bugün
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- eskortluk yapan sözlük yazarı30
- fatma betül sayan kaya6
- türk esnafı10
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- türküm doğruyum çalışkanım11
- kolye142
- iltica27
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- fon vurgunu29
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi5
- kadınların yedekte erkek tutması7
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- ofis pornosu13
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- cam açık ve çıplak uyumak7
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- opera tarayıcı4
- andımız3
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- saraca096
- ilişkiye ara vermek10
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- uzaylılar selam verir mi4
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- emret komutanım ferit in silahını kaybettiği bölüm2
- güne bir şiir dizesi bırak2
- marka giyinmek9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- asansörde konuşmama kuralı9
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- düşün ki o bunu okuyor3
- koro halinde ulumak2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- uzaylılar kovalasın seni3
- platon un mağara alegorisi8
- tertemiz delirmek2
- 18 ekim 2026 başakşehir gaziantep maçı2
- bu saatte yemek yemek7
sevdiği entry'ler
inadına yaşamaktır.
belki de daha da inadına.
çalışıyorum kendi işimde. birşeyler yapmak istiyorum, yapıyorum da. ama değersizleştirmeye çalışılması, insanlar tarfından küçümsenmesi beni bitiriyor.
herşeyden bir kötü mana çıkartmaya çalışanlardan bıktım. benim yaptığım şeylerin %90ından herhangibir karım yok. olmayacak da. çünkü bana göre iyilik, karşılık beklendiği anda iyilik olmaktan çıkmıştır. yani "ben ona zamanında o kadar iyilik yaptım, bi işim düştü sallamadı" denmesi bile benim için çıkar ilişkisidir, çok çok zor durumda kalmadıkça kimseden yardım istememeyi fakat her konuda herkese yardım etmeyi, konu ne olursa olsun öncelikle kendi başımın çaresine bakmayı öğrendim. durduk yere insanlardan beklenti içerisine girmemek, onlara kırılmamak için belki de.
keza işe yaradı da. artık kırılmıyorum kimseye. çünkü yapılan hiçbir hareket, söylenen hiçbir söz, arkamdan konuşulan hiçbir şey beni şaşırtmıyor, aksine mutlu ediyor zaman zaman. birşeyler yaptığımda insanların beni taşlaması hoşuma gidebiliyor. Bu karşımdaki insanın niteliğine ve niyetine bağlı olarak beni daha da hedefe kilitleyebiliyor, bu da karşımdakini daha da sinir ediyor. Hatta aramı bozmamam, ne derse desin suratına gülmem iyice karşımdakini çileden çıkartabiliyor ve bu da beni güçlü kılıyor.
fakat anlamadığım şeyler var insanlar hakkında. üniversitedeki konuşmam gibi. insanlar birbirlerine not vermiyorlardı sınavlarda. girdim içeri bağıra bağıra "ulan herkes 100 alsa bunun bu insana zararı ne karı ne? herkes sıfır alsa zararı ne karı ne? bu nasıl mantık ve bu nasıl bir kıskançlık? bu hasetlik bu çekememezlik nasıl bir kişilik bozukluğunun, nasıl bir ego tatmini amacıdır ve kime yarayacaktır? açık açık bu tip insanların şerefinden şüpheleniyorum" diye. sonrasında işte bana kimse not vermedi ve arkamdan bir sürü konuşmalar geçti. ben kötü bir insan oldum.
ben halen bir insanın "durduk yere" yalan beyanda bulunmasına anlam veremiyorum. yani sırf "tipini beğenmedim" mantığıyla diğer insanlara davranışlarını anlayamıyorum. dedikodunun mantığını çözemiyorum. hasetliği anlayamıyorum.
insanlar dini bile istediği şekle sokmuş, Allah ın namaz kılmayana, oruç tutmayana, hacca gitmeyene vb. cezasının olmadığı, ahlaksızlığın, hasetliğin, kibirin, hak yemenin, cana kıymanın, tecavüzün cezaya girdiği bir dini bile 5 vakit namaz kılıyorum diye namaz kılmayanın arkasından konuşup dedikosunu yapan, hakkını yiyeni anlamıyorum.
çok mantıksız geliyor sözlük.
"insanlık buysa ben istifamı sunar giderim aga" da diyemiyorsun.
anlamıyorum.
yemin ederim bendeki beyin yetersiz bu konuda.
yetemiyorum.
belki de daha da inadına.
çalışıyorum kendi işimde. birşeyler yapmak istiyorum, yapıyorum da. ama değersizleştirmeye çalışılması, insanlar tarfından küçümsenmesi beni bitiriyor.
herşeyden bir kötü mana çıkartmaya çalışanlardan bıktım. benim yaptığım şeylerin %90ından herhangibir karım yok. olmayacak da. çünkü bana göre iyilik, karşılık beklendiği anda iyilik olmaktan çıkmıştır. yani "ben ona zamanında o kadar iyilik yaptım, bi işim düştü sallamadı" denmesi bile benim için çıkar ilişkisidir, çok çok zor durumda kalmadıkça kimseden yardım istememeyi fakat her konuda herkese yardım etmeyi, konu ne olursa olsun öncelikle kendi başımın çaresine bakmayı öğrendim. durduk yere insanlardan beklenti içerisine girmemek, onlara kırılmamak için belki de.
keza işe yaradı da. artık kırılmıyorum kimseye. çünkü yapılan hiçbir hareket, söylenen hiçbir söz, arkamdan konuşulan hiçbir şey beni şaşırtmıyor, aksine mutlu ediyor zaman zaman. birşeyler yaptığımda insanların beni taşlaması hoşuma gidebiliyor. Bu karşımdaki insanın niteliğine ve niyetine bağlı olarak beni daha da hedefe kilitleyebiliyor, bu da karşımdakini daha da sinir ediyor. Hatta aramı bozmamam, ne derse desin suratına gülmem iyice karşımdakini çileden çıkartabiliyor ve bu da beni güçlü kılıyor.
fakat anlamadığım şeyler var insanlar hakkında. üniversitedeki konuşmam gibi. insanlar birbirlerine not vermiyorlardı sınavlarda. girdim içeri bağıra bağıra "ulan herkes 100 alsa bunun bu insana zararı ne karı ne? herkes sıfır alsa zararı ne karı ne? bu nasıl mantık ve bu nasıl bir kıskançlık? bu hasetlik bu çekememezlik nasıl bir kişilik bozukluğunun, nasıl bir ego tatmini amacıdır ve kime yarayacaktır? açık açık bu tip insanların şerefinden şüpheleniyorum" diye. sonrasında işte bana kimse not vermedi ve arkamdan bir sürü konuşmalar geçti. ben kötü bir insan oldum.
ben halen bir insanın "durduk yere" yalan beyanda bulunmasına anlam veremiyorum. yani sırf "tipini beğenmedim" mantığıyla diğer insanlara davranışlarını anlayamıyorum. dedikodunun mantığını çözemiyorum. hasetliği anlayamıyorum.
insanlar dini bile istediği şekle sokmuş, Allah ın namaz kılmayana, oruç tutmayana, hacca gitmeyene vb. cezasının olmadığı, ahlaksızlığın, hasetliğin, kibirin, hak yemenin, cana kıymanın, tecavüzün cezaya girdiği bir dini bile 5 vakit namaz kılıyorum diye namaz kılmayanın arkasından konuşup dedikosunu yapan, hakkını yiyeni anlamıyorum.
çok mantıksız geliyor sözlük.
"insanlık buysa ben istifamı sunar giderim aga" da diyemiyorsun.
anlamıyorum.
yemin ederim bendeki beyin yetersiz bu konuda.
yetemiyorum.
ram'in kokusunu ciğerlere çekmektir.
sadece ram değil de sıfır alınmış anakart, ekran kartı vs. elektronik devrelerin kendine has bir kokusu var, severek koklarım.
sadece ram değil de sıfır alınmış anakart, ekran kartı vs. elektronik devrelerin kendine has bir kokusu var, severek koklarım.
Gece ne kadar karanlıksa yıldızlar o kadar güzel görünür.
hoşlandığın kişiyle konuş. sonra seni sinir mi etti? daha da mı kötüsünü yaptı?
konuşmaya devam et. ona geleceek vaatleri ver. kandır. sonra uzaklaş. o tırrık tırrık düşünsün noluyor diye. cevap atma. 3 gün sonra cevap atmaya başla. tekrar iyi ol. vaatlere devam et. ardından tekrar göt gibi bırak. dövsen bu kadar yıpranmaz karşındaki. dövmeyle 1 haftada atlatabileceği acıyı psikolojik işkencenle 6-7 ay çekecektir.
konuşmaya devam et. ona geleceek vaatleri ver. kandır. sonra uzaklaş. o tırrık tırrık düşünsün noluyor diye. cevap atma. 3 gün sonra cevap atmaya başla. tekrar iyi ol. vaatlere devam et. ardından tekrar göt gibi bırak. dövsen bu kadar yıpranmaz karşındaki. dövmeyle 1 haftada atlatabileceği acıyı psikolojik işkencenle 6-7 ay çekecektir.
bu sözü kullanan kişiye, vazgeçilmez olduğunu hissettirmişsinizdir, o da sizden vazgeçiyordur.