bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı54
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar7
- kale3112 ifşa8
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim14
- kassız erkek neye benzer6
- sözlükte kim kimle sevgili25
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği11
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- yanlışlıkla travelerla fingirdemek3
- nervio43
- gece gece eve acılı tantuni söylemek3
- sözlükte fingirdemek yerine yapılacak şeyler3
- sözlük erkeklerinin göğüsleri2
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- final destination 73
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız8
- aşk9
- judas'ın ölmesi4
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fener 3 yaptı2
- 31 aralık 2026 uludağ sözlük yılbaşı partisi5
- cinle alay edenlere hodri meydan2
- fener attı2
- irfan can'ın meksikalılara benzemesi2
- televizyonun bozulması2
- tır şoförleri3
- kafe açma fikri4
- liverpool fc4
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- çilekli gofret yiyen erkek3
- fon vurgununu yazana 18 yıl hapis istenmesi2
- eski cumhurbaşkanlarını mumla aramak3
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- mason greenwood2
- 1 aralık 2026 amedspor karşıyaka maçı3
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- karıya şiddet7
- anın görüntüsü32
- çubuk kraker2
- 10 kasım 20264
- don vito corleone ile çek senet tahsilatı yapmak2
- düşünceleri gerçeğe dönüştürmek3
- kadınların yaptığı en büyük hata6
- muslettin amca14
- yağmurda ıslanan ayakkabı4
Göklerde, yerde, ikisinin arasında ve toprağın altında ne varsa hepsi O’nundur.
Taha Suresi 6. Ayet.
Taha Suresi 6. Ayet.
Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır.
Risale-i Nur
Risale-i Nur
Tanrı'dır.
''Toprak nebatatıyla açılıp rızkınız oradan geliyor.
Hissiz, şuursuz toprak,
sizin rızkınızı düşünüp şefkat etmek kabiliyetinden pek uzak olduğundan toprak kendi kendine açılmıyor,
birisi o kapıyı açıyor,
nimetlerinizi ellerinize veriyor.''
Risale-i Nur Külliyatı'ndan
görsel
Hissiz, şuursuz toprak,
sizin rızkınızı düşünüp şefkat etmek kabiliyetinden pek uzak olduğundan toprak kendi kendine açılmıyor,
birisi o kapıyı açıyor,
nimetlerinizi ellerinize veriyor.''
Risale-i Nur Külliyatı'ndan
görsel
Allah’ın size lütfu ve rahmeti ulaşmasaydı ve Allah tövbeleri devamlı kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı haliniz nice olurdu?
Nur Suresi 10. Ayet.
Nur Suresi 10. Ayet.
Allah size âyetleri açıklıyor; Allah ilim ve hikmet sahibidir.
Nur Suresi 18. Ayet.
Nur Suresi 18. Ayet.
"1.) Doğru hüküm vardır.
2.) Bilgi, doğru hükümdür.
3.) Bilgi, Bilen'e muhtaçtır.
4.) Bilen vardır.
5.) Bilgi, Bilen'in bilmesiyle var edilir: Bilen, bilgiyi var edendir. Bilgi, Bilen tarafından sürekli var edildiğine göre; Bilen, Var Eden'dir.
6.) Bilen ve Var Eden, her şeyin Bilen'i ve Var Eden'idir.
7.) Ancak zamanı, mekanı, gökleri ve yeri kuşatan her şeyin Bilen'i olabilir.
8.) Zamanı ve mekanı, gökleri ve yeri kuşatan En Yüce'dir, En Büyük'tür, Tek'tir.
9.) Bilen ve Var Eden; En Yüce'dir, En Büyük'tür, Tek'tir.
10.) En Büyük, En Yüce ve Tek olan Tek Tanrı'dır, Allah'tır.
ilk 4 maddeyi anlamakta güçlük çekenler için:
1) Doğru inanç vardır.
2.) Doğru inanç, doğru inananın inancıdır.
3.) Doğru inanan vardır.
4.) Doğru inanç bilgi, doğru inanan Bilen'dir.
William Kingdon Clifford'a atfedilen ''Bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde yanlıştır.'' sözü dikkate alınarak doğru inancın doğruluğuna ahlaki bir özellik verildiğinde, yani; doğru inanç, bir önermeye yeterli delile dayanarak inanma olarak tanımlandığında Sokrates'ın ''Doğru inanç bilgidir.'' tanımına yaptığı itirazdan ve Edmund Gettier'in ''Gerekçelendirilmiş doğru inanç bilgidir.'' tanımına yaptığı itirazdan etkilenmeyen bir ''Doğru inanç bilgidir.'' tanımı elde edilir." Şeklinde varlığı ve tekliği ispatlanabilen bilen, var eden.
2.) Bilgi, doğru hükümdür.
3.) Bilgi, Bilen'e muhtaçtır.
4.) Bilen vardır.
5.) Bilgi, Bilen'in bilmesiyle var edilir: Bilen, bilgiyi var edendir. Bilgi, Bilen tarafından sürekli var edildiğine göre; Bilen, Var Eden'dir.
6.) Bilen ve Var Eden, her şeyin Bilen'i ve Var Eden'idir.
7.) Ancak zamanı, mekanı, gökleri ve yeri kuşatan her şeyin Bilen'i olabilir.
8.) Zamanı ve mekanı, gökleri ve yeri kuşatan En Yüce'dir, En Büyük'tür, Tek'tir.
9.) Bilen ve Var Eden; En Yüce'dir, En Büyük'tür, Tek'tir.
10.) En Büyük, En Yüce ve Tek olan Tek Tanrı'dır, Allah'tır.
ilk 4 maddeyi anlamakta güçlük çekenler için:
1) Doğru inanç vardır.
2.) Doğru inanç, doğru inananın inancıdır.
3.) Doğru inanan vardır.
4.) Doğru inanç bilgi, doğru inanan Bilen'dir.
William Kingdon Clifford'a atfedilen ''Bir şeye yetersiz delile dayanarak inanmak, herkes için, her zaman ve her yerde yanlıştır.'' sözü dikkate alınarak doğru inancın doğruluğuna ahlaki bir özellik verildiğinde, yani; doğru inanç, bir önermeye yeterli delile dayanarak inanma olarak tanımlandığında Sokrates'ın ''Doğru inanç bilgidir.'' tanımına yaptığı itirazdan ve Edmund Gettier'in ''Gerekçelendirilmiş doğru inanç bilgidir.'' tanımına yaptığı itirazdan etkilenmeyen bir ''Doğru inanç bilgidir.'' tanımı elde edilir." Şeklinde varlığı ve tekliği ispatlanabilen bilen, var eden.
var olduğuna göre biz de varız. bizim var olduğumuza göre o da var.
olmasaydık olmazdı.
Arkada evren güzel görünür.
''Şüphesiz göklerin ve yerin Hükümranlığı yalnız Allah'ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka Ne bir dost, ne de bir Yardımcı vardır.''
Tevbe Suresi 116. Ayet
görsel
Tevbe Suresi 116. Ayet
görsel
" - Allah'ı hakkiyle tavsif mümkün değildir, çünkü sıfatları, bizim bildiğimiz sıfatlar gibi değildir, Kitapta ve Sünnette vârid olan sıfatlar bizim idrâkimize göredir. Ancak bizim görmemiz, duymamız,
renk, şekil, ses, uzaklık, yakınlık yönünden olduğu gibi gözle ve kulakla mümkündür. Halbuki Allah'ın görmesi, duyması, bir esere tâbi olmadığı, bir
ihtiyaca bağlı bulunmadığı gibi âletle de değildir, ilmi, görülen, duyulan şeyleri muhît olduğu gibi görülmeyen, duyulmayan şeyleri de muhîttir. Bu
bakımdan, bizim bilgimizle onun sıfatlarını kıyaslamak, âdetâ onun zâtına bir eşit kabul etmeye benzer ki vahdete, tevhid inancına aykırıdır. Varlık
ve birlik, Allah sübhânehu ve Teâlâ'nın zatında sâbit iki sıfattır, zâtın aynı değildir." (NEHC'ÜL BELÂĞA'dan;)
renk, şekil, ses, uzaklık, yakınlık yönünden olduğu gibi gözle ve kulakla mümkündür. Halbuki Allah'ın görmesi, duyması, bir esere tâbi olmadığı, bir
ihtiyaca bağlı bulunmadığı gibi âletle de değildir, ilmi, görülen, duyulan şeyleri muhît olduğu gibi görülmeyen, duyulmayan şeyleri de muhîttir. Bu
bakımdan, bizim bilgimizle onun sıfatlarını kıyaslamak, âdetâ onun zâtına bir eşit kabul etmeye benzer ki vahdete, tevhid inancına aykırıdır. Varlık
ve birlik, Allah sübhânehu ve Teâlâ'nın zatında sâbit iki sıfattır, zâtın aynı değildir." (NEHC'ÜL BELÂĞA'dan;)
" - Vardır, yaratılmaksızın. Mevcuttur, yokluktan var olmaksızın.
Her şeyle biledir, beraber değil. Her şeyden gayrıdır, ayrı değil.
işler yapar; harekete, âlete muhtaç olmadan. Görendir, görülen yokken. Birdir, bir varlığa muhtaç bulunmadan, hiç bir varın yokluğunu garipsemeden. Halkı yarattı, yaratmaya koyuldu, düşünüp kurmadan, işe deneyişten faydalanmadan, bir harekete, âlete muhtaç olmadan işe koyulmadan, koyulup yorulmadan.
Her şeyi vaktinde yarattı, birbirlerine aykırı olan şeyleri birleştirdi, uzlaştırdı.
Her şeyde bir istîdat, bir tabiat yarattı; her şeyin maddesini ona göre düzdü-koştu.
Her şeyi olmadan bilendir O; sınırlarını, sonlarını kavrayıp kapsayandır O; her şeyin gizli, açık,
her yanını bilendir O."
Her şeyle biledir, beraber değil. Her şeyden gayrıdır, ayrı değil.
işler yapar; harekete, âlete muhtaç olmadan. Görendir, görülen yokken. Birdir, bir varlığa muhtaç bulunmadan, hiç bir varın yokluğunu garipsemeden. Halkı yarattı, yaratmaya koyuldu, düşünüp kurmadan, işe deneyişten faydalanmadan, bir harekete, âlete muhtaç olmadan işe koyulmadan, koyulup yorulmadan.
Her şeyi vaktinde yarattı, birbirlerine aykırı olan şeyleri birleştirdi, uzlaştırdı.
Her şeyde bir istîdat, bir tabiat yarattı; her şeyin maddesini ona göre düzdü-koştu.
Her şeyi olmadan bilendir O; sınırlarını, sonlarını kavrayıp kapsayandır O; her şeyin gizli, açık,
her yanını bilendir O."
" - Hamd Allah'a ki işlerin gizliliklerini örttü, gizledi; fakat ona bütün gizlilikler âşikâr, her şeyden kudretini, sanatını bildiren bir delil eder izhâr; her yanda delilleri berkarar."
allah bizi gelecekte cehennemlik, cennetlik olacağımızı bilerek mi yarattı diye sorguluyorum bazen.
geleceği allah bilir diyorlar ya.
geleceği allah bilir diyorlar ya.
Müslümanların tanrısının adı.
Sorunun kendisinde hata var.
Sen yarın ne olacağını bilemezsin yüce yaratan biliyor. Hadi diyelim meteoroloji 100% tahminlerde bulunabiliyor ve 2 gün sonrası için yağmurlu hava anonsu geçiyor. Yağmurlu havayı meteoroloji mi getiriyor yoksa meteoroloji sadece ne olacağını mı söylüyor? Hayatında Bütün kararları kendin veriyorsun. Kararlarının tek sorumlusu kendinsin. Herkese bir şans verilmiş. Hee bile bile mi yarattı diyorsun da, peki bu hayatı kendin yaşamayıp, direkt cehenneme yollasa demezlermiydi , ben niye burdayım? Şimdi canlı canlı kendin yaşıyorsun ki ilerde bu adaletsizliktir diyemezsin diye.
Sen yarın ne olacağını bilemezsin yüce yaratan biliyor. Hadi diyelim meteoroloji 100% tahminlerde bulunabiliyor ve 2 gün sonrası için yağmurlu hava anonsu geçiyor. Yağmurlu havayı meteoroloji mi getiriyor yoksa meteoroloji sadece ne olacağını mı söylüyor? Hayatında Bütün kararları kendin veriyorsun. Kararlarının tek sorumlusu kendinsin. Herkese bir şans verilmiş. Hee bile bile mi yarattı diyorsun da, peki bu hayatı kendin yaşamayıp, direkt cehenneme yollasa demezlermiydi , ben niye burdayım? Şimdi canlı canlı kendin yaşıyorsun ki ilerde bu adaletsizliktir diyemezsin diye.
ben şahsen ikna oldum, müthiş bir açıklama...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar