bugün
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta7
- arabam nasıl arkadaşlar4
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- hangi ülke de doğmak isterdin5
- o paraya mercedes bmw audi var5
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek3
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- ekşide bı kız var2
- fon skandalı halkı hepten çökertmek için yapıldı2
- anın görüntüsü25
- 1 kasım3
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- kişisel bilgisayarlarda ram olmamalı3
- kasım ayında üstü çıplak foto atan erkek3
- ilk eşcinsel deneyimimde sakso çekmiştim2
- amedspor17
- gocu aslında influncer11
- türkiye11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- enag2
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- fenerbahçe15
- dışarıda yemek yemek4
- ampul2
- evrende hareket nasıl oluyor7
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- meteoroloji'nin sel ve hortum uyarısı2
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- akp gençlik kolları programındaki kavga2
- peygamberlerin mücadele ettiği kişiler3
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri4
- 1 kasım 20264
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek4
- 1 kasım 2026 sivasspor boluspor maçı3
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- fener liverpoolu yenerse sakso geliyormuş2
- milan skriniar8
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- kasım ayı4
- film izleyememek3
- yazarların pazar günü planları4
- karın ağrısı ve diş ağrısı ile uyanmak3
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- bursa daki indirimli sıvı yağ izdihamı2
- manevi danışman2
başlığı görünce (bkz: ana gibi yar bağdat gibi diyar olmaz) sözünü akla getiren durumdur.
yer yer aylak adam'ı anımsatan eser. kitabını okuma fırsatı bulamadım lakin filmini izledim. biri sorsa ''aga nedir bu zebercet'in derdi ?'' diye anlatamam zira dedem sordu akabinde bi' ton kelime sarfettim yine de anlatamadım. bazen olur öyle. anlarsın, anlatamazsın.
yusuf atılgan romanı. ömer kavur filmi. eğer ki izlediğim hali makaslıysa ki muhtemelen öyleydi, kitabını okumamış olsaydım burun kıvırırdım. gerçi kitaptaki tadı beklemek saçmalık fakat kitapta da özellikle sonlara doğru alakasız milyonlarca ayrıntıyla çok yorulmuştum. ve kafamdaki zebercet tip olarak biraz andırsa da tarz olarak kesinlikle macit koper değil. son olarak da eklemek isterim ki; bir aylak adam değil.
kitabın kahramanı zebercet in yaşadıklarıyla yer yer hüzünlendiğim yusuf atılgan ın müthiş eseri. psikolojik sorunları had safhaya gelmiş bireyin yaşadığı ruhi bunalımlar, geçmiş ile yaşanılan anın karmaşası, işlenen bir cinayetin meşruiyetini okura sorgulatır. mutlaka okunması gerekendir. not: zebercet in 10 kasım da intihar etmesi yeni farkettiğim güzel bir ayrıntı olmuştur.
kitabı ayrı bir güzel filmi ayrı bir güzel olan müthiş eser.
izlediğim en iyi türk filmlerinden biridir.
aylak adam kitabı da şimdilerde okunmaktadır.
aylak adam kitabı da şimdilerde okunmaktadır.
insanı derin bir melankoliye sürükleyen, yaşadığı hayatı sorgulatan, yer yer mide bulandıran, çok kez bırakılmak istenen fakat bir türlü bırakılamayan kitap.
piskolojiden * az çok anlayan biri olarak söylüyorum: kürk mantolu madonna ile sıkıcılıkta başabaş gider.
çok çok iyi bir kitaptır ama bu aralar hiç sevmiyorum. sebebi de üniversite kütüphanesinden aldım ve kaybettim. artık masaaltı mı yapacağız, bulaşık mı yıkayacağız bilmiyorum.
gözleri, ağzı açık, bacakları gerilerek, çırpınarak sallanırken kollarını kaldırıp başının üstünden ipi tutmaya çalıştı. ne oldu? yapmayı unuttuğu bir şeyi mi anımsadı birden? ya da yeryüzünde tek gerçek değerin kendisine verilmiş bu olağanüstü yaşam armağanını korumak, her şeye karşın sağ kalmak, direnmek olduğunu mu anladı giderayak? yoksa bilinçsiz canlı etin ölüme kendiliğinden bir tepkisi miydi bu? başı öne eğiliyordu. kolları iki yana sarktı. yukarıdan, sallanırken tahtaya sürtündüğü yerden ip çatırdadı.. (sayfa 108)
sinema tarihimizin en ilginç , en gerçekçi ve en film gibi filmidir. ticari kaygısı olmayan bir kitap uyarlaması olarak anayurt oteli ömer kavurun usta rejisi ve macit koperin performansı ile türk sinema tarihi sanatının en başarılı filmidir.
romanın kahramanı zebercet tekdüze,sıradan,saplantılı ama bir o kadar da açık seçik,dolambaçsız ve net bir karakter...tasvirler midenizi bulandıracak kadar gerçekçi.. yazıldığı döneme göre çok cesurca kaleme alınmış,marjinal ve başkaldırı niteliğinde bir roman.
arafta kalmışlık daha önce hiç bu kadar sert bir şekilde işlenmemişti. günümüzde hakan günday ve türevlerinin yapmaya çalıştığı şeyi yusuf atılgan yıllar öncesinden o kadar güzel yapmıştır ki hayran olmamak elde değil. zebercet karakteri yaratılmış hem en basit hem en komplike karakterlerden birisidir. filmini de ayrıca tavsiye ettiğim bu kitabı her edebiyat sever okumalıdır.
film biçimi o kadar karanlık o kadar iç karartıcıdır ki; indirdiğimden beri ne zaman izlemeye kalksam beş dakika sonra kalkıp bir işime bakarım. ne zamandır ertelediğim bir şeyi yaparım. üç gün açık kaldığını biliyorum izlenmiyor. bir senedir yarısına gelemedim.
Filmi memleketim nazilli'de geçen roman.
izlemedim ama, romana baktığımda, mekan olarak Nazilli hiç de uygun değilmiş izlenimi uyandırıyor, belki o yüzden filmini izleyesim gelmiyor.
izlemedim ama, romana baktığımda, mekan olarak Nazilli hiç de uygun değilmiş izlenimi uyandırıyor, belki o yüzden filmini izleyesim gelmiyor.
ne yazık ki okuduğumda tam anlamıyla kavrayamadım. zaten okuduğum sıralarda aklım da biraz karışıktı, kitap da iyice bulandırdı. almak istediğim zevki tam olarak alamadım. incecik kitap ben daha kitabın içinde yer edinemeden, kitap bitti. oysa büyük umutlarla okumuştum, çok beğeneceğimi ummuştum, ama yok öyle yağma, ben bir daha okuyacağım. çünkü o karmaşanın ve anlaşılmazlığın içinde ben zeberceti, gecikmeli ankara treniyle gelen kadını sevdim.
bence inceliğine rağmen hemen kendini veren, kaptırıp gidebileceğiniz kitaplardan değil bence anayurt oteli. tekrar okumanın bana çok şey kazandıracağını düşünüyorum.
bence inceliğine rağmen hemen kendini veren, kaptırıp gidebileceğiniz kitaplardan değil bence anayurt oteli. tekrar okumanın bana çok şey kazandıracağını düşünüyorum.
Ben daha çok filmden ziyade, roman üzerinden gideceğim. En iyisi bu!
Çok boğuucu, kasvetli bir ambiansı var otelin. Atılgan, duvarların betimlemesini yaparken ykık dökük diyor ya, zebercetin arada düdüklediği kadının yattığı odayı tasvir bile edemiyorum (filminde serra yılmaz canlandırıyordu bunu) Herhalde edebiyatımızda ilk kez manip depresif şizofreni teması işlenmiş bu eserle. Gerçi, çok psikanalitik dolaylama çıkar bu filmden. Ee romantik atılgandan, aşkı da veya aşk sanılan duyguları da içerisine katmasını beklemek gerekti zaten. Adam bir gece yapmurda evine gelen kadını arıyor, özlüyor. Fena bir durum. Hep bi umut var ama, gelmek bilmiyor.. temizlikçiyle yatıyor, tad alamıyor, aklında o yabancı kadın. Ahh siğarasını ben yaksam diyor. Cinsel dürtü cinayeti bile tetikliyor. Emanet aldığı otel ona dar geliyor; sonunda ruhu da bedenine dar geliyor.
Çok boğuucu, kasvetli bir ambiansı var otelin. Atılgan, duvarların betimlemesini yaparken ykık dökük diyor ya, zebercetin arada düdüklediği kadının yattığı odayı tasvir bile edemiyorum (filminde serra yılmaz canlandırıyordu bunu) Herhalde edebiyatımızda ilk kez manip depresif şizofreni teması işlenmiş bu eserle. Gerçi, çok psikanalitik dolaylama çıkar bu filmden. Ee romantik atılgandan, aşkı da veya aşk sanılan duyguları da içerisine katmasını beklemek gerekti zaten. Adam bir gece yapmurda evine gelen kadını arıyor, özlüyor. Fena bir durum. Hep bi umut var ama, gelmek bilmiyor.. temizlikçiyle yatıyor, tad alamıyor, aklında o yabancı kadın. Ahh siğarasını ben yaksam diyor. Cinsel dürtü cinayeti bile tetikliyor. Emanet aldığı otel ona dar geliyor; sonunda ruhu da bedenine dar geliyor.
dönemde aylak adam'ın gerekli ilgiyi görmemesinden dolayı, kusursuz bir teknikle yazılan roman. ama yusuf atılgan kusursuz bir dil kullanayım derken içeriği kaçırmış ve yine -benim gözümde- aylak adam'ın gerisinde bir roman yazmıştır.
rus edebiyatına bayılanlar için ilaçtır.
rus edebiyatına bayılanlar için ilaçtır.
ana karakteri zebercet olan yusuf atılgan'ın psikolojik yalnızlaşma temalı romanı. Anayurt otelinin müdürü olan zebercetin müşteriler ve otelde çalışan kadınla etkileşimi anlatıyor, kitapta erotik bölümler sıkça var zebercet sürekli otelde çalışan kadına uykusunda tecavüz ediyor, bir seferinde uyandırıp ilişkiye girmek isterken sinirlenip kadını boğuyor sonra otele kimseye almıyor falan en sonunda da intihar ederek hayatına son veriyor kitapta böylelikle bitiyor. Kitap bence çok iyiydi okumak isteyenlere tavsiye ederim uzun değil zaten 100 sayfa falan var yok bir şey kaybetmezsiniz bence okumayı deneyin arkadaşlar.
ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak..
yusuf atılgan _ anayurt oteli
yusuf atılgan _ anayurt oteli
en az bir kere okunması gereken yusuf atılgan şaheseri.
filmide gayet iyidir.. özellikle zebercet'i oynayan macit koper harikalar yaratmaktadır.
okuyanı bunalıma sürükleyen yusuf atılgan eseri. tam da kar yağışlı melankolik atmosferde hiç iyi olmadı okuduğum.
güzel kitaptır vesselam. otelin soğuk koridorları,
gecikmeli ankara treni... beni benden aldı o bekleyiş, o umut, o bunalımlı ruh hali...
güzel kitaptır vesselam. otelin soğuk koridorları,
gecikmeli ankara treni... beni benden aldı o bekleyiş, o umut, o bunalımlı ruh hali...
Ne ölüyüm ne sağım.
zebercet. Ne ölü ne sağ bir karakter.
yusuf atılgan'ın bu kitabı, yalnızlık ve insan psikolojisinin en ücra yerlerine, saklamıycam, tam olarak içinizi sıkan bir halde götürmesiyle, türk edebiyatında çığır açmıştır.
Ve kült bir yapıt olarak tarihimizdeki yerini almıştır.
Evet tam anlamıyla iç sıkar bu roman. Ki vermek istediği de kanımca tam olarak budur. Bu iç sıkıntısı öyle birşeydir ki, kitap biter, zebercet gider, ama sizde kalıcı olarak yer edinir. Bulaşıcı bir hastalık gibi. Kitap tarafından yayılan bir hastalık. Etkisi uzun süreler geçmeyecek bir hastalık...
Ah zebercet...
Zebercet bir tutunamayandı. Bunu net olarak belirtebilirim ki, zebercet tutunamadığı için bu hallere geldi. Selimin kaderini sezdim ben burada birazda. Ah selim, ah zebercet... Tutunamadınız.
Tutunacak ne var ki sanki,biz tutunuyoruz da ne oluyor. Siz, siz güzel insanlarsınız. Biz, bizse tutunmak için bokun içine batmış ve bu durumun farkında olarak yaşamak zorunda olan mahlukatlarız.
Siz, siz güzel insanlarsınız.
Biz, değiliz.
zebercet. Ne ölü ne sağ bir karakter.
yusuf atılgan'ın bu kitabı, yalnızlık ve insan psikolojisinin en ücra yerlerine, saklamıycam, tam olarak içinizi sıkan bir halde götürmesiyle, türk edebiyatında çığır açmıştır.
Ve kült bir yapıt olarak tarihimizdeki yerini almıştır.
Evet tam anlamıyla iç sıkar bu roman. Ki vermek istediği de kanımca tam olarak budur. Bu iç sıkıntısı öyle birşeydir ki, kitap biter, zebercet gider, ama sizde kalıcı olarak yer edinir. Bulaşıcı bir hastalık gibi. Kitap tarafından yayılan bir hastalık. Etkisi uzun süreler geçmeyecek bir hastalık...
Ah zebercet...
Zebercet bir tutunamayandı. Bunu net olarak belirtebilirim ki, zebercet tutunamadığı için bu hallere geldi. Selimin kaderini sezdim ben burada birazda. Ah selim, ah zebercet... Tutunamadınız.
Tutunacak ne var ki sanki,biz tutunuyoruz da ne oluyor. Siz, siz güzel insanlarsınız. Biz, bizse tutunmak için bokun içine batmış ve bu durumun farkında olarak yaşamak zorunda olan mahlukatlarız.
Siz, siz güzel insanlarsınız.
Biz, değiliz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar