bugün
- akşamki tantana12
- terlikle döven anne3
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması15
- köftenin insandan çok güven vermesi3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri36
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- kokoreç9
- sude sendromu3
- fatma betül sayan kaya14
- yarayı ateşle dağlamak5
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- uzaylı kadın dünyalıdan hamile kalır mı3
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi6
- kassız erkekler sözlükten gitsin3
- kargaların insanları fişlemesi2
- travesti uzaylılar var mı4
- cedidacer8
- poğaça yiyen kız2
- fenerbahçe taraftarı2
- muzlu centro4
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı19
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- carlsberg4
- tantuni3
- günaydın allahın belası sözlük3
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- kısa boylu olup uzun palto giyen erkek2
- fon vurgunu43
- fenerbahahahahahçe8
- victor osimhen6
- kolye140
- arap kahvesi2
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- from gold'un bicepsleri10
- vedat muriqi3
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- kolpa insanlar6
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
vaktiyle orta okula giderken köyde yaşadığımızdan ötürü uzunca yol katetmemiz gerekiyordu. her ne kadar veliler tarafından servis arabası da tutulmuşsa da öyle günümüzdeki gibi okuldan çıkan çocuğun bokuna kadar ilgilenen servis şoförüne sahip değildik biz köyümüzde. okul ile ev arasında yaklaşık olarak 12-13 km kadar falan fark var.* büyük şehirler için bu farkın hiç bi önemi yoktur çünkü her an her saniye heryerden kalkan bir dolmuş bulabilirsiniz. yine de o dönemde kimi arkadaşlarımız
da bizden çok daha yol fazla yürümek zorunda kalmaktaydılar.
yani 12-13 km uzakta şehir merkezinde bir orta okul olsa ne ise ancak gittiğimiz okulun bulunduğu mevkinin de bir köyden farkı olmadığını da belirtmek isterim hani. maksimum şu anda 2000 nüfuslu bir kazadır.
servise ulaşmak ve servisin bizi indirdiği yerden okula ulaşmak için bile yine 1 km yürürdük. servisi kaçırdın kaçırdın siki tutmuşsun demektir. 60 haneli köyden o kasabaya çalışacak arabanın ihtimaline kalmışsın anlamına gelir. giderken sorun olmuyordu pek, o gün okula gidemezdin olur biter.
ancak eğer okuldan eve dönüşte servisi kaçırdıysan gerilimli saatlere hazılanmalıydın.
zira yürüyeceğin bu 12-13 km'lik yolun uzunca bir kısmının kenarında çingene çadırları yer tutardı. zaten okuldan çıkmışsın saat 6 olmuş, soğuk bir sonbahar akşamındasın. akşamın yanaşmasıyla yerden en fazla 6-7 metre yükseklikte uçan yarasa sürüleri, güneş batmamış da katledilmişçesine gökyüzüne bölük pörçük yayılmış kan rengi kızıllık bunların hiçbiri normal bir insanı etkileyecek şeyler değiller ama çingeneler.!?
tırsıntının asıl sebebi küçüklüğümüzden beridir bize öğretilen "çingene kaçırır", "kolunu keser dilenci yapar", "paranı çalar" gibi yemeğini yemediğinde korkutmak üzere "öcü" alternatifi cümlelerden mütevelliddi.
şimdi hatılarım da; ben o yoldan yürürken allah için hiçbir çingene rahat durmazdı özellikle genç kızları, kadınları.
"şşş yakışıklı nereye gidersin gel bi çayımızı iç", "lan domuz ne başını öne eğersin adam mı yeriz biz ?" erkekleri ise "bilader ateşin var mı be ?" şeklinde tacizlerde bulunurlar taşaklarını geçerler, arkamdan gülerlerdi. benim onlardan korktuğumu, benim onlardan korkmam gerektiğinin çevremce bana öğretildiğinin de bilincinde oldukları hallerinden belli olurdu zaten. ne arasın o yaştaki velette ateş.
ancak seneler geçti, devran döndü, iş sahibi olup para kazanmam gerektiği bana yine toplum tarafından empoze edildi bende "bu yol doğru yol olmasa herkes böyle yapmaz" diyerek o minvalde ilerledim.
şimdi düşünüyorum, salak bi patronum var ve zengin kibirli insanların küstahca bakışlarına maruz kalmak zorundayım.
çingeneler mi ? onlar hala aynı, dünya siklerinde değil müzik yapıp dans ediyorlar ve tüm tabulardan uzaklar.
keşke diyorum şimdi, bana çingenelerden korkmamı öğütleyen, para kazanmak zorunda olduğumu söyleyen toplumun dediklerine uymasaydım da bir çingene beni kaçırıp dilendirseydi.
param olmazdı haa, ama dans edip şarkı söyleyen, bazen kavga eden, hayatla ve hayatı çok ciddiye alanlarla taşak geçen mutlu biri olurdum.
da bizden çok daha yol fazla yürümek zorunda kalmaktaydılar.
yani 12-13 km uzakta şehir merkezinde bir orta okul olsa ne ise ancak gittiğimiz okulun bulunduğu mevkinin de bir köyden farkı olmadığını da belirtmek isterim hani. maksimum şu anda 2000 nüfuslu bir kazadır.
servise ulaşmak ve servisin bizi indirdiği yerden okula ulaşmak için bile yine 1 km yürürdük. servisi kaçırdın kaçırdın siki tutmuşsun demektir. 60 haneli köyden o kasabaya çalışacak arabanın ihtimaline kalmışsın anlamına gelir. giderken sorun olmuyordu pek, o gün okula gidemezdin olur biter.
ancak eğer okuldan eve dönüşte servisi kaçırdıysan gerilimli saatlere hazılanmalıydın.
zira yürüyeceğin bu 12-13 km'lik yolun uzunca bir kısmının kenarında çingene çadırları yer tutardı. zaten okuldan çıkmışsın saat 6 olmuş, soğuk bir sonbahar akşamındasın. akşamın yanaşmasıyla yerden en fazla 6-7 metre yükseklikte uçan yarasa sürüleri, güneş batmamış da katledilmişçesine gökyüzüne bölük pörçük yayılmış kan rengi kızıllık bunların hiçbiri normal bir insanı etkileyecek şeyler değiller ama çingeneler.!?
tırsıntının asıl sebebi küçüklüğümüzden beridir bize öğretilen "çingene kaçırır", "kolunu keser dilenci yapar", "paranı çalar" gibi yemeğini yemediğinde korkutmak üzere "öcü" alternatifi cümlelerden mütevelliddi.
şimdi hatılarım da; ben o yoldan yürürken allah için hiçbir çingene rahat durmazdı özellikle genç kızları, kadınları.
"şşş yakışıklı nereye gidersin gel bi çayımızı iç", "lan domuz ne başını öne eğersin adam mı yeriz biz ?" erkekleri ise "bilader ateşin var mı be ?" şeklinde tacizlerde bulunurlar taşaklarını geçerler, arkamdan gülerlerdi. benim onlardan korktuğumu, benim onlardan korkmam gerektiğinin çevremce bana öğretildiğinin de bilincinde oldukları hallerinden belli olurdu zaten. ne arasın o yaştaki velette ateş.
ancak seneler geçti, devran döndü, iş sahibi olup para kazanmam gerektiği bana yine toplum tarafından empoze edildi bende "bu yol doğru yol olmasa herkes böyle yapmaz" diyerek o minvalde ilerledim.
şimdi düşünüyorum, salak bi patronum var ve zengin kibirli insanların küstahca bakışlarına maruz kalmak zorundayım.
çingeneler mi ? onlar hala aynı, dünya siklerinde değil müzik yapıp dans ediyorlar ve tüm tabulardan uzaklar.
keşke diyorum şimdi, bana çingenelerden korkmamı öğütleyen, para kazanmak zorunda olduğumu söyleyen toplumun dediklerine uymasaydım da bir çingene beni kaçırıp dilendirseydi.
param olmazdı haa, ama dans edip şarkı söyleyen, bazen kavga eden, hayatla ve hayatı çok ciddiye alanlarla taşak geçen mutlu biri olurdum.
türkıye ' de 2 milyon kadar nüfusa sahip topluluk. 1934 tarihli bir anayasaya göre çingeneleri vatandaslığa kabul etmeme hakkı verilmiştir.
gırnatasıyla kendisini ve etrafındakileri eğlendiren, bu eğlence karşılığı aldığı parayı gidip şaraba yatıran ve eğlenmeye sürdirek devam eden kişi.
ülkemizde uygulanan dinazorlaşmış bazı yasalara göre hakaret biçimi. Yine dinazorlaşmış bazı yasalara göre mülteci olarak ülkemize giremeyecek veya göç edemeyecek grup. Dünyada bir çok yasayla ve kuralla dışlanan insanlar. Maalesef ki ülkemizde binlerce çingene yaşamakta iken bu yasaların bizim ülkemizde de var olması gerçekten üzücü. Egeden Trakya ya her yerde bulunur çingeneler. Şehirlerde yaşayan çoğunluk gettolaşmıştır. istanbul'da Hacı Hüsrev Edirne'de Gazimihal ve Kemikçiler bu düşünceye örnek teşkil edebilir....
hindistandan batıya doğru olan göçlerinde, istanbul civarında bizanslılarla karşılaşmışlardır.falcılıkta ve dansçılıktaki marifetleri onları kısa zamanında sarayın gözde uşakları haline getirmiştir.bir süre sonra saraydaki hırsızlık olayları artırınca kralın gazabına uğramış ve saraydan kovulmuşlardır.kelime olarak çingene, dinsiz anlamına gelir.bizans kralı, çingeneleri saraydan kovduktan sonra onlara bu ismi takmış ve günümüzde bu kelime bir çok avrupa diline benzer şekilde girmiştir.
bi önceki enkarnemin mensup olduğunu düşündüğüm ırk.
gününü gün eden, kendilerine has müzikleri olan, iyi oynayan, eskiden çadırda yaşayan, göçebe insanlar topluluğu. erkekleri genellikle kalaycılık, demircilik, nalbantlık, müziksiyenlik(ben de biliyom müzisyen olduğunu), tombalacılık yapan, kadınları genellikle bohçacılık, çiçekçilik yapan insanlar topluluğu. genellikle balkanlarda yaşarlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar