bugün
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- yaşlandığının farkına varmak9
- almanya12
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- tarım3
- kartoncu birader vs erecto bey3
- ekşi sözlük referans17
- müzik dinlemek5
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- hesaplama3
- dağ evi olmayan erkek5
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- asosyal ve çirkin olmak4
- yahudilere sallayan kitaplar3
- sözlük yazarlarının kekleri5
- namaz5
- kedi5
- eva mendes2
- 11 ağustos 20262
- sözlüğün çok durgun olması6
- sigara içmeyen erkek4
- clean girl akımı4
- mekke anlaşması20
- yağmur2
- sıcak hava vs soğuk hava6
- evlenmeme nedenleri5
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- adavet2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- şapka ve scream maskesi takıp dolaşmak2
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- ekonomi16
- ahududu5
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz2
- özgür özel7
- eline kız götü değmemiş sözlük erkekleri2
- iki arada bir derede kalmak2
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- baliye balayına gitme ezikliği4
- merfulu11
- ulu parti5
- yaşlı izlenimi veren isimler3
entry'ler (1828)
insanoğlunun aklına getirmekten korktuğu ve konusunun açılmasından bile rahatsızlık duyduğu şu hayattaki tek gerçektir.
Türklerdende dinsiz olur, başka milletlerdende dinsiz çıkabilir. Bunların hiçbirisi Avrupa’da müslüman deyince akla ilk Arapların değil, Türklerin geldiği gerçeğini değiştirmez. Herkes kendine müslümandır. Herkes nasıl yaşadığına, ölmeden ne götürdüğüne baksın. Yalan dünyayı sonsuza kadar yaşacağınızı düşünmeye devam edin.
Sırf popüler kültür diye ateist olan, kendisini dünyanın en zeki mahlukatı sanan, oradan buradan duyduğu şeyleri yozlaşmış beyinlerine uydurmaya ve kabullendirmeye oldukça meraklı, zararlı bakteriler gibi kendilerine taraftar bulup çoğaltmaya oldukça istekli, aklı sadece bu konularda çalışan liseli ergenlerin bırakacakları saçma sorulardır efenim.
(bkz: Sözlüğün günden güne sapıtması)
(bkz: Sözlüğün günden güne sapıtması)
Gece herkes uyurken, uyanık kalmanın büyüleyici bir tarafı vardı, sanki onların bilmedigi bir şeyi biliyormuşum gibi...
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini
Ümit yaşar oğuzcan - gözlerim gözlerinde
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini
Ümit yaşar oğuzcan - gözlerim gözlerinde
Şu saatlerde okunması iyi hissettiren bir cahit sıtkı tarancı şaheseri.
Niye yazar ki insan dil varmaz mı kalemin gittiği yerlere...
" eskisi kadar özlemiyorum seni,
ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda..
adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor..
yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
biraz yorgunum..
biraz kırgın..
biraz da kirletti sensizlik beni !
nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
iyiyimler yamaladım dilime.
tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni..
gel diye beklemiyorum artık,
hatta istemiyorum gelmeni..
nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
benim derdim yeter bana banane !
alıştım mı yokluğuna ?
vaz mı geçiyorum, varlığından ?
tedirginim aslında,
ya başkasını seversem ?
inan o zaman seni hayatım boyunca affetmem.. "
Özdemir asaf
Not: aşıksanız okumayın!
ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda..
adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor..
yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
biraz yorgunum..
biraz kırgın..
biraz da kirletti sensizlik beni !
nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
iyiyimler yamaladım dilime.
tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni..
gel diye beklemiyorum artık,
hatta istemiyorum gelmeni..
nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
benim derdim yeter bana banane !
alıştım mı yokluğuna ?
vaz mı geçiyorum, varlığından ?
tedirginim aslında,
ya başkasını seversem ?
inan o zaman seni hayatım boyunca affetmem.. "
Özdemir asaf
Not: aşıksanız okumayın!
Edebiyat hocamızdan öğrendiğim şiirin sadece kelimelerle yazılmadığıdır. Belki de öğrendiğim en önemli ve anlamlı şey buydu.
Saçların uçuşurdu rüzgârdan.
Yanından seni seyrederdim.
Güneş yakardı, deniz yanardı..
Sen konuşurdun, dinlerdim.
Gülerdin..
Susardın, düşünürdün.
Benimle el - ele yürürdün..
Yol biterdi.
Görmezdim seni..
Zaman yıl yıl geçerdi.
Uzaktan, çok uzaklardan
Seni seyrederdim.
Seni seyrederdim-özdemir asaf.
Bir özlem ancak bu kadar güzel, anlamlı ve derin anlatılabilir.
Yanından seni seyrederdim.
Güneş yakardı, deniz yanardı..
Sen konuşurdun, dinlerdim.
Gülerdin..
Susardın, düşünürdün.
Benimle el - ele yürürdün..
Yol biterdi.
Görmezdim seni..
Zaman yıl yıl geçerdi.
Uzaktan, çok uzaklardan
Seni seyrederdim.
Seni seyrederdim-özdemir asaf.
Bir özlem ancak bu kadar güzel, anlamlı ve derin anlatılabilir.
O kadar içten gülüyordun ki
içini kıskandım.
için olmak istedim
Gülüşünden öpüyorum.
içini kıskandım.
için olmak istedim
Gülüşünden öpüyorum.
"insan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş".
Özlenilen kişi sizden böyle bir şey beklemiyorsa Cesaret isteyen bir durumdur. Onu düşünerek yazdıklarınızı kim bilir kimleri düşünerek okuyordu.
Beni kalemimden azad et..
Aşkı ve ayrılıkları en iyi şiirler anlatır. Aklımıza her gelişinde bizi bizden alan bir şiir.
Ayrılığın hediyesi
şimdi saat sensizliğin ertesi
yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben...
şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun
soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken mazeretim olsun!
şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben...
şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun...
kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun
gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun
Yusuf hayaloğlu
Ayrılığın hediyesi
şimdi saat sensizliğin ertesi
yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben...
şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun
soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken mazeretim olsun!
şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben...
şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun...
kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun
gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun
Yusuf hayaloğlu
"insan hayatında bir kere birine geç kalır ve bir daha hiç kimse için acele etmez."
Sonra bir gün anlıyacaksın seni sevdiğimi ama ben o gün senden çoktan gitmiş olacağım.
insan sevdiğini bırakmaz, sevmek bırakır insanı.
insan sevdikleri ve sevdiği için yaşar.
Uyuşamıyoruz, yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi...
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi...