bugün

/400
görsel
Zombi istilası olsa zombiler açlıktan ölür . Öyle lanet bir şehir .
halimi anlatacak sözler yazamam artık
bu kavruk mektuba
rüzgardan yan yatmışlar otlar koydum
gerisini sen anla.
ankara,
kekliğinim, boynumda bir siyah halka

bir birhan keskin şiiridir. ayrıca ömrümün dört yılını geçirdiğim şehirdir. annemi kaybettiğimde ayrıldım ankaradan. şimdi ne zaman gitsem içim eziliyor. içindeyken en çok küfredilen, uzaklaşınca en çok özlenilen şehirdir ankara. sisine dumanına yandığım.
Sıkıcı memur şehri.
Eskiden buralar hep bataklıktı şeklinde söylemlerin çok sık kullanıldığı, siyaset ve politikadan dolayı gayet sıkıcı bir şehirdir.
gidecem muğla'ya gidecem yakında.
bokun içinde yüzmeye devam etsin şehridir.
Winter is came şehri.

Göt donduran, içlik giydiren soğukların başladığı şehir. Sıfıra dikkat genşler!
An itibariyle balkonda kahve sigara keyfi yapılan şehir.
Tabiri caizse küçük eniştedir siyasetinde politikanında türkiyenin merkezide istanbuldur dönemin olağanüstü şartları gereği başkent olmuştur fakat günümüzde sadece başkent olduğu milli bayramlarda ve haber bültenlerinde zikredilir deniz kuvvetleri komutanlığı bile bu bozkırın ortasında öyle bir çelişkiye sahiptir yani yaşanacak bir yer değil.

Edit: yurtdışında insanlara türkiyenin başkentini sorarsanız bilmeyen biri doğal olarak istanbul cevabını verecektir düzeltip ankara derseniz ankara neresi cevabını alırsınız.
Gökyüzündeki bulutlar yüzünden bu akşam var olan ecnebilerin süper moon dediği süper mehtabı izleyemediğim şehir. Dağılın kara bulutlar.
Zatürre olmaya birebir şehir.
Ankara sıkıcı değil, siz fakirsiniz.
soğuk veya sıcak olup olmadığı anlaşılmayan şehir.
Kombiyi açarsınız sıcak bastı dersiniz, kapatırsınız üşürsünüz.
En tuhaf şeyi havası olan şehir.
görsel
(img:#1238724)

huzurlu bi japon kasabası gibidir.
Ankaraya gelen herkese öneri sincana uğramayın uğramaya kalkışmayın.
2 aydır gidicem diyip gidemediğim şehir.
geçtiğimiz kurban bayramında oturup rakı içecek yer bulamadığımız şehirdir. saat daha 22:00'dı. gezmediğimiz yer kalmadı açık olanlar da artık müşteri almıyoruz dediler. en son nene hatunda adını unuttuğum bir yere oturabildik. onda da istanbuldan geldiğimizi söyledik acıyıp aldılar resmen adamlar paraya mı toklar anlamadım.

derken 3 kişi bir 70 lik içelim dedik fakat garson bey, - aman abi içemezsiniz onu 12 ye kadar, dedi.(saat 23:00) trakyalı olduğumuzu söylememize rağmen inanmadı. zar zor ikna ederek 70 liği getirttik o bitince de üstüne 50 lik getir dedik, garsonlar gelip elimizi sıktı. çok saçma bir durumdu ya onlar içmeyi bilmiyordu ya da biz. mekanda fransızca çalıyordu ve her şişeye uzandığımızda garsonlar şişeyi elimizden alıyorlardı haliyle hesapta ona göre geldi ama rakımızı balığımızı zor da olsa yemeyi başarmıştık.

neticede ankara'nın 22:00 da ölmüş bir emekli kenti olduğunu o gün bir kez daha anlamıştık.
çok yalnız bir şehir.
soğuk ve sessiz.
(bkz: #25854513)
Yine her zamankisi gibi bok etmis şehir. Gecesi cidden melankoli amina kodugumun.
şu an ahmed arif' in karanfil sokağı şiirinde ki gibi kar altında.
özlediğim ama kırgın olduğum şehir.

aldatıldığım şehir.

atasını naaşını sevdiğim şehir.

aşkın nefrete döndüğü şehir.

kuğulu park anıları rüyalarıma giren şehir.

öyle bir şehir işte.

(bkz: daha da gelmem davosa)
Sıcak yatağımda karın yağışını izlemekteyim .
Ama tutmaz tabi.
her sokağı denize çıkmasa ne olur kendi içinde sizi boğan şehirdir ankara.
© copyright 2005 - 2026