bugün
- sözlük yazarlarının 2027 kararları8
- dolar isterse 100 olsun7
- velvet55
- yazarların favori giyim markası14
- migros'a sorulacak tek soru24
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar10
- osuruktan şiirler61
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak10
- 2026 ekonomik krizi17
- sözlüğün en harbi kızı8
- insan olmaya ceyrek kala15
- israile atom bombası atmak8
- sözlüğün en harbi erkeği7
- inanılmaz sıkıcısınız ya6
- ölmedeyiz uludağ sözlük6
- aleksey batrakov28
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar9
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- hayattaki en değerli şeyler8
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- seninle sevişirken ölmek istiyorum7
- friedrich hegel la bi cay icek12
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- victor osimhen20
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- spor ayakkabı5
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması5
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler4
- evde soğuk kahve yapımı7
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- tostumu yaptım11
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- alparslan kuytul15
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- g i l d e d l i l y16
- hurdacıya gidiyorum7
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- bilinçaltı algılama6
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- michel foucault3
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı4
entry'ler (234)
nikos kazancakis - zorba
fyodor dostoyevski - ecinniler, karamazov kardeşler
yusuf atılgan - anayurt oteli
fyodor dostoyevski - ecinniler, karamazov kardeşler
yusuf atılgan - anayurt oteli
bkz : önüne gelenin sosyalist olması.
neden 1.73 değilde 1.72 dediğim durum.
saçtan tahrik olma durumu. fetişizm denen şeyden habersiz olanlar tarafından sapkınlık olarak görülebilir ve fetişizmin bence en kötüsüdür. şöyle ki; eğer ayak fetişistiyseniz rahatsınızdır, çıplak ayak görme olasılığınız azdır. ancak saç fetişistiyseniz işiniz zordur zira türlü türlü güzelliklere şahit olursunuz ve bir yerden sonra kafayı yeme raddesine gelirsiniz.
büyük elli kızlardan bizzat hoşlandığım için tuhaf karşılamadığım durum. hatta şöyle derisi kalınlaşmış damarlı eller oldu mu oyhşşş ne oluyor lan.
maçın başında oldukça etkisizdik ancak ilerleyen dakikalarda açıldık ve geçte olsa golü bulduk. önümüzdeki maçlara bakacağız.
göze giren böceğin amcasının oğludur.
ağzına sıçarım küfrüne verilebilecek cevaplardan.
bkz: 2013 gezi parkı direnişinde sokağa çıkmamış olan bizden değildir
şeytandır.
efendim benim için muhteşemliğin tanımı olan kızdır. ha bende brad pitt sayılmam ancak olmuşken böyle bir şey olsun istiyorum. bu tanıma uyan sözlük kızları mesaj kutumu yakabilirler.
aklımda black swan filminde ki lezbiyen performansı ile kalacak olan oyuncu. güzel bulmadığımı da söylemem lazım.
öyle tuhaf bir zımbırtı ki bazen aklıma esiyor güzel güzel yorumlar yapıp artmasını sağlıyorum bazense canım trollemek istiyor ve o güzelim puanların tek tek düşüşünü izliyorum.
Yazarın 5-6 kitabını okumuş birisi olarak hakkında söyleyebileceğim tek şey insan ruhunu bu adamdan daha iyi anlatabilen bir yazar olmadığıdır. bu yazara yakın bir tat almayı isteyenler nikos kazancakis'in zorba adli kitabına baksınlar.
dostoyevskinin Karamazov Kardeşler ile birlikte en iyi iki kitabından birisi. -Tabii bu yorumu yaparken Yeraltında Notlar adlı şaheser değerlendirme dışı tutuyorum. - rus devrimci gençliğiyle alakalı oldukça sağlam saptamaları olan bu kitapta hemen her türden insana rastlamak mümkündür. dostoyevskinin psikolojik tahlilleri tavan yapar. kirillov karakteri için bile okunması gerekmektedir. kitaptan şöyle bir alıntı paylaşmak istiyorum ;
-Az mı buluyorsunuz intiharları?
+Hem de çok az.
-Gerçekten mi az buluyorsunuz?
Karşılık vermedi. Kalkıp ileri geri dolaşmaya başladı. Düşünceliydi.
-insanları kendilerini öldürmekten alıkoyan şey ne sizce? dedim.
Ne konuştuğumuzu hatırlamak ister gibi dalgın dalgın baktı yüzüme.
+Henüz tam bilmiyorum iki boş inanç alıkoyuyor sanki, iki şey; yalnızca iki şey; bunlardan biri çok küçük, öbürü çok büyük. Yalnız küçük olan da çok büyük.
-Küçüğü ne?
+Acı.
-Acı mı? Bu olayda bu kadar önemli olabilecek bir şey mi acı?
+Birinci derecede önemlidir. iki tür intihar vardır: Bir, büyük bir acı ya da öfkenin etkisiyle intihar edenler; iki, çıldırıp intihar edenler. Bunlar aniden bitirirler işlerini. Acıyı pek düşünmezler. Birdenbire biter her şey. Ama bu işi bir de aklı başında, bilinçli olarak yapanlar vardır bunlar çok düşünür.
-Aklı başında mı? Yani bile bile intihar eden de mi var?
+Çok. Boş inançlar olmasa çok daha fazla olurdu; çok, çok daha fazla;
herkes.
-Herkes mi?
Yanıt vermedi.
-Acı çekmeden ölmenin hiç yolu yok mu?
Tam karşımda durdu.
+Kocaman, bir ev büyüklüğünde bir kaya düşünün, -dedi.- Kaya havada asılı duruyor ve siz onun tam altındasınız. Bu kaya üzerinize başınızın üzerine düşse acı duyar mısınız?
-Ev büyüklüğünde bir kaya mı? Korkunç bir şey olacağı kesin.
+Korku değil sözünü ettiğim; acı duyar mıydınız?
-Dağ gibi bir kaya on binlerce tonluk bir ağırlık Hiç acı duymazdım herhalde.
+Ama kaya üzerinizde asılı durdukça hep dehşet içinde olurdunuz. Bundan korkmayacak kimse yoktur: Dünyanın en büyük bilgini de korkar, en büyük doktoru da. Acı duymayacağını bilmesine karşın herkes yine de ya düşerse diye acıyla kıvranırdı.
-ikinci neden nedir? Büyük olanı?
+Öbür dünya.
-Yani ceza olarak mı?
+Fark etmez. Öbür dünya işte, yalnızca öbür dünya.
-Peki ya öbür dünyaya inanmayan ateistler?
Yine karşılık vermedi.
-Kendinizden yola çıkarak yaptığınız bir değerlendirme olmasın bu?
Kızardı:
+Ancak kendinize bakarak bir değerlendirmede bulunabilirsiniz, -dedi.- Yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan. Herkes için amaç budur.
-Amaç mı? O zaman kim yaşamak ister ki?
+Hiç kimse, -dedi kararlılıkla.
-Benim bu işten anladığım, -dedim:- insanoğlu ölümden korkuyor, çünkü yaşamayı seviyor; doğanın da buyruğu bu.
+Alçaklık bu! Bütün sahtekarlık da burada, -dedi; gözleri kor gibi yanıyordu.- Hayat acıdır; hayat korkudur ve insanoğlu mutsuzdur. Bugün yalnızca acı ve korku var. insanoğlu hayatı seviyor, çünkü acıyı ve korkuyu seviyor. Buna da uygun yaşıyor. Acı ve korkuya karşılık olarak verilmiştir hayat; hep aldanılan yer burası. Bugünkü insan, o insan değil daha. Ama bir gün o yeni insan gelecek; yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark görmeyen mutlu, gururlu, yeni insan. Acıyı ve korkuyu kim alt ederse o Tanrı olacak. Öbür Tanrı artık olmayacak.
-O zaman size göre öbür Tanrı var?
+Hayır, yok; ama var da aslında. Taşın kendisinde acı yoktur, ama taştan duyulan korkuda acı vardır. Tanrı da ölüm korkusundan duyulan acıdır. Acıyı ve korkuyu alt eden, Tanrı olur. Bu, yepyeni bir hayat, yepyeni bir insan demektir, her şeyin yeni olması demektir. Tarih de iki döneme ayrılacak o zaman: Gorillerden Tanrının yok olmasına ve Tanrının yok olmasından
-Gorillere mi?
+Yeryüzünün ve insanoğlunun fiziksel değişimlerine dek geçen dönemler. insan, Tanrı olacak ve fiziksel olarak değişecek. Dünya da değişecek, bütün yapıp ettiklerimiz, düşüncelerimiz, duygularımız değişecek. Ne dersiniz, insanoğlu fiziksel olarak değişir mi acaba o zaman?
-Yaşamakla yaşamamak arasında bir fark kalmayacağına göre herkes kendini öldürecektir alın size değişim.
+Bunun bir önemi yok. O aldanmayı öldürecekler. Asıl özgürlüğü, asıl bağımsızlığı isteyen kişi kendini öldürmeye cesaret etmek zorundadır Kendini öldürmeye cesaret eden kişi aldanmanın da sırrına ermiş demektir. Özgürlükte varılabilecek son noktadır bu; bunun ötesinde özgürlük yoktur, bunun ötesinde hiçbir şey yoktur. Kendini öldürmeye cesaret edebilen, Tanrıdır. Bugün herkes bunu yapabilir ve böylece Tanrıyı yok edebilir böylece her şeyi yok edebilir. Ama bunu daha kimse yapmadı.
-Az mı buluyorsunuz intiharları?
+Hem de çok az.
-Gerçekten mi az buluyorsunuz?
Karşılık vermedi. Kalkıp ileri geri dolaşmaya başladı. Düşünceliydi.
-insanları kendilerini öldürmekten alıkoyan şey ne sizce? dedim.
Ne konuştuğumuzu hatırlamak ister gibi dalgın dalgın baktı yüzüme.
+Henüz tam bilmiyorum iki boş inanç alıkoyuyor sanki, iki şey; yalnızca iki şey; bunlardan biri çok küçük, öbürü çok büyük. Yalnız küçük olan da çok büyük.
-Küçüğü ne?
+Acı.
-Acı mı? Bu olayda bu kadar önemli olabilecek bir şey mi acı?
+Birinci derecede önemlidir. iki tür intihar vardır: Bir, büyük bir acı ya da öfkenin etkisiyle intihar edenler; iki, çıldırıp intihar edenler. Bunlar aniden bitirirler işlerini. Acıyı pek düşünmezler. Birdenbire biter her şey. Ama bu işi bir de aklı başında, bilinçli olarak yapanlar vardır bunlar çok düşünür.
-Aklı başında mı? Yani bile bile intihar eden de mi var?
+Çok. Boş inançlar olmasa çok daha fazla olurdu; çok, çok daha fazla;
herkes.
-Herkes mi?
Yanıt vermedi.
-Acı çekmeden ölmenin hiç yolu yok mu?
Tam karşımda durdu.
+Kocaman, bir ev büyüklüğünde bir kaya düşünün, -dedi.- Kaya havada asılı duruyor ve siz onun tam altındasınız. Bu kaya üzerinize başınızın üzerine düşse acı duyar mısınız?
-Ev büyüklüğünde bir kaya mı? Korkunç bir şey olacağı kesin.
+Korku değil sözünü ettiğim; acı duyar mıydınız?
-Dağ gibi bir kaya on binlerce tonluk bir ağırlık Hiç acı duymazdım herhalde.
+Ama kaya üzerinizde asılı durdukça hep dehşet içinde olurdunuz. Bundan korkmayacak kimse yoktur: Dünyanın en büyük bilgini de korkar, en büyük doktoru da. Acı duymayacağını bilmesine karşın herkes yine de ya düşerse diye acıyla kıvranırdı.
-ikinci neden nedir? Büyük olanı?
+Öbür dünya.
-Yani ceza olarak mı?
+Fark etmez. Öbür dünya işte, yalnızca öbür dünya.
-Peki ya öbür dünyaya inanmayan ateistler?
Yine karşılık vermedi.
-Kendinizden yola çıkarak yaptığınız bir değerlendirme olmasın bu?
Kızardı:
+Ancak kendinize bakarak bir değerlendirmede bulunabilirsiniz, -dedi.- Yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan. Herkes için amaç budur.
-Amaç mı? O zaman kim yaşamak ister ki?
+Hiç kimse, -dedi kararlılıkla.
-Benim bu işten anladığım, -dedim:- insanoğlu ölümden korkuyor, çünkü yaşamayı seviyor; doğanın da buyruğu bu.
+Alçaklık bu! Bütün sahtekarlık da burada, -dedi; gözleri kor gibi yanıyordu.- Hayat acıdır; hayat korkudur ve insanoğlu mutsuzdur. Bugün yalnızca acı ve korku var. insanoğlu hayatı seviyor, çünkü acıyı ve korkuyu seviyor. Buna da uygun yaşıyor. Acı ve korkuya karşılık olarak verilmiştir hayat; hep aldanılan yer burası. Bugünkü insan, o insan değil daha. Ama bir gün o yeni insan gelecek; yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark görmeyen mutlu, gururlu, yeni insan. Acıyı ve korkuyu kim alt ederse o Tanrı olacak. Öbür Tanrı artık olmayacak.
-O zaman size göre öbür Tanrı var?
+Hayır, yok; ama var da aslında. Taşın kendisinde acı yoktur, ama taştan duyulan korkuda acı vardır. Tanrı da ölüm korkusundan duyulan acıdır. Acıyı ve korkuyu alt eden, Tanrı olur. Bu, yepyeni bir hayat, yepyeni bir insan demektir, her şeyin yeni olması demektir. Tarih de iki döneme ayrılacak o zaman: Gorillerden Tanrının yok olmasına ve Tanrının yok olmasından
-Gorillere mi?
+Yeryüzünün ve insanoğlunun fiziksel değişimlerine dek geçen dönemler. insan, Tanrı olacak ve fiziksel olarak değişecek. Dünya da değişecek, bütün yapıp ettiklerimiz, düşüncelerimiz, duygularımız değişecek. Ne dersiniz, insanoğlu fiziksel olarak değişir mi acaba o zaman?
-Yaşamakla yaşamamak arasında bir fark kalmayacağına göre herkes kendini öldürecektir alın size değişim.
+Bunun bir önemi yok. O aldanmayı öldürecekler. Asıl özgürlüğü, asıl bağımsızlığı isteyen kişi kendini öldürmeye cesaret etmek zorundadır Kendini öldürmeye cesaret eden kişi aldanmanın da sırrına ermiş demektir. Özgürlükte varılabilecek son noktadır bu; bunun ötesinde özgürlük yoktur, bunun ötesinde hiçbir şey yoktur. Kendini öldürmeye cesaret edebilen, Tanrıdır. Bugün herkes bunu yapabilir ve böylece Tanrıyı yok edebilir böylece her şeyi yok edebilir. Ama bunu daha kimse yapmadı.
bknz : türbanlı hamile kadını scorpion gibi dövüp fatality yaptılar
dikkat çekmeye çalışıyordur orospu. biz soracağız "ay bir sorun mu var neden dondurup açıyorsun?" diye o orospunun da götü kalkacak.
aylardır hesabımın onaylamasını bekliyordum ancak son bir haftadır falan iyiden iyiye soğudum buradan. 8 martta 8 bin kadının şak diye yazar yapılmasından sonra çok orospu çocuğu bir yer oldu çıktı burası. uludağ sözlüğü seviyorum lan, iyiki varsınız ibneler.
gezi parkı yıkılacak diyorlardı ne oldu ona.