Ay ışığı pencereden girende,
Senden yana hayal kurmak ne güzel.
Ya bir otobüste, ya bir trende,
Gurbet ilden sana varmak ne güzel.

Aşkın mayasını senden alıp da,
Şekillendim sevda denen kalıpta.
Evinizin kapısını çalıp da,
ilk çıkandan seni sormak ne güzel

Umudu yoksula bol verir Huda;
Bin tohuma can var bir damla suda.
Gerek uyanık ol, gerek uykuda,
Benden bakıp seni görmek ne güzel.

Kurumadan daha yolculuk teri,
''Gel'' diye yanına çağırsan beni;
Bırakıp bir yana gamı, kederi,
Doya doya seni sarmak ne güzel.

Aşk deyince anlattığı her şeydir;
Öldürdükçe tadı gelen bir şeydir..
Azrail'e can vermesi zor şeydir;
Sen istersen sana vermek ne güzel.
Uyuyan göllere ay ışığında
Sevginin resmini çizsem kim anlar?
Tomurcuk ayrılıp, gül açtığında
Yağmurun saçını çözsem kim anlar?

Bir mekan kaplamış ne varsa nerde
Kendi ötesini saklar her perde
Sonsuzluğun sona erdiği yerde
Huduttan bir kulaç kazsam kim anlar?

Aşk, kömür beyazı; kin, süt karası
Eklenir yarama her dost yarası
Et oldum bıçakla kemik arası
Cellatla ahdimi bozsam kim anlar?

Doğumda yalan var, ölümde gerçek
Bir şeyler anlatır balık, kuş, çiçek
Kırık gönülleri toplayıp tek tek
Toplayıp göğsüme dizsem kim anlar?

Gün geldi zamanı gömdüm kabire
Dağ oldu aklımın verdiği fire
Bağlasam telaşı çelik zincire
Sabrın derisini yüzsem kim anlar?

içte deprem olur dışın düğümü
ihlassız çözülmez işin düğümü
Aklımdan geçeni, düşündüğümü
Okusam kim dinler, yazsam kim anlar?
''Yıldırımlar sağdım umut bahçeme
Hasretimi yangınlarla süsledim
Depremleri dost eyledim geceme
Yüreğimde fırtınalar besledim..
Bekledim ki sen gelesin yanıma
Gelmiyorsun yetti gayri canıma.

Kokuştu, acıdı, gazlaştı sular
Bozuldu, değişti, yozlaştı sular
Kurudu, savruldu, tozlaştı sular
Pınarları gözyaşımla ısladım..
Bekledim ki sen gelesin yardıma
Gelmiyorsun, ortağım yok derdime.

Boş dergâhta tek dervişim, gerçek bu
Yalnızlığa boş vermişim gerçek bu
Sabır, sebat benim işim, gerçek bu
Silahımı kalemime yasladım
Bekledim ki sen gelesin muradım
Gelme gayri, kapıları kapadım.. ''
Ormanlarda yuvasını yitiren
Bir kuş görsem sen gelirsin aklıma.
Beni alıp uzaklara götüren
Bir düş görsem sen gelirsin aklıma.

Gönlüm viranedir, yakılmış, yanmış
Hayal mermerinde hatıram donmuş.
Asırlar öncesi duvara konmuş
Bir taş görsem sen gelirsin aklıma.

Toprak, ağacın her hali güzel
Gölgesi, meyvesi hem dalı güzel
Nerede, ne zaman faydalı, güzel
Bir iş görsem sen gelirsin aklıma.

Açılmış bir çiçektir her gülen dudak
Kılıfta tomurcuk zor gülen dudak
Bir dostluk bakışı, bir gülen dudak
Bir diş görsem sen gelirsin aklıma.

Yüreğinde deli taylar eş inen
Gam ilinden dert iline taş ınan
Altmış yıl yaş ayıp bin yıl düş ünen
Bir baş görsem sen gelirsin aklıma.
--spoiler--

--spoiler--

bir haber dolaşır semada pulpul;
kılınçlar bilensin akın var çin’e.
yiğitler at sürer düşman içine;
tarihe hükmeden bir ses duyulur: -
vur! türklük aşkına vur

yüklenir bir ülke oymak ve avul,
sel olur ordular, batıya akar.
uçar elden-ele bozkurtlu bayraklar.
emreder bir başbuğ, sade ve vakur:
- vur! bayrak aşkına vur!

karışır top sesi, nal sesi, davul..
çağdan çağa çığır açar gemiler.
bir hâkan atını denize sürer
ve der ki: “yıkılsın bizans’ı koruyan sur,
” - vur! fetih aşkına vur!

parçalanmak istenir bir ülke, anadolu’dur:
şahlanır bir anda bin yıllık hınçlar;
eser poyraz poyraz eğri kılınçlar,
kütahya düzünde kelle savrulur...
- vur! toprak aşkına vur!

ya... işte tarihin böyledir oğul!
geçmişten hız alsın geleceğin de..
göster türklüğünü tunç bileğinle!
bu dine, bu ırka ve bu toprağa
sataşmak isterse herhangi gavur:
- vur! allah aşkına vur

--spoiler--

--spoiler--
Çok değerli bir insandır.şairdir. Çoğu insan tanımaz ama şiirini bilir. (bkz: Mihriban).
''sırattan incedir sevda köprüsü,beraber geçelim tut ellerimden''
ellerin yurdunda çiçek açarken,
bizim ile kar geliyor gardaşım.
kimler çizmiş bu hududu gönlüme,
dar geliyor dar geliyor gardaşım.
bugün Ölüm yıl dönümü rahmetle anıyoruz kendisini ruhu şad olsun.

Gün gelecek
Güneşin doğup battığı mekanlarda
Ve küfrün çığlık attığı mekanlarda
Bizim türkülerimiz okunacak.

Gün gelecek
Tomurcuklar taşacak kılıfından
Ve kılıçlar sıyrılacak kınından
Edepsizler edebini takınacak.

Gün gelecek
Ne zalimler kalacak, ne zulüm
Ve o günler yoldadır gülüm
Hak ayağa yekinecek.

Gün gelecek
insanlar yiyecek, ayılar bakınacak
Eğriler doğrulardan sakınacak.
Gönül kilimleri adalet üzre dokunacak
Namusluların yakındığı kadar da Namussuzlar yakınacak.
''Ne bir dürüm ekmek var heybemde,
Ne içecek suyum kana kana...
Bir tutam umutla düştüm yollara,
Bazen yürüyerek, bazen koşarak,
SANA geliyorum SANA
Yalın ayak! ''
Bir güvercin uçar akça kanatlı
Barıştan savaşa selâm götürür.
Yollardan yel gibi geçer bir atlı
Afyon'dan Maraş'a selâm götürür.

Bir On iki Şubat, bir yıldan büyük
Kalmadı çok şükür ne zincir, ne yük
Berit'ten Ilgaz'a bir alageyik
Seker taştan taşa,selâm götürür.

Bir bulut kabarır iki dağ boyu
Yüklenir yağmuru, karı doluyu
Gezer yayla yayla Anadolu'yu
Bir baştan, bir başa selâm götürür.

Uyanır Yörüğü, Lazı, Afşarı
Bir eyler zeybeği, horonu, barı
Aydın ovasının ılık rüzgârı
Efeden dadaşa selâm götürür.

Kırım'da şimşektir çakar bir yıldız
Kars'tan Fergana'ya bakar bir yıldız
Kerkük'ten Tebriz'e akar bir yıldız
Gardaştan gardaşa selâm, götürür.

Bir şehir... köy, oba mahalle, çarşı
Çarpışır düzenli orduya karşı
Ve soylu bir destan kurtuluş marşı
Güneş, kurda kuşa selâm götürür.
--spoiler--
Bekleyin

Mehmetçiğe yağan kar, size de yağar bir gün
Anaların tükrüğü sizleri boğar bir gün
Her ırmak, mecrasına akacaktır sonunda
Sanmayın ki şuf güneş batıdan doğar bir gün.

--spoiler--

Bugünleri anlatmış üstad. ..
''Gergin uykulardan,kör gecelerden
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.
Sonra düğüm,düğüm bilmecelerden
Bir sabah gelecek kardan aydınlık

Vurulup ömrünün ilkbaharında
Kanından çiçekler açar yarında
Cümle şehitlerin omuzlarında
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.

Gökten yağmur,yağmur yağacak renkler
Daha hoş kokacak,otlar,çiçekler
Ardından bitmeyen mutlu gerçekler
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.''
şairdir, üstaddır kendisi. yaşamı örnek alınasıdır.

mihriban diye bir güzeli sever ve devamında hüsrana uğrar. ardından o meşhur şiiri yazar. hikâyesini okumanızı tavsiye ederim.

(bkz: mihriban)
Kahramanmaraşlı bir şairdir.
bir sezai karakoç değildir.
Lisede din Kültürü hocamın amcasıdır.
Sağlam yergi edebiyati na sahip , ayni zamanda gazetecilik yapmis nadir şairlerimizden biridir .

Mülkün temeliydi adalet hanı ?
Bizim hak temelde saklı mi yanı ?
Cikaripta veren kim olur mani ?
Yoksa hırsızlar mi çaldı hakim bey ?
memleketlim olan güzel insan.

allah rahmet eylesin. allah merhamet eylesin. öğrenilmesi gereken çok şeyler var.
Kafakoparanus abi bize şiir okumuş arkadaşlar;

0:00 0:45


Sesine nefesine sağlık.
"Korkak müslümanın namaz kıldığı
Camiyi taşlayan deli cennetlik."

Diyen bilge şair Abdurrahim Karakoç'a da bin selam.
Kıskançlık çakılı kazıktır serde
Bölünsün bu rüya en tatlı yerde
Seni canlı kullar öpmesinler de
Kefenler sarılsın, topraklar öpsün.

https://www.youtube.com/watch?v=7v4RqM00Wdg
Bir, zirvede ha bire şiştikçe şişene bak
Bir, tabanda her adım yıkılıp düşene bak
Bir, ülke yansa bile yan gelip yatanlara
Bir, yangın söndürmeye çarıksız koşana bak...
Gergin uykulardan, kör gecelerden
Bir sabah gelecek, kardan aydınlık:
Sonra düğüm düğüm bilmecelerden
Bir sabah gelecek, kardan aydınlık.

Vurulup ömrünün ilkbaharında
Kanından çiçekler açar yanında
Cümle şehitlerin omuzlarında
Bir sabah gelecek, kardan aydınlık.

Gökten yağmur yağmur yağacak renkler
Daha hoş kokacak otlar, çiçekler
Ardından bitmeyen mutlu gerçekler
Bir sabah gelecek, kardan aydınlık.

Abdurrahim Karakoç.
görsel
© copyright 2005 - 2026