bugün
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi11
- gey ve şey kavgası5
- arkadaşlar bakar mısınız7
- ispartalı kızlar9
- sözlükte ortamın çok gergin olması4
- her yerden engelleyen kız3
- kırdığımız kalbi tamir etmek4
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- kaş bıyık alınca yüze gelen güzellik6
- anın görüntüsü17
- hoşlanılan kızın ıspartalı çıkması5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- popo liposuction6
- ioçk hırkası3
- türkçeye sistemli saldırı3
- güne acı bir gerçek bırak7
- küpe4
- galatasaray büyüklüğü2
- cumartesi günü yapılabilecekler3
- libidonun anlden pik yapması2
- travelerin içince pisleşmesi3
- ben divayım5
- meksika açmazı macerası7
- parcalandim toparlanamiyorum36
- emevi dini2
- hangi manifest kızısın6
- hazaryada kağan neden yavudiliği seçti3
- evli bir adama aşık oldum sözlük21
- nureddin zengi tugayları2
- öbür sözlükten gelen yazarlar8
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var8
- fatma betül sayan kaya71
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek2
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- arsa kapatmak3
- üzülünce kusmak2
- ada vapuru yandan çarptı2
- kız görünce değişen erkek4
- oyum ak partiye4
- akrabanın 11 milyonu gitmiş3
- ismed bin miralay'ı istihkam vel kalikratyaevi2
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- from gold from dust28
- sözlüğün manyak dolu olması6
- billur tuzu2
- durduk yere bir kıza bütün servetini vermek7
- 41 numerolu metanet vapuru2
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı16
Edirne Çanakkale taraflarındaki düğünlerin vazgeçilmez çalgısı.
Gün itibariyle En sevdiğim ikinci müzik aleti sırasına oturdu. Çok nadir elime akordeonlu güzel müzikler geçiyor, yoksa daha erken otururdu. Bildiğiniz bu tarzda enstrümantal parçalar varsa söyleyin.
Sabah paylaştım ama yine paylaşacağım, amme hizmeti:
https://youtu.be/j9Ry89V3A0k
Aşık gibi sağa sola tutuluyorum sabahtan beri.
Sabah paylaştım ama yine paylaşacağım, amme hizmeti:
https://youtu.be/j9Ry89V3A0k
Aşık gibi sağa sola tutuluyorum sabahtan beri.
Çok kapsamlı bir enstrüman.
Hem hem akor hem solo yapabilmenizin yanında aynı üflemeli bir çalgıda nefesinizi ayarlayarak sesi yönlendirebileceğiniz, çarptırabileceğiniz, keskinleştirip yumuşatabileceğiniz bir hava akım mekanizması da mevcuttur.
Yani 3 enstrüman bir kutuda gibi çok severim.
Ayrıca Kafkas halkının Vazgeçilmez müzik aleti olmasına rağmen siz ciguli'den bir akordeon solo dinleyin derim.
Hem hem akor hem solo yapabilmenizin yanında aynı üflemeli bir çalgıda nefesinizi ayarlayarak sesi yönlendirebileceğiniz, çarptırabileceğiniz, keskinleştirip yumuşatabileceğiniz bir hava akım mekanizması da mevcuttur.
Yani 3 enstrüman bir kutuda gibi çok severim.
Ayrıca Kafkas halkının Vazgeçilmez müzik aleti olmasına rağmen siz ciguli'den bir akordeon solo dinleyin derim.
şuan dışardan gelen sestir. çerkesleri veya balkan halklarını anımsatır.
Taşınabilir olması, akordeonu 20. yüzyil baslarinda neredeyse piano kadar populer yapmıştır.
çalan yazar varsa mesaj atmasını istediğim enstrümandır.
Genellikle sokaklarda görülen bir enstruman.
çok güzel bir enstrümandır bu. eğer eski bir akordeona sahipseniz körüğün sertleşmesi sebebiyle spor salonlarındaki ''kelebek'' diye tabir ettiğimiz spor aletine çevirebilirsiniz akordeonunuzu.
(bkz: pşine)
bir garmonun yerini tutmayacak ama insanı kendinden alabilecek ses sahip olan enstrümandır. bir de çalan adamın ruhu katıldı mı dinlemeye doyulmaz. çerkes müziklerimiz bu konuya en güzel örnektir.
sesi ne istiyorsan onu verir. neşe mi lazım al buyur. ağlayasın mı geldi hay hay der adeta. sesini en beğendiğim müzik aletidir. gözünüzü kapatıp dinlediğiniz takdirde içinizin cennetlerine ulaşırsınız. mükemmeldir tek kelimeyle.
Bir körükle, bir ya da iki klavyeden oluşan havalı çalgı.
Omuzlara asılarak kucakta çalınır. Klavye tuşlarına basılınca supaplar açılır, bunların karşısındaki maden dilcikler, geçen havayla titreşip ses çıkarırlar. kordeonun temeli ağız armonikasıdır. ilk modern akordeonlar 1820 lerde
yapıldıysa da, çalgının ilkeleri Çinliler tarafından yüzyıllarca önce biliniyordu.
Kaynak: http://www.yeniansikloped...m/akordeon/#ixzz2OQ74tGAu
Omuzlara asılarak kucakta çalınır. Klavye tuşlarına basılınca supaplar açılır, bunların karşısındaki maden dilcikler, geçen havayla titreşip ses çıkarırlar. kordeonun temeli ağız armonikasıdır. ilk modern akordeonlar 1820 lerde
yapıldıysa da, çalgının ilkeleri Çinliler tarafından yüzyıllarca önce biliniyordu.
Kaynak: http://www.yeniansikloped...m/akordeon/#ixzz2OQ74tGAu
çalması inanılmaz keyif veren bir müzik aleti.
Nedendir bilinmez 1822'de Almanyada icat edilmesine rağmen nasıl olduysa Kafkasyanın yöresel aleti konumuna geldi.
Çerkeslerin milli enstrümanlarındandır, pşine denir. niyet ettim ama fiyatından dolayı satın alamadım, yine de dernekte öğrenmeyi düşünüyorum.
11 yaşındayken kendi başıma çalmayı öğrendiğim müzik aleti. *
tanım: müzik aleti.
tanım: müzik aleti.
Rus üstadlar vücutlarının bir uzvu gibi kullanırlar. bazen hüzünlendirir bazen neşenlendirir. koca bir orkestra gibidirler.
https://www.youtube.com/watch?v=JHQqJDBjfSM&feature=related aynı zamanda esprili mükemmel bir show yapabilmektedirler.
https://www.youtube.com/watch?v=JHQqJDBjfSM&feature=related aynı zamanda esprili mükemmel bir show yapabilmektedirler.
kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
körüklü org, piyano arası bir çalgı.
küçükken bende ufak, yeşil bir tane vardı, çalamasam da çok severdim kurcalamasını, belden kıvıra kıvıra, körüğü oynata oynata eğlenirdim onunla. bir gün bizimkiler büyüdün artık, kuzenin oğluna verelim dediler, içim buruk "tamam" dedim, onların önünde sormasalar ortalığı yıkardım ama oldu işte...
çocuğun 1 kere bile akordeonumla oynadığını görmedim, yıllar sonra sordum nerde görebilir miyim diye, attık dediler...*
lan çocuğunuzun eşyasını verip vermek istemediğinden emin olun lan, içim acıyor...
küçükken bende ufak, yeşil bir tane vardı, çalamasam da çok severdim kurcalamasını, belden kıvıra kıvıra, körüğü oynata oynata eğlenirdim onunla. bir gün bizimkiler büyüdün artık, kuzenin oğluna verelim dediler, içim buruk "tamam" dedim, onların önünde sormasalar ortalığı yıkardım ama oldu işte...
çocuğun 1 kere bile akordeonumla oynadığını görmedim, yıllar sonra sordum nerde görebilir miyim diye, attık dediler...*
lan çocuğunuzun eşyasını verip vermek istemediğinden emin olun lan, içim acıyor...
balkanlar, kafkaslar ve doğu avrupada yaygın kullanılan müzik aleti. sihirlidir sesi bir anda festivale döndürür ortamı.
dünyanın en hüzünlü ve neşeli müzik aleti olma özelliğini aynı anda üzerinde barındıran tatlı şey.
sesi adeta bir orkestra etkisi yaratan körüklü ve klavyeli bir çalgı. Dinlemesi çok güzel, çalması da bir o kadar zordur. Ayrıca bu dönem kendilerini çalmak için kursu alınması planlanandır.
roni margulies şiiridir.
bir çocuk bindi kadıköy vapuruna
kocaman, ölü bir deniz kuşu gibi
boynuna asılı bir akordeonla.
filikalardan birine yaslandı, yakınında
olmak istermiş gibi batarsa vapur.
ne kimse gördü çocuğu, ne duydu kimse
kendinden büyük akordeonunu, ağır,
çekingen bir tavırla çalmaya başladığında.
biliriz, beğeniriz umuduyla en sevilen
şarkılarını çaldı bilmem kaç ülkenin:
oçi Çorniya, oh suzannah, bir viyana
valsi, bir polonez, beatles. Çaldıkça
açıldı. elinin altındaydı tüm dünya.
işine giden, kendi derdine dalmış
insanlardan dilenen bir çocuk değil artık,
kanatlanmış uçan bir martıydı adeta.
kimbilir, diye düşündüm, ne zaman gelmiş
doğduğu yemyeşil dağ köyünden kosova`da.
ben yeni dönmüştüm doğduğum yere londra`dan.
indim vapurdan, dudaklarımda suzannah.
hem avucumuzun içi kadar küçük artık dünya,
hem de yabancıyız nereye gitsek aslında.
bir çocuk bindi kadıköy vapuruna
kocaman, ölü bir deniz kuşu gibi
boynuna asılı bir akordeonla.
filikalardan birine yaslandı, yakınında
olmak istermiş gibi batarsa vapur.
ne kimse gördü çocuğu, ne duydu kimse
kendinden büyük akordeonunu, ağır,
çekingen bir tavırla çalmaya başladığında.
biliriz, beğeniriz umuduyla en sevilen
şarkılarını çaldı bilmem kaç ülkenin:
oçi Çorniya, oh suzannah, bir viyana
valsi, bir polonez, beatles. Çaldıkça
açıldı. elinin altındaydı tüm dünya.
işine giden, kendi derdine dalmış
insanlardan dilenen bir çocuk değil artık,
kanatlanmış uçan bir martıydı adeta.
kimbilir, diye düşündüm, ne zaman gelmiş
doğduğu yemyeşil dağ köyünden kosova`da.
ben yeni dönmüştüm doğduğum yere londra`dan.
indim vapurdan, dudaklarımda suzannah.
hem avucumuzun içi kadar küçük artık dünya,
hem de yabancıyız nereye gitsek aslında.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar