entry'ler (880)

uçan araba tesla roadster

Böyle pazarlanıyor ama tamamen uçmuyor tabi sadece sıçrıyor, elon musk'ın otomotiv sektörü ile roket teknolojisini nikah masasına oturtma projesidir, 2028 de piyasaya sürülecek deniliyor 200 bin dolar başlangıç fiyatı olacakmış, Ulan bu bozulsa f35 bakım maliyeti gibi bir rakam ortaya çıkar, bilemiyorum aklıma yatmadı benim.
​prototipi ilk 2017'de gösterilip üretimi defalarca ertelense de, "spacex paketi" adı verilen opsiyonuyla kara araçları tarihindeki en sıra dışı mühendislik fantezilerinden birine dönüştü. sıradan bir elektrikli hiper otomobilden ziyade, yere yakın uçuş yapan bir kara roketidir aslında
​teknik detayları ve konsepti özetlemek gerekirse:
​soğuk gaz iticileri (cold gas thrusters): arka koltukların yerine yerleştirilen kompozit sarımlı ultra yüksek basınçlı hava tankları (copv) ve spacex'in falcon 9 roketlerinde kullandığı cold-gas thruster nozulları ile donatılmıştır. egzozdan ateş veya alev çıkmaz; yüksek basınçlı sıkıştırılmış hava jetleri salınır.
​fizik kurallarını zorlayan ivmelenme: bu iticiler sayesinde aracın 0-100 km/s (0-60 mph) hızlanmasının 1 saniyenin altına inmesi hedeflenmektedir. mekanik lastik tutunma limitini (traction limit) roket itkisiyle aşma mantığına dayanır.
​havada asılı kalma (hovering) ve aerodinamik: iticiler sadece ileri fırlatmak için değil; virajlarda yanal g kuvvetini dengelemek, fren mesafesini sıfıra yakın noktaya çekmek ve kısa süreli olarak aracı birkaç metre havada tutabilmek (hovering) üzere konumlandırılmıştır.
​ağırlık ve batarya dengesi: 200 kwh'lık devasa bir batarya paketinin getirdiği ağır kütleyi, bu itici sistemlerin sağladığı anlık dikey ve yatay itki kuvvetiyle kompanse etmeyi amaçlar.
​özetle; helikopter veya uçak gibi havalanıp iller arası uçmaktan ziyade, roket dinamiklerini otomotiv mekaniğine entegre ederek yerçekimi ve sürtünme katsayısıyla dalga geçen bir prototip mühendislik şovudur. sanayideki usta "bunun motoruna roket mi taktınız" derken şaka yapmıyordu, adamlar gerçekten taktı

hyundai

Abd pazarı için sunduğu Genesis g80 modeli ile ağır sıçmış markadır, evet adamlar koltuk ısıtma sistemini yeterli optimize edememişler ve birçok araçları bu sebep ile yanmış şimdi geri çağırıyorlarmış araçları...

şişecam automotive

Togg için yeni bir tavan perdesi görevi görecek olan yeni bir cam teknolojisi geliştirmiş olan Dünya'nın sayılı otomotiv cam üreticisidir gururumuzdur, Akıllı cam, panoramik cam tavanda kullanılan PDLC teknolojisine dayanıyor. PDLC, polimer dağıtılmış sıvı kristal anlamına geliyor. Bu teknolojide camın içindeki iki katman arasına yerleştirilen sıvı kristaller, normalde rastgele dağılmış haldeyken ışığı geçirmiyor ve cama buzlu ya da füme bir görünüm kazandırıyor. Elektrik akımı uygulandığında ise kristaller belirli bir yönde hizalanıyor ve cam şeffaflaşıyor. Akım kesildiğinde kristaller eski hâline dönüyor ve cam yeniden kararıyor. Yani sistem, sürekli elektrik tüketmeden iki durum arasında geçiş yapabiliyor. Şişecam’ın T10F için geliştirdiği çözümde bu prensip, cam tavanın farklı bölgelerine ayrı ayrı uygulanarak ışık geçirgenliğinin bölgesel olarak kontrol edilmesini sağlıyor. Cam, kapalı konumda füme bir görünüm alıyor ve estetik ile konfor bir arada sunuluyor.

togg t6x

görsel
Togg T6X ve CATL iş birliği, Türkiye’nin B-SUV segmentinde hem teknolojik hem de maliyet açısından en güçlü elektrifikasyon hamlelerinden birini temsil ediyor aslında.
​Dünyanın en büyük batarya üreticisi CATL’in entegre “Bedrock Şasi” (CAIT) altyapısı ve LFP batarya teknolojisi sayesinde Togg T6X, optimum üretim maliyeti, yüksek batarya ömrü ve maksimum iç mekan hacmini bir arada sunuyor.
​
​togg t6x catl ortakligi
​togg'un b-suv segmentindeki yeni kozu t6x için yapabileceği en akılcı ve stratejik hamledir.

​dünyadaki her üç elektrikli araçtan birinin bataryasını üreten catl devinin entegre akıllı şasi (cait / bedrock) altyapısını t6x'in temeline koymak, aracı doğrudan teknoloji liginde üst sıralara taşıyor.
​bu ortaklığın bize döneceği somut faydalar çok net:
​maliyet ve erişilebilirlik: catl'in lfp (lityum demir fosfat) batarya kimyası sayesinde hem üretim maliyeti düşüyor hem de kullanıcı tarafında "bataryayı %100 doldursam ömrü kısalır mı" stresi tamamen bitiyor. b-suv sınıfında bütçe dostu fiyat hedefini yakalamak için biçilmiş kaftan.
​kullanılabilir iç hacim: batarya, termal yönetim ve yürür aksamın şasiyle bütünleşik üretildiği bedrock mimarisi sayesinde t6x, kompakt dış boyutlarına rağmen sınıfının çok üzerinde devasa bir kabin ve bagaj hacmi sunacak.
​küresel tedarik gücü: batarya tedarik zinciri krizlerinin yaşandığı bir dünyada catl gibi bir devle masaya oturup ortak platform geliştirmek, t6x'in üretim bantlarının tıkır tıkır işlemesi ve ileride avrupa pazarına rahatça açılması anlamına geliyor.
​togg'un dijital mimarisi ve tasarımı ile catl'in batarya/şasi mühendisliği birleşince ortaya tam anlamıyla fiyat/performans odaklı şehir içi yürüyen bir teknoloji üssü çıkacak gibi duruyor. heyecanla bekliyoruz

volvo ex30

Togg t10x bunu ezer geçer her anlamda konfor, güvenlik, sensör teknolojileri, daha dinamik tasarım daha sayamadığım milyon tane özellikleri ile t10 x, ex30 un eline verir kardeş.

togg'un çok güvenli otomobiller üretmesi

trafikte gördüğümüz irili ufaklı kazalardaki fotoğraflarına ve euro ncap standartlarına uygun tasarlanan şasisine baktıkça insanı gerçekten şaşırtan durum.
​aracın tabanına entegre edilen yüksek voltajlı batarya paketi sadece menzil sunmakla kalmıyor, araca muazzam bir burulma direnci ve alt ağırlık merkezi katıyor. yüksek mukavemetli çelik oranının gövdede yoğun olarak kullanılması sayesinde olası darbelerde yaşam alanını (kabini) olduğu gibi korumayı başarıyor.
​trafikte arkadan veya yandan yediği darbelerde karşı tarafın önü haşat olurken togg'un sadece tampon çiziğiyle ya da ufak bir göçükle atlatması tesadüf değil; alüminyum destekli şasi yapısı ve yüksek gövde dayanımının doğrudan bir sonucu.
​özetle; çamur atanlara rağmen yola çıktığı ilk günden beri geçirdiği kazalardan içindekileri burnu bile kanamadan çıkarmasıyla kendini kanıtlamış, sacı da şasisi de gayet sağlam olan milli tankımızdır.

volvo ex30

​volvo ex30 alacağına togg t10x almanın çok daha mantıklı bir seçim olması gerçeği var önümüzdeki aylarda togg t6x de piyasaya sunulacak onuda beklemek mantıklı olabilir ,
​bize yıllardır "isveç çeliği, güvenlik, iskandinav minimum tasarımı" diye yutturulmaya çalışılan ama aslen çinli geely platformuna oturtulmuş ex30 ile yerli t10x arasındaki mantık farkıdır.
​volvo amblemi görüp heyecanlananlar araca oturunca neye uğradığını şaşırıyor. objektif gözle bakıldığında t10x'in ex30'u tokatladığı net detaylar şunlardır:
​segment ve iç hacim farkı: ex30 dediğin araç b-suv segmentinde mini bir şehir içi arabası. arka koltuğuna yetişkin bir insan oturduğunda dizleri göğsüne değiyor, bagajı desen alışveriş poşeti koyunca doluyor. togg t10x ise tam teşekküllü bir c-suv. aks mesafesi, arka diz mesafesi ve bagaj hacmi olarak ex30’u cebinden çıkarır. aile arabası alıyorum deyip ex30’a tıkılmak akıl kârı değil.
​ergonomi ve ekran faciası: ex30'da maliyet kısmak için sürücü gösterge panelini (hayalet ekranı) bile kaldırmışlar. hızı görmek için bile kafayı sağa çevirip ortadaki ekrana bakman gerekiyor. havalandırma menfezlerini açmak, aynaları ayarlamak bile orta ekrandaki menülerin altına saklanmış. t10x'te ise göğsü kaplayan uçtan uca dijital ekran düzeni ve sürücü odaklı ergonomi çok daha kaliteli ve premium hissettiriyor.
​şasi ve süspansiyon konforu: ex30 sert süspansiyonları ve kısa aks mesafesi yüzünden türkiye’deki çukur ve kasislerde insanı böbrek taşı düşürür kıvama getiriyor. t10x ise hem ağır oturaklı kasası hem de süspansiyon konforuyla bizim yol şartlarımıza tam uyum sağlıyor. uzun yola çıktığında gidişindeki o tok his ex30'da yok.
​servis, yedek parça ve şarj ağı: türkiye ortamında togg’un en büyük kozu yaygın şarj altyapısı (trugo) ve hızlı yaygınlaşan servis ağı. yarın bir gün kaporta/kapı parçası lazım olduğunda veya sistemsel bir arıza verdiğinde parça beklemek yerine muhatabını anında buluyorsun.
​kısacası; sadece önündeki dairesel logoya ve marka algısına ekstra para döküp b-segment daracık bir çin-isveç kırmasına bincenize, aynı paralara gerçek bir c-suv hacmine, yüksek konfora ve sürücüye saygı duyan bir iç mekana sahip togg t10x almak çok daha rasyonel bir karardır.

recep tayyip erdoğan

allah başımızdan eksik etmesin erdoğanı türkiye'nin son 20 yılda savunma sanayiinde katettiği mesafede recep tayyip erdoğan'ın oynadığı rol tartışmasız en büyük kırılma noktasıdır. olay sadece bütçe ayırmak değil, bürokratik engelleri aşacak siyasi iradeyi ve vizyonu koyabilmektir.
​konuyu birkaç ana başlıkta özetlemek gerekirse:
​yerlilik ve millilik hamlesi: 2000'lerin başında %20 seviyelerinde olan yerlilik oranı bugün %80'lerin üzerine çıktı. ambargolara ve örtülü yaptırımlara boyun eğmek yerine "kendi aracını, kendi füzeni kendin yapacaksın" iradesi gösterildi.
​iha/siha devrimi: bayraktar tb2, anka, akıncı, aksungur ve son olarak kızılelma gibi projelerin arkasında durulması; sadece türkiye'nin terörle mücadelesini baştan yazmakla kalmadı, türk savunma doktrinini dünyaya ihraç eder hale getirdi.
​stratejik projelerin önünün açılması: tf-x (kaan), tcg anadolu, altay, hisar/siper hava savunma sistemleri, atmaca füzeleri gibi onlarca dev projenin bürokrasiye takılmadan doğrudan cumhurbaşkanlığı savunma sanayii başkanlığı (ssb) eliyle yürütülmesi süreçleri inanılmaz hızlandırdı.
​küresel bir aktör olmak: bugün 180'den fazla ülkeye savunma sanayii ürünü ihraç eden, kendi uçak gemisini, kendi 5. nesil savaş uçağını yapan bir türkiye var.
​sevin ya da sevmeyin, türkiye'yi dışa bağımlılıktan kurtarıp savunma alanında "masada şart koşan" ülke konumuna getiren bu vizyon ve arkasındaki duruş, tarihe geçecek nitelikte bir başarıdır.

halk tv

Yalan haberciliğin merkeziydi kapatıldığı iyi oldu, CHP Zihniyetinin televizyonculuğu bu kadar olur işte, işleri güçleri muhaliflik kisvesi altında Türkiye düşmanlığı yapmaktı. Farkındaysanız sadece ekrem'in hırsız tayfasından destek görüyor.

cevheri güven

FETÖ'cünün tekidir, işi gücü Erdoğan ve Akp düşmanlığıdır, eminim Türkiye'yide sevmiyordur bu adam, bunu niye yakalayıp Türkiye'ye getirmiyorlar orasını da anlamadım yıllarca ,herhalde siyasi sığınma hakkı felan var .

saraca09

Onlarıda girerim aykolik , elektrikli araçlar hala favorim.

cehape belediyeciliği

CHP zihniyeti heykel yapmayı bırakabilirse ,belediyeciliğe belki sıra gelir ,gelmiş geçmiş en kötü belediyecilik bunlardadır allah bu millleti CHP zihniyeti 'nin eline düşürmesin ,allah Erdoğan'ı başımızdan hiç eksik etmesin Akp ile yola devam.

saraca'yı füzeyle uzaya göndermek

CHP zihniyeti zaten roket yapamaz kanka rahat ol sen, belki heykelden roket yapabilirler.

uzaylılar ışık hızını nasıl aştılar

Bilimsel olarak uzaylıların ışık hızını aştığına dair kanıtlanmış bir veri bulunmamaktadır, ancak teorik fizikte bu durumun nasıl mümkün olabileceğine dair çeşitli senaryolar tartışılmaktadır.
​Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'ne göre kütleli hiçbir nesne ışık hızına (yaklaşık saniyede 300.000 kilometre) ulaşamaz veya onu geçemez; ancak ileri düzey medeniyetlerin bu fizik kuralını dolaylı yollardan aşabileceği öngörülmektedir:
​Solucan Delikleri (Einstein-Rosen Köprüleri): Evrendeki iki uzak nokta arasında kestirme bir tünel oluşturarak, uzay-zamanı bükmek suretiyle ışıktan hızlı seyahat ediyormuş gibi görünmek.
​Warp Sürücüleri (Alcubierre Sürücüsü): Uzay aracının kendisini ışıktan hızlı hareket ettirmek yerine, aracın önündeki uzay-zamanı sıkıştırıp arkasındaki uzayı genişleterek ışıktan hızlı hareket eden bir "balon" içinde yol almak.
​Hiperuzay (Hyperspace): Üç boyutlu evrenimizin dışındaki farklı bir boyuta veya evrene geçerek mesafeleri çok daha kısa sürede kat etmek.

uzaylılar diğer gezegenleri kolonileştiriyor mu

Dünya dışı yaşamın varlığına dair henüz somut bir kanıt bulunmadığı için uzaylıların diğer gezegenleri kolonileştirip kolonileştirmediği bilinmemektedir. Ancak astronomi ve teorik fizik dünyasında bu konu üzerine yürütülen bazı hipotezler ve yaklaşımlar mevcuttur:
​Fermi Paradoksu: Evrenin devasa yaşı ve büyüklüğü göz önüne alındığında akıllı yaşamın neden henüz bizimle iletişime geçmediğini veya iz bırakmadığını sorgular.
​Kardashev Ölçeği: Gelişmiş medeniyetlerin enerji kullanım kapasitelerini artırarak tüm gezegenleri veya yıldız sistemlerini kontrol altına alabilecek teknolojilere ulaşabileceğini öngörür.
​Fiziksel Engeller: Işık hızı sınırları, devasa yıldızlararası mesafeler ve devasa enerji ihtiyaçları, gelişmiş bir medeniyet için bile kolonileşmeyi son derece zorlu kılabilir.

uzaylılar aşk yaşıyor mu

Dünya dışı akıllı yaşam formlarının varlığı henüz kanıtlanmadığı için aşk yaşayıp yaşamadıkları kesin olarak bilinmemektedir. Ancak evrenin uçsuz bucaksız büyüklüğü göz önüne alındığında, astrobiyoloji ve bilim kurgu perspektifinden bu konuya dair çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır:
​Biyolojik ve Evrimsel Zorunluluk: Dünyadaki aşk, üreme, türün devamı ve sosyal bağ kurma gibi evrimsel süreçlerin bir ürünüdür. Eğer başka gezegenlerde karbon bazlı veya farklı bir biyolojiye sahip yaşam formları varsa, benzer şekilde bireyler arası bağlar kurmalarını sağlayacak duygusal mekanizmaları geliştirdikleri düşünülebilir.
​Tamamen Farklı Bilinç Formları: Uzaylı yaşamın bizim bildiğimiz anlamda biyolojik olmayabileceği, saf enerji, yapay zeka veya kollektif bir bilinç ağı şeklinde var olabileceği ihtimali vardır. Bu tür varlıklar için bireysel aşk kavramı yerine evrensel bir bütünleşme veya bilgi paylaşımı geçerli olabilir.
​Bilim Kurgu ve Popüler Kültür: Edebiyatta ve sinemada uzaylıların duygusal ilişkileri, yabancı kültürler arasındaki bağları ve romantizmi irdeleyen pek çok kurgusal senaryo işlenmiştir.
​Bilim dünyası henüz dünya dışı yaşamla resmi bir temas kurmadığı için bu soru şimdilik teorik ve felsefi bir merak konusu olarak kalmaya devam etmektedir.

uzaylılarda akıl hastalığı

Uzaylılarda akıl hastalığı olup olmadığı bilimsel olarak henüz bilinmemektedir, çünkü Dünya dışı zeki bir yaşam formu şu ana kadar keşfedilmemiştir. Ancak evrimsel biyoloji ve psikiyatri perspektifinden teorik olarak bakıldığında bazı olasılıklar değerlendirilebilir:
​Sinir Sistemi ve Karmaşıklık: Akıl hastalıkları ve psikiyatrik rahatsızlıklar; genellikle karmaşık merkezi sinir sistemlerindeki nörokimyasal dengesizlikler, genetik mutasyonlar ve çevresel stresörler sonucu ortaya çıkar. Dünya dışı canlılar da karmaşık bir beyin veya bilgi işleme organına sahipse, bu mekanizmalardaki aksaklıklar benzer zihinsel uyumsuzluklara veya işlev bozukluklarına yol açabilir.
​Sosyal Yapı ve Stres: Zeki ve topluluk halinde yaşayan türlerde iletişim, sosyal hiyerarşi ve hayatta kalma baskısı zihinsel gerilim yaratabilir. Bu durum, o türün biyolojisine özgü farklı "akıl hastalığı" benzeri sapmalara neden olabilir.
​Farklı Biyolojik Gerçeklik: Eğer uzaylı türler Dünya'daki canlılardan tamamen farklı bir kolektif zihne (örneğin kovan zihni veya tekil organik ağlar) sahipse, bireysel psikopatolojiler yerine sistemsel aksaklıklar veya veri bozulmaları yaşayabilirler.
​Özetle; nörolojik ve sosyal karmaşıklık içeren her canlı sistemde işlevsel bozuklukların yaşanması teorik olarak mümkündür, ancak bunların şekli ve tanımı o türün biyolojik yapısına göre tamamen değişecektir.

uzaylılar evrenler arası yolculuk yapıyorlar mı

Günümüz bilimsel verilerine göre uzaylıların varlığına veya evrenler arası (çoklu evrenler/multiverse) yolculuk yaptığına dair hiçbir kanıt bulunmamaktadır.
​Konunun bilimsel ve teorik çerçevesi şu şekildedir:
​Çoklu Evren Teorileri: Modern fizik (örneğin Sicim Teorisi ve Enflasyon Teorisi), evrenimizin dışında başka evrenlerin var olabileceğini teorik olarak öngörse de, bu evrenler arasındaki geçişler matematiğin ve teorik fiziğin ötesinde henüz kanıtlanamamıştır.
​Fiziksel Engeller: Evrenler arası yolculuk bir yana, kendi evrenimiz içindeki yıldızlararası mesafeler dahi ışık hızı sınırı nedeniyle mevcut teknoloji ve bilinen fizik kurallarıyla aşılamayacak kadar büyüktür.
​Bilimkurgu Hipotezleri: Teorik fizikçilerin üzerinde düşündüğü solucan delikleri (Wormholes) gibi yapılar, teoride uzay-zamanı bükerek çok uzak noktalara veya farklı evrenlere geçiş ihtimali sunsa da bunların varlığı ve bir canlı tarafından kullanılabilirliği tamamen varsayımsaldır.

uzaylılar kendi organlarını yenileyebiliyor mu

Dünya dışı yaşam henüz kesin olarak keşfedilmediği için uzaylıların organlarını yenileyip yenileyemediğini kesin olarak bilmiyoruz; ancak biyolojik açıdan bu durum oldukça mümkündür.
​Dünyadaki yaşam formları ve evrimsel biyoloji incelendiğinde bu olasılığı destekleyen temel noktalar şunlardır:
​Dünyadaki Örnekler: Semenderler (aksolotl) kopan bacaklarını, göz dokularını ve kalp kaslarını; denizyıldızları ve denizkestaneleri ise tüm vücut parçalarını baştan aşağı yeniden üretebilir. Planarya adı verilen yassı solucanlar ise parçalara bölündüğünde her parçadan yeni bir birey oluşturabilir.
​Gelişmiş Hücresel Mekanizmalar: Organ yenileme (rejenerasyon); kök hücre aktivasyonu, doğru genetik kodlama ve doku farklılaşmasıyla gerçekleşir. Başka bir gezegendeki yaşam formu, kendi evrimsel sürecinde avcılardan korunmak veya zorlu çevre koşullarına uyum sağlamak için bu tür hücresel mekanizmaları çok daha ileri bir seviyede geliştirmiş olabilir.
​Bilimkurgu ve Teorik Biyoloji: Bilimkurgu edebiyatında ve ksenobiyoloji (uzay biyolojisi) hipotezlerinde, uzaylıların yüksek yenilenme kapasitesine (hızlı hücresel rejenerasyon) sahip olması sıkça işlenen, biyolojik temeli mantıklı bir senaryodur.

uzaylılar zamanda yolculuk yapabiliyorlar mı

Uzaylıların varlığı henüz bilimsel olarak kanıtlanmadığı için zaman yolculuğu yapıp yapamadıkları bilinmemektedir.
​Ancak fizik kuralları ve teorik olasılıklar çerçevesinde konu şöyle değerlendirilmektedir:
​izafiyet Teorisi ve Geleceğe Yolculuk: Einstein'ın Genel ve Özel izafiyet Teorilerine göre, ışık hızına yakın seyreden veya çok güçlü bir kütleçekim alanına (örneğin bir karadeliğe) yaklaşan nesneler için zaman daha yavaş akar. Eğer gelişmiş bir uzaylı medeniyeti ışık hızına yakın seyahat edebiliyorsa, bu yöntemle geleceğe zaman yolculuğu yapmaları teorik olarak mümkündür.
​Geçmişe Yolculuk: Geçmişe gitmek fiziksel olarak çok daha karmaşıktır. Teorik fizikte solucan delikleri (Wormholes) veya "Alcubierre sürüşü" gibi uzay-zamanı bükme konseptleri geçmişe yolculuğa izin verebilir; ancak bunun için henüz gözlemlenmemiş negatif enerji gibi egzotik maddeler gereklidir.
​Fermi Paradoksu ve Zaman Yolculuğu: Eğer uzaylılar geçmişe yolculuk yapabilseydi ve bizi ziyaret etselerdi, onları veya bıraktıkları izleri görmemiz gerekirdi. Bu durum, "Gelecekten gelen uzaylı ziyaretçiler neden yok?" sorusunu doğurarak zaman yolculuğunun imkansız ya da son derece sınırlı olabileceğini düşündürmektedir.
© copyright 2005 - 2026