bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin25
- seda bakan'ın parmak arası çizmeleri3
- türbanlı hostes3
- bol mini etek5
- acı gerçekler13
- osmanlı döneminde sözlük olsaydı4
- meteoroloji'nin yeni yağışlı sistem uyarısı5
- müzik dinleyen 45 yaş üstü dallama5
- cinlerin insanlara musallat olma sebepleri2
- en lezzetli balık24
- ağlamak7
- gammazlar göreve8
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız10
- birikim yapmak7
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi4
- sözlükte aile kurmak8
- atatürk diyor ki12
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- kova burcu erkeği akrep kadını6
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- sözlük erkeklerinin tipleri4
- hostes bacağı2
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog6
- ata iyi binen erkek5
- suya giden eşeğin asıl amacı5
- ortadoğu insanı3
- jagermeister3
- demet evgar6
- motorla kaza yapan kadın7
- yaz mevsiminin avuçlarımızdan kayıp gidivermesi5
- mavi gözlük takıp beyoğlu nda gezerek göz süzmek2
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- ellerim bos gonlum hos7
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- hilafetin kaldırılmasını hazmedemeyen yobaz2
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması6
- anın görüntüsü26
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız7
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi6
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat12
- karşı cinsteki en itici özellik13
- herkesin aynı olmaması2
- hünkar beğendi vs alinazik9
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar6
- can holding'in 33 şirketini geri alması6
- büyük istanbul depremi5
- nejat uygur5
- seri eksicinin iq düzeyi7
- köy7
- emekliliğini bekleyen taş gibi kadın4
kaderini sev.
çok güzel bi kitaptaki çok güzel bi söz.
migrenli bilgenin, migreninin, çıldırışının, çırpınışının, huysuzluğunun, küskünlüğünün, öfkesinin, bağışlayıcılığının, inancının, vazgeçişinin ve tekrar başlayışının ^^tetiği^^ olan iki küçük sözcük.. yalnızca orada olmama bile tahammül edemezler pek çokları.. her türlü zorunluluğa yalnızca katlanmak yetmez, iş o nu sevebilmek te..
bellek, oyunlarını bir tür 'koruma' ya kurmuş olabilir.. kişi yi,,
ölüm acısı hani aşk acısı işte nasıl unutulurdu yoksa..
bir bildiği olmalı o koruyuşun..
erken öğrendiğin yazgı'nı,
sevmeyi unutturup, tekrar belletirken de..
ölüm acısı hani aşk acısı işte nasıl unutulurdu yoksa..
bir bildiği olmalı o koruyuşun..
erken öğrendiğin yazgı'nı,
sevmeyi unutturup, tekrar belletirken de..
(bkz: nietzsche ağladığında)
kader sevgisi anlamına gelir.kişinin kendi yaşamını onaylaması, kendinden memnun olması anlamına gelir.
--spoiler--
Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrı'ya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
"Ol" der Tanrı. Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister. "Ol" der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
Rüzgâr olmak ister bu kez. Ona da "Ol" der Tanrı.
Rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Her şey karşısında eğilir. Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Ordan eser burdan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı...
Bir sabah sırtında bir acı ile uyanır....
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..
"Amor Fati - Nietzsche"
--spoiler--
Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrı'ya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
"Ol" der Tanrı. Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister. "Ol" der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
Rüzgâr olmak ister bu kez. Ona da "Ol" der Tanrı.
Rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Her şey karşısında eğilir. Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Ordan eser burdan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı...
Bir sabah sırtında bir acı ile uyanır....
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..
"Amor Fati - Nietzsche"
--spoiler--
yeni yazar. hoşgelmiş.
kaderini seç,
kaderini sev..
kaderini sev..
kaderini seç anlamına gelen ama aslında ne seçersen seç, senin kaderin odur denmek istenen söz.
Yazgını sev anlamında latince söz.
Nietzsche eserlerinde bu ifadeyi kullanır ordan bilinir genelde zaten.
Onun bengi dönüş teorisine uygundur, naparsan yap kaderinden kaçamazsın bu yüzden sevmeye bak der.
Nietzsche eserlerinde bu ifadeyi kullanır ordan bilinir genelde zaten.
Onun bengi dönüş teorisine uygundur, naparsan yap kaderinden kaçamazsın bu yüzden sevmeye bak der.
''...deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır ''keşke güneş olsaydım'' diye.
“Ol” der Tanrı ve Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bu kez bulut olmak ister. “Ol” der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
Rüzgâr olmak ister bu kez. Ona da “Ol” der Tanrı.
Rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Her şey karşısında eğilir.
Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Oradan eser buradan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz!
Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı…
Ama birden sırtında bir acı ile uyanır...
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır!...''
nietzsche
''Kaderini sev!!'' anlamına gelen ve zerdüşt'de sık sık bahsi geçen latince bir sözdür. nietzsche'nin übermensch olma sevdası olanlara bilgece ve büyük bir dinginlikle hayata ve yazgısına karşı uygulamasını öğütlediği öğretisidir.
fakat, ''belki de senin kaderin olası en iyi kaderdir.'' manasında da yorumlanabilecek bu hikaye ve bu söz; ironik bir şekilde asla teslimiyetçi veya fatalist bir öğreti değildir.
nietzsche Yazgıyı, yarı insan yaratımı, (seçimler ve eylemler) ve yarı kozmos yaratımı olarak tanımlar. kozmos (evren) ise döngüsel olarak devam eden şeylerin (olaylar ve olgular) basit bir tekrarından ibarettir. bu yüzden insanın bu döngüselliğe lanet etmesi son derece mantıksızdır.
Amor Fati aslında varoluşçu felsefi düşünceyi temsil etmekte ve insana kendi yazgısını değiştiremese bile onu sahiplenme özgürlüğünü tanımaktadır.
değiştiremeyeceğimiz şeylere karşı takındığımız tavır bizim hayata karşı tutumumuzu belirler ki; iyi bir yaşam sürmek, mutlu ve başarılı olmak bu tutumumuzun ta kendisidir.
velhasılıkelam; zorunluluğu kabul etmek de bir seçim ve dahası bir özgürlüktür.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır ''keşke güneş olsaydım'' diye.
“Ol” der Tanrı ve Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bu kez bulut olmak ister. “Ol” der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
Rüzgâr olmak ister bu kez. Ona da “Ol” der Tanrı.
Rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Her şey karşısında eğilir.
Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Oradan eser buradan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz!
Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı…
Ama birden sırtında bir acı ile uyanır...
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır!...''
nietzsche
''Kaderini sev!!'' anlamına gelen ve zerdüşt'de sık sık bahsi geçen latince bir sözdür. nietzsche'nin übermensch olma sevdası olanlara bilgece ve büyük bir dinginlikle hayata ve yazgısına karşı uygulamasını öğütlediği öğretisidir.
fakat, ''belki de senin kaderin olası en iyi kaderdir.'' manasında da yorumlanabilecek bu hikaye ve bu söz; ironik bir şekilde asla teslimiyetçi veya fatalist bir öğreti değildir.
nietzsche Yazgıyı, yarı insan yaratımı, (seçimler ve eylemler) ve yarı kozmos yaratımı olarak tanımlar. kozmos (evren) ise döngüsel olarak devam eden şeylerin (olaylar ve olgular) basit bir tekrarından ibarettir. bu yüzden insanın bu döngüselliğe lanet etmesi son derece mantıksızdır.
Amor Fati aslında varoluşçu felsefi düşünceyi temsil etmekte ve insana kendi yazgısını değiştiremese bile onu sahiplenme özgürlüğünü tanımaktadır.
değiştiremeyeceğimiz şeylere karşı takındığımız tavır bizim hayata karşı tutumumuzu belirler ki; iyi bir yaşam sürmek, mutlu ve başarılı olmak bu tutumumuzun ta kendisidir.
velhasılıkelam; zorunluluğu kabul etmek de bir seçim ve dahası bir özgürlüktür.
--spoiler--
Amor fati: varlığımın özü budur.
Uzun süreli hastalığıma gelince, ona sağlığımdan çok daha fazlasını borçlu değil miyim?
Ona daha yüksek bir türde sağlık borçluyum.
Aslında onu öldürmeyen herşeyin altında güçlenen bir tür sağlık!
Ona, felsefemi bile borçluyum.
Ruhun nihai özgürleştiricisi yalnızca büyük acıdır.
--spoiler--
(bkz: friedrich wilhelm nietzsche)
Amor fati: varlığımın özü budur.
Uzun süreli hastalığıma gelince, ona sağlığımdan çok daha fazlasını borçlu değil miyim?
Ona daha yüksek bir türde sağlık borçluyum.
Aslında onu öldürmeyen herşeyin altında güçlenen bir tür sağlık!
Ona, felsefemi bile borçluyum.
Ruhun nihai özgürleştiricisi yalnızca büyük acıdır.
--spoiler--
(bkz: friedrich wilhelm nietzsche)
‘’Kaderini Sev’’ olarak çevrilen ve arkasında ‘’Kaderine boyun eğ’’ gibi bir tını oluşturduğu için zanımca anlatımında ve algılanmasında problem olan kavram.
Bir hayatın olduğu gibi Başarılar ile beraber başarısızlıkların, Sevinçlerin olduğu gibi üzüntünün de olduğu pişmanlıkların, kayıpların arasında ‘’Keşke bunu yapmasaydım’’, ‘’Keşke o gün farklı davransaydım’’ sözleri ile yaşanmışlıklardan pişmanlık duymak yerine ‘’Kader’’ diyerek pasif bir kabullenişe gerek yoktur. ‘’ insan ne geçmişinin mahkûmu olmalı ne de ona teslim olmalıdır.’’
Bu yüzden Amor Fati, "olanı kabullenmek"ten çok daha ileri bir fikirdir. Nietzsche, "Katlan." demez; "Sev." der. Çünkü katlanmak hâlâ istemediğin bir şeye mecbur kalmaktır. Sevmek ise onunla barışmaktır. Bir başarısızlığın seni daha dirençli yaptıysa, bir ayrılık seni olgunlaştırdıysa ya da çektiğin acılar bugün olduğun insanı oluşturduysa o zaman seni sen yapan her şey ile barışmalı ve içselleştirmelidir insan.
Eğer şu anda yaşadığın hayatı, aynı seçimlerle, aynı acılar ve aynı sevinçlerle sonsuz kez yeniden yaşamak zorunda olsaydın, bunu kabul eder miydin? Sorusuna evet diyebilecek kadar kendi yaşamın ile barışık olmak gerek.
Bir hayatın olduğu gibi Başarılar ile beraber başarısızlıkların, Sevinçlerin olduğu gibi üzüntünün de olduğu pişmanlıkların, kayıpların arasında ‘’Keşke bunu yapmasaydım’’, ‘’Keşke o gün farklı davransaydım’’ sözleri ile yaşanmışlıklardan pişmanlık duymak yerine ‘’Kader’’ diyerek pasif bir kabullenişe gerek yoktur. ‘’ insan ne geçmişinin mahkûmu olmalı ne de ona teslim olmalıdır.’’
Bu yüzden Amor Fati, "olanı kabullenmek"ten çok daha ileri bir fikirdir. Nietzsche, "Katlan." demez; "Sev." der. Çünkü katlanmak hâlâ istemediğin bir şeye mecbur kalmaktır. Sevmek ise onunla barışmaktır. Bir başarısızlığın seni daha dirençli yaptıysa, bir ayrılık seni olgunlaştırdıysa ya da çektiğin acılar bugün olduğun insanı oluşturduysa o zaman seni sen yapan her şey ile barışmalı ve içselleştirmelidir insan.
Eğer şu anda yaşadığın hayatı, aynı seçimlerle, aynı acılar ve aynı sevinçlerle sonsuz kez yeniden yaşamak zorunda olsaydın, bunu kabul eder miydin? Sorusuna evet diyebilecek kadar kendi yaşamın ile barışık olmak gerek.
Memento mori ve amor fati. Aynı düşünce olgusu tasavvufta da var. Aslında kalpte inanç olmayınca son derece boş söylemlerden ibaretler. Ölünce hiç olacağını bilen biri ölümü de kaderini de kabullenmek istemez. Her şey on numara olsun ister. Bence öyle yani.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar