bugün
- tai lung vs gocu25
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği39
- gocu'nun bomboş olması12
- true ve habire12 adlı orospu çocukları6
- kürtler asimile edilmelidir11
- habire1225
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- miiletin annesi namus değil mi4
- analı avratlı sözlük kavgaları3
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması5
- uludağ sözlük adalet sistemi3
- true nickli yazar14
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum10
- diego dur allah ını seversen zaten ortalık karışık2
- sözlüktekiler kaç yaşında8
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması4
- sözlükteki kemaliklerin birbirlerine dalaşması2
- et döner dürüm9
- nicki 4 harfli olanların tehlikeli olması2
- orospu çocuğu bir arap olmak4
- kızlar bakar mısınız4
- arkadaşlar ben feykime geçiyorum4
- s'i l v'e r m'i s t2
- dinde kabul edemediğiniz şeyler2
- kanal 32
- gammazlık2
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- sözlüğü sallayacak itiraf5
- şemsiyeli benim10
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak3
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- bitanem diyen kova burcu erkeği3
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra8
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- analize bak şimdi5
- filistinliler türklerden daha zengin3
- sözlüğün en güvenilir yazarı3
- evliliği ayakta tutan güçler13
- sarı poşet kudurtması13
- gocu isimli erkeklerin ortak özellikleri4
- ekşi sözlük7
- manisada okul saldırısı17
- herkesi seven insan7
- ikizler burcu kadını olmak7
- anneye söven aşağılık insan3
- iyiliğin yan etkileri5
- allah15
- arkadaşlar bırakın kavgayı kaşıkları çıkarın2
- şüphe4
mutluluk için bir sebep göster
sanki hiç gülmeyecekmiş gibi ağlarken
bir sebep göster ki aydınlansın sigaramızın dumanı
gülsün o dal gibi titreyen bahtiyar
göster ki karanlığa gülelim
göster ki aydınlığa dönelim
Yapmacık selamlar ve vedalar ,
titreyen güneş ışığı
yavaş ! diyordu namlı masal sevdalıları
bırak diyordu o güneşe yüz çevirenler
bırak , gün ışımaz artık
yaşamak kadar zorunlu
ve hayat ciddi
sanki hiç gülmeyecekmiş gibi ağlarken
bir sebep göster ki aydınlansın sigaramızın dumanı
gülsün o dal gibi titreyen bahtiyar
göster ki karanlığa gülelim
göster ki aydınlığa dönelim
Yapmacık selamlar ve vedalar ,
titreyen güneş ışığı
yavaş ! diyordu namlı masal sevdalıları
bırak diyordu o güneşe yüz çevirenler
bırak , gün ışımaz artık
yaşamak kadar zorunlu
ve hayat ciddi
bazen bağıramaz insan, bazen gerçekten düşünemez, konuşamaz hatta belki, burun kemiğinde hissettiğin bir sızı yahut boğazda beliren bi yankı, hafife alınmaması gereken ne kadar insancıl duygu varsa bazen bilmem kaç dize bazen birkaç satırdan oluşan insanı anlatan yazılardır insanın olduğu yerde umut umudun olduğu yerde de şiir vardır ve yaşar kemalin de dediği gibi: insan çürümeden şiir çürümez.
en güzel şeylerden. olmazsa olmaz olan.
Kimsesiz odanda kış geceleri,
için ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!
için ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!
dunyanin en sacma ve gereksiz seyi.
Dil susar yürek konuşur..duygular satır satır dizelere dizilir, şiir olur...
Geceden değil bu karanlık.
Elimde genzimi yakan bir tütün,
Dilimde suskun sözler,
Yalnızlıktan değil bu suskunluk.
Elimde genzimi yakan bir tütün,
Dilimde suskun sözler,
Yalnızlıktan değil bu suskunluk.
şiir bana hiç sevilesi bir şey gibi gelmedi, yazan için saklı kalsa belki bir kıymeti olabilirdi ama sanki böyle oraya buraya yazınca kişinin hissiyatını satması gibi bir hal alıyor. mutlaka para karşılığı bir satış değil bu, popülariteden tut da birilerinin beğenisini kazanma arzusunu karşılamaya kadar git. ne bileyim olmuyor işte.
daha feci bir şey yazacaktım da önsöz gibi oldu yukarılar hep. şimdi sözlükçülerin ezberlerindeki şiirler başlığını görünce dayanamadım dertlendim. bir insan bir şiiri, hadi biraz yontuyorum; bir başkasının şiirini neden ezberler ki? o acı, o keder, o sevinç, o pişmanlık, o umut, o arzu, o öfke senin değil ki; zamanın birinde yaşanmış ya da yaşanmışlığından bile şüphe edilebilir bir durumun aktarımı sadece. senin kendi hislerini aktaracak kendi cümlelerin olmalı; çok güzel, çok anlamlı, çok derin, çok şekilli kelimelerden olmasın ne olur ki?
daha feci bir şey yazacaktım da önsöz gibi oldu yukarılar hep. şimdi sözlükçülerin ezberlerindeki şiirler başlığını görünce dayanamadım dertlendim. bir insan bir şiiri, hadi biraz yontuyorum; bir başkasının şiirini neden ezberler ki? o acı, o keder, o sevinç, o pişmanlık, o umut, o arzu, o öfke senin değil ki; zamanın birinde yaşanmış ya da yaşanmışlığından bile şüphe edilebilir bir durumun aktarımı sadece. senin kendi hislerini aktaracak kendi cümlelerin olmalı; çok güzel, çok anlamlı, çok derin, çok şekilli kelimelerden olmasın ne olur ki?
şiir duygunun melodileşmesi.
kelimeler mana dışında bir ahenk kazanır
senfoni adeta
her kelimenin kendi yükü dışında belki onlarca çağrışımı yayar kulaklara
basit kafiyefen öte müzikalite
hoş vurgular
bazen ağır
bazen çığlık.
her şairin bir müziği vardır
şairden durduk yere ansızın bir şiirini okumak imkansız
onun kendine has makamını, tınısını hissetmek gerekir.
kelimeler mana dışında bir ahenk kazanır
senfoni adeta
her kelimenin kendi yükü dışında belki onlarca çağrışımı yayar kulaklara
basit kafiyefen öte müzikalite
hoş vurgular
bazen ağır
bazen çığlık.
her şairin bir müziği vardır
şairden durduk yere ansızın bir şiirini okumak imkansız
onun kendine has makamını, tınısını hissetmek gerekir.
iki nefes arası özlenilen duygular için (her konuda olabilir) yapılan ve anlayacak kapasitesi olan insanlar için çok fazla şey anlatan kafiyeli yazı şeysi.
Güzelliktir..
Duygudur..
Sevgidir..
Özlemdir..
Kavuşmadır..
Tutkudur şiir..
Tutkuludur şiir..
Yaşamın ta kendisidir..
Duygudur..
Sevgidir..
Özlemdir..
Kavuşmadır..
Tutkudur şiir..
Tutkuludur şiir..
Yaşamın ta kendisidir..
devletin başladığı yerde biter.
Bir iç yangını ve sanatlı kelimeler armonisidir.
edebi türdür.
2015 YILINDA CiDDi CiDDi ŞiiR YAZMAYA UTANMIYO MUSUNUZ?
2015 YILINDA CiDDi CiDDi ŞiiR YAZMAYA UTANMIYO MUSUNUZ?
Bir rapçinin şarkısı gibi değilde bir şairin eseri gibi okuyun, Orhan Gül bu dönemin en iyi şairlerindendir bence.
Kaçıp kaybolmana fırsat veriyor pus,
Elimden gittin ama içimden geliyorsun.
Ağzından çıkan kalbime giriyor, sus!
işime geliyorken, gücüme gidiyorsun.
Dışım bırak geçmiş diyor, içim gelecek.
Gelecek diye beklerken içim geçmiş.
Hem bu saatten sonra ne için gelecek?
Ona desin ki biri; bunun için geçmiş.
Sabahın hayrı şer, şerri hayır gecenin,
Sabahı görüyorsak geldi ayın eceli.
Seviyorken ayrılmak bir garip tecelli,
Ayrıyken sevmeyi de bir biz becerdik.
Tek tekrarı olmayacak sonsun,
Olsun da nasıl olursa olsun.
Ucu bucağı görünmeyen sonsuz...
Olsun da nasıl olursa onsuz.
Hava serin mi oralarda?
içimde cehennemden korolar var.
Gönlüm alev alacak kadar kor olanda,
Vazgeçmeyi beceremem ki zor olandan.
Ölsem de yerine birini koymazdım.
Vazgeçmek zorunda mısın? Az geçsen olmaz mı?
Öldürsen de yerime birini doymazdın.
Konuşamıyorsun madem, yaz geç sen olmaz mı?
Tutsaklık, ölüm, dahası var;
Hepsi sana ulaşmak pahasına.
Ya düşer başım dizlerine,
Ya da nasip olur bir hasıma.
Ödül koymuş zaman başıma,
Zaten dünyada sayılı aşım var.
Bakmayacak gözümün yaşına,
Nice ölenlerden nice yaşım var.
Alalım en başından, bir musalla taşında,
Yaşam el etek çekmiş tırnağından, saçından.
Tükenmiş neşen de, hasretin de, acın da,
Sapmış beden yaşam amacından.
Vuslat dik bir dağ yamacında,
Görüyorum her şey net, tam açım da.
Bir savunma var doğanın anacında,
Denize sudan zarar gelmez, kara çığdan.
Ben yola çıktım ama yol sana çıkmadı.
Ben de sana çıkmayan bu yoldan çıkmadım.
Bir kapıyı kapatan, birini açar,
Sana tüm kapılar kapanır da kalp kapım açık kalır.
Güneş sana doğar, sular sana doğru akar.
Ay sana vurur, sesin gönlümü yakar.
Sen ses edince sesinden utanır saka,
Sen gülünce bitki örtüm papatyalar takar.
Sen gelirsen siyahından sıyrılır geceler,
Sen yanımda ol duacın olur tüm secerem.
Sen gelirsen bir kandile sığar bütün geceler,
Sen yanımda olursan ben gülerim ecele.
Gözbebeğim sen bir ağla, gerek kalmaz suya.
Sen fısılda, sağır sultan bile duyar.
Adamlık öğretirsin en çıkmayacak huya,
Sen niyet et yeter ki tüm cemaat uyar.
Orada feryat et, burada bir can ölür.
Bir nefes üfle yeter kuş kaybeder yönü.
Ateşin yakar, damla suyu kalmaz gölün.
Işığın bir defalık kartal eder körü.
Kaçıp kaybolmana fırsat veriyor pus,
Elimden gittin ama içimden geliyorsun.
Ağzından çıkan kalbime giriyor, sus!
işime geliyorken, gücüme gidiyorsun.
Dışım bırak geçmiş diyor, içim gelecek.
Gelecek diye beklerken içim geçmiş.
Hem bu saatten sonra ne için gelecek?
Ona desin ki biri; bunun için geçmiş.
Sabahın hayrı şer, şerri hayır gecenin,
Sabahı görüyorsak geldi ayın eceli.
Seviyorken ayrılmak bir garip tecelli,
Ayrıyken sevmeyi de bir biz becerdik.
Tek tekrarı olmayacak sonsun,
Olsun da nasıl olursa olsun.
Ucu bucağı görünmeyen sonsuz...
Olsun da nasıl olursa onsuz.
Hava serin mi oralarda?
içimde cehennemden korolar var.
Gönlüm alev alacak kadar kor olanda,
Vazgeçmeyi beceremem ki zor olandan.
Ölsem de yerine birini koymazdım.
Vazgeçmek zorunda mısın? Az geçsen olmaz mı?
Öldürsen de yerime birini doymazdın.
Konuşamıyorsun madem, yaz geç sen olmaz mı?
Tutsaklık, ölüm, dahası var;
Hepsi sana ulaşmak pahasına.
Ya düşer başım dizlerine,
Ya da nasip olur bir hasıma.
Ödül koymuş zaman başıma,
Zaten dünyada sayılı aşım var.
Bakmayacak gözümün yaşına,
Nice ölenlerden nice yaşım var.
Alalım en başından, bir musalla taşında,
Yaşam el etek çekmiş tırnağından, saçından.
Tükenmiş neşen de, hasretin de, acın da,
Sapmış beden yaşam amacından.
Vuslat dik bir dağ yamacında,
Görüyorum her şey net, tam açım da.
Bir savunma var doğanın anacında,
Denize sudan zarar gelmez, kara çığdan.
Ben yola çıktım ama yol sana çıkmadı.
Ben de sana çıkmayan bu yoldan çıkmadım.
Bir kapıyı kapatan, birini açar,
Sana tüm kapılar kapanır da kalp kapım açık kalır.
Güneş sana doğar, sular sana doğru akar.
Ay sana vurur, sesin gönlümü yakar.
Sen ses edince sesinden utanır saka,
Sen gülünce bitki örtüm papatyalar takar.
Sen gelirsen siyahından sıyrılır geceler,
Sen yanımda ol duacın olur tüm secerem.
Sen gelirsen bir kandile sığar bütün geceler,
Sen yanımda olursan ben gülerim ecele.
Gözbebeğim sen bir ağla, gerek kalmaz suya.
Sen fısılda, sağır sultan bile duyar.
Adamlık öğretirsin en çıkmayacak huya,
Sen niyet et yeter ki tüm cemaat uyar.
Orada feryat et, burada bir can ölür.
Bir nefes üfle yeter kuş kaybeder yönü.
Ateşin yakar, damla suyu kalmaz gölün.
Işığın bir defalık kartal eder körü.
Cemal Süreya'nın şiir isimli şiiri;
Kadın kendini gösterdi usulcana
Çekingenlikle koşulu beyaz usulcana
Gittiler gözleri aşka yaşamaya yangın
Gidip gelenler oldu gitti geldiler.
Kadın saçlarını getirmedi uzak tuttu
Umutsuzlukla dolu soyunuk uzakta
Düştüler karanlıkta aralık aralık
Düşüp ölenler oldu düştü öldüler
Kadın gözlerini koydu ortaya
Bir mavi bir gökyüzü aldı çevrelerini
Sevdiler sonsuz bir maviyle alıngan
Sevip yaşayanlar oldu sevip yaşadılar.
Cemal Süreya.
Kadın kendini gösterdi usulcana
Çekingenlikle koşulu beyaz usulcana
Gittiler gözleri aşka yaşamaya yangın
Gidip gelenler oldu gitti geldiler.
Kadın saçlarını getirmedi uzak tuttu
Umutsuzlukla dolu soyunuk uzakta
Düştüler karanlıkta aralık aralık
Düşüp ölenler oldu düştü öldüler
Kadın gözlerini koydu ortaya
Bir mavi bir gökyüzü aldı çevrelerini
Sevdiler sonsuz bir maviyle alıngan
Sevip yaşayanlar oldu sevip yaşadılar.
Cemal Süreya.
Camlara çıktım kız kısmet
Kalbim tek sana hasret
Gel bi muhabbet
Sonra da halvet.
Kalbim tek sana hasret
Gel bi muhabbet
Sonra da halvet.
Bia iç yangını sanatlı kelimeler armonisidir.
Okunduğu vakit , kalbini farkettin şeye de şiir denir.
Okunduğu vakit , kalbini farkettin şeye de şiir denir.
"sadece kayıp bir dakikanın dedikodusudur şiir."
Artık kimselerin hatırlamadığı, gece kadar naif, gündüz kadar zor.
Sevmeyen kişilerin , sevenlerce öküzlükle suçlanmasına sebeptir.(çokta haksız sayılmaz)
"fish fisch
table tisch
house haus
juden raus"
table tisch
house haus
juden raus"
duygularinla bir bütün olma ve ruhunun derinliklerine ulaşabilmek sanırım.
ta ciğerlerime çektiğim sigara dumanı odanın amatörce boyanmış beyaz penceresinden süzülürken aynı sigaranın külleri üzerime dökülüyordu. zaten hep böyle oluyordu. biri geliyor, ta kalbimin içine oturup kalbime giden tüm damarlarıma kendinden büyük pıhtılar bırakıyor. yüzüm henüz modernizmden nasibini almamış bir peçete gibi beyazlaşınca, hiç olmayacak bir şey oluyor. pıhtılar damarlarımı zapt ederken kalbimin tam ortasında oturan o kadın kayboluyordu ben henüz orada oturduğunu sanarken.
sonra
tüm o devasal pıhtılar
kalbime doluyor.
5 TEMMUZ 2015 * *
sonra
tüm o devasal pıhtılar
kalbime doluyor.
5 TEMMUZ 2015 * *
PAS
duvar diplerinde ve sakınaraktan
duvar diplerinde ve alacakaranlıkta
iyi yenmemiş bir kiraz çekirdeği gibi yıprak
gidip geliyorsa durmadan
gücenik bir köpeğin bir okul şarkısını anımsattığı gibi
gidip geliyorsa
ve çocukluğunun bir düğme kadar delik yerinden bakılırsa
gözleri bir çağla çekirdeği gibi beyaz ve kocamansa o zaman
gözleri iki safran ipliği şimdi.
ve güneş kar topluyorsa bakışlarından
biz ki utançlı bir kar seyircisi
sen bak ki o beyaz karın kırmızı
o beyaz karın ürkek
o beyaz karın utanaraktan geri geldiğini
seyrediyorsa susarak
biliyordur tam göğsünün altında yaşar gibi
biliyordur ki bir erdemdir yerine göre susmak.
duvar diplerinde ve sakınaraktan
bütün paslar kabarıyor bir bir
ağzın ve dilin ve parmakların pası
yüreğin ve bilincin
bak işte, patlamış kentin su boruları da
duyduğu bir çürük su şırıltısı
ki hemen geliyor aklına
bir şarkı ne zaman güzel değildir
sonu olduğu zaman
sonu yoktur çünkü güzel şarkıların
kimse bir şarkıyı sonuna kadar söyleyemez
nasıl ki ölüm öldürenlerinse
ve korku korkmuyor görünenlerin
şarkı tersine
tut ki kırgın bir menekşeden sapmıştır onun yüreğiyse
hem de bir menekşeyi yeniden icat etmiş gibi
gererek yapraklarını
gererek gözkapaklarını
yumruklarını sıkarak
ağlamayı unutmak için.
duvar diplerinde ve sakınaraktan
bir akşamüstü sırasında
saygı anılarınıza
saygımız ki bir kuşun yarası kadar derin.
Edip Cansever
duvar diplerinde ve sakınaraktan
duvar diplerinde ve alacakaranlıkta
iyi yenmemiş bir kiraz çekirdeği gibi yıprak
gidip geliyorsa durmadan
gücenik bir köpeğin bir okul şarkısını anımsattığı gibi
gidip geliyorsa
ve çocukluğunun bir düğme kadar delik yerinden bakılırsa
gözleri bir çağla çekirdeği gibi beyaz ve kocamansa o zaman
gözleri iki safran ipliği şimdi.
ve güneş kar topluyorsa bakışlarından
biz ki utançlı bir kar seyircisi
sen bak ki o beyaz karın kırmızı
o beyaz karın ürkek
o beyaz karın utanaraktan geri geldiğini
seyrediyorsa susarak
biliyordur tam göğsünün altında yaşar gibi
biliyordur ki bir erdemdir yerine göre susmak.
duvar diplerinde ve sakınaraktan
bütün paslar kabarıyor bir bir
ağzın ve dilin ve parmakların pası
yüreğin ve bilincin
bak işte, patlamış kentin su boruları da
duyduğu bir çürük su şırıltısı
ki hemen geliyor aklına
bir şarkı ne zaman güzel değildir
sonu olduğu zaman
sonu yoktur çünkü güzel şarkıların
kimse bir şarkıyı sonuna kadar söyleyemez
nasıl ki ölüm öldürenlerinse
ve korku korkmuyor görünenlerin
şarkı tersine
tut ki kırgın bir menekşeden sapmıştır onun yüreğiyse
hem de bir menekşeyi yeniden icat etmiş gibi
gererek yapraklarını
gererek gözkapaklarını
yumruklarını sıkarak
ağlamayı unutmak için.
duvar diplerinde ve sakınaraktan
bir akşamüstü sırasında
saygı anılarınıza
saygımız ki bir kuşun yarası kadar derin.
Edip Cansever
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar