bugün

entry'ler (588)

araplar

mevzuya devam eder isek; bunların itikadi sapkınlıkları, kaderi - hayrı ve şerri yanlış yorumlamaları da belirgin hususiyetleri olmuştur?
meselen, bir market alışverişinde fazladan para üstü aldılar, onu -Allah öyle takdir etti der- (hak sahibine) iade etmezler? heva ve heveslerine uyup -imtihan vesilesi- saymazlar? ha bu sapkınlar -ahlâken düşük- "zalim ve cahil" halk kitlelerini menfi yönde etkilemiştir, durum budur!.

araplar

bu müfrid - münafık güruh (zaman içre) faizin ismini "faide" olarak, (tr. varyantı) ka ka pe'de rüşvetin ismine "hedaye" diyerek? diyanet-hiyanet şebekesi ise, (araplara nazire edercesine) yine faizin-ribanın ismini "nemâ" deyu değiştirmeye kalkışmıştır?
"nemalarını - ribalarını Allah verdi belâlarını?"

araplar

bir takım "emvâl(mallar)" lafı -münasip olmayan yerinden anla(dal)yarak- putperest arapları hemen "şamanist" yapıvermiş? Mekke de -bilhassa- korsan taksici takımının ekserisi bunlardandır? binersin taksiye bir fiyata anlaşırsın, inene kadar iki-üç katını buldurur, Selam verirsin -şamanist türkçüler misali- "Aleyküm Selam" demez "marhaba" der, o "top-sakal" ne olaki deyu sorarsın? bu da "kralın sünnetidir" diye cevap verir!. -daha bir, iki ay önce- haremin iç avlusunda "ibneler" gösteri yaptı, onuda mı duymadın? "müslüman olmayan giremezmiş" -bre nâdan- sen kimin "borusunu" öttürüyorsun?

araplar

-yukarıda bir yazar- "bizim halifemizi içten içe kabül etmemişlerdir?" deyu serzenişte bulunmuş. -daha ilerisi- Rasulü Ekem(Aleyh es Selam) ölüm döşeğinde hastalığı ile cedelleşirken, harekât ordusuna kumandan tayin ettiği -azatlısı oğlu- Üsame bin Zeyd'e "Rasulüllah bula bula bize bu köle çocuğunu mu buldu?" deyu itiraz etmişler, O'nu hasta döşeğinden kaldırarak, kendilerini itab ve tazir etmesine sebep olmuşlardır? -2'ci halife- (adaleti ile maruf) Ömer'ül Faruk dahi, -Selman-ı Farisiyi kasd ederek- "- Ne işi var bu iranlının mescidin ön saflarında?" diyerek taaccüp ettiği, rivayet olunur!.

araplar

insan, ulvi ile süfli arasında bir berzahtır(kıstak-ölçü). Helâl nimetler ise keyfe kâfîdir.

araplar

-25. yıl zarfında- iki elin parmakları kadar düzgün-dürüst arap ile ancak muhatap olmuşuz diyebilirim? bir defa bir arap ile (gönül rahatlığıyla) "siyaset-içtimaiyyat" konuşamazsın? -haddizatında- türkiye arapperestleri de bunlara benzemiş ve bir "sulh-salâh yolunun" açılması zora sokulmuştur?
"israf-iltimas-kibir" en büyük zulümdür ve bu güruhun en belirgin hususiyeti ola-gelmiştir?

araplar

- bilhassa Medine de- tahminlerin fevkinde "yahudiler" ile tefrik edilmesi zor bir halde karışmış-kaynaşmışlardır? Mekke de -azımsanamaz oranda- (bizdeki şamanist türkik unsurlar misali?) putperest - müşrik araplar yaşamaktadır! bizim mütevekkil hacıların, her beyaz entari giyen arabı müslüman zannetmesi neticesi, nahoş durumlara muhatap olunur?

araplar

-bi taraf olarak- (içlerinde 25. yıl kalmam hasebiyle) bire bir şahid olduğum hadisat-hatırattan bahs edelim; belirgin hususiyetlerinden biride -yoksul da olsa- evine misafir olduğunuz bir arap, izzet-ikramda tahditsiz muamele eder. koyun-keçi her ne ise (bilhassa "harri" cinsi) keser ve kepse pilav tepsisine kellesini konumlandırır ki parça et olmadığı, misafire özel kesildiği anlaşılsın?

islamın hükümlerinin güncellenmesi gerek

(bkz:https://www.uludagsozluk....C3%BCsl%C3%BCmanl%C4%B1k/

dünya şartlarının gerektirdiği müslümanlık

velhasıl kelâm, -ciasalcıların- "bir çürük ipliğe hülya düzmesi?" hadisesidir ki, batıldır - sapıklıktır.

dünya şartlarının gerektirdiği müslümanlık

"selanikten gelenlere lanet olsun?" hezeyanını -pervasızca- savuran "wos-vagon müşriğine" ; "- yahu bu selanikten hiç düzgün adam gelmedi mi?" deyu sorsan, apışıp kalacak ahmak? -bu modeller için- "ahmaklık kahr-ı ilahi bir hastalıktır ve Allah'ın mührüdür, devası yoktur!"

dünya şartlarının gerektirdiği müslümanlık

bu mücrimler, -sözüm ona- dünya şartlarını belirleyen hakim gücün belirginleşmesinden korkarlar, bolanık havayı severler? heva ve hevesini put edinip ona "müslümanlık kılıfı?" geçirmek isteyenler için böyle ortamlar -adeta- biçilmiş kaftan addedilir?

şevki yılmaz

- ha bu haşlağın başlığını gördüm de nevrim döndü -
güya kaçak gezdiği zamanlar igmg ile almanyadan umreye gelir idi, etrafında -azman- alamancı karı-kız ve -parlak- oğlanlarla (kıyıda - köşede) kakara - kikiri, enseye şaplak(bilmem-nereye parmak) o biçim ki sorma gitsin? etnan hektor sapığının (-sosyetenin- münasip olmayan yerleri gelişmiş?) kedicikleri, banuyu - ahuyu vs. "irşad ettiği?" günler idi, bizde bu "dürzi taifeye?" rastladıkça aha da "kargamel ve -azman- kedileri arz-ı endam ediyor derdik? sonraları gıllı-gışlı, altus-pultus işlerin şayıası arş-ı alâyı tutunca, -lakabı birden-"wos-vagon şevki" olu verdi? bu tür iğrenç mahlukatın türk vatanında halâ -pervasızca- "işemeli - sıçmalı - sıvamalı ayın yapıyor olması?" belâ olarak yeter de artar bile!.

kula kulluk yetsin artık

peşini; "(bu sömürü bitsin artık) - israfa son -" diyerek getirdik(bi iznillah).
görsel

akıncılar

1595 de sinan paşa haininin ihaneti neticesi, -köprüden geçişleri geciktirilerek- haçlıların katliamına maruz bırakılan "Türk gücü" müfrezeler.
Tarihçiler; "- öyle bir gün ki, ancak Kerbelâ ile kıyas-ı kabil idi?" deyu bahs eder!.
Şehadet ederiz ki, "Türk'ün mâküz talihi?" -Allah'ın inayeti ile- bir gün mutlaka dönecektir? bu imanla ayaktayız(Elhamdülillah).
"belki yarın, belki yarından da yakın"

ehli mekke

14 Şubat 2024 - Çarşamba günü itibarı ile;
https://ehlimekke.blogspo...-rasulum-seni-de.html?m=0

türkiye nin geri kalma nedenleri

- Bu Vatana nasıl kıydılar -

görsel

türkiye nin geri kalma nedenleri

- bu tefriği yapamadığımız için -
"Dostların üçtür, düşmanların da üçtür. Dostlarına gelince; Dostların senin dostun, dostunun dostu ve düşmanının düşmanıdır?
Düşmanlarına gelince; Onlar da senin düşmanın, dostunun düşmanı ve düşmanının dostudur?
(-imam- M. Ali Murtaza)

türkiye nin geri kalma nedenleri

"yeni çirkine mahkûm eskinin güzelleri,
Allah kuluna hakim, kulların heykelleri?"

-kula kulluk yetsin artık, bu sömürü bitsin artık-

türkiye nin geri kalma nedenleri

(28. Şubat'ın hızlı günleri idi) -bir tv programın da-
"- Brezilya da ne gördün?" sualine, "- havada uçan 'top'lar ile yerde yatan 'top'lar gördüm?" deyu cevaplamaktan imtina etmeyen, -sabık- "top hakemi?" müptezel, (omuzu kalabalıklara selam çakarcasına) "- kodumu oturtacak gen. kur. başkanı isteriz?" deyu iri laflar etmişti!. imdi bu "top" hakemi haşlaktan, "- kodumu oturtacak münevver isteriz?" talebi bekleyemeyiz!.
geri kalmışlığı durdurmak; (vatanın-milletin) sulh - salâh ve selameti için bu talebi biz haykırıyoruz?