bugün
- erkeklerin öküzlük sorunu13
- kuran da namaz yok15
- en iyi simit hangi şehirdedir7
- simit ile gevrek arasındaki farklar10
- arkadaşlar geri geldim4
- kadınlara alınabilecek hediyeler6
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- kadınlar arası rekabet7
- ateistlerin temel hatası3
- kadın kadının destekçidir5
- ege üniversitesi vs dokuz eylül üniversitesi4
- grup sexte sevgilisine sert davranan adamı öldürdü3
- çorum kalesi4
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları2
- eren kaşıkçı9
- velvet18
- katates ve gocu6
- neden namaz kılmıyorsun2
- birader yazarlar pide fırını2
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi9
- erkek gibi konuşan kız6
- fatura2
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum3
- arkadaşlar uyudunuz mu9
- etimesgut belediyesi ne yolsuzluk operasyonu2
- ısparta simidi2
- erdal beşikçioğlu4
- yoran insanların ortak özellikleri8
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi7
- film izlerken sevişmek6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- insan olmaya ceyrek kala17
- tamer yiğit3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı10
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- hikayeyi devam ettir52
- yeni parti51
- seri gizli artı oy veren melek11
- ha diyen kız3
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin9
- oooo manifest4
- coca cola zero gerçekten zararlı mı9
- islamcilara sorulmasi gereken sorular5
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak5
- manifest grubu vs tarkan16
- nickten isim tahmini yapmak72
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- gece denize girmek20
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj7
Çorum Çankırı Yozgat ve kirsehirden bir miktar adam getirilip şehir oluşturulan yer.
bulutlarla beraber bir yağmur kokusu bastırdı, geliyor ufak ufak sanırım.
oyun havalarını çok sevdiğim 06 plaka kodlu ilimiz.
ankaralı bir arkadaşım var,sürekli evlilik baskısı yapıldığından bahsediyor. evlenenler de kocalarıyla çok kıskançlık kavgası ediyormuş, çalışmalarını istemiyorlarmış , ailelerine bile göndermiyorlarmış vs diye anlattığı için ankara denilince aklıma bunlar geliyor.
Yıllardır yaşıyorum bir hayrını göremedim ama çıkınca özlüyorum şehri.
istanbul aynı bir filmde söylendiği gibi benim için misafir çocuğu gibi. Seversin ama ağlayınca kaçıp gitmek istersin. Ankara ise kendi çocuğum gibi. Ne olursa olsun seviyoruz işte.
istanbul aynı bir filmde söylendiği gibi benim için misafir çocuğu gibi. Seversin ama ağlayınca kaçıp gitmek istersin. Ankara ise kendi çocuğum gibi. Ne olursa olsun seviyoruz işte.
bol bol sözlük dayısı var, lazımsa...
yanmakta olan şehir.
sabahın 10'unda 30 derece olan insafsız, allahsız şehir.
gün içinde 36'ya yükselecek diyorlar. dikkat ediniz efendim. Bol su içiniz, öğlen vakti dışarı çıkacak olursanız başınıza şapka takmayı unutmaınız.
sabahın 10'unda 30 derece olan insafsız, allahsız şehir.
gün içinde 36'ya yükselecek diyorlar. dikkat ediniz efendim. Bol su içiniz, öğlen vakti dışarı çıkacak olursanız başınıza şapka takmayı unutmaınız.
Virüs olsam kalmam burda eyy corona! Cahilleri al da git hadi.
genelde 00:00'da uplanıp gömülürdü. bu gece bir değişiklik yapılmak istenmiş galiba.
kısa bir süre için gelenler sevmez genelde fakat yaşadıkça alışılan, alışıldıkça sevilen bir şehir.
kısa bir süre için gelenler sevmez genelde fakat yaşadıkça alışılan, alışıldıkça sevilen bir şehir.
Üniversiteden mezun olduktan sonra okulun bitmesinden çok ankara'dan gideceğim için üzülmüştüm.
Yıllarca başka şehirlerde yaşayıp özlemini çektim.
Sonra geri geldim. Memleketimden daha çok severim.
Elbette değişim normal de sakarya genciydik o zamanlar. Sgk işhanından, üst kat barlarından ne istediniz?
Yıllarca başka şehirlerde yaşayıp özlemini çektim.
Sonra geri geldim. Memleketimden daha çok severim.
Elbette değişim normal de sakarya genciydik o zamanlar. Sgk işhanından, üst kat barlarından ne istediniz?
Başkentimiz.
Gecenin bu saatinde iş kitleyen müdürüme otobüsten selamlar.
Bu arada sabah oradayım, öğlene işim biter, pazara kadar dul ablalarımız bana ulaşabilir. Şaka şaka, yarın akşam geri dönüş.
Gecenin bu saatinde iş kitleyen müdürüme otobüsten selamlar.
Bu arada sabah oradayım, öğlene işim biter, pazara kadar dul ablalarımız bana ulaşabilir. Şaka şaka, yarın akşam geri dönüş.
Güzel memleket vesselam.
ankaraya laf edenler ya istanbulludur ya çorumlu.
Evet belki deniz yok, evet belki beton yığını ama benimseyen için bambaşka atmosferi olan şehir. Sanki her caddesinin her sokağının ayrı bir geçmişi hikayesi var, hele bir de Ankara'da büyüdüyseniz.
türkiye'deki büyük şehirlerin en güzeli.
Yer gök deliniyor yine. Felaket bir fırtına var.
Ankara bugün hıçkırıklı ağladı..
Vay anasini sikeyim bu nasil yagmur lan.
Şuan deli gibi yağmur yağıyor iyi oldu serinledim.
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...
kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri sisli binalar...
alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti.
çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz
ama tanrım neyi?)
kahve önü çatlak mozaik
bel kemiğine tehdit
kürsüler üstünde
çok sigara içen
öğrenciler
bir daha asla yaşayamayacağı
aşkları teğet geçerken
hep onu sevmeyenleri severek
hep onu sevenin gözlerinden
kalabalıklara kaçarak
karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
bir izmirli güzele dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya,
yaşasın halkların sevgililîğî!)
soyut bir sevdaya
beşik kertilmiş olan
dağda çoban,
şehirde şark çıbanı sayılan,
fırat'ın büyük elleri
ararat'ın kız yelleri
cilo'nun derin nefesleri
hülasa kente hukuk mukuk okun
mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
anadolu çocukları, ankara' ya öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar
(belki balkona kar seyretmeye çıkar diye
sevdiğimiz kızlar
çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman
bu kar mevzuu
kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
hiçbir şey kapalı bir dükkan kadar
hüzünlü gelmez insana
ankara'da,
yoksa bugün bir hayat
yaşanmayacakmı duygusu çöker bütün bozkıra.
Kimse keman çalmaz belki
Belki bu fiim hiçbir zaman
o kadar fiyakalı olmayacak ama
Hiçbir lahmacunda
o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin
tadını vermeyecek bir daha
Çok daha iyilerini yedim sonra
bizzat Urfa'da hatta
Ama hiçbirinde
o kadar aç oturrnadım sofraya
ankara'ya
öyle yakışırdı ki kar
çok yabancı bir soluk duyulur bazı
bilinmez bir dilin ıslığından
anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar
öyle deme
Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak
yollarına hep sevdiğimiz insanların
adlarını vermediler ama biz her duvara
bilvesile onların adını yazarak yaşadık
kül ve betondan mürekkep
yaşadıkça yaşanılası gelen
o tuhaf bozkır kokusunda.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.
asfaltlar ışıldar...
bir günden bir sürü gün yapan
mesai saatlerinde hiçbir şey yapan
hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan
rakıyı bol sulu içen
dokunmasın için deği!
çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı,
hep kağıtlara bakarak,
hep kağıtlardan bakarak
hem neşet ertaş' ı hem bülent ersoy' u
aynı anda sevmeyi başararak,
karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı
çok beğenmeyerek ama
yine de bu tasarrufunu takdir ederek
boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
yürüyen...
memurlar.......
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar...
biz, şimdi kapalı birr kuruyemişçi
dükkanının -ki bütün plan kar altında
tuzsuz ay çekirdeği çitileyip
yanı sıra bafra içmektir-
kötü ışıklandırılmış vitrininden
umutsuzca içeri bakan,
kimliği gereğinden fazla sorgulanmış,
merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş,
-yani sistem kendi verdiği kimliği
zırt pırt geri istemektedir-
doğduğu yer yüzünden
doğuştan kavgacı zannedilen ama
pek çoğu kavgadan nefret eden
kavgacı esmer cesur korkak
çoğu kürt çoğu türk çocuklardık...
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar....
ha sonra belki ahmed arifin aklına
hiçbir şairin aklına gelmeyecek
-çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı
O'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
kar altındadır varoşlar
hasretim,nazlıdır ankara.....
ustam yine sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o,en netameli aydır bence.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
asfaltlar ışıldar...
yalanlar...
şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...
kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri sisli binalar...
alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti.
çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz
ama tanrım neyi?)
kahve önü çatlak mozaik
bel kemiğine tehdit
kürsüler üstünde
çok sigara içen
öğrenciler
bir daha asla yaşayamayacağı
aşkları teğet geçerken
hep onu sevmeyenleri severek
hep onu sevenin gözlerinden
kalabalıklara kaçarak
karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
bir izmirli güzele dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya,
yaşasın halkların sevgililîğî!)
soyut bir sevdaya
beşik kertilmiş olan
dağda çoban,
şehirde şark çıbanı sayılan,
fırat'ın büyük elleri
ararat'ın kız yelleri
cilo'nun derin nefesleri
hülasa kente hukuk mukuk okun
mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
anadolu çocukları, ankara' ya öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar
(belki balkona kar seyretmeye çıkar diye
sevdiğimiz kızlar
çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman
bu kar mevzuu
kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
hiçbir şey kapalı bir dükkan kadar
hüzünlü gelmez insana
ankara'da,
yoksa bugün bir hayat
yaşanmayacakmı duygusu çöker bütün bozkıra.
Kimse keman çalmaz belki
Belki bu fiim hiçbir zaman
o kadar fiyakalı olmayacak ama
Hiçbir lahmacunda
o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin
tadını vermeyecek bir daha
Çok daha iyilerini yedim sonra
bizzat Urfa'da hatta
Ama hiçbirinde
o kadar aç oturrnadım sofraya
ankara'ya
öyle yakışırdı ki kar
çok yabancı bir soluk duyulur bazı
bilinmez bir dilin ıslığından
anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar
öyle deme
Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak
yollarına hep sevdiğimiz insanların
adlarını vermediler ama biz her duvara
bilvesile onların adını yazarak yaşadık
kül ve betondan mürekkep
yaşadıkça yaşanılası gelen
o tuhaf bozkır kokusunda.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.
asfaltlar ışıldar...
bir günden bir sürü gün yapan
mesai saatlerinde hiçbir şey yapan
hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan
rakıyı bol sulu içen
dokunmasın için deği!
çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı,
hep kağıtlara bakarak,
hep kağıtlardan bakarak
hem neşet ertaş' ı hem bülent ersoy' u
aynı anda sevmeyi başararak,
karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı
çok beğenmeyerek ama
yine de bu tasarrufunu takdir ederek
boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
yürüyen...
memurlar.......
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar...
biz, şimdi kapalı birr kuruyemişçi
dükkanının -ki bütün plan kar altında
tuzsuz ay çekirdeği çitileyip
yanı sıra bafra içmektir-
kötü ışıklandırılmış vitrininden
umutsuzca içeri bakan,
kimliği gereğinden fazla sorgulanmış,
merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş,
-yani sistem kendi verdiği kimliği
zırt pırt geri istemektedir-
doğduğu yer yüzünden
doğuştan kavgacı zannedilen ama
pek çoğu kavgadan nefret eden
kavgacı esmer cesur korkak
çoğu kürt çoğu türk çocuklardık...
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar....
ha sonra belki ahmed arifin aklına
hiçbir şairin aklına gelmeyecek
-çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı
O'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
kar altındadır varoşlar
hasretim,nazlıdır ankara.....
ustam yine sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o,en netameli aydır bence.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
asfaltlar ışıldar...
yalanlar...
şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.
(bkz: 6 haziran Ankaralılar günü)
1923: Başkent.
1980: Adı kara.
1980: Adı kara.
bugün yine çok güzel. sevgili ankaralılar... piknik sepetinizi ve termosları kapıp gelin.
güneş altında yakıyor, gölgede serinletiyor. öyle güzel bir hava var şuan.
güneş altında yakıyor, gölgede serinletiyor. öyle güzel bir hava var şuan.
2 aydan beri sıkışıp kaldığım şehir.
Herkes sana bayılıyor olabilir ama ben nefret ediyorum senden Ankara. Ve biliyorum bu nefret karşılıklı.
Herkes sana bayılıyor olabilir ama ben nefret ediyorum senden Ankara. Ve biliyorum bu nefret karşılıklı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar