bugün
- sinirli kadını sakinleştirmek13
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler7
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- yalnizca deli yalnizca sair21
- arkadaşlar bakar mısınız21
- kitap okurken ağlamak8
- yeni seçimde akp halka ne vaadedebilir sorunsalı11
- ton balığını kim yiyor sorunsalı8
- katatespizartmasi17
- uzun ve ince sigara içmeye alışmak5
- rüyada zehra güneş'e sarılmak5
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak16
- kitap okurken ağlayan erkek4
- özlem tekin4
- insan olmaya ceyrek kala7
- selamın aleyküm desem kaç kişi aleyküm selam der7
- telefonun başında çaresiz beklediniz mi5
- hmm diye mesaj yazan türk kızı5
- iran da 120 çocuğun öldüğü okul saldırısı7
- atatürk'ün sözleri bilimle çelişirse ne yaparsınız3
- sözlük yazarlarının bitki çayları2
- sünnetten akılda kalanlar2
- anıtkabire gitmek vs hacca gitmek2
- en merak ettiğin ulu yazarı14
- ömer yıldırım3
- pkklı anaları2
- yapay zeka ile flört uygulamalarının geleceği2
- evlenip boşanmış erkeklerin değerinin düşmesi9
- piç cenazesi2
- saraca finch house5
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar3
- odyssey6
- eski bir şarkıyla travmaları hatırlamak4
- üsküdar da martıya eziyet6
- merkür retrosu3
- kürdistan hava kuvvetleri2
- bakar mısınız dedikten sonra kimsenin bakmaması4
- çamoluk3
- şehre inen domuzları besleyen kadın6
- ordu4
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- bir idam mahkumunun son günü2
- mucize beklemeyen insan2
- grizzy and the lemmings2
- instagram'ın alışveriş merkezine dönüşmesi2
- kayseri ve konyanın yobaz olması2
- hoşlanılan kızın fakirlerle konuşmuyorum demesi2
- velvet47
- recep tayyip erdoğan9
- kredi kartı2
başlığı görünce (bkz: ana gibi yar bağdat gibi diyar olmaz) sözünü akla getiren durumdur.
yer yer aylak adam'ı anımsatan eser. kitabını okuma fırsatı bulamadım lakin filmini izledim. biri sorsa ''aga nedir bu zebercet'in derdi ?'' diye anlatamam zira dedem sordu akabinde bi' ton kelime sarfettim yine de anlatamadım. bazen olur öyle. anlarsın, anlatamazsın.
yusuf atılgan romanı. ömer kavur filmi. eğer ki izlediğim hali makaslıysa ki muhtemelen öyleydi, kitabını okumamış olsaydım burun kıvırırdım. gerçi kitaptaki tadı beklemek saçmalık fakat kitapta da özellikle sonlara doğru alakasız milyonlarca ayrıntıyla çok yorulmuştum. ve kafamdaki zebercet tip olarak biraz andırsa da tarz olarak kesinlikle macit koper değil. son olarak da eklemek isterim ki; bir aylak adam değil.
kitabın kahramanı zebercet in yaşadıklarıyla yer yer hüzünlendiğim yusuf atılgan ın müthiş eseri. psikolojik sorunları had safhaya gelmiş bireyin yaşadığı ruhi bunalımlar, geçmiş ile yaşanılan anın karmaşası, işlenen bir cinayetin meşruiyetini okura sorgulatır. mutlaka okunması gerekendir. not: zebercet in 10 kasım da intihar etmesi yeni farkettiğim güzel bir ayrıntı olmuştur.
kitabı ayrı bir güzel filmi ayrı bir güzel olan müthiş eser.
izlediğim en iyi türk filmlerinden biridir.
aylak adam kitabı da şimdilerde okunmaktadır.
aylak adam kitabı da şimdilerde okunmaktadır.
insanı derin bir melankoliye sürükleyen, yaşadığı hayatı sorgulatan, yer yer mide bulandıran, çok kez bırakılmak istenen fakat bir türlü bırakılamayan kitap.
piskolojiden * az çok anlayan biri olarak söylüyorum: kürk mantolu madonna ile sıkıcılıkta başabaş gider.
çok çok iyi bir kitaptır ama bu aralar hiç sevmiyorum. sebebi de üniversite kütüphanesinden aldım ve kaybettim. artık masaaltı mı yapacağız, bulaşık mı yıkayacağız bilmiyorum.
gözleri, ağzı açık, bacakları gerilerek, çırpınarak sallanırken kollarını kaldırıp başının üstünden ipi tutmaya çalıştı. ne oldu? yapmayı unuttuğu bir şeyi mi anımsadı birden? ya da yeryüzünde tek gerçek değerin kendisine verilmiş bu olağanüstü yaşam armağanını korumak, her şeye karşın sağ kalmak, direnmek olduğunu mu anladı giderayak? yoksa bilinçsiz canlı etin ölüme kendiliğinden bir tepkisi miydi bu? başı öne eğiliyordu. kolları iki yana sarktı. yukarıdan, sallanırken tahtaya sürtündüğü yerden ip çatırdadı.. (sayfa 108)
sinema tarihimizin en ilginç , en gerçekçi ve en film gibi filmidir. ticari kaygısı olmayan bir kitap uyarlaması olarak anayurt oteli ömer kavurun usta rejisi ve macit koperin performansı ile türk sinema tarihi sanatının en başarılı filmidir.
romanın kahramanı zebercet tekdüze,sıradan,saplantılı ama bir o kadar da açık seçik,dolambaçsız ve net bir karakter...tasvirler midenizi bulandıracak kadar gerçekçi.. yazıldığı döneme göre çok cesurca kaleme alınmış,marjinal ve başkaldırı niteliğinde bir roman.
arafta kalmışlık daha önce hiç bu kadar sert bir şekilde işlenmemişti. günümüzde hakan günday ve türevlerinin yapmaya çalıştığı şeyi yusuf atılgan yıllar öncesinden o kadar güzel yapmıştır ki hayran olmamak elde değil. zebercet karakteri yaratılmış hem en basit hem en komplike karakterlerden birisidir. filmini de ayrıca tavsiye ettiğim bu kitabı her edebiyat sever okumalıdır.
film biçimi o kadar karanlık o kadar iç karartıcıdır ki; indirdiğimden beri ne zaman izlemeye kalksam beş dakika sonra kalkıp bir işime bakarım. ne zamandır ertelediğim bir şeyi yaparım. üç gün açık kaldığını biliyorum izlenmiyor. bir senedir yarısına gelemedim.
Filmi memleketim nazilli'de geçen roman.
izlemedim ama, romana baktığımda, mekan olarak Nazilli hiç de uygun değilmiş izlenimi uyandırıyor, belki o yüzden filmini izleyesim gelmiyor.
izlemedim ama, romana baktığımda, mekan olarak Nazilli hiç de uygun değilmiş izlenimi uyandırıyor, belki o yüzden filmini izleyesim gelmiyor.
ne yazık ki okuduğumda tam anlamıyla kavrayamadım. zaten okuduğum sıralarda aklım da biraz karışıktı, kitap da iyice bulandırdı. almak istediğim zevki tam olarak alamadım. incecik kitap ben daha kitabın içinde yer edinemeden, kitap bitti. oysa büyük umutlarla okumuştum, çok beğeneceğimi ummuştum, ama yok öyle yağma, ben bir daha okuyacağım. çünkü o karmaşanın ve anlaşılmazlığın içinde ben zeberceti, gecikmeli ankara treniyle gelen kadını sevdim.
bence inceliğine rağmen hemen kendini veren, kaptırıp gidebileceğiniz kitaplardan değil bence anayurt oteli. tekrar okumanın bana çok şey kazandıracağını düşünüyorum.
bence inceliğine rağmen hemen kendini veren, kaptırıp gidebileceğiniz kitaplardan değil bence anayurt oteli. tekrar okumanın bana çok şey kazandıracağını düşünüyorum.
Ben daha çok filmden ziyade, roman üzerinden gideceğim. En iyisi bu!
Çok boğuucu, kasvetli bir ambiansı var otelin. Atılgan, duvarların betimlemesini yaparken ykık dökük diyor ya, zebercetin arada düdüklediği kadının yattığı odayı tasvir bile edemiyorum (filminde serra yılmaz canlandırıyordu bunu) Herhalde edebiyatımızda ilk kez manip depresif şizofreni teması işlenmiş bu eserle. Gerçi, çok psikanalitik dolaylama çıkar bu filmden. Ee romantik atılgandan, aşkı da veya aşk sanılan duyguları da içerisine katmasını beklemek gerekti zaten. Adam bir gece yapmurda evine gelen kadını arıyor, özlüyor. Fena bir durum. Hep bi umut var ama, gelmek bilmiyor.. temizlikçiyle yatıyor, tad alamıyor, aklında o yabancı kadın. Ahh siğarasını ben yaksam diyor. Cinsel dürtü cinayeti bile tetikliyor. Emanet aldığı otel ona dar geliyor; sonunda ruhu da bedenine dar geliyor.
Çok boğuucu, kasvetli bir ambiansı var otelin. Atılgan, duvarların betimlemesini yaparken ykık dökük diyor ya, zebercetin arada düdüklediği kadının yattığı odayı tasvir bile edemiyorum (filminde serra yılmaz canlandırıyordu bunu) Herhalde edebiyatımızda ilk kez manip depresif şizofreni teması işlenmiş bu eserle. Gerçi, çok psikanalitik dolaylama çıkar bu filmden. Ee romantik atılgandan, aşkı da veya aşk sanılan duyguları da içerisine katmasını beklemek gerekti zaten. Adam bir gece yapmurda evine gelen kadını arıyor, özlüyor. Fena bir durum. Hep bi umut var ama, gelmek bilmiyor.. temizlikçiyle yatıyor, tad alamıyor, aklında o yabancı kadın. Ahh siğarasını ben yaksam diyor. Cinsel dürtü cinayeti bile tetikliyor. Emanet aldığı otel ona dar geliyor; sonunda ruhu da bedenine dar geliyor.
dönemde aylak adam'ın gerekli ilgiyi görmemesinden dolayı, kusursuz bir teknikle yazılan roman. ama yusuf atılgan kusursuz bir dil kullanayım derken içeriği kaçırmış ve yine -benim gözümde- aylak adam'ın gerisinde bir roman yazmıştır.
rus edebiyatına bayılanlar için ilaçtır.
rus edebiyatına bayılanlar için ilaçtır.
ana karakteri zebercet olan yusuf atılgan'ın psikolojik yalnızlaşma temalı romanı. Anayurt otelinin müdürü olan zebercetin müşteriler ve otelde çalışan kadınla etkileşimi anlatıyor, kitapta erotik bölümler sıkça var zebercet sürekli otelde çalışan kadına uykusunda tecavüz ediyor, bir seferinde uyandırıp ilişkiye girmek isterken sinirlenip kadını boğuyor sonra otele kimseye almıyor falan en sonunda da intihar ederek hayatına son veriyor kitapta böylelikle bitiyor. Kitap bence çok iyiydi okumak isteyenlere tavsiye ederim uzun değil zaten 100 sayfa falan var yok bir şey kaybetmezsiniz bence okumayı deneyin arkadaşlar.
ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak..
yusuf atılgan _ anayurt oteli
yusuf atılgan _ anayurt oteli
en az bir kere okunması gereken yusuf atılgan şaheseri.
filmide gayet iyidir.. özellikle zebercet'i oynayan macit koper harikalar yaratmaktadır.
okuyanı bunalıma sürükleyen yusuf atılgan eseri. tam da kar yağışlı melankolik atmosferde hiç iyi olmadı okuduğum.
güzel kitaptır vesselam. otelin soğuk koridorları,
gecikmeli ankara treni... beni benden aldı o bekleyiş, o umut, o bunalımlı ruh hali...
güzel kitaptır vesselam. otelin soğuk koridorları,
gecikmeli ankara treni... beni benden aldı o bekleyiş, o umut, o bunalımlı ruh hali...
Ne ölüyüm ne sağım.
zebercet. Ne ölü ne sağ bir karakter.
yusuf atılgan'ın bu kitabı, yalnızlık ve insan psikolojisinin en ücra yerlerine, saklamıycam, tam olarak içinizi sıkan bir halde götürmesiyle, türk edebiyatında çığır açmıştır.
Ve kült bir yapıt olarak tarihimizdeki yerini almıştır.
Evet tam anlamıyla iç sıkar bu roman. Ki vermek istediği de kanımca tam olarak budur. Bu iç sıkıntısı öyle birşeydir ki, kitap biter, zebercet gider, ama sizde kalıcı olarak yer edinir. Bulaşıcı bir hastalık gibi. Kitap tarafından yayılan bir hastalık. Etkisi uzun süreler geçmeyecek bir hastalık...
Ah zebercet...
Zebercet bir tutunamayandı. Bunu net olarak belirtebilirim ki, zebercet tutunamadığı için bu hallere geldi. Selimin kaderini sezdim ben burada birazda. Ah selim, ah zebercet... Tutunamadınız.
Tutunacak ne var ki sanki,biz tutunuyoruz da ne oluyor. Siz, siz güzel insanlarsınız. Biz, bizse tutunmak için bokun içine batmış ve bu durumun farkında olarak yaşamak zorunda olan mahlukatlarız.
Siz, siz güzel insanlarsınız.
Biz, değiliz.
zebercet. Ne ölü ne sağ bir karakter.
yusuf atılgan'ın bu kitabı, yalnızlık ve insan psikolojisinin en ücra yerlerine, saklamıycam, tam olarak içinizi sıkan bir halde götürmesiyle, türk edebiyatında çığır açmıştır.
Ve kült bir yapıt olarak tarihimizdeki yerini almıştır.
Evet tam anlamıyla iç sıkar bu roman. Ki vermek istediği de kanımca tam olarak budur. Bu iç sıkıntısı öyle birşeydir ki, kitap biter, zebercet gider, ama sizde kalıcı olarak yer edinir. Bulaşıcı bir hastalık gibi. Kitap tarafından yayılan bir hastalık. Etkisi uzun süreler geçmeyecek bir hastalık...
Ah zebercet...
Zebercet bir tutunamayandı. Bunu net olarak belirtebilirim ki, zebercet tutunamadığı için bu hallere geldi. Selimin kaderini sezdim ben burada birazda. Ah selim, ah zebercet... Tutunamadınız.
Tutunacak ne var ki sanki,biz tutunuyoruz da ne oluyor. Siz, siz güzel insanlarsınız. Biz, bizse tutunmak için bokun içine batmış ve bu durumun farkında olarak yaşamak zorunda olan mahlukatlarız.
Siz, siz güzel insanlarsınız.
Biz, değiliz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar