abdurrahim karakoç

--spoiler--

--spoiler--

bir haber dolaşır semada pulpul;
kılınçlar bilensin akın var çin’e.
yiğitler at sürer düşman içine;
tarihe hükmeden bir ses duyulur: -
vur! türklük aşkına vur

yüklenir bir ülke oymak ve avul,
sel olur ordular, batıya akar.
uçar elden-ele bozkurtlu bayraklar.
emreder bir başbuğ, sade ve vakur:
- vur! bayrak aşkına vur!

karışır top sesi, nal sesi, davul..
çağdan çağa çığır açar gemiler.
bir hâkan atını denize sürer
ve der ki: “yıkılsın bizans’ı koruyan sur,
” - vur! fetih aşkına vur!

parçalanmak istenir bir ülke, anadolu’dur:
şahlanır bir anda bin yıllık hınçlar;
eser poyraz poyraz eğri kılınçlar,
kütahya düzünde kelle savrulur...
- vur! toprak aşkına vur!

ya... işte tarihin böyledir oğul!
geçmişten hız alsın geleceğin de..
göster türklüğünü tunç bileğinle!
bu dine, bu ırka ve bu toprağa
sataşmak isterse herhangi gavur:
- vur! allah aşkına vur

--spoiler--

--spoiler--
© copyright 2005 - 2026