur evinde, şimdi çıkacaksın ve bir sürü para harcayacaksın der. Ki kendisi annemin aylık kazancının 5-10 katı kadar kazanca sahip. Öyle olur işte annem, kimse senin kadar düşünmez.
Şimdilerde anlıyorum Da; sanırım ana kuzusuyum ben. Böyle bir annenin nasıl kuzusu olmayayım ki? Alışverişe giderken bile onu götürürüm yanımda. öyle güvenirim ki zevkine, bilirim üstümde en iyisinin durmasını isteyeceğini. Ben akşam dışarı çıkarken babam bu saatte nereye der, annem üstümü kontrol eder sıkı giyinmiş miyim diye. Babam lazım oldu mu son sigaramı bile alır, annem paketimde az sigara kaldığını görünce kendi paketini bırakır.
Öyle büyük etkisi var ki üzerimde, çok defa intihar etmekten sırf o çok üzülür Ve ömür boyu toparlayamaz diye vazgeçmişimdir. Ona karşı o kadar büyük bir sorumluluk hissediyorum ki, sinirden en kötü şeyleri yapabilecek anımda bile bir şekilde durdurabiliyorum kendimi.
Allah ömrümden alsın ömrüne versin. Çok özledim, yine geleceğim bu aralar yanına göçmen güzeli. Seni çok seviyorum.
Doğar doğmaz menenjit geçirmiş ve aylarca hasta kalmış bir bebekle başladı onun anneliği. Ben ayaklanıp yürüyene kadar fiziksel engelli olma korkusuyla, konuşup kendimi anlatmaya başladığım ana kadar da zihinsel engelli olma korkusuyla büyüttü beni.
Tam bende fiziksel ve zihinsel engel olmadığını anlayıp annelik duygusunu rahatça tadacaktı ki; Babam ben 7 yaşındayken siktir olup gitti.
Yine başladı mücadelesi, 14 yaşıma kadar hem analık hem babalık yaptı bana. Ortaokul bittiğinde adam akıllı hiçbir okulu kazanamadığım için sırf kolejde iyi bir eğitim alabileyim diye bunca cefanın üzerine yine babama teslim etti beni. Babamın derdi beni okutmak değil, annemle senelerce girdiği 'çocuk çatışmasından' galip ayrılabilmekti. Yoksa Okuldu, kolejdi falan işin boku.
Tabi ki annemden ayrılıp babamın yanına gidince iyi bir eğitim alamadım. Para verip okutulduğum okuldan atıldım. Döndüm annemin yanına. Disiplin sicilim ve notlarım nedeniyle izmir'de hiçbir okul almadı beni. Sonra babam yine parayı basıp bir okul ayarladı Ve döndüm Antalya'ya. Kör, topal bir şekilde bitirdim liseyi.
Sonra üniversite zamanı geldi. Nasıl olduğunu ben de bilmiyorum ama bir şekilde kazandım bir yerleri. Babam yine ortalıkta Yok tabi. içip içip, kumar oynamakla meşgul. Sağolsun yine annem okuttu, kendinden her şeyi esirgeyip benden hiçbir şeyi esirgemedi.
Ne zaman yanına gitsem bir sürü şey aldı, en sevdiğim yemekleri yaptı. Babamdan yıllarca göremediğim sevgi kırıntısını onunla 5 dakika oturup kahve içerken bile görebiliyordum. Yeri geldi arkadaşlarıma gocunuşumu anlattım, yeri geldi kız arkadaşlarımdan bahsettim. En iyi arkadaşım gibi yani.
Sonra okul bitti, 1 sene öyle böyle iş peşinde koştum. Baktım yerimde sayıyorum, 2015'te mecburiyetten yine babamın yanına gitmek zorunda kaldım.
Bu sefer yaşımın da ilerlemesiyle değerini daha iyi anladım tabi. 2 senedir babamın yanındayım, daha 1 kere bile nasılsın diye sormamıştır. Oysa annem öyle mi? Uzaktayken bile haftada 3-4 kez arar, neler yaptığımı, nasıl olduğumu sorar. Özlemim öyle bir depreşiyor ki; 2-3 ayda bir yanına giderim. Keşke herkes bana onun gibi güvenebilse. Akşam dışarı çıkarım, söylediği tek şey 'çok içme, sabah bile olsa eve gel.' Babam öyle mi? Allah'ın her günü içer, ben haftasonu tatilimde 1 akşam dışarı çıkıyorum diye yapmadığı kelime kalmaz. Yok gündüzün şerhi gecenin hayrından bile iyiymiş falan. 1 kere güven ulan, 1 kere güvenebilmek çok mu zor? Bak anneme; sadece hangi arkadaşımla çıktığımı sorar ki, bana ulaşamazsa arkadaşımdan ulaşsın. Arkadaşlarım aynı mahalleden, çocukluktan zaten, annem de hepsinin annesiyle komşudur, arkadaştır.
Geçen gün aradı beni. Sana para göndereyim, yılbaşında eğlenmeye, içmeye çıkarsın yanında bulunsun diyor. Halbuki param var, her zaman param kadar içmişimdir. Ama kadın eğlenmemi, mutlu olmamı istiyor. Babam öyle mi? Ona sorsan otur evinde, şimdi çıkacaksın ve bir sürü para harcayacaksın der. Ki kendisi annemin aylık kazancının 5-10 katı kadar kazanca sahip. Öyle olur işte annem, kimse senin kadar düşünmez.
Şimdilerde anlıyorum Da; sanırım ana kuzusuyum ben. Böyle bir annenin nasıl kuzusu olmayayım ki? Alışverişe giderken bile onu götürürüm yanımda. öyle güvenirim ki zevkine, bilirim üstümde en iyisinin durmasını isteyeceğini. Ben akşam dışarı çıkarken babam bu saatte nereye der, annem üstümü kontrol eder sıkı giyinmiş miyim diye. Babam lazım oldu mu son sigaramı bile alır, annem paketimde az sigara kaldığını görünce kendi paketini bırakır.
Öyle büyük etkisi var ki üzerimde, çok defa intihar etmekten sırf o çok üzülür Ve ömür boyu toparlayamaz diye vazgeçmişimdir. Ona karşı o kadar büyük bir sorumluluk hissediyorum ki, sinirden en kötü şeyleri yapabilecek anımda bile bir şekilde durdurabiliyorum kendimi.
Allah ömrümden alsın ömrüne versin. Çok özledim, yine geleceğim bu aralar yanına göçmen güzeli. Seni çok seviyorum.
hayatın bir döneminde sıkı tartışmalar, çekişmeler yaşayacağınız, bir dönemimde de bilgeliğine, emeğine merhametine, sabrına hayranlık duyacağınız kadın.
yeri doldurulamaz varlık...
yeri doldurulamaz varlık...
intihar etmemem için tek neden.
Kardeş gece gece bizi paraladın be. Annene Allahtan rahmet diliyorum. Mekanı Firdevs cenneti olur inşallah. Kalan aile erbabına sıhhat ve selamet afiyet dilerim. Sizin gibi evlatlar bırakan annelerimiz cennetliktir. Onların amel defteri kapanmamıştır. Yaptığınız her Salih amel annenizin amel defterine eklenmektedir.. Annelerimize layık olmak hepimize nasip olsun...
Anne olup çocuğunu sahiplenmeyen zevatlari geride bırakırsak, dünyanın en fedakar insanları.
Anne dışında kimse bu kadar iyiliği geri dönüş beklemeden yapmaz.
Anne dışında kimse bu kadar iyiliği geri dönüş beklemeden yapmaz.
insanın başına gelebilecek en güzel şey, yaratıcı ruhun insanoğluna bahşettiği en kutsal varlık.
canınızın bir yanı, her ne durumda olursanız olun yanınızda olan, doğanın mükemmel kanunlarından en şefkatli olanı.
halil cibran bu doğa olayını en iyi şu sözlerle açıklamıştır;
"dünyadaki en güzel üç kadın; annem, gölgesi ve aynadaki yansıması..."
canınızın bir yanı, her ne durumda olursanız olun yanınızda olan, doğanın mükemmel kanunlarından en şefkatli olanı.
halil cibran bu doğa olayını en iyi şu sözlerle açıklamıştır;
"dünyadaki en güzel üç kadın; annem, gölgesi ve aynadaki yansıması..."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar