bugün
- kolye140
- bal9
- cep telefonu16
- nokia15
- rüzgar11
- kader4
- lale13
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- var olmak için ne yaptınız12
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- kuş5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- medine2
- billie eilish'in memeleri7
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- fil9
- gece gece sinirlenmek4
- at6
- mavi4
- kaplan17
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- rüzgar türbini2
- aslan15
- sevgili nedir7
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- flamingo3
- brezilya7
- bileklik19
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- z kusagi4
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- kötüyü alaşağı etmek4
- tabiat4
- dua6
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları2
- yogartiksen39
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- anın görüntüsü22
- pıtı atma4
- ankara8
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
uçuş tarihine geçmiş çok enterasan uçak kazalarından birisine karışmış peru havayolları uçuşu.
bu uçuş 603 numaralıydı ve peru´nun lima şehrinden, şili´nin santiago de chile şehrine yapılan bir gece uçuşuydu. uçağın yer bakımlarını yapan teknik elemanlar programları gereği uçağın dış bakımlarını yaparlarken - ki bu uçuşta bir boeing 757 kullanılmıştı- uçağın hassas bilgilerini - rüzgar hızı, uçuş hızı, rüzgar yönü, hava basıncı vs...- kokpit´e gönderen "static port" ları bir bantla kapatmış ve uçağın dış bakımlarını yapmışlardı. yalnız bakım bittikten sonra kaptan tarafındaki "static port" a yapıştırdıkları bantı çıkartmayı unutmuşlardı !!!...
bu durum, uçak yerdeyken farkedilmemişti. çünkü kokpit verileri normaldi. ancak uçak 1´i 2 ekime (1996) bağlayan gece, saat 12´den biraz sonra havaya yükseldiğinde bu normallik yerini "anormalliğe" bırakacaktı. kokpit´te hem kaptana hem de yardımcısına , uçağın aletleri birbirlerine hiç tutmayan bilgiler göndermeye başladılar. kaptan´a göre uçak başka yükseklikte, başka hızda, ve başka yöne doğru uçmaktaydı, yardımcısının verileriyle karşılaştırıldığında...ekim ayında pasifik okyanusu üzerinde hava şartları, yağmurlu, puslu bir havaydı, "pis" bir havaydı yani...pilotlar aletlerinin gösterdiklerine ihtiyaç duymaktaydılar... ama o güvenmeleri gereken aletleri o anda kendilerini yanıltmaktaydılar. kuleyle devamlı kontakt halindeydiler, bu durumlarını kuleye bildirdiler. 1996 yılında kulelerin teknik donanımı bugünkünden çok farklıydı, o zamanlar kuleler uçakların süratlerini ve varlıklarını tespit edebiliyor, ama yüksekliklerini bilemiyordu.
kokpit ekibi en son 9700 feet yükseklikte olduklarını sanıyorlardı (3200 metre civarı), ama gerçekte çok daha alçaktaydılar. gece nin o anki durumu, kaderin bir cilvesi olarak, çok kötüydü, her taraf kapkaranlıktı. ne yıldızlar, ne de deniz görülmüyordu...
ve en son pasifiğe çakıldılar. sadece 9 ceset çıkartıldı uçaktan, geri kalan cesetler halen pasifiğin o derin sularındalar....
ama robot denizaltılarla falan topladıkları parçalardan birisinde "static port" u, üzerine yapıştırılmış o 15 cm´ye 4cm´lik bant parçasıyla buldular. bu 1 lira değeri bile olmayan "selofan bant" parçası onlarca insanın katiliydi !!!...
bu kaza, kulelerdeki donanımların baştan sona yenilenmesine sebep oldu. havacılık sektörü bu kaza yüzünden milyarlarca dolarlık radar, ekran vesaire, yatırım yaptı.
bugünkü kulelerde air traffic control uçakların nokta olarak hangi yükseklikte , hızda, ve yönde uçtuğunu baştan sona biliyor. e bu- dünyadaki bu kadar kule gözönüne alınırsa çok büyük bir yatırım demektir.
yani aeroperu dakiler, boşuna ölmediler....
bu uçuş 603 numaralıydı ve peru´nun lima şehrinden, şili´nin santiago de chile şehrine yapılan bir gece uçuşuydu. uçağın yer bakımlarını yapan teknik elemanlar programları gereği uçağın dış bakımlarını yaparlarken - ki bu uçuşta bir boeing 757 kullanılmıştı- uçağın hassas bilgilerini - rüzgar hızı, uçuş hızı, rüzgar yönü, hava basıncı vs...- kokpit´e gönderen "static port" ları bir bantla kapatmış ve uçağın dış bakımlarını yapmışlardı. yalnız bakım bittikten sonra kaptan tarafındaki "static port" a yapıştırdıkları bantı çıkartmayı unutmuşlardı !!!...
bu durum, uçak yerdeyken farkedilmemişti. çünkü kokpit verileri normaldi. ancak uçak 1´i 2 ekime (1996) bağlayan gece, saat 12´den biraz sonra havaya yükseldiğinde bu normallik yerini "anormalliğe" bırakacaktı. kokpit´te hem kaptana hem de yardımcısına , uçağın aletleri birbirlerine hiç tutmayan bilgiler göndermeye başladılar. kaptan´a göre uçak başka yükseklikte, başka hızda, ve başka yöne doğru uçmaktaydı, yardımcısının verileriyle karşılaştırıldığında...ekim ayında pasifik okyanusu üzerinde hava şartları, yağmurlu, puslu bir havaydı, "pis" bir havaydı yani...pilotlar aletlerinin gösterdiklerine ihtiyaç duymaktaydılar... ama o güvenmeleri gereken aletleri o anda kendilerini yanıltmaktaydılar. kuleyle devamlı kontakt halindeydiler, bu durumlarını kuleye bildirdiler. 1996 yılında kulelerin teknik donanımı bugünkünden çok farklıydı, o zamanlar kuleler uçakların süratlerini ve varlıklarını tespit edebiliyor, ama yüksekliklerini bilemiyordu.
kokpit ekibi en son 9700 feet yükseklikte olduklarını sanıyorlardı (3200 metre civarı), ama gerçekte çok daha alçaktaydılar. gece nin o anki durumu, kaderin bir cilvesi olarak, çok kötüydü, her taraf kapkaranlıktı. ne yıldızlar, ne de deniz görülmüyordu...
ve en son pasifiğe çakıldılar. sadece 9 ceset çıkartıldı uçaktan, geri kalan cesetler halen pasifiğin o derin sularındalar....
ama robot denizaltılarla falan topladıkları parçalardan birisinde "static port" u, üzerine yapıştırılmış o 15 cm´ye 4cm´lik bant parçasıyla buldular. bu 1 lira değeri bile olmayan "selofan bant" parçası onlarca insanın katiliydi !!!...
bu kaza, kulelerdeki donanımların baştan sona yenilenmesine sebep oldu. havacılık sektörü bu kaza yüzünden milyarlarca dolarlık radar, ekran vesaire, yatırım yaptı.
bugünkü kulelerde air traffic control uçakların nokta olarak hangi yükseklikte , hızda, ve yönde uçtuğunu baştan sona biliyor. e bu- dünyadaki bu kadar kule gözönüne alınırsa çok büyük bir yatırım demektir.
yani aeroperu dakiler, boşuna ölmediler....
Kaza sonrası ölenlerin yakınlarının her biri 1 er milyon dolar civarında tazminat aldılar. Bunun nedeni de şuydu. Uçakta göstergeler 3200 metreyi gösterirken aynı anda yükselti uyarısı ve temas uyarısı veriyordu, bu sırada denize çok yaklaşmış olan uçağın kanadı denize çarptı, sesle birlikte o anda panikleyen pilot uçağın burnunu süratle kaldırdı, bu hareketi sonucunda uçak 60 metre kadar tekrar yükselip denize çarpan sağ kanadın tarafına doğru süratle savrularak diklemesine okyanusa daldı. Ses kayıtlarını dinledim, co pilot gerçekten elinden geleni yapmış. O havada pencereden hiç bir şey görmek mümkün değildi, körlemesine uçuyorlardı.
https://youtu.be/oZIjh7d7JmQ
https://youtu.be/oZIjh7d7JmQ
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar