bugün
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- vantilatörü kendine çevirmek9
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- türklerin ileri olduğu konular21
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye2
- haluk levent bahis yazışmaları2
- dünyanın en güzel tatlısı9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri2
- kahvaltı2
- enayimiknatisi2
- en gey özelliğiniz8
- dinsize inanır mısın17
- erkeksii bayan buse'nin elleri2
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- ona bir şey söyle12
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- ufo2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı17
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bir insanda en sevilen özellik4
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- meryem can2
- burçlara inanan erkek15
- true nickli yazar11
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- atatrue2
- caner taslaman7
- norm ender3
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- hoca2
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- saraca finch house3
- eski seni özlüyor musun6
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- salak yazarlar7
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- oğlak burcu kadını18
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
entry'ler (552)
yalnız öleceğinin güzel ispatlarından biridir.
ziyan daha iyiydi dedirtmiştir.
Hrant Dink Bir röportajında şöyle demiştir:
"Şimdi gidip Paris Şehir meydanında soykırım yoktur diye bağıracağım
ardından güven parta soykırım vardır diye bağıracağım."
301 i kaldırmadan Fransaya neden kızıyoruz. aynı yasa bizde de var sadece tam tersi.
Madem özgür düşünce; o zaman herkes dilediğini söyleyip araştırabilmeli. varsa ispatı olan buyurur.
her iki tarafında aptalca milliyetçilik yapması çok saçma.
kabul edilen bu yasa fransayı daha bağnaz bir yer haline getirmiştir. ama kızmayalım dostlar bizim de aşağı kalır yanımız yok.
önce çuvaldızı batıralım.
"Şimdi gidip Paris Şehir meydanında soykırım yoktur diye bağıracağım
ardından güven parta soykırım vardır diye bağıracağım."
301 i kaldırmadan Fransaya neden kızıyoruz. aynı yasa bizde de var sadece tam tersi.
Madem özgür düşünce; o zaman herkes dilediğini söyleyip araştırabilmeli. varsa ispatı olan buyurur.
her iki tarafında aptalca milliyetçilik yapması çok saçma.
kabul edilen bu yasa fransayı daha bağnaz bir yer haline getirmiştir. ama kızmayalım dostlar bizim de aşağı kalır yanımız yok.
önce çuvaldızı batıralım.
sadece yeni bir tiyatro akımı değildir. altında yatan nedeler vardır. o nedenle sadece belli bir ülkeden çıkmıştır.
genel olarak sarah kane nin oyunları bu türe örnektir.
hala tartışmalar devam eder, nedir bu in yer face nasıldır nasıl olmalıdır.
eğrisi doğrusu ile türkiyedeki ilk temsilcisi dot tur ardından başka tiyatrolar da gelir. bu aralar tiyatro 0.2 de bu konuya ait iyi örnekler vardır. Şehir Tiyatrolarından Emre Koyuncuoğlu bu konuda referans alınabilecek yetkin isimlerdendir.
genel olarak sarah kane nin oyunları bu türe örnektir.
hala tartışmalar devam eder, nedir bu in yer face nasıldır nasıl olmalıdır.
eğrisi doğrusu ile türkiyedeki ilk temsilcisi dot tur ardından başka tiyatrolar da gelir. bu aralar tiyatro 0.2 de bu konuya ait iyi örnekler vardır. Şehir Tiyatrolarından Emre Koyuncuoğlu bu konuda referans alınabilecek yetkin isimlerdendir.
Kulanılan atonal müzik de cabası.
iyi bir hocadır. tanımasamda fikirlerini doğrudan söylediğini duymak sempati uyandırmıştır.
Yücel Erten adını duyunca koşarak gittiğimiz oyun. Malesef beklediğimiz gibi çıkmadı. Devlet tiyatrosunun bu sezon en fazla aktörlük kokan oyunlarından biri. ShenTe -ShuiTa rolünü oynayan aktris Zeynep Ekin Öner iki karakter arasındaki ayrımı iyi yakalamış olmakla birlikte bundan öteye gidememiş. Tüm oyuncular sahnede bağırmaktan öte birşey yapmıyor. Oyunun temel eksiğine gelirsek, "organiklik". Hiç bir sahne seyirciyi inandırmıyor çünkü metnin ve rejinin yarattığı durumlara oyuncuların tepkileri natural değil. hepsi fabrikadan çıkmışçasına bir kalıpta. Oyun dilimize Sezuan (telafuzda yazıldığı gibi) geçmesine rağmen Yücel Erten (galiba orjinal hali) başka bir biçim bulmuş ve aktörlerin ağzından "siçuan" şeklinde çıkmasına sebep olmuştur kasabanın adının. Oyunda bol bol sosyalizm mesajları verilip iyi kötü arasındaki ayrımı sorgulamamız isteniyor. Brecht'in bu oyununu bu kadar harika yapan da bu konunun bu kadar incelikli işleniyor olması. Bu konuda oyuncuya çok büyük görev düşüyor fakat bu oyunda bu görevi başarıyla yerine getirdikleri söylenemez. Oyunun ikinci perdesini izleyemedik çünkü çok fazla dayanamadık. Ancak ilk yarı bile bize yetti. tüm aktörler süreçleri değil sonuçları oynamış. eğer sonucu merak etseydi seyirci tiyatroya gitmez metni alıp okurdu. Devlet tiyatrosunun bir başka çöp oyunu daha.
selami abi benim bi fikrim var, şöyle bir yer açsak, içerde yeme içme bedava olsa, eğlencesi müziği bol olsa, kızlar olsa bir sürü ve herkese oyun oynuyorlar diye para versek. nasıl olur? çok para var bence.
Selami: bsg amq.
Selami: bsg amq.
japonmemmet31.
işe başvurulur. mail adresi olarak bunu yazmıştır eleman.
patron:
Japon memet ne oğlum. ayrıca o 31 ne?. olum düzgün bir tane alsana adın soyadına.
işe başvurulur. mail adresi olarak bunu yazmıştır eleman.
patron:
Japon memet ne oğlum. ayrıca o 31 ne?. olum düzgün bir tane alsana adın soyadına.
incideki efsane nick.
kurk satan dükkanın kullanım hakkını elinde bulunduran dişidir.
Kürk satmamaktadır.
Kurk un ne olduğu bilim adamları tarafından hala araştırılmaktadır.
Kürk satmamaktadır.
Kurk un ne olduğu bilim adamları tarafından hala araştırılmaktadır.
su yolu gibi birşey değildir.
3 farklı yolu vardır.
hepsi de birbirinden farklıdır.
bir kız aşık olunca neler olur neler... ooooo...
bir de bir kız eğer aşık değilse Aman allahım....
Yok eğer hoşlanıyor gibiyse... Karlı kayın ormanında...
Bu hangi başlıktı...?
3 farklı yolu vardır.
hepsi de birbirinden farklıdır.
bir kız aşık olunca neler olur neler... ooooo...
bir de bir kız eğer aşık değilse Aman allahım....
Yok eğer hoşlanıyor gibiyse... Karlı kayın ormanında...
Bu hangi başlıktı...?
klapp sortof un son kitabı. kesinlikle harika bir hikaye. sürükleyici ve etkileyici.
kroket bilmeyen türk erkeğinin sevgilisidir.
sistemli bir şekilde hazırlanan olaylar dizisir.
ÖR: Play Station.
Cihaz ilk piyasaya çıktığında, cihazın satışında büyük kar elde ederler. fiyatlar çok pahalıdır ve meraklı kullanıcılar bu aşamada ilk hedeftir.
cihaz satışına paralel ve akabinde en büyük kazanç oyunlardan sağlanır. zira cihazlar kopya oyunlara karşı korumalıdır. bu süreç içinde cihazı korsan şekilde çalıştıracak yollar birçok bilgisayar manyağı tarafından araştırılır. bazen sonuca ulaşılır ancak hiç bir zaman kusursuz değildir. yapılan tüm çipler bir yerde arıza çıkarır.
sonraa, sony oyunlardan kazanacağını kazandıktan hemen sonra, korsan sürümünü kendi çıkarır, ve ardından hem çipten hem de cihazdan para kazanmaya devam eder, zira artık kullanıcı pahalı oyunları almak zorunda olmadığını hisssedip cihazı satın alır. ancak bu arada sony yeni hamlesine çoktan hazırlanmıştır. cihazın yeni sürümü. Play station 2,3, 4 diye devam eder aynı hikaye.
Microsoftta da durum farksızdır. önce yazılımın kopyalanmasına göz yumar hatta buna destek olur, bilgisayar kullanımı arttıkça, ücretsiz ve kaliteli ürünleri piyasaya sürmeye devam eder. yeni sürüm java flash ya da internet explorer gibi ürünler. siz bunları ücretsiz indirip kullanmaya başladıkça bilgisayarınızı kasmaya başlar çünkü bunlarım sistem gereksinimleri fazladır. ardından bir bakmışısınız yeni bilgisayar almışsınız tabi onun içinde de yeni işletim sistemi var. ve aynı oyun tekrar sahneye konur. ilk bilgisayarınız alındığında belki windows 95 ya da 98 kullanıyordunuz ancak arada kaç tane bilgisayar değiştirmek zorunda kaldınız. tüm bu süreç içinde sizin internette yada bilgisayarda yaptığınız şeyler neredeyse aynıdır. görüntüler geliştikçe siz de teknolojinin geliştiğini sanarsınız.
tek fark teknoloji patronları bizi kazıklayıp para kazanmaya devam etmeleridir.
ÖR: Play Station.
Cihaz ilk piyasaya çıktığında, cihazın satışında büyük kar elde ederler. fiyatlar çok pahalıdır ve meraklı kullanıcılar bu aşamada ilk hedeftir.
cihaz satışına paralel ve akabinde en büyük kazanç oyunlardan sağlanır. zira cihazlar kopya oyunlara karşı korumalıdır. bu süreç içinde cihazı korsan şekilde çalıştıracak yollar birçok bilgisayar manyağı tarafından araştırılır. bazen sonuca ulaşılır ancak hiç bir zaman kusursuz değildir. yapılan tüm çipler bir yerde arıza çıkarır.
sonraa, sony oyunlardan kazanacağını kazandıktan hemen sonra, korsan sürümünü kendi çıkarır, ve ardından hem çipten hem de cihazdan para kazanmaya devam eder, zira artık kullanıcı pahalı oyunları almak zorunda olmadığını hisssedip cihazı satın alır. ancak bu arada sony yeni hamlesine çoktan hazırlanmıştır. cihazın yeni sürümü. Play station 2,3, 4 diye devam eder aynı hikaye.
Microsoftta da durum farksızdır. önce yazılımın kopyalanmasına göz yumar hatta buna destek olur, bilgisayar kullanımı arttıkça, ücretsiz ve kaliteli ürünleri piyasaya sürmeye devam eder. yeni sürüm java flash ya da internet explorer gibi ürünler. siz bunları ücretsiz indirip kullanmaya başladıkça bilgisayarınızı kasmaya başlar çünkü bunlarım sistem gereksinimleri fazladır. ardından bir bakmışısınız yeni bilgisayar almışsınız tabi onun içinde de yeni işletim sistemi var. ve aynı oyun tekrar sahneye konur. ilk bilgisayarınız alındığında belki windows 95 ya da 98 kullanıyordunuz ancak arada kaç tane bilgisayar değiştirmek zorunda kaldınız. tüm bu süreç içinde sizin internette yada bilgisayarda yaptığınız şeyler neredeyse aynıdır. görüntüler geliştikçe siz de teknolojinin geliştiğini sanarsınız.
tek fark teknoloji patronları bizi kazıklayıp para kazanmaya devam etmeleridir.
köpeklere fısıldayan adam.
her anlamda bizi öpmeye çalışan akp zihniyetinin yeni ve son ürünü.
Akp nin son icadıdır. 25 yaşını doldurmuş ve kayıtlı olarak çalışmıyorsanız gelir testi yaptırmadığınız takdirde, devlet sizden her ay 213 tl tahsil edecek.
bir çözüm.
(#12343337)
(#12343337)
Sanat bir ihtiyaç değildir. Lükstür. Karnını doyurup, barınak ve güvenlik sağladıktan sonra gelen birşeydir. Sanat üretilmediği zaman hayati tehlike oluşmaz. Devlet gıda yardımı yaparken tüm imkanları seferber edip elde edilen sonuç tatmin edici olmadığında, "elimizden gelen bu kadar" yanıtı bir nebzeye kadar kabul edilebilir. ancak iş sanata gelince farklıdır. öncelikle devlet sanat yardımı yapmamalıdır, ikinci olarak yapılan yardım eksik ya da yetersizse " elimizden gelen bu kadar" diyemezsiniz. yapmayın kardeşeim o zaman. beceremiyorsanız yapmayın. Ayrıca Dt kapanırsa, bu kadar tiyatrocu ve sahne yok olmayacak herhalde. yine aynı işten para kazanacaklar ancak bu sefer hakederek.