bugün
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz16
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlük yazarlarının salataları15
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası5
- belinde don t stop dövmesi olan kız4
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi19
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı12
- türkiye nin en büyük sorunu13
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- usualsuspects'in ayağı15
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı5
- yazarların hayattaki başarıları9
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- fon vurgunu34
- ambulansa yol vermeyen sürücüye 46 bin lira ceza2
- kolye140
- sözlüğü ergenlerden arındırıyoruz kampanyası3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- soner çetin2
- azerbaycan'a dost ülke diyen davar2
- birinci viyana kuşatması3
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- sözlükteki 40 yaş üstü prostatlı kitle2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- çay içerken dinlenecek şarkılar3
- yahudilerin amerika'ya bağımlı olduğu algısı2
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar2
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan2
- uzaylılar zamanı bükebilir mi4
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- kara kobraları pek severim diyen kız3
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi8
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- iş çıkışı bara giden ingiliz karizması3
- akp'nin tüm servetinin yahudi bankalarında olması3
- çayın yanına yenilebilecek en güzel şey2
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası2
- tomurcuk cay2
- birazdan çay içecek olmam2
- aşırı şekilde ağır ve yavaş hareket eden insanlar3
- günün sözü6
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- akşam vakti dolmuşda güneş gözlüğüyle oturan tip2
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
Fransa Avrupa şampiyonu oldu. Platini nin kariyer zirvesi.
Okuyun. Okutturun...sonra bi çay demleyin. En çok akepeliler okumalı diyecem de bi gülme geliyor.
Çok uzun zamandır okumak istediğim fakat kendimi ikna edemediğim george orwell eseri.
sonu hayal kırıklığıyla biten yine de etkileyici bir kitap.
george orwell' ın en önemli eserlerinden birisidir, kitapta günümüz dünyasını daha 20. yüzyıl da yazdığı 1984 isimli romanıyla deşifre etmiştir.
efsane kitap. george orwell reisden hayvan çiftliği'den sonra bir şaheser daha. okuyunuz efendim.
herkesin okumuş gibi yapıp cakasını sattığı fakat çok az insanın okuduğu kitap. '' ağğbi adam yıllar önceden görmüş bugünleri yeeaa, 1984 yeeaa başucu kitabım '' klişesi vardı bir ara.
(bkz: Büyük biladerin gözü üstünde)
yeni başladım , önsözündeki iktidarların cinsellik ve medya üzerine tutumlarını anlatan kısa paragraflar gibi olcaksa kitap bir çırpıda bitiririm bu kitabı , karakterin adının da winston olması ayrıca hoş.
Okunması gereken kitaplardan. Fakat daha öncesinde sadece cin ali serisini anlayıp gerçek anlamıyla okuyabilmiş kişiler için mantıklı tercih değildir. Onlar için (bkz: kaşağı)
En sevdiğim George orwell eseri. Gerçek bir distopya örneği.
Okuyunca 1 hafta etkisinden çıkamadım. Bir de kendini o dünyada düşününce "hayvan"dan farkınız olmadığını sanıyorsunuz. O'brien in ....
George Orwell'in korkutucu ütopyalar arasına giren bir toplum yaşantısını anlatan ..Düşündüren kitabı..
Devletin korkutucu bir hal alıp,insanların düşüncelerini denetleme boyutuna varabileceğini kurgulayan güzel okunulası kitap
Devletin korkutucu bir hal alıp,insanların düşüncelerini denetleme boyutuna varabileceğini kurgulayan güzel okunulası kitap
George Orwell in despotizmi konu alan romanı. Big Brother is watching you !
"Büyük biraderi çok seviyordu."
hayatimda okudum en surukleyici kitaptir mukemmel bir distopyadir helal olsundur.
Şu anki Türkiye'deki bir kesimin nasıl ayakta tutulduğunu . Bu kesimin nasıl düşündüğünü( düşünemediğini) anlatan nadide bir eserdir ve her Türk vatandaşı okumalıdır.
Sistemin yenilmezliğiyle ters köşe ederek bitirir.
okurken insanın içini karartan roman. tranko buskas içmeden okuyamıyodum lan.
Diktatörlüğü ve totaliter rejimle yönetilen ülkeleri dolaylı yollardan sembolizmle eleştiren George Orwell ütopyası, romanı.
Öncelikle o nasıl bir ileri görüştür be orwell allasen?
insanın mutlak acizliğinden tut, her hareketin zulmüyle geldiğine kadar gerçekleri bağıra bağıra anlatan, geçmiş noelden gelen bir hayalettir bu kitap.
O'brien de aklımda Sherlock dizisindeki magnussen'i canlandırdı gözümde ne yalan söyleyeyim.
Biz var oldukça goldstein ve kardeşlik de var olacak lafı manidardır kardeşlerim;tezin varlığı ancak antitezle mümkündür ya da kainatta her şey zıttıyla kaimdir; günümüz için ne kadar da doğru bir laf.
Yasal uyarı, bu kitap dünyayı değiştireceğine inananlar için hayalkırıklığı yaratabilir.
insanın mutlak acizliğinden tut, her hareketin zulmüyle geldiğine kadar gerçekleri bağıra bağıra anlatan, geçmiş noelden gelen bir hayalettir bu kitap.
O'brien de aklımda Sherlock dizisindeki magnussen'i canlandırdı gözümde ne yalan söyleyeyim.
Biz var oldukça goldstein ve kardeşlik de var olacak lafı manidardır kardeşlerim;tezin varlığı ancak antitezle mümkündür ya da kainatta her şey zıttıyla kaimdir; günümüz için ne kadar da doğru bir laf.
Yasal uyarı, bu kitap dünyayı değiştireceğine inananlar için hayalkırıklığı yaratabilir.
kitap ateş ediyor. Oku
(bkz: ronnie james dio) (bkz: the last in line)
yaklaşık 1-2 aydır kitap hakkında yazacağım fakat denk gelmedi. hazır sol frame'de görmüşken müthiş sol elimnen yabıştırayım dedim.
aslında öyle çok ayrıntılı bir yazı da yazmayacağım. çünkü gerek yok yazmaya. eleştiriye açık bir kitap değil. öyle bir kitap ki hikayeyi, betimlenen ortamları zihninizde canlandırırken yorgun düşebiliyorsunuz bazen. kurgusu, karakterleri ve özellikle gerçekliğiyle apayrı bir dünya.
kitap içeriğinden ziyade bu yazıyı sırf okumamış olanlara bir tavsiye niteliğinde yazmak istiyordum ki entrynin bundan sonrası öyle olacak. okumamış olanlara tavsiyem; bu kitabı özellikle günümüz türkiye'sinde okumalarıdır. bu cümlem anlamsız gibi durabilir şu an ama okumaya başlayınca ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. hatta öyle iyi anlayacaksınız ki kitabın bazı bölümlerinde "oha"lar havada uçuşacak. günümüz türkiyesi kitabın anlaşılmasında, benimsenmesinde, sevilmesinde, yalanıp yutulmasında muazzam bir etkiye sahip oluyor. yavaş yavaş, sindire sindire okuyun. bu kitabı yaşayarak okuyun.
filmi hakkında da 1-2 cümle yazayım. okumamış olanlar filmi kesinlikle ama kesinlikle izlemesin. hem hiçbir şey anlamazsınız hem sizi kitaptan soğutur. okumuş olanların bile izlemesine gerek yok aslında çünkü gerçekten yüzeysel geçilmiş, alakasız ayrıntılara yer verilmiş, yer verilmesi gereken ayrıntılar atlanmış, sahnelerin birbirinden kopukluğu net biçimde ortada olan dandik bir film olmuş. ama işte kitabı okuyan çoğu insan okurken zihinlerinde yarattıkları dünyanın ve özellikle winston'ın' filmdeki ile uyuşup uyuşmadığını merak ediyor benim gibi. filmi izlediğim sitede bir izleyicinin de yaptığı yorumda dediği gibi "film boktan olsa da winston'ı görmek paha biçilemezdi". yani kitap bittiğinde benimle aynı hissiyatta olursanız harcadığınız saate değiyor diyebilirim.
ha unutmadan george orwell'in kim olduğunu da tam anlamıyla bu kitap ile anlayabilirsiniz. böyle bir dünya yaratabilmek inanılmaz bir yetenek ve inanılmaz bir akıl gerektirir. neyse. okuyun ve aklı oturmuş her insana okutturun.
aslında öyle çok ayrıntılı bir yazı da yazmayacağım. çünkü gerek yok yazmaya. eleştiriye açık bir kitap değil. öyle bir kitap ki hikayeyi, betimlenen ortamları zihninizde canlandırırken yorgun düşebiliyorsunuz bazen. kurgusu, karakterleri ve özellikle gerçekliğiyle apayrı bir dünya.
kitap içeriğinden ziyade bu yazıyı sırf okumamış olanlara bir tavsiye niteliğinde yazmak istiyordum ki entrynin bundan sonrası öyle olacak. okumamış olanlara tavsiyem; bu kitabı özellikle günümüz türkiye'sinde okumalarıdır. bu cümlem anlamsız gibi durabilir şu an ama okumaya başlayınca ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. hatta öyle iyi anlayacaksınız ki kitabın bazı bölümlerinde "oha"lar havada uçuşacak. günümüz türkiyesi kitabın anlaşılmasında, benimsenmesinde, sevilmesinde, yalanıp yutulmasında muazzam bir etkiye sahip oluyor. yavaş yavaş, sindire sindire okuyun. bu kitabı yaşayarak okuyun.
filmi hakkında da 1-2 cümle yazayım. okumamış olanlar filmi kesinlikle ama kesinlikle izlemesin. hem hiçbir şey anlamazsınız hem sizi kitaptan soğutur. okumuş olanların bile izlemesine gerek yok aslında çünkü gerçekten yüzeysel geçilmiş, alakasız ayrıntılara yer verilmiş, yer verilmesi gereken ayrıntılar atlanmış, sahnelerin birbirinden kopukluğu net biçimde ortada olan dandik bir film olmuş. ama işte kitabı okuyan çoğu insan okurken zihinlerinde yarattıkları dünyanın ve özellikle winston'ın' filmdeki ile uyuşup uyuşmadığını merak ediyor benim gibi. filmi izlediğim sitede bir izleyicinin de yaptığı yorumda dediği gibi "film boktan olsa da winston'ı görmek paha biçilemezdi". yani kitap bittiğinde benimle aynı hissiyatta olursanız harcadığınız saate değiyor diyebilirim.
ha unutmadan george orwell'in kim olduğunu da tam anlamıyla bu kitap ile anlayabilirsiniz. böyle bir dünya yaratabilmek inanılmaz bir yetenek ve inanılmaz bir akıl gerektirir. neyse. okuyun ve aklı oturmuş her insana okutturun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar