bugün
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar16
- game of thrones taki kerhaneci16
- ölümden korkuyor musunuz34
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- sözlük kızları dertleşiyor14
- son üç şifrenizle aynı olamaz3
- claudian clouds41
- 21 eylül dünya barış günü2
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- sarı saç mavi göz5
- burçlara inanan kızdan olur mu3
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma2
- bugün ne oldu10
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- erkeklerin seks ihtiyacı bitmez bacım2
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- işteyken entry girmek2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- tahammül etmek2
- yok knk iyiyim2
- londra3
- karton abi2
- edinburgh3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- melis sezen'in memeleri2
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı15
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- queen feristah16
- burhan özfatura2
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- kimse seni sevmiyor4
- gurbetçilerin oy kullanma saçmalığı3
- habire1220
- mersin2
- s'i l v'e r m'i s t2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- müslüman kardeşine dua etmek2
- afd2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- anın görüntüsü23
- verginin ahlaki meşruiyeti3
- öğrencinin kırtasiye masrafı 3 bin 335 lira2
- kadın dövmek4
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- atatürk diyor ki8
- çağrı dayı2
- döner burger2
azeri kemança virtüözü daha doğrusu büyülü kemançasıyla ruhlara nice hayatlar vermiş özel insan. hacı hanmemmedov kemança konçertosunu bu büyü sonucu yazmıştır.
--spoiler--
Kemançadaki ustalığıyla bestecilere ilham veren Adalet Vezirov, bu halk müziği enstrümanı için birçok konçerto yazılmasını sağlamıştı. Türkiye'ye sık sık gelen, Tekfen Filarmoni Orkestrası'nda keman çalan, hatta bir süre istanbul'da yaşayan Azeri müzikçi, 2001 Haziranı'nda istanbul Festivali'nde Hacı Hanmehmedov'un ona ithaf ettiği kemança konçertosunu seslendirdi. Tekfen Filarmoni Orkestrası'yla verdiği konser öncesinde buluşmuş, enstrümanı üzerine konuşmuşuk. Vezirov, bu konserden iki yıl sonra, genç yaşta hayatını kaybetti.
Karadeniz kıyısında horon teptiğimiz, Klasik Türk Müziğinde hüzünlü sesiyle içlendiğimiz kemençeye hiç benzemeyen iran kökenli bir çalgı kemança. Aralarındaki tek benzerlik, diz üstünde ve yayla çalınmaları. Geçmişi yaklaşık 500 yıl geriye uzanıyor. Azerbaycan'da o toprakların sesini, rengini almış; iran'dakinden çok farklı bir tınıya bürünmüş. Gövdesini dinlendirilmiş 'yahşi' ceviz ağacından oyuyor Azeriler. Sapını erik ağacından, mandallarını armuttan kesiyorlar. Yay iyi tınlaması için mutlaka ardıçtan yapılıyor; kılları malumunuz: At kuyruğu. Cevizden gövdenin arkasına mandalina büyüklüğünde bir delik, ön yüzüne ise kapak açıyorlar. Sonra ön yüzünü mersinbalığının derisiyle kaplıyorlar. Telleri geçen yüzyılın başına kadar üç taneydi. Artık dört telli. iranlılarınki gibi ipek değil; gitar teli kullanıyor Azeriler. Bu kadar zahmetin sonucunda ortaya çıkan, kemandan yarım oktav daha düşük ses kapasitesine sahip, ustasının elinde keman, hatta çello gibi tınlayabilen bir çalgı. Çalması kemandan çok daha zor. Telleri yuvarlak sap etrafında yer aldığı için aynı hizada değil. Yayın tümüne temas etmesi ancak çalgının ekseni etrafında seri hareketlerle ileri geri döndürülmesiyle mümkün. Azeri komşularımız Klasik Türk Müziği'ne benzetebileceğimiz ''mugam''ları çalıp söylüyorlar kemança ve tar eşliğinde. Günümüzde bu çalgının pirlerinden biri olan Adalet Vezirov 'un anlattıklarına bakılırsa Azeri kemançacılar konservatuvarlarda zorlu bir eğitimden geçiyor. Bir yandan geleneksel makamları öğrenirken diğer yandan klasik keman repertuvarının belli başlı tüm eserlerini, yani Bach, Vivaldi, Mozart 'ları kemança uyarlamalarıyla seslendirip ufuklarını açıyorlar.
1999'da Tekfen Karadeniz Solistleri'yle istanbul'da seslendirilen Hanmehmedov'un konçertosu büyük ilgi gördü. Birkaç kez TRT'nin farklı kanallarında yayımlandı. Bu sayede Vezirov, artık Türkiye'de gümrük polisleri tarafından bile tanınıyor. ''Pasaport polisi damgayı basarken 'iyi sanatçıya helal olsun' dedi. ismimden, simamdan tanımış, ne kadar gurur duydum bilemezsiniz.'' Konçerto, gördüğü büyük ilgi üzerine bu yıl istanbul Festivali'nin repertuvarına alındı. Vezirov, Karadeniz Solistleri'yle çalmaktan özellikle mutlu olduğunu anlatıyor: ''Yaklaşık 20 ülkenin incileri seçilip bu orkestra oluşturulmuş. Yapılan müziğin düzeyi çok yüksek. Ayrıca aralarındaki diyalog, ülkeler arasındaki anlayışı, kardeşliği yayabilir. Bu yüzden çok önemsiyorum orkestrayı.''
Vezirov'a adanmış iki kemança konçertosu daha var: Prömiyerini 2000'de,istanbul'daki Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda Karadeniz Solistleri'yle yaptığı 1987 tarihli Zakir Bagırov bestesi ve yeni tamamlanan Tevfik Bakihanov 'un çalışması. Bunun yanında klasik müzik formunda yazılıp ona ithaf edilen eserlerin sayısı da beşi buluyor. Vezirov, kemançanın klasik müzikteki varlığı konusunda umutlu: ''inşallah bu eserler Türkiye'de seslendirildikten sonra tüm dünyada duyulacak. Kaynaksızlık yüzünden beste yapan gençler, klasik konçertolara yönelecek.''
--spoiler-- ***
--spoiler--
Kemançadaki ustalığıyla bestecilere ilham veren Adalet Vezirov, bu halk müziği enstrümanı için birçok konçerto yazılmasını sağlamıştı. Türkiye'ye sık sık gelen, Tekfen Filarmoni Orkestrası'nda keman çalan, hatta bir süre istanbul'da yaşayan Azeri müzikçi, 2001 Haziranı'nda istanbul Festivali'nde Hacı Hanmehmedov'un ona ithaf ettiği kemança konçertosunu seslendirdi. Tekfen Filarmoni Orkestrası'yla verdiği konser öncesinde buluşmuş, enstrümanı üzerine konuşmuşuk. Vezirov, bu konserden iki yıl sonra, genç yaşta hayatını kaybetti.
Karadeniz kıyısında horon teptiğimiz, Klasik Türk Müziğinde hüzünlü sesiyle içlendiğimiz kemençeye hiç benzemeyen iran kökenli bir çalgı kemança. Aralarındaki tek benzerlik, diz üstünde ve yayla çalınmaları. Geçmişi yaklaşık 500 yıl geriye uzanıyor. Azerbaycan'da o toprakların sesini, rengini almış; iran'dakinden çok farklı bir tınıya bürünmüş. Gövdesini dinlendirilmiş 'yahşi' ceviz ağacından oyuyor Azeriler. Sapını erik ağacından, mandallarını armuttan kesiyorlar. Yay iyi tınlaması için mutlaka ardıçtan yapılıyor; kılları malumunuz: At kuyruğu. Cevizden gövdenin arkasına mandalina büyüklüğünde bir delik, ön yüzüne ise kapak açıyorlar. Sonra ön yüzünü mersinbalığının derisiyle kaplıyorlar. Telleri geçen yüzyılın başına kadar üç taneydi. Artık dört telli. iranlılarınki gibi ipek değil; gitar teli kullanıyor Azeriler. Bu kadar zahmetin sonucunda ortaya çıkan, kemandan yarım oktav daha düşük ses kapasitesine sahip, ustasının elinde keman, hatta çello gibi tınlayabilen bir çalgı. Çalması kemandan çok daha zor. Telleri yuvarlak sap etrafında yer aldığı için aynı hizada değil. Yayın tümüne temas etmesi ancak çalgının ekseni etrafında seri hareketlerle ileri geri döndürülmesiyle mümkün. Azeri komşularımız Klasik Türk Müziği'ne benzetebileceğimiz ''mugam''ları çalıp söylüyorlar kemança ve tar eşliğinde. Günümüzde bu çalgının pirlerinden biri olan Adalet Vezirov 'un anlattıklarına bakılırsa Azeri kemançacılar konservatuvarlarda zorlu bir eğitimden geçiyor. Bir yandan geleneksel makamları öğrenirken diğer yandan klasik keman repertuvarının belli başlı tüm eserlerini, yani Bach, Vivaldi, Mozart 'ları kemança uyarlamalarıyla seslendirip ufuklarını açıyorlar.
1999'da Tekfen Karadeniz Solistleri'yle istanbul'da seslendirilen Hanmehmedov'un konçertosu büyük ilgi gördü. Birkaç kez TRT'nin farklı kanallarında yayımlandı. Bu sayede Vezirov, artık Türkiye'de gümrük polisleri tarafından bile tanınıyor. ''Pasaport polisi damgayı basarken 'iyi sanatçıya helal olsun' dedi. ismimden, simamdan tanımış, ne kadar gurur duydum bilemezsiniz.'' Konçerto, gördüğü büyük ilgi üzerine bu yıl istanbul Festivali'nin repertuvarına alındı. Vezirov, Karadeniz Solistleri'yle çalmaktan özellikle mutlu olduğunu anlatıyor: ''Yaklaşık 20 ülkenin incileri seçilip bu orkestra oluşturulmuş. Yapılan müziğin düzeyi çok yüksek. Ayrıca aralarındaki diyalog, ülkeler arasındaki anlayışı, kardeşliği yayabilir. Bu yüzden çok önemsiyorum orkestrayı.''
Vezirov'a adanmış iki kemança konçertosu daha var: Prömiyerini 2000'de,istanbul'daki Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda Karadeniz Solistleri'yle yaptığı 1987 tarihli Zakir Bagırov bestesi ve yeni tamamlanan Tevfik Bakihanov 'un çalışması. Bunun yanında klasik müzik formunda yazılıp ona ithaf edilen eserlerin sayısı da beşi buluyor. Vezirov, kemançanın klasik müzikteki varlığı konusunda umutlu: ''inşallah bu eserler Türkiye'de seslendirildikten sonra tüm dünyada duyulacak. Kaynaksızlık yüzünden beste yapan gençler, klasik konçertolara yönelecek.''
--spoiler-- ***
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar