bugün

behzat ç'den bir akbaba repliği;

Liseye gidiyordum abi. sıradan, ortalama bir çocuktum işte. hep arka sırada otururdum. hiç arkadaşım yoktu. okuldan nefret ederdim. hep saçlarımı uzatmak isterdim, babam hep keserdi. babamdan da nefret ederdim. ne zaman kafamı kazısa, karaktersiz bir tip olup çıkıveriyordum ortaya. çocukken saçın çıkıyorsa ve sen kelsen herkes seninle dalga geçer abi. sürekli bugün cuma, enseni kapa diye vurup dururlardı. babam her kafamı kazıdığında kendimden nefret ederdim. çok salak bir tipim olurdu. ne yapayım, benim de kemik yapım böyle. her neyse işte abi, sınav yaparlardı, ben hep düşük not alırdım. gene böyle bir gün sınav yaptılar, hoca kağıtlarımızı dağıttı kontrol etmemiz için. bende gittim sınıftan çocuklardan sınav kağıdımı karşılaştırdım. aynı şeyleri yazmıştık. onlara on vermiş, bana altı vermiş. sonra ben dayanamadım, gittim hocaya abi, ne iş hoca dedim ya, herkesle aynı şeyleri yazmışım, bana altı vermişsin. kopya çekmişsindir dedi, sana güvenemedim dedi. arka sırada oturan, kel, silik bir tipsen kimse seni dikkate almaz abi.
nazlı bütün bunlara rağmen sevdi beni abi. o sınıfın en güzel kızıydı bence. hep ön sırada otururdu. kimseye aldırış etmezdi. sınıfta bir sürü yakışıklı, varlıklı çocuk vardı. onlara rağmen sevdi beni abi.
-sonra ne oldu la?
aynı mahallede oturuyorduk nazlı’yla abi. okul çıkışı hep birlikte yürürdük eve. böyle ara bir yol vardı mahalleye. yolu bayağı uzatıyorduk da, tenha oluyordu işte. sonra bir gün gene böyle yürürken, çok acayip bir şey oldu abi. aynı anda birbirimizin elini tuttuk. ne o önce uzattı, ne ben önce uzattım. birbirimize ima etmedik, yüz yüze bile bakmadık. öylece el ele tutuşup yürüdük. sonra hep yaptık bunu. bazen birileri sokağa girerdi, hop bırakırdık ellerimizi, sonra tekrar baştan.
-senin kayış nerede koptu la?
amcam nazlıya tecavüz etti abi. bir gün eve geldim, nazlı’nın üstü başı yırtıktı, ağlıyordu. beni sormaya eve gelmiş. amcam da evde beklemesini söylemiş, erik vermiş buna. ben eve geldiğimde, orospu çocuğu pantolonunu topluyordu. suratında iğrenç bir ifade vardı. amcam on gün yıkanmasın, kokmazdı abi. sürekli bütün gün otururdu orada burada, sineklenirdi ama kokmazdı. nazlıya nasıl tecavüz ettiğini odadaki ter kokusundan anladım abi. üzerindeki on günlük kir uyanmıştı resmen! foseptik çukuruna düşmüş gibiydi orospu çocuğu. nazlıya baktım, odadaki kokuyu duymuyordu bile. kendinden o kadar çok tiksiniyordu ki, koku umurunda bile değildi abi. öldürmek istedim orospu çocuğunu. fırladım çıktım gittim, koşabildiğim kadar koştum. cebimdeki çakıyla bütün vücudumu parçaladım. amcama saldırdım. jandarmalar elimden aldı. amcama el kaldırdım diye babam beni dövdü. babam da orada bitti zaten. evden kaçtım. amcam mahkemede nazlıyı sevdiğini söylemiş. mahkeme de aileleri birbirleriyle konuşturmuş. nazlıyla evlendi, hapisten de yırttı. mahalleden kaçtılar, iki üç ay sonra da zaten amcamın ölüm haberi geldi.
-nazlı mı öldürdü?
kaçtıkları yerde amcam nazlıyı satmaya başlamış abi, pezevengi olmuş. amcamı da hepsini de nazlı hakladı abi. çok sonra, bir gün sordum abi, niye beni öldürmedin diye. seni sevdim dedi abi, anasını sikeyim ben bu dünyanın seni sevdim dedi abi..
genellikle ne bulsa, yiyen; hayvan leşleri, çöpler ile beslenen, doğanın fahri çöpçüleri. bazı türlerinin soyu, yaşam alanlarının daralması ve tarım ilaçları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. ne yazık ki.
--spoiler--
savcı esra: ne diyosun behzat, nefret cinayeti mi?
behzat ç.: pek şefkatle işlenmiş gibi görünmüyor. değil mi akbaba?
akbaba: valla dört tane kurşunu ne kadar sevimli bulduğuna bağlı abi.
--spoiler--
Türk Rock tarihinin en iyi albümlerinden biri olan moonlight'i çıkarmış gruptur. Bahariye, Serasker cd. üzerinde Rıza paşa çıkmazı üzerindeki 3 katlı eski binada kendi stüdyoları ve Atlantis isimli bir cafeleri mevcuttu. 1990 ların başında Kadıköy metalci tayfasının en önemli uğrak yerlerinden biriydi bu mekan.
Grup günümüzde varlığını sürdürmemektedir.
Kadro
Aykut Sabak : Davul
haydar Tacettin : Bass Gitar
Emre Özgen : Vokal
Tamer Turna : Gitar
Serhat Çiftdal : Gitar ve klavye
(bkz: akbabuş)
aynı zamanda hayvan sevgisini her fırsatta gösteren behzat ç. karakteri. karakteri deyince ne uzak ne samimiyetsiz oldu. akbabuş işte yav.

https://www.youtube.com/watch?v=t--N-bhsuck
çok büyük ihtimal kesik parmak katilidir. cinci imamı dövmesinden , fuhuş için kaçırılan kızı tek başına kurtarmasından ve amcasının sevgilisine tecavüz etmesinden sonra böyle bişey yapmış olabilir , bilemiyorum. ayrıca o adını unuttuğum adam da söyledi uzun saçlı zayıf sakalsız biri diye. büyük ihtimal de yakalanmayacak. intihar edeceğini düşünüyorum. nazlı ile şu konuşmasından yola çıkarak tabi. son bi kez görmek istedim diyordu. https://www.youtube.com/watch?v=qA_nKWvmRnQ&feature=my_liked_videos&list=LL-Ctum9rCkAPNNbXPNLnelA

edit : nazlı da olabilir tam emin olamadım.
dizinin en gizemli karakteridir. kasıtlı olarak bu şekilde tutulduğunu düşünüyorum. bi çözülse neler çıkacak diye beklediğimiz. en gizemli karakter.
--spoiler--
kurduğu hayalde kocaman siyah bir boşlıktan başka birşey görmemesiyle bizi bizden almıştır.
--spoiler--
Can Orkan Özülkü ve Serhat Çiftdal tarafından 1984 yılında Vulture adıyla kuruldu.Beste grubu olarak kuruluan Vulture şu kalabalık kadrodan oluşuyordu:

Can Özülkü (vokal) Serhat Çiftdal (gitar) Tuncay Gündüz (klavye) Taylan Eryavaş (trompet) Aykut Demirel (saksafon) Hakan (bas) Barış (davul)

Daha sonra Orkan ve Serhat dışında tüm elemanların değistiği bir sürecin ardından 1986 yılında topluluğun oturmuş kadrosu şu şekilde oluştu;

Can Orkan Özülkü (vokal)
Serhat Çiftdal (gitar)
Tamer Turna (gitar)
Haydar Tacettin (bas)
Aykut Sabak (davul)

Grup, aynı yıl adını Vulture'ın türkçe karşılığı olan Akbaba olarak değiştirdi. Grubun adından ilk sözettirmeye başlaması 1986 yılında düzenlenen 1. Bursa rock festivalinde Mavi Sakal, Kolon ve Mu grubuyla birlikte verdiği konsere dayanır. 1989 yılında birçok başarılı konserler vererek adını iyiden iyiye duyurmaya başlamasının ardından zamanın gençlik dergisi olan Hey dergisinin hazırladığı "Heh Boys" adılı toplama albümde "Moonlight" adlı parçasıyla yeralır. ilk ve tek albümleri olan Moonlight ile beraber başarılı rock grubu olarak anılarımızda kalmıştır.

http://www.rockturk.com/akbaba.htm adresinden alınmıştır.
bir kafka şeyi.. ııı..(neyi?)

Bir akbaba vardı, ayaklarımı gagalıyordu. Çizme ve çoraplarımı didik didik etmiş, sıra ayaklarıma gelmişti. Durup dinlenmeden gagalıyordu; arada bir havalanıp çevremde tedirgin dolanıyor, sonra yine çalışmasını sürdürüyordu. Derken bir Bay geçti karşıdan, bir vakit durumu izledi, sonra niçin akbabaya ses çıkarmadığımı sordu.

"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.

Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:

"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."

Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.

Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
genel olum sebebi insan ve sığır leşi yemek olan yirtici kus.
görsel
karamürsel e bağlı bir köydür
cinayet ben olmuşum. şeklinde bir aforizması bulunan behzat ç. dizisinin sevilen karakteri.
berkan şal'ın oynadığı bir behzat ç. karakteri. akademili değil alaylıdır, aga cinayet var ve aga bu yarım saate ölür gibi özellikleri vardır.
(bkz: behzat ç).
© copyright 2005 - 2026