bugün

/400
Aslında hiç gitmemiş olmama rağmen Mustafa Kemal Atatürk'ün, Defnedildiği yerdir ve hep gidip görmek istemişimdir.
şimdi ben yabancı biri olsam ve türkiye'nin başkenti olarak ankara'yı görmeye gitsem,siktir olup gidelim lan burdan böyle başkent mi olur derim.başkent istanbul olsun,ankara da bozkır olarak kalsın.
hayatımın geçtiği şehir. çok kalınca sıkıldığım, uzak kalınca özlediğim şehir. hava kararınca etrafın ıssızlaştığı, ne bir öğrenci şehri kadar hareketli ne de sahil kenti kadar huzur vericidir. bir memur kadar düzenli, resmi ve gridir bu memur şehri. ama vazgeçilmezdir. sokakta yürürken o siyah simitlerinden yenmelidir. kuğulu parka gidip kağıt helva yenmelidir. atatürk orman çiftliğine gidip döner yenmelidir. kışın aşık olunmalıdır. karın altında yürünmelidir sevgiliyle sarmaş dolaş. o zaman anlaşılır güzelliği. o zaman seversiniz bu şehri. gri de olsa. resmi de olsa.. ıssız da olsa...
(bkz: su kesintileri)
(bkz: tbmm)
9 yıl kaldığım, ısınamadığım şehir.
denize kıyısı olmayan insanları sevemeyen bendenizin bir türlü ısınamadığı şehir.
denizden uzak fakat ankara çayıyla iç içe olan türk başkentidir.

ankara çayı vardır nam-ı diğer boklu deresi! yakın zamana kadar temizlenmiş bomboklu dere olmuştur.
bu gece son gecemi geçirdiğim şehir.
denizden uzak olmasından mıdır bilinmez sevdiğinin gözlerinde deniz arayan çoktur bu şehirde.
akşam 11.30'dan sonra toplu taşıması olmadığı için, yaşayan halkın taksileri zengin ettiği söz de başkent (!)
türkiye cumhuriyeti' nin başkenti. garip şehir. emanete ihanet etmeyen şehir. az kaldı. ben gelene kadar ona iyi bak. emanet ettim ona gore davran. beni kendine düşman etme. tamam mı ankara? tamam mı hı tamam mı?
2004 - 2008 yılları arasında devamlı gidip geldiğim hoş, kışları soğuk, yazları çekilmez, tunalı dedikleri yerin zeytinburnu 58. bulvardan farklı olmadığını gördüğüm yer.
Bugun Ankara' dan gitmek istedigime karar verdim...hayatimda ilk defa Istanbul'da yasama fikri korkutucu gelmedi...
soğuğunu bilmem ama bu şehirde yaşadığını hayal edince birden terliyor, bunalıma giriyor insan. hayır bir şehrin yaz aylarının çok sıcak geçmesi önemli değil. nereye gidersen git, nereyi gezersen gez mutlaka güneş altındasın. şehirde ağaç olmamasından mıdır, caddelerin fazla geniş olmasından mıdır merak konusu ama bir şekilde güneşin altında mutlaka yanıyorsun. akılda kalan bu sadece. öyle de acayip bir yer.
şu ara gecesi gündüzü ayrı telde oynayan hava durumu mevcuttur kendi içinde 2 ayrılır bu hava durumu evde hırka dışarıda tişört ankara nın yeni modası.
şu günlerde olumsuz hava koşulları nedeniyle kişiye özel termal fanuslar içinde gezdiğimiz şehir.
Başkentimiz.
En kötü yerindeyim: istanbula gidişi.
havası gayet sıcak olan şehir.
kavruluyoruz amk.
dışarısı soğuk olan şehir. az evvel biram bitti, bira almaya çıktım, çok soğuktu.
şu an havasının nasıl olduğunu merak ettiğim şehir, başkent.

kazaklık bir hava var mı, botlarımı yanıma alsam abartmış olurmuyum, önümüzdeki iki gün hava nasıl olur acaba?
Ankara da ya okunur yada aşık olunur. Dedirten şehir.
beğenmeyen siktirip gidebilir ben yaşarım aq.
24 saat sonra uğruna yollara düşeceğim şehir. Garip bi duygu ankara'da okumak. Tatil bitse de gitsem dersin ama bi tarafın istemez. Ankara sınırında olmadığın zaman özlemezsin gri şehri ama geri geldiğinde artık evin orasıymış gibi hissedersin, hoş bir ait oluş yaşarsın. Fakat yine de şunu unutmamak gerekir; "ankara' da ya okunur ya aşık olunur." yalnız çekilmez bu şehir.
Dersane bolluğundan dolayı seçim yapmakta zorlandığım dersanedir. Bugün yaptığım araştırmalardan elemeleri geçen dersane tercihim murat, Karacan, ihtiyaç. Bu üç dersane arasında kaldım. Yardım edebilecek olan yazar kişisinden mesaj bekliyorum. Saygılarımla.
© copyright 2005 - 2026