bugün
- türk kızlarının keko adam sevmesi21
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız29
- hayat kalitesini düşüren şeyler13
- geri zekalı demek hakaret mi18
- penis boyu takıntısı13
- kocan böyle sikebiliyo mu sorusuna verilecek cevap7
- asla dolandırılmayan insanların sırrı13
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması6
- marmaris datça yolu10
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler13
- bir kadının ensemi okşaması2
- şişman kızla sevgili olan erkek15
- sözlükte grup yapmak4
- hurdaaa bakııır demiiir eskiler alırım eskiciii2
- ben geldim2
- game of thrones'un tek cümlelik özeti2
- seni onaracağım diyen kadın10
- pazara gidip kiraz çilek kayısı almak6
- çankaya belediyesi ne operasyon6
- sözlüğün ayık kafayla çekilmemesi6
- her şeye sarımsak koyan insan7
- seküler ile muhafazakar türklerin ortak noktaları3
- sertleşecek yazarlar veritabanı4
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi15
- meloni'nin reis hayranlığı2
- ingiltere milli futbol takımı3
- arkeoloji vs tarih6
- her sifon çekiminde 8 10 lt suyun harcanması2
- keko olmanın yolları2
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak6
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği5
- amarika'ya gidip pornolarda oynamak4
- aylık 428 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- small3
- parliament3
- ağırlık çalışmak5
- cevabı bilinmeyen sorular10
- evlenmek için para biriktirmek6
- sözlükte sizi kim tanıyor26
- arjantin milli futbol takımı6
- seks'in icadı4
- aylık 215 bin lira geliri olan adamı reddeden kız5
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası6
- eksilenince evdeki her şeyi kırıp balkondan atmak4
- sevgili4
- keko erkek hanım hanımcık kız ilişkisi2
- saraca10
- başını almak4
- plasebo etkisi4
- kaka yapmak4
ağustosun sonunda gösterime girecek Jan Kounen filmi.
türkçeye 9.99 YTL olarak çevrilmiştir. bu öyle bir çeviri ki filmin konusunun, kitabının falan herşeyinin önüne geçmiştir.
9.99 yeni türk lirası ha!..
ahahhaha...
türkçeye 9.99 YTL olarak çevrilmiştir. bu öyle bir çeviri ki filmin konusunun, kitabının falan herşeyinin önüne geçmiştir.
9.99 yeni türk lirası ha!..
ahahhaha...
bu sene 27. uluslararası istanbul film festivalinde gösterilmiş reklamcılığı konu alan fransız filmi.
http://www.iksv.org/film/film.asp?cid=420
http://www.iksv.org/film/film.asp?cid=420
son derece guzel fransız filmi. eglenceli ve surukleyici olmasının yanında sizi derinden vurur. izlenilmesi onerilir.
mesajını, konusunu geçtim, öncelikle kesinlikle eğlenceli ve kahkaha attıran bir film. çekimler sırasında sürekli reklamlardan alışık olduğumuz tekniklerin kullanılması, takibi belli bir süre sonra yorucu hale getirse de, aralarda patlayan espriler ve göndermeler filmi izlenir kılıyor. kısaca konusu; trendy ve kahretsin çok zenginim bir abimizin, zamanla içinde bulunduğu ortamdan tiksinmesi, avrupa fight club'ı bir nevi.
--spoiler--
alternatif yoğurt reklamı, cenin önü dans, kafa pek bir güzel araba kullanırken birden başlayan animasyonlar ve son olarak hamileyim haberine değişik kültürlerin verdiği ortak tepkiler akılda kalan sahnelerdi.
--spoiler--
--spoiler--
alternatif yoğurt reklamı, cenin önü dans, kafa pek bir güzel araba kullanırken birden başlayan animasyonlar ve son olarak hamileyim haberine değişik kültürlerin verdiği ortak tepkiler akılda kalan sahnelerdi.
--spoiler--
--spoiler--
danimarkalı ailenin oynadıgı cikolata reklamıyla oyle bir dalga gecmis ki gul gul olduk.
--spoiler--
danimarkalı ailenin oynadıgı cikolata reklamıyla oyle bir dalga gecmis ki gul gul olduk.
--spoiler--
frédéric beigbeder tarafından yazılmış, best-seller olmuş kitabın ve ondan esinlenmiş filmin adı.
filmin adının 9.90 ytl diye türkçeye çevirilmeleri saçma olmuş. daha da saçması filmden once kitabı çıktığında da 3.70 ytl mi neydi kitabın adı. o günkü döviz kuruyla türkçeye çevirmişler. hayır 99 frank diye çevirince zoruna mı gidiyor?
dün gece izlediğim ve gerek çekim sırası gerekse insanı içine çeken sahneleriyle tam anlamıyla kusursuz olan filmdir. daha etkili kılmak için aşağıdaki reçeteyi uygulayın
filmi gece saat 02.30 gibi izlemeye başlayın bittiğinde bomboş sokaklara çıkın ve son ses Massive Attack - Inertia Creeps dinleyin.
filmi gece saat 02.30 gibi izlemeye başlayın bittiğinde bomboş sokaklara çıkın ve son ses Massive Attack - Inertia Creeps dinleyin.
"hasssektör" dediğim film...
frederic beigbeder reklamcılığın tarifini veriyor üstelik ölçüyle gramla değil kaşıkla kepçeyle.
Lakin sevgili beigbeder Reklamı ve reklamcıyı haddinden fazla abartıyor. dolayısıyla Hali hazırda şişik egolu sevgideğer reklamcılarımız da kendilerini iyiden iyiye bir şey zannedebiliyor. Ve diğer yandan fredcaneric, dünyanın bütün günahlarını reklamcıların omzuna hoppala diye bindirip, dünya turuna çıkarıyor.
Dünya ne kadar masumsa, reklamlar da o kadar masumdur dostum.
Kimse bugüne kadar yoğurdum kötü demedi...
"Şenşakrak peynirleri... Hımm. facia bir lezzet. Ama çok da kötü değil, piyasada sondan üçüncü. Dürüst kalitesizlik ilkesinden şaşmayan özgün lezzetiyle... Şenşakrak Peynirleri'ni yemezseniz ölümü yeyin!" duydun mu hiç böyle bir şey? ya da, Mahalledeki Yoğurtçu Mahmut amcanın yoğurdu da kötüydü. amca reklamcı da değildi. ama hiç yoğurdum berbat demedi. Hatta umarsızca övdü. E napcaz o vakit?
Dünya ne kadar masumsa, reklamlar da o kadar masum dostum.
Afrika'daki insanların hala açlıktan ölüyor olması, reklamcılığın suçu değil. Total bir göz körlüğü, komple bir aymazlık. Bir bölüşmeyi bilmemek problemi. Bir açgözlülük fetişi. Bir insan hastalığı. Büyük tıp alimleri gün gelir tüm çağların hebası olan bu insan hastalığının da çaresini bulur umarım. "bulur umarım" derken lafın gelişi homına kayyum.
frederic beigbeder reklamcılığın tarifini veriyor üstelik ölçüyle gramla değil kaşıkla kepçeyle.
Lakin sevgili beigbeder Reklamı ve reklamcıyı haddinden fazla abartıyor. dolayısıyla Hali hazırda şişik egolu sevgideğer reklamcılarımız da kendilerini iyiden iyiye bir şey zannedebiliyor. Ve diğer yandan fredcaneric, dünyanın bütün günahlarını reklamcıların omzuna hoppala diye bindirip, dünya turuna çıkarıyor.
Dünya ne kadar masumsa, reklamlar da o kadar masumdur dostum.
Kimse bugüne kadar yoğurdum kötü demedi...
"Şenşakrak peynirleri... Hımm. facia bir lezzet. Ama çok da kötü değil, piyasada sondan üçüncü. Dürüst kalitesizlik ilkesinden şaşmayan özgün lezzetiyle... Şenşakrak Peynirleri'ni yemezseniz ölümü yeyin!" duydun mu hiç böyle bir şey? ya da, Mahalledeki Yoğurtçu Mahmut amcanın yoğurdu da kötüydü. amca reklamcı da değildi. ama hiç yoğurdum berbat demedi. Hatta umarsızca övdü. E napcaz o vakit?
Dünya ne kadar masumsa, reklamlar da o kadar masum dostum.
Afrika'daki insanların hala açlıktan ölüyor olması, reklamcılığın suçu değil. Total bir göz körlüğü, komple bir aymazlık. Bir bölüşmeyi bilmemek problemi. Bir açgözlülük fetişi. Bir insan hastalığı. Büyük tıp alimleri gün gelir tüm çağların hebası olan bu insan hastalığının da çaresini bulur umarım. "bulur umarım" derken lafın gelişi homına kayyum.
kesinlikle izlenmesi gereken fransız yapımı sanatsal film. film de reklamcılık ele alınmaktadır. lakin konu sıkıcı bir şekilde değil güzel, izleyici ayık tutan bir şekilde işlenmiştir. kesinlikle tavsiye edilir, izleyin.
deneysel film.içindeki komedi ve cinsellik öğeleri olmasaydı muhtemelen seyirci göğsünde bi yumrukla bitirirdi filmi.
son dönemde izleyip de etkilendiğim tek film, gerek müzikleri, gerek anlatılanlar, gerekse bir adamın baş kaldırışı, aşk, intihar, her şeyi bırakıp gitmek.. bu filmde hepsi mevcut.
reklam ve reklamcılık bu kadar güzel anlatılabilir.
http://www.youtube.com/wa...4oars&feature=related
reklam ve reklamcılık bu kadar güzel anlatılabilir.
http://www.youtube.com/wa...4oars&feature=related
fransız yapımı, reklam sektörüyle alakalı güzel ve izlenesi film.
kapitalizme, yarattığı tüketim toplumuna sert bir tokat. ne kadar umrunda olur ayrı konu. izleyen herkesin belirli ölçüde bilinçleneceğini düşündüğüm, çok etkilendiğim fransız yapımı film.konusu bir yana,her sahnesi etkileyici.
zar zor bulup izleyebildiğim, insanı dumura uğratan film. dünyanın herkesin göremediği o iğrenç yanını sokar insanın gözüne. kesinlikle izlenmelidir muhakkak katıcaktır bi şeyler.
reklam sektörüne dair çok klişe gerçekleri etkileyici bir üslupla aktaran filmdir.
Kimsenin anlayamadığı ama filmin içeriğine bakıldığı zaman tamara karakterinin aslında octave'ın komedi filminde oynadığı açık bir şekilde görünen sinema eseridir. ne kadar güzel bir film olduğunu 2. sonu dikkatle incelediğimde anladığım film .reklam sektörünün dünyayı berbat hale getirdiği önermesini gayet yeterli kanıtlarla doğruluyor.
Herşey Geçici Aşk,Sanat, Bu dünya, sen, ben... özelliklede ben
"99 Francs".
edit : bide Türkçe dublaja 9.99YTL diye çevirilmiş gidin gendi bahçanızda oynan keserim topunuzu
Herşey Geçici Aşk,Sanat, Bu dünya, sen, ben... özelliklede ben
"99 Francs".
edit : bide Türkçe dublaja 9.99YTL diye çevirilmiş gidin gendi bahçanızda oynan keserim topunuzu
''Reklamcıyım. Kainatı kirletiyorum. Ben size pis şeyleri bile satan adamım. Asla sahip olamayacağınız o şeylerin hayalini kurduran... Photoshop'ta rötuşlanmış kusursuz bir mutluluk... Kılı kırk yararak oluşturulmuş görüntüler, moda müzikler. Zar zor biriktirdiğiniz paralarla, son kampanyada itelediğim rüyalarınızın arabasını satın almayı başardığınızda ben onu çoktan demode etmiş olacağım. Sizi yenilik bağımlısı yapıyorum.Yeniliğin avantajı, hiçbir zaman yeni kalmamasıdır. Salyalarınızı akıtmak: benim görevim bu. Benim mesleğimde kimse mutlu olmanızı istemez, çünkü mutlu insanlar tüketmezler. Çektiğiniz acı, ticareti canlandırıyor. Bizim jargonumuzda buna "Alışveriş sonrası düşü kırıklığı" deniyor. Size acilen bir ürün gerekiyor; ama ona sahip olur olmaz bir başkasına gereksinim duyuyorsunuz... ihtiyaçlar meydana getirmek için kıskançlığı, acıyı, doyumsuzluğu körüklemek gerekiyor. işte benim savaş gereçlerim bunlar. Hedefim ise sizsiniz.''
Her şey satılıktır
aşk, sanat, dünya.
sen, ben.
özellikle de ben.
son teslim tarihi olan her şey gibi
insan da bir ürün sayılır.
ben reklamcıyım.
asla sahip olamayacağıniz şeylerin
hayalini kurmanızı sağlarım.
gökyüzü hep mavi.
kadınlar daima güzel.
mükemmel fotoşoplanmış mutluluk.
dünyayı güzelleştirdiğime
inanıyor musunuz?
aksine, içine ediyorum.
her şey geçici.
aşk, sanat, dünya..
sen, ben.
özellikle de ben.
aşk, sanat, dünya.
sen, ben.
özellikle de ben.
son teslim tarihi olan her şey gibi
insan da bir ürün sayılır.
ben reklamcıyım.
asla sahip olamayacağıniz şeylerin
hayalini kurmanızı sağlarım.
gökyüzü hep mavi.
kadınlar daima güzel.
mükemmel fotoşoplanmış mutluluk.
dünyayı güzelleştirdiğime
inanıyor musunuz?
aksine, içine ediyorum.
her şey geçici.
aşk, sanat, dünya..
sen, ben.
özellikle de ben.
içinde yeni bir şey bulunmayan bir film. Fight Club ve Into the Wild özentisi olmuş. Konu benzerliği değil, bildiğin özentilik. Adamın ikinci çektiği reklam filmi Tyler'ın ' Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz!' dediği kısma o kadar benziyor ki, hele adamın ormana gitmesi... Hakkını yemiyeyim, eğlenceli film.
can alıcı sahneleri olan, mutlaka izlenmesi gereken güzel bir film.
Garip ve sıradışı bir film.izlemeden önce reklam sektörüyle ilgili olduğu için izlemek istemiştim tam olarak istediğimi alamadım.Film olarak sürükleyici diyebilirim ama yeterince etkileyici bir film değil bunun nedeni de heralde biraz fazla garip sahneler ve yeterince duygu yüklü sahnelerin olmayışı olabilir.Film bir reklamcının çöküşü denilebilir yani nasıl bir uyuşturucu kaçakçısının çöküşü temalı filmler varsa bu filmde de hemen hemen yetenekli bir reklamcının çöküşü anlatılıyor diyebilirim.Film ilerledikçe garipleşiyor demek istediğim sahnelerin içerikleri,zaman zaman Jean Dujardin'in karakterinin reklamcılık sektörüne ait görüşlerini aktarması da güzel olmuş.Son olarak ben filmi pek beğenmedim yani yeterince bana etkileyici gelmedi fakat farklı bir film ve sıradışı bir film izlemek isteyenler için tavsiye edebilirim.
6/10
6/10
reklam dünyasının kirli iç yüzünü temel alarak, modern insanın güc ve parayla olan sapkın ilişkisine, eleştirel bir bakış atan muhalif film.
yeni bir on birinci nesil yazar. iphone'dan entry giriyor.
soundtrack. The Egg: Walking Away.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar