bugün
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum5
- şapka takar mısınız5
- yemek yedikten sonra kusmak9
- sezen taş4
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- nervionun beni engellemesi10
- berna laçin'in gözaltına alınması40
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- üstad kadir mısıroğlu3
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- ölümlü dünya diyerek affedip heba olmak3
- moğolistan'ın çin'in kuzeyinde bulunması3
- karamelize soğanlı mantarlı makarna4
- arkadaşlar buldum9
- kemalizmin çöküşü8
- popüler bir yazar olmanın zorlukları6
- kafayı parayla bozmuş kadınlar5
- friedrich hegel la bi cay icek3
- kemalizm neden çöktü5
- ucan tekme atan hipopotam43
- kremalı tavuklu makarna vs salçalı makarna7
- şükürcülük9
- sigaradan bile zevk alamamak2
- büyük oyunu görmek9
- sözlük yazarlarının kullandıkları tarayıcılar2
- arkadaşla ben vazgeçtim5
- boğaz ağrısına iyi gelecek şeyler8
- karton toplarken köpek çetesine yem olmak3
- biraz erkekleri kötüleyinsene7
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- incel3
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- hayatın sırrını sözlükte aramak7
- acun para kazanmasın diye tv8 izlememek2
- iremganın anısına3
- orhan pamuk2
- frank lucas'a bir mesaj bırak4
- en iyi arkadaşınızın yahudi olması2
- diş sıkmak5
- dedemi astılar diye ağlamak4
- chp ye oy veren insan zekası3
- izmir7
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe8
- ktç'nin burnu2
- saçları permalı sözlük kızı10
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- ben küfür etmedim adı altında küfür etmek10
kaderini sev.
çok güzel bi kitaptaki çok güzel bi söz.
migrenli bilgenin, migreninin, çıldırışının, çırpınışının, huysuzluğunun, küskünlüğünün, öfkesinin, bağışlayıcılığının, inancının, vazgeçişinin ve tekrar başlayışının ^^tetiği^^ olan iki küçük sözcük.. yalnızca orada olmama bile tahammül edemezler pek çokları.. her türlü zorunluluğa yalnızca katlanmak yetmez, iş o nu sevebilmek te..
bellek, oyunlarını bir tür 'koruma' ya kurmuş olabilir.. kişi yi,,
ölüm acısı hani aşk acısı işte nasıl unutulurdu yoksa..
bir bildiği olmalı o koruyuşun..
erken öğrendiğin yazgı'nı,
sevmeyi unutturup, tekrar belletirken de..
ölüm acısı hani aşk acısı işte nasıl unutulurdu yoksa..
bir bildiği olmalı o koruyuşun..
erken öğrendiğin yazgı'nı,
sevmeyi unutturup, tekrar belletirken de..
(bkz: nietzsche ağladığında)
kader sevgisi anlamına gelir.kişinin kendi yaşamını onaylaması, kendinden memnun olması anlamına gelir.
--spoiler--
Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrı'ya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
"Ol" der Tanrı. Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister. "Ol" der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
Rüzgâr olmak ister bu kez. Ona da "Ol" der Tanrı.
Rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Her şey karşısında eğilir. Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Ordan eser burdan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı...
Bir sabah sırtında bir acı ile uyanır....
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..
"Amor Fati - Nietzsche"
--spoiler--
Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrı'ya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
"Ol" der Tanrı. Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister. "Ol" der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
Rüzgâr olmak ister bu kez. Ona da "Ol" der Tanrı.
Rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Her şey karşısında eğilir. Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Ordan eser burdan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı...
Bir sabah sırtında bir acı ile uyanır....
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..
"Amor Fati - Nietzsche"
--spoiler--
yeni yazar. hoşgelmiş.
kaderini seç,
kaderini sev..
kaderini sev..
kaderini seç anlamına gelen ama aslında ne seçersen seç, senin kaderin odur denmek istenen söz.
Yazgını sev anlamında latince söz.
Nietzsche eserlerinde bu ifadeyi kullanır ordan bilinir genelde zaten.
Onun bengi dönüş teorisine uygundur, naparsan yap kaderinden kaçamazsın bu yüzden sevmeye bak der.
Nietzsche eserlerinde bu ifadeyi kullanır ordan bilinir genelde zaten.
Onun bengi dönüş teorisine uygundur, naparsan yap kaderinden kaçamazsın bu yüzden sevmeye bak der.
''...deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır ''keşke güneş olsaydım'' diye.
“Ol” der Tanrı ve Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bu kez bulut olmak ister. “Ol” der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
Rüzgâr olmak ister bu kez. Ona da “Ol” der Tanrı.
Rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Her şey karşısında eğilir.
Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Oradan eser buradan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz!
Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı…
Ama birden sırtında bir acı ile uyanır...
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır!...''
nietzsche
''Kaderini sev!!'' anlamına gelen ve zerdüşt'de sık sık bahsi geçen latince bir sözdür. nietzsche'nin übermensch olma sevdası olanlara bilgece ve büyük bir dinginlikle hayata ve yazgısına karşı uygulamasını öğütlediği öğretisidir.
fakat, ''belki de senin kaderin olası en iyi kaderdir.'' manasında da yorumlanabilecek bu hikaye ve bu söz; ironik bir şekilde asla teslimiyetçi veya fatalist bir öğreti değildir.
nietzsche Yazgıyı, yarı insan yaratımı, (seçimler ve eylemler) ve yarı kozmos yaratımı olarak tanımlar. kozmos (evren) ise döngüsel olarak devam eden şeylerin (olaylar ve olgular) basit bir tekrarından ibarettir. bu yüzden insanın bu döngüselliğe lanet etmesi son derece mantıksızdır.
Amor Fati aslında varoluşçu felsefi düşünceyi temsil etmekte ve insana kendi yazgısını değiştiremese bile onu sahiplenme özgürlüğünü tanımaktadır.
değiştiremeyeceğimiz şeylere karşı takındığımız tavır bizim hayata karşı tutumumuzu belirler ki; iyi bir yaşam sürmek, mutlu ve başarılı olmak bu tutumumuzun ta kendisidir.
velhasılıkelam; zorunluluğu kabul etmek de bir seçim ve dahası bir özgürlüktür.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır ''keşke güneş olsaydım'' diye.
“Ol” der Tanrı ve Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bu kez bulut olmak ister. “Ol” der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
Rüzgâr olmak ister bu kez. Ona da “Ol” der Tanrı.
Rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Her şey karşısında eğilir.
Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Oradan eser buradan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz!
Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı…
Ama birden sırtında bir acı ile uyanır...
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır!...''
nietzsche
''Kaderini sev!!'' anlamına gelen ve zerdüşt'de sık sık bahsi geçen latince bir sözdür. nietzsche'nin übermensch olma sevdası olanlara bilgece ve büyük bir dinginlikle hayata ve yazgısına karşı uygulamasını öğütlediği öğretisidir.
fakat, ''belki de senin kaderin olası en iyi kaderdir.'' manasında da yorumlanabilecek bu hikaye ve bu söz; ironik bir şekilde asla teslimiyetçi veya fatalist bir öğreti değildir.
nietzsche Yazgıyı, yarı insan yaratımı, (seçimler ve eylemler) ve yarı kozmos yaratımı olarak tanımlar. kozmos (evren) ise döngüsel olarak devam eden şeylerin (olaylar ve olgular) basit bir tekrarından ibarettir. bu yüzden insanın bu döngüselliğe lanet etmesi son derece mantıksızdır.
Amor Fati aslında varoluşçu felsefi düşünceyi temsil etmekte ve insana kendi yazgısını değiştiremese bile onu sahiplenme özgürlüğünü tanımaktadır.
değiştiremeyeceğimiz şeylere karşı takındığımız tavır bizim hayata karşı tutumumuzu belirler ki; iyi bir yaşam sürmek, mutlu ve başarılı olmak bu tutumumuzun ta kendisidir.
velhasılıkelam; zorunluluğu kabul etmek de bir seçim ve dahası bir özgürlüktür.
--spoiler--
Amor fati: varlığımın özü budur.
Uzun süreli hastalığıma gelince, ona sağlığımdan çok daha fazlasını borçlu değil miyim?
Ona daha yüksek bir türde sağlık borçluyum.
Aslında onu öldürmeyen herşeyin altında güçlenen bir tür sağlık!
Ona, felsefemi bile borçluyum.
Ruhun nihai özgürleştiricisi yalnızca büyük acıdır.
--spoiler--
(bkz: friedrich wilhelm nietzsche)
Amor fati: varlığımın özü budur.
Uzun süreli hastalığıma gelince, ona sağlığımdan çok daha fazlasını borçlu değil miyim?
Ona daha yüksek bir türde sağlık borçluyum.
Aslında onu öldürmeyen herşeyin altında güçlenen bir tür sağlık!
Ona, felsefemi bile borçluyum.
Ruhun nihai özgürleştiricisi yalnızca büyük acıdır.
--spoiler--
(bkz: friedrich wilhelm nietzsche)
‘’Kaderini Sev’’ olarak çevrilen ve arkasında ‘’Kaderine boyun eğ’’ gibi bir tını oluşturduğu için zanımca anlatımında ve algılanmasında problem olan kavram.
Bir hayatın olduğu gibi Başarılar ile beraber başarısızlıkların, Sevinçlerin olduğu gibi üzüntünün de olduğu pişmanlıkların, kayıpların arasında ‘’Keşke bunu yapmasaydım’’, ‘’Keşke o gün farklı davransaydım’’ sözleri ile yaşanmışlıklardan pişmanlık duymak yerine ‘’Kader’’ diyerek pasif bir kabullenişe gerek yoktur. ‘’ insan ne geçmişinin mahkûmu olmalı ne de ona teslim olmalıdır.’’
Bu yüzden Amor Fati, "olanı kabullenmek"ten çok daha ileri bir fikirdir. Nietzsche, "Katlan." demez; "Sev." der. Çünkü katlanmak hâlâ istemediğin bir şeye mecbur kalmaktır. Sevmek ise onunla barışmaktır. Bir başarısızlığın seni daha dirençli yaptıysa, bir ayrılık seni olgunlaştırdıysa ya da çektiğin acılar bugün olduğun insanı oluşturduysa o zaman seni sen yapan her şey ile barışmalı ve içselleştirmelidir insan.
Eğer şu anda yaşadığın hayatı, aynı seçimlerle, aynı acılar ve aynı sevinçlerle sonsuz kez yeniden yaşamak zorunda olsaydın, bunu kabul eder miydin? Sorusuna evet diyebilecek kadar kendi yaşamın ile barışık olmak gerek.
Bir hayatın olduğu gibi Başarılar ile beraber başarısızlıkların, Sevinçlerin olduğu gibi üzüntünün de olduğu pişmanlıkların, kayıpların arasında ‘’Keşke bunu yapmasaydım’’, ‘’Keşke o gün farklı davransaydım’’ sözleri ile yaşanmışlıklardan pişmanlık duymak yerine ‘’Kader’’ diyerek pasif bir kabullenişe gerek yoktur. ‘’ insan ne geçmişinin mahkûmu olmalı ne de ona teslim olmalıdır.’’
Bu yüzden Amor Fati, "olanı kabullenmek"ten çok daha ileri bir fikirdir. Nietzsche, "Katlan." demez; "Sev." der. Çünkü katlanmak hâlâ istemediğin bir şeye mecbur kalmaktır. Sevmek ise onunla barışmaktır. Bir başarısızlığın seni daha dirençli yaptıysa, bir ayrılık seni olgunlaştırdıysa ya da çektiğin acılar bugün olduğun insanı oluşturduysa o zaman seni sen yapan her şey ile barışmalı ve içselleştirmelidir insan.
Eğer şu anda yaşadığın hayatı, aynı seçimlerle, aynı acılar ve aynı sevinçlerle sonsuz kez yeniden yaşamak zorunda olsaydın, bunu kabul eder miydin? Sorusuna evet diyebilecek kadar kendi yaşamın ile barışık olmak gerek.
Memento mori ve amor fati. Aynı düşünce olgusu tasavvufta da var. Aslında kalpte inanç olmayınca son derece boş söylemlerden ibaretler. Ölünce hiç olacağını bilen biri ölümü de kaderini de kabullenmek istemez. Her şey on numara olsun ister. Bence öyle yani.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar