bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı30
- 0 0 711
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi2
- insan ne ister6
- doktor2
- claudian clouds33
- kadınlar8
- önyargı3
- kuran3
- galatahahahahahaha4
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- cok da abartmaya gerek uok6
- yazarların akşam yemekleri6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- en iyi vampir filmi4
- islamda namaz yoktur30
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- meriç dükalığı8
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- sevdiğiniz yazarlar8
- dantelli sütyen takan erkek12
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- true'nun engelli olması6
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- okan buruk9
- kürdistan10
- ölümden korkuyor musunuz17
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- allah11
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- günün sözü16
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- tai lung8
- yesene beni diyen kız9
- gocu33
- queen feristah15
Rabbiniz ki, sizin için yeri döşek, göğü bina kılmıştır; gökten su indirmiş, bununla sizin için rızık olarak çeşitli ürünler çıkarmıştır; artık siz de bile bile O’na eş ve ortaklar koşmayın.
Bakara Suresi 22. Ayet.
Bakara Suresi 22. Ayet.
Göklerde, yerde, ikisinin arasında ve toprağın altında ne varsa hepsi O’nundur.
Taha Suresi 6. Ayet.
Taha Suresi 6. Ayet.
Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır.
Risale-i Nur
Risale-i Nur
Tanrı'dır.
''Toprak nebatatıyla açılıp rızkınız oradan geliyor.
Hissiz, şuursuz toprak,
sizin rızkınızı düşünüp şefkat etmek kabiliyetinden pek uzak olduğundan toprak kendi kendine açılmıyor,
birisi o kapıyı açıyor,
nimetlerinizi ellerinize veriyor.''
Risale-i Nur Külliyatı'ndan
görsel
Hissiz, şuursuz toprak,
sizin rızkınızı düşünüp şefkat etmek kabiliyetinden pek uzak olduğundan toprak kendi kendine açılmıyor,
birisi o kapıyı açıyor,
nimetlerinizi ellerinize veriyor.''
Risale-i Nur Külliyatı'ndan
görsel
Allah’ın size lütfu ve rahmeti ulaşmasaydı ve Allah tövbeleri devamlı kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı haliniz nice olurdu?
Nur Suresi 10. Ayet.
Nur Suresi 10. Ayet.
Allah size âyetleri açıklıyor; Allah ilim ve hikmet sahibidir.
Nur Suresi 18. Ayet.
Nur Suresi 18. Ayet.
"1.) Doğru hüküm vardır.
2.) Bilgi, doğru hükümdür.
3.) Bilgi, Bilen'e muhtaçtır.
4.) Bilen vardır.
5.) Bilgi, Bilen'in bilmesiyle var edilir: Bilen, bilgiyi var edendir. Bilgi, Bilen tarafından sürekli var edildiğine göre; Bilen, Var Eden'dir.
6.) Bilen ve Var Eden, her şeyin Bilen'i ve Var Eden'idir.
7.) Ancak zamanı, mekanı, gökleri ve yeri kuşatan her şeyin Bilen'i olabilir.
8.) Zamanı ve mekanı, gökleri ve yeri kuşatan En Yüce'dir, En Büyük'tür, Tek'tir.
9.) Bilen ve Var Eden; En Yüce'dir, En Büyük'tür, Tek'tir.
10.) En Büyük, En Yüce ve Tek olan Tek Tanrı'dır, Allah'tır.
ilk 4 maddeyi anlamakta güçlük çekenler için:
1) Doğru inanç vardır.
2.) Doğru inanç, doğru inananın inancıdır.
3.) Doğru inanan vardır.
4.) Doğru inanç bilgi, doğru inanan Bilen'dir.
William Kingdon Clifford'a atfedilen ''Bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde yanlıştır.'' sözü dikkate alınarak doğru inancın doğruluğuna ahlaki bir özellik verildiğinde, yani; doğru inanç, bir önermeye yeterli delile dayanarak inanma olarak tanımlandığında Sokrates'ın ''Doğru inanç bilgidir.'' tanımına yaptığı itirazdan ve Edmund Gettier'in ''Gerekçelendirilmiş doğru inanç bilgidir.'' tanımına yaptığı itirazdan etkilenmeyen bir ''Doğru inanç bilgidir.'' tanımı elde edilir." Şeklinde varlığı ve tekliği ispatlanabilen bilen, var eden.
2.) Bilgi, doğru hükümdür.
3.) Bilgi, Bilen'e muhtaçtır.
4.) Bilen vardır.
5.) Bilgi, Bilen'in bilmesiyle var edilir: Bilen, bilgiyi var edendir. Bilgi, Bilen tarafından sürekli var edildiğine göre; Bilen, Var Eden'dir.
6.) Bilen ve Var Eden, her şeyin Bilen'i ve Var Eden'idir.
7.) Ancak zamanı, mekanı, gökleri ve yeri kuşatan her şeyin Bilen'i olabilir.
8.) Zamanı ve mekanı, gökleri ve yeri kuşatan En Yüce'dir, En Büyük'tür, Tek'tir.
9.) Bilen ve Var Eden; En Yüce'dir, En Büyük'tür, Tek'tir.
10.) En Büyük, En Yüce ve Tek olan Tek Tanrı'dır, Allah'tır.
ilk 4 maddeyi anlamakta güçlük çekenler için:
1) Doğru inanç vardır.
2.) Doğru inanç, doğru inananın inancıdır.
3.) Doğru inanan vardır.
4.) Doğru inanç bilgi, doğru inanan Bilen'dir.
William Kingdon Clifford'a atfedilen ''Bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde yanlıştır.'' sözü dikkate alınarak doğru inancın doğruluğuna ahlaki bir özellik verildiğinde, yani; doğru inanç, bir önermeye yeterli delile dayanarak inanma olarak tanımlandığında Sokrates'ın ''Doğru inanç bilgidir.'' tanımına yaptığı itirazdan ve Edmund Gettier'in ''Gerekçelendirilmiş doğru inanç bilgidir.'' tanımına yaptığı itirazdan etkilenmeyen bir ''Doğru inanç bilgidir.'' tanımı elde edilir." Şeklinde varlığı ve tekliği ispatlanabilen bilen, var eden.
var olduğuna göre biz de varız. bizim var olduğumuza göre o da var.
olmasaydık olmazdı.
Arkada evren güzel görünür.
''Şüphesiz göklerin ve yerin Hükümranlığı yalnız Allah'ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka Ne bir dost, ne de bir Yardımcı vardır.''
Tevbe Suresi 116. Ayet
görsel
Tevbe Suresi 116. Ayet
görsel
" - Allah'ı hakkiyle tavsif mümkün değildir, çünkü sıfatları, bizim bildiğimiz sıfatlar gibi değildir, Kitapta ve Sünnette vârid olan sıfatlar bizim idrâkimize göredir. Ancak bizim görmemiz, duymamız,
renk, şekil, ses, uzaklık, yakınlık yönünden olduğu gibi gözle ve kulakla mümkündür. Halbuki Allah'ın görmesi, duyması, bir esere tâbi olmadığı, bir
ihtiyaca bağlı bulunmadığı gibi âletle de değildir, ilmi, görülen, duyulan şeyleri muhît olduğu gibi görülmeyen, duyulmayan şeyleri de muhîttir. Bu
bakımdan, bizim bilgimizle onun sıfatlarını kıyaslamak, âdetâ onun zâtına bir eşit kabul etmeye benzer ki vahdete, tevhid inancına aykırıdır. Varlık
ve birlik, Allah sübhânehu ve Teâlâ'nın zatında sâbit iki sıfattır, zâtın aynı değildir." (NEHC'ÜL BELÂĞA'dan;)
renk, şekil, ses, uzaklık, yakınlık yönünden olduğu gibi gözle ve kulakla mümkündür. Halbuki Allah'ın görmesi, duyması, bir esere tâbi olmadığı, bir
ihtiyaca bağlı bulunmadığı gibi âletle de değildir, ilmi, görülen, duyulan şeyleri muhît olduğu gibi görülmeyen, duyulmayan şeyleri de muhîttir. Bu
bakımdan, bizim bilgimizle onun sıfatlarını kıyaslamak, âdetâ onun zâtına bir eşit kabul etmeye benzer ki vahdete, tevhid inancına aykırıdır. Varlık
ve birlik, Allah sübhânehu ve Teâlâ'nın zatında sâbit iki sıfattır, zâtın aynı değildir." (NEHC'ÜL BELÂĞA'dan;)
" - Vardır, yaratılmaksızın. Mevcuttur, yokluktan var olmaksızın.
Her şeyle biledir, beraber değil. Her şeyden gayrıdır, ayrı değil.
işler yapar; harekete, âlete muhtaç olmadan. Görendir, görülen yokken. Birdir, bir varlığa muhtaç bulunmadan, hiç bir varın yokluğunu garipsemeden. Halkı yarattı, yaratmaya koyuldu, düşünüp kurmadan, işe deneyişten faydalanmadan, bir harekete, âlete muhtaç olmadan işe koyulmadan, koyulup yorulmadan.
Her şeyi vaktinde yarattı, birbirlerine aykırı olan şeyleri birleştirdi, uzlaştırdı.
Her şeyde bir istîdat, bir tabiat yarattı; her şeyin maddesini ona göre düzdü-koştu.
Her şeyi olmadan bilendir O; sınırlarını, sonlarını kavrayıp kapsayandır O; her şeyin gizli, açık,
her yanını bilendir O."
Her şeyle biledir, beraber değil. Her şeyden gayrıdır, ayrı değil.
işler yapar; harekete, âlete muhtaç olmadan. Görendir, görülen yokken. Birdir, bir varlığa muhtaç bulunmadan, hiç bir varın yokluğunu garipsemeden. Halkı yarattı, yaratmaya koyuldu, düşünüp kurmadan, işe deneyişten faydalanmadan, bir harekete, âlete muhtaç olmadan işe koyulmadan, koyulup yorulmadan.
Her şeyi vaktinde yarattı, birbirlerine aykırı olan şeyleri birleştirdi, uzlaştırdı.
Her şeyde bir istîdat, bir tabiat yarattı; her şeyin maddesini ona göre düzdü-koştu.
Her şeyi olmadan bilendir O; sınırlarını, sonlarını kavrayıp kapsayandır O; her şeyin gizli, açık,
her yanını bilendir O."
" - Hamd Allah'a ki işlerin gizliliklerini örttü, gizledi; fakat ona bütün gizlilikler âşikâr, her şeyden kudretini, sanatını bildiren bir delil eder izhâr; her yanda delilleri berkarar."
allah bizi gelecekte cehennemlik, cennetlik olacağımızı bilerek mi yarattı diye sorguluyorum bazen.
geleceği allah bilir diyorlar ya.
geleceği allah bilir diyorlar ya.
Müslümanların tanrısının adı.
Sorunun kendisinde hata var.
Sen yarın ne olacağını bilemezsin yüce yaratan biliyor. Hadi diyelim meteoroloji 100% tahminlerde bulunabiliyor ve 2 gün sonrası için yağmurlu hava anonsu geçiyor. Yağmurlu havayı meteoroloji mi getiriyor yoksa meteoroloji sadece ne olacağını mı söylüyor? Hayatında Bütün kararları kendin veriyorsun. Kararlarının tek sorumlusu kendinsin. Herkese bir şans verilmiş. Hee bile bile mi yarattı diyorsun da, peki bu hayatı kendin yaşamayıp, direkt cehenneme yollasa demezlermiydi , ben niye burdayım? Şimdi canlı canlı kendin yaşıyorsun ki ilerde bu adaletsizliktir diyemezsin diye.
Sen yarın ne olacağını bilemezsin yüce yaratan biliyor. Hadi diyelim meteoroloji 100% tahminlerde bulunabiliyor ve 2 gün sonrası için yağmurlu hava anonsu geçiyor. Yağmurlu havayı meteoroloji mi getiriyor yoksa meteoroloji sadece ne olacağını mı söylüyor? Hayatında Bütün kararları kendin veriyorsun. Kararlarının tek sorumlusu kendinsin. Herkese bir şans verilmiş. Hee bile bile mi yarattı diyorsun da, peki bu hayatı kendin yaşamayıp, direkt cehenneme yollasa demezlermiydi , ben niye burdayım? Şimdi canlı canlı kendin yaşıyorsun ki ilerde bu adaletsizliktir diyemezsin diye.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar