bugün
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- ne kadar yaşlısın4
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı35
- bu nasıl hava lan2
- barış alper yılmaz8
- trt tarafsız olmalı6
- fatma betül sayan kaya45
- zulzula cin kabilesi3
- patates kızartmak4
- paranın devrinin bitmesi10
- asrın soygunu15
- sevgili3
- eylül ayı2
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- x veya exe olunca şeytanivekorkunç bir kopyaolması2
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- romanya53
- türkiye28
- sarma saramayan kız10
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- futbol13
- istanbul da hava durumu2
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- italya12
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- kelimelik3
- abberline ın yeni hesabı11
- true'nun çaylak olması7
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- filmi beğenmeyip yönetmeni vurmak3
- ekrem imamoğlu7
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- dünya60
- çalmaşur4
- online listesinin yine gelmesi6
- izmir'i yönetemeyip ülkeyi yöneteceğini sanan tip6
- özgürlük vs eşitlik5
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- spk tera holding de 37 kişi hakkında suç duyurusu2
- belçika10
- eski sevgilinin saçmalıkları5
- almanya26
azeri kemança virtüözü daha doğrusu büyülü kemançasıyla ruhlara nice hayatlar vermiş özel insan. hacı hanmemmedov kemança konçertosunu bu büyü sonucu yazmıştır.
--spoiler--
Kemançadaki ustalığıyla bestecilere ilham veren Adalet Vezirov, bu halk müziği enstrümanı için birçok konçerto yazılmasını sağlamıştı. Türkiye'ye sık sık gelen, Tekfen Filarmoni Orkestrası'nda keman çalan, hatta bir süre istanbul'da yaşayan Azeri müzikçi, 2001 Haziranı'nda istanbul Festivali'nde Hacı Hanmehmedov'un ona ithaf ettiği kemança konçertosunu seslendirdi. Tekfen Filarmoni Orkestrası'yla verdiği konser öncesinde buluşmuş, enstrümanı üzerine konuşmuşuk. Vezirov, bu konserden iki yıl sonra, genç yaşta hayatını kaybetti.
Karadeniz kıyısında horon teptiğimiz, Klasik Türk Müziğinde hüzünlü sesiyle içlendiğimiz kemençeye hiç benzemeyen iran kökenli bir çalgı kemança. Aralarındaki tek benzerlik, diz üstünde ve yayla çalınmaları. Geçmişi yaklaşık 500 yıl geriye uzanıyor. Azerbaycan'da o toprakların sesini, rengini almış; iran'dakinden çok farklı bir tınıya bürünmüş. Gövdesini dinlendirilmiş 'yahşi' ceviz ağacından oyuyor Azeriler. Sapını erik ağacından, mandallarını armuttan kesiyorlar. Yay iyi tınlaması için mutlaka ardıçtan yapılıyor; kılları malumunuz: At kuyruğu. Cevizden gövdenin arkasına mandalina büyüklüğünde bir delik, ön yüzüne ise kapak açıyorlar. Sonra ön yüzünü mersinbalığının derisiyle kaplıyorlar. Telleri geçen yüzyılın başına kadar üç taneydi. Artık dört telli. iranlılarınki gibi ipek değil; gitar teli kullanıyor Azeriler. Bu kadar zahmetin sonucunda ortaya çıkan, kemandan yarım oktav daha düşük ses kapasitesine sahip, ustasının elinde keman, hatta çello gibi tınlayabilen bir çalgı. Çalması kemandan çok daha zor. Telleri yuvarlak sap etrafında yer aldığı için aynı hizada değil. Yayın tümüne temas etmesi ancak çalgının ekseni etrafında seri hareketlerle ileri geri döndürülmesiyle mümkün. Azeri komşularımız Klasik Türk Müziği'ne benzetebileceğimiz ''mugam''ları çalıp söylüyorlar kemança ve tar eşliğinde. Günümüzde bu çalgının pirlerinden biri olan Adalet Vezirov 'un anlattıklarına bakılırsa Azeri kemançacılar konservatuvarlarda zorlu bir eğitimden geçiyor. Bir yandan geleneksel makamları öğrenirken diğer yandan klasik keman repertuvarının belli başlı tüm eserlerini, yani Bach, Vivaldi, Mozart 'ları kemança uyarlamalarıyla seslendirip ufuklarını açıyorlar.
1999'da Tekfen Karadeniz Solistleri'yle istanbul'da seslendirilen Hanmehmedov'un konçertosu büyük ilgi gördü. Birkaç kez TRT'nin farklı kanallarında yayımlandı. Bu sayede Vezirov, artık Türkiye'de gümrük polisleri tarafından bile tanınıyor. ''Pasaport polisi damgayı basarken 'iyi sanatçıya helal olsun' dedi. ismimden, simamdan tanımış, ne kadar gurur duydum bilemezsiniz.'' Konçerto, gördüğü büyük ilgi üzerine bu yıl istanbul Festivali'nin repertuvarına alındı. Vezirov, Karadeniz Solistleri'yle çalmaktan özellikle mutlu olduğunu anlatıyor: ''Yaklaşık 20 ülkenin incileri seçilip bu orkestra oluşturulmuş. Yapılan müziğin düzeyi çok yüksek. Ayrıca aralarındaki diyalog, ülkeler arasındaki anlayışı, kardeşliği yayabilir. Bu yüzden çok önemsiyorum orkestrayı.''
Vezirov'a adanmış iki kemança konçertosu daha var: Prömiyerini 2000'de,istanbul'daki Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda Karadeniz Solistleri'yle yaptığı 1987 tarihli Zakir Bagırov bestesi ve yeni tamamlanan Tevfik Bakihanov 'un çalışması. Bunun yanında klasik müzik formunda yazılıp ona ithaf edilen eserlerin sayısı da beşi buluyor. Vezirov, kemançanın klasik müzikteki varlığı konusunda umutlu: ''inşallah bu eserler Türkiye'de seslendirildikten sonra tüm dünyada duyulacak. Kaynaksızlık yüzünden beste yapan gençler, klasik konçertolara yönelecek.''
--spoiler-- ***
--spoiler--
Kemançadaki ustalığıyla bestecilere ilham veren Adalet Vezirov, bu halk müziği enstrümanı için birçok konçerto yazılmasını sağlamıştı. Türkiye'ye sık sık gelen, Tekfen Filarmoni Orkestrası'nda keman çalan, hatta bir süre istanbul'da yaşayan Azeri müzikçi, 2001 Haziranı'nda istanbul Festivali'nde Hacı Hanmehmedov'un ona ithaf ettiği kemança konçertosunu seslendirdi. Tekfen Filarmoni Orkestrası'yla verdiği konser öncesinde buluşmuş, enstrümanı üzerine konuşmuşuk. Vezirov, bu konserden iki yıl sonra, genç yaşta hayatını kaybetti.
Karadeniz kıyısında horon teptiğimiz, Klasik Türk Müziğinde hüzünlü sesiyle içlendiğimiz kemençeye hiç benzemeyen iran kökenli bir çalgı kemança. Aralarındaki tek benzerlik, diz üstünde ve yayla çalınmaları. Geçmişi yaklaşık 500 yıl geriye uzanıyor. Azerbaycan'da o toprakların sesini, rengini almış; iran'dakinden çok farklı bir tınıya bürünmüş. Gövdesini dinlendirilmiş 'yahşi' ceviz ağacından oyuyor Azeriler. Sapını erik ağacından, mandallarını armuttan kesiyorlar. Yay iyi tınlaması için mutlaka ardıçtan yapılıyor; kılları malumunuz: At kuyruğu. Cevizden gövdenin arkasına mandalina büyüklüğünde bir delik, ön yüzüne ise kapak açıyorlar. Sonra ön yüzünü mersinbalığının derisiyle kaplıyorlar. Telleri geçen yüzyılın başına kadar üç taneydi. Artık dört telli. iranlılarınki gibi ipek değil; gitar teli kullanıyor Azeriler. Bu kadar zahmetin sonucunda ortaya çıkan, kemandan yarım oktav daha düşük ses kapasitesine sahip, ustasının elinde keman, hatta çello gibi tınlayabilen bir çalgı. Çalması kemandan çok daha zor. Telleri yuvarlak sap etrafında yer aldığı için aynı hizada değil. Yayın tümüne temas etmesi ancak çalgının ekseni etrafında seri hareketlerle ileri geri döndürülmesiyle mümkün. Azeri komşularımız Klasik Türk Müziği'ne benzetebileceğimiz ''mugam''ları çalıp söylüyorlar kemança ve tar eşliğinde. Günümüzde bu çalgının pirlerinden biri olan Adalet Vezirov 'un anlattıklarına bakılırsa Azeri kemançacılar konservatuvarlarda zorlu bir eğitimden geçiyor. Bir yandan geleneksel makamları öğrenirken diğer yandan klasik keman repertuvarının belli başlı tüm eserlerini, yani Bach, Vivaldi, Mozart 'ları kemança uyarlamalarıyla seslendirip ufuklarını açıyorlar.
1999'da Tekfen Karadeniz Solistleri'yle istanbul'da seslendirilen Hanmehmedov'un konçertosu büyük ilgi gördü. Birkaç kez TRT'nin farklı kanallarında yayımlandı. Bu sayede Vezirov, artık Türkiye'de gümrük polisleri tarafından bile tanınıyor. ''Pasaport polisi damgayı basarken 'iyi sanatçıya helal olsun' dedi. ismimden, simamdan tanımış, ne kadar gurur duydum bilemezsiniz.'' Konçerto, gördüğü büyük ilgi üzerine bu yıl istanbul Festivali'nin repertuvarına alındı. Vezirov, Karadeniz Solistleri'yle çalmaktan özellikle mutlu olduğunu anlatıyor: ''Yaklaşık 20 ülkenin incileri seçilip bu orkestra oluşturulmuş. Yapılan müziğin düzeyi çok yüksek. Ayrıca aralarındaki diyalog, ülkeler arasındaki anlayışı, kardeşliği yayabilir. Bu yüzden çok önemsiyorum orkestrayı.''
Vezirov'a adanmış iki kemança konçertosu daha var: Prömiyerini 2000'de,istanbul'daki Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda Karadeniz Solistleri'yle yaptığı 1987 tarihli Zakir Bagırov bestesi ve yeni tamamlanan Tevfik Bakihanov 'un çalışması. Bunun yanında klasik müzik formunda yazılıp ona ithaf edilen eserlerin sayısı da beşi buluyor. Vezirov, kemançanın klasik müzikteki varlığı konusunda umutlu: ''inşallah bu eserler Türkiye'de seslendirildikten sonra tüm dünyada duyulacak. Kaynaksızlık yüzünden beste yapan gençler, klasik konçertolara yönelecek.''
--spoiler-- ***
notaların insanın ruhunu ele geçirmesi denen şeyi yaşatmış üstaddır.
dikkat! link kalbe zararlı içeriğe sahiptir.
https://www.youtube.com/watch?v=25RLCr2kLzc
dikkat! link kalbe zararlı içeriğe sahiptir.
https://www.youtube.com/watch?v=25RLCr2kLzc
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar