bugün

sevdiği entry'ler

hayat dersi

Şöyle Bir tane verdiğim derstir:

Bir gün çok güzel, hanım hanımcık bir kızla tanışırsınız. Ve ona her şeyinizi anlatırsınız. Çevirdiğiniz pis işleri bile itiraf edersiniz.
Akabinde bir gece sevişmek için hazırlanırken, hatun size rozetini gösterir.
+ polis! yat yere... Ellerinin başının üstüne koy.

işte o zaman anlarsınız, hayatta kimseye güvenmemek gerektiğini...

gençlere tavsiyeler

zina haramdır .

gençlere tavsiyeler

hayatın bazı dönemlerine kadar her şey lay lay lom halde gider. o bazı noktalarda bazen siz bir şeyleri değiştirirsiniz bazen de hayat sizin değiştirmeniz için zorlar.

şimdi , diyeceği şu. zaman geçtikçe toz pembe bakış açınızı yavaş yavaş kenara bırakın. gerçekliğe geçiş yapmaya başlayın.

kendinize yatırım yapın. okuyun,izleyin öğrenin. ufkunuz otomatik olarak genişleyecektir. bu eş geçildiği için ortalık poser(taklitçi) ve hiç bir siki beğenmeyen insan dolu.

gençlerin en çok hata yaptığı konu bu yatırım konusu. ben bunu niye öğreneyim diye soruyorlar kendilerine. ben de soruyordum. ordan biliyorum. çünkü bilgi yatırımdır.

yatırım dediğimiz şeye bakalım : insanlar altın alıyor kenara atıyor. kar yapıyor ve ileride lazım olunca o kâr'ı bozdurup harcıyor. hemen ertesi gün harcasa kar yapamaz. yatırımın mantığı budur. kenarda yatar,lazım olunca ordan alıp kullanırız.

eğitimi veya bilgiyi de böyle düşünün. hemen karşılığını alamayacaksın. ingilizce öğreniyorsun. akşam eve gidince bir amerikalı ile mi yaşayacaksın? hayır. ileride sosyal veya iş hayatında, hatta kişisel gelişiminde faydası olacak. o yüzden ee ne işime yarayacak kafasından vazgeçin . kendinizi işlevsiz görürseniz ne işime yarayacak dersiniz. kendi degerinizi önce siz koyun. siz değer vermezseniz kimse vermez.

devlet sizi 18, aileniz de para kazanana kadar birey olarak görmüyor. her türlü 18'i geçeceksiniz, her türlü para kazanmak zorunda kalacaksınız. bu gelecekten kacamayacağınıza göre o geleceği şekillendirmek adına bir şeyler yapın. tabi eğlenin, takılın. ama bunu da unutmayın. başarısız olursanız başkalarının çizdiği geleceği, başarılı olursanız kendi geleceğinizi yaşarsınız.

bir diğer önemli konu : zaman yönetimi.

şimdi buna kendine örnek verecek :

üniversiteyi uzatmıştım. son iki yıl aktif takılma hayatıma son verip ufak bir arkadaş çevresi edinip evde takılmaya başladım.

evde teksem ağırlıklı aktivitem bilgisayarda oyun oynamaktı. mezun olduktan sonra bu oyuna harcadığım süreye baktım. 2.900 saat harcamışım.

şimdi birlikte düşünelim. bu sokuk oyun bana ne kattı? refleks, el göz koordinasyonu falan dersek de onları edinmek için bu kadar süre yine çok fazla.

arkadaşımla oturup hesaplamıştık kaç gün kaç hafta yapıyor diye. çok boktan bir tablo çıktı ortaya.

bu kadar sürede kaç kitap okurdum mesela? ya da kaç film daha izlerdim? he, kendimi bildim bileli izlerim, baya iyiyim ama yine de koydu böyle düşününce.

ve düşüncesi en çok koyan şey ise bu sürede kaç dil öğrenebilirdim?

normalde bir dilde, akıcı bir şekilde konuşabilme biz için b1-b2 seviyelerinde olmak yeterli. dile göre değişiyor hangisi olduğu. biz zorlaştırıp b2 diyelim. dillerin seviyeleri altı seviyeye ayrılır ve bu b2 ise dördüncü seviyeye denk geliyor.

şimdi kalkıp bir kursa gitseniz mesela. bu seviye için dört kur almanız gerekir. kur dediğimiz de seviye. a1-a2-b1-b2 diye gidiyor seviyeler. o dili hiç bilmediğiniz varsayıyorum, b2 ye kadar satın almanız gerek. bir kurun süresi de 80-100 saat arası değişiyor kuruma göre. biz yine uzatıp bir kur 100 saat diyelim. yani bir dilde akıcı bir seviyeye ulaşmak için 4 kur,yani 400 saat harcamanız gerekli.

dönelim benim harcadığım 2900 saate. kaç farklı dili, b2 seviyesine kadar öğrenebilirdim ona bakalım.mesela 7x400=2800. yani 7 dili b2 seviyesine kadar öğrenebilirdim. geriye de 100 saat boş kalıyor. zaten iki yabancı dil biliyorum. eğer o boktan oyuna bu kadar vakit harcamak yerine dil öğrenmeye harcasaydım, şu an 9 dil biliyor olurmuş.

normalde vaktini boş geçiren biri değilim. o zaman da değildim. bu oyun hariç. sürekli izleyen bir insanmış. hala da izlerim.

toparlayacak:

eğer vaktinizin çoğunu harcadığınız bir aktiviteniz varsa bir yerden sonra o aktivite size az da olsa bir şeyler katmak zorunda. yoksa bomboş bir vakit kaybı olur.

mesela elektronik cihazlar dünyayı sikip attı. gençlerin bir gün boyunca telefonunda harcadığı süre sizce kaç mesela? ekran sürenizi açın bakın. o bir günde harcadığınız. sonra yediyle çarpın, haftalığı bulacaksınız. yetmedi mi ? otuzla çarpın bir aydaki süreyi bulun. sonra kaç dil öğrenmeyi teptiginizi yukarıda yaptığım basit mantıkla öğrenin.

kapanış olarak da zaman yönetimi, odak sorunu ve içi boş aktivite konularınızı gözden geçirin derim. Onun genel olarak gördüğü büyük sorunlar bunlar.

2020-2021 e götürdü çok özledim.

Aslında 2018-2019-2020-2021 hepsi beni beter etmiş ızdirabıma geçmişti ağlatmıştı.

Küçükken işte zorlandığım şeylerdi.

Keşke şuanki elimdeki teknolojik alet olsaydı ve zavallı hissetmediğim içinden geçebilseydim o yılın.

2022 zaten neyse...ızdırabını s*kicem en sevdiğim hobimin çöktüğü beter olduğu yılın ben ta dıbına koyyim. orrrrospu cocugu 2022. gibtir git gelme bir daha.

2023 aynı oldu gerçe bu yılında 2022 gibi çabuk şey ediyoruz niye ise.
istediğim gibi olmadı aslında ondan değil b*ktan olduğu saçma sapan koordinasyonu ve el atılmamasından dolayı ve 2 ay önceki sanki böyle fiziksel gücümü kaybetmiş gibi hissettirdi bana.
inanarak yapıyordum ama o...

kurana göre abdest alma

yıllardır geleneğe göre islam yaşandığı için kuran'da abdest yazmaz diyorlar.
farklı gelenekleri din diye benimsemiş bu insanlar yıllarca.
maide 6'da açık ve net anlatılıyor.
Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin, ayaklarınızı da topuk kemiklerine kadar (yıkayın). Eğer cünüp olursanız temizlenin. Şayet hasta veya yolculuk halinde bulunursanız veya içinizden biri ayak yolundan gelirse yahut kadınlarla cinsel ilişkide bulunursa, bu hallerde su bulamadığınız takdirde temiz bir toprağa yönelin (teyemmüm edin), yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez, fakat O sizi tertemiz kılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

dini zorlaştırdılar.

hayatta en çok istediğiniz şey

maneviyat, ahlak...

hayatta en çok istediğiniz şey

isteyince oluyormuydu

hayatta en çok istediğiniz şey

Ölümsüz olmak.

uludağsözlük 18 ağustos karaköy zirvesi

Sikiş yoksa gelmeyiz bunuda bilesiniz.

kurtlar vadisi 1 97 bölüm

22 sene bilfiil sigara içmemiş beni 45.bolumunde sigaraya başlatan efsane.

amına koyim öyle bir bölümdü ki bir tek gökte uçan martıda ve ameliyattaki çakırın ağzında sigara yoktu.

burada escort var mı

(bkz: bunu anana sorsana delikanlı)

doğu perinçek

adını hep unuturum ve derim ki, "ya şu mit, cia, mossad, fbi, pkk, tkp adam vardı ya, o'nun adı neydi?", ne hikmetse hemen anlarlar ve doğu perinçek'i diyorsun derler.

pornocu orospuların yarra yerken gözünü bereltmesi

Yarrağı yiyen sadece pornocu değil, sözlük de yemiş belli ki. Başlığa bak, içeriğe bak, rezalet yemin ediyorum!

annesiz ev

odalarını gezip boş boş, ruhsuz vaziyette günlerinizi geçirdiğiniz evdir. boyatırsınız olmaz, şık durmaz. ortalığı derler toplarsınız ama annesiz hep dağınık, hep yalnızsınız, nereden toplasanız dağılıyor işte. bir de bayramlar var, gelip geçiyor hep. bayramlarda daha da kötü oluyor. yarın bayram. annemin mezarına gideceğim. sonra eve döneceğim, bir sigara yakarım sonra ağlamaya başlarım heralde her bayram olduğu gibi. öğrencilerim gelir sonra, anlamazlar ağladığımı, onları karşılarım, çocuklara dağıtmak için 200 lira falan ayırdım, çikolata falan aldım. bir şeyler yapmaya çalışırım işte.
işin kötüsü abimi de göremeyeceğim, o da yok. nasıl olacak ki? amcamlara giderim anne bildiğim yengemin elini öperim, amcamında. sonra onlar bana bu gece burada kal diye ısrar ederler ama yok olmaz, eve gidip biraz daha ağlamam lazım.
şu okul başlasa da girmesem şu sözlüğe, girdikçe kötü oluyor, yazdıkça eriyorum.

annesiz ev çok soğuk oluyor biliyor musunuz? hiç ısınmıyor. yemekler tatsız oluyor. olmuyor bir ev annesiz...
nerdesin anne?

dövmesi olan kişilerin psikolojik durumu

--spoiler--
Gördüğüm en aptalca şey. Dövmen yokken akıllısın, gittin dövmeciye, yaptırdın dövmeni... Hoppa! Kapıdan çıkarken bir bakmışsın, aptal oluvermişsin.
--spoiler--

Bunu mu anladın sen gerçekten?
Ben vucuduna kalici dövme yaptiranlar pek normal akıllı değil vurgusu okudum. Dovme yaptirdiktan sonra değil.
© copyright 2005 - 2026