bugün

sevdiği entry'ler

185 boyunda efendi sadık yakışıklı erkek

ülkemiz sınırları içerisinde var olduğuna inanmadığım erkektir.

buradakilerde illaki bir iki özellik eksiktir.

bir ömür nasıl yaşanır

Prof. Dr. ilber Ortaylı' ya ait olan 2019 senesinde yayımlanmış kitap. Kitabın ismi "hayat üzerine tavsiye ve görüşler" veya benzeri anlam taşıyacak bir başlık olsa daha doğru olurdu kanısındayım; çünkü dünya üzerinde kimse kimseyle birebir aynı ömrü yaşayamaz evli insanlar bile, arada mutlaka farklılıklar olacaktır, bir insan sadece kendi gölgesiyle aynı şeyleri yaşayabilir çünkü sadece gölgesi hep onunla gelir. yani kısacası bir ömür kesin olarak şöyle yaşanmalıdır diyemeyiz hiçbir şey için, insanlar farklı imkanlara, farklı koşullara ve farklı niteliklere sahipler. haliyle bu kitapta yer alan unsurlar; gezilmesi gereken şehirler/yerler, izlenmesi gereken filmler, dinlenmesi gereken müzikler vb. şeklinde belirtilen görüşler mutlak yapılması gereken kaideler olarak düşünülmemeli zaten buna da imkan yok. insanların fikirlerinden yararlanabilirsiniz bu iyi bir şeydir elbette ama herkesin ilgi alanı, vakti ve yaşamsal koşulları farklıdır, mantıklı olan kendi hayatınızı göz önünde bulundurarak yapılması imkan dahilinde olan yararlı şeyleri tercih edip, kendinizi tanıyarak, hayatı keşfederek, varlık amacınızı hissederek kendi hayat hikayenizi oluşturmaya çabalamaktır şayet böyle yaparsanız ömrünüzü de güzel, anlamlı ve mutlu biçimde geçirebilirsiniz. Evet kendi yaşadığı hayata ve tecrübelere dayanarak tavsiyeler verebilir insanlar bunlardan da faydalanmak gerekir muhakkak fakat bu kitapta bahsedilenleri herkesin mutlaka yapması gereken şeyler olarak görmeyin, illa orada yazılan şehirlere veya yerlere gitmek, illa orada belirtilen müzikleri dinlemek veya filmleri izlemek zorunda değilsiniz, Başka aktivitelerde bulunup başka şeyler hissedebilir, başka bakış açıları, başka beğeniler edinebilirsiniz, bu kişiden kişiye değişecek bir olgudur.

Kitabın içeriğinden bahsedecek olursam, bazı bölümlerini okumak yorucuydu ve içinde katılmadığım farklı görüşte olduğum yerler vardı ama şahsen ben okunabilecek güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum, içerisinde size katkı sağlayacak yararlı bilgiler var ve bazı sayfalarında sahiden de önemli ve ince tespitler yer alıyor, kurşun kalemle işaret koyduğum ve sayfasını not ettiğim birçok kısım mevcut. Hatta şimdiye dek okuduğum en şahane tespitlerden birisine bu kitapta rastladım diyebilirim:

görsel

"Ama iyi düşünmek için esasen yalnız kalmak gerekir. Bu temel şarttır, yalnız kalmayı bilmek gerekir. Yalnız kalmayı bilmeyen milletlerden fazla bir şey çıkmaz. Mesela iyi bir düşünür çıkmaz.
Maalesef biz Türklerin böyle bir kabiliyeti yok, bu yüzden de bizden iyi düşünür pek çıkmıyor. Aptal olduğumuz için mi? Estağfurullah. Ama şu var; Türk yalnız kalamaz, milletimizde böyle bir huy yoktur. Beraber ders çalışır, beraber yazı yazar, beraber gezmeye gider, beraber aylaklık eder. Türkler sinemaya bile tek gitmez; yalnız kalmayı bilmez, sevmez. Yalnız olmamanın getirdiği garantiye, yani tehlikeden uzak yaşamanın konforuna güvenir. Ama işte bu garanti de yaratıcılığı sakatlar, iş çıkarma kabiliyetini azaltır.
Yalnız kalamayan insanın düşünce ve gözleme kabiliyeti yarım oluyor. Bu yüzden ben insanlara yalnız kalmayı öğrenmelerini öneriyorum. Yalnız kalmayı bilmek iyidir, önemlidir; Türkiye gibi bir yerde avantajdır. Zira evlilik müessesesi bile bizde yalnız kalmamak üzerine kurulmuştur. Halkımız evliliğin gerçek mahiyetini anlamaz. Evlenince, kumrular gibi dip dibe oturmaları gerektiğini zanneder. Öyle şey olur mu? Biraz da birbirinden ayrı duracaksın. Nefes alacak, aldıracaksın. Evlilik sürekli dip dibe duracak, yan yana yürüyecek bir şey değildir. Çok açık ki bunun da artık anlaşılması lazım. "

(74. Sayfa).

Yani özet olarak; kişi yalnız başına düşünmeye fırsat oluşturmadığı, kendi kendine vakit geçirebilme alışkanlığı edinmediği, devamlı başka insanlara ve çevrenin tesirine maruz kaldığı müddetçe bilgisini, zekasını, görgüsünü ve gözlem yeteneğini artıramaz, aynı zamanda da bakış açısını, ruhunu gerçek anlamda yükseltemez, iç dünyasını yaşayamaz ve hayatı keşfedemez bu yüzden insan sık sık kendisi ile başbaşa kalmalıdır, şeklinde bir görüş ortaya koymuş ya da ben kendi fikrimce öyle değerlendirdim diyebilirim. Evet ülkemizde günümüz toplumunun özellikle de şimdiki gençlerin çok büyük kısmı gerçekten de bu tanıma uyuyor çoğu henüz bu önemli olguyu idrak edebilmiş değil çünkü öyle olsalar bu şekilde davranmazlardı. şimdiye kadarki yaşantımda özellikle son on senedir her yerde gözlemlediğim bir durum bu, hemen hemen çoğu genç insan her şeyi beraber topluca yapmak, sürekli birbirleriyle takılmak muhabbet etmek, devamlı birbirleriyle içli dışlı olmak ve eğlenmek zorunda olduklarını zannediyorlar, ne yalnız kalma kültürü ne de derin düşünme farkındalığı var birçoğunda. çoğu kendini yararsız, alçaltıcı, sığ şeylerle oyalıyor ve beyinlerini kullanmaya fırsat vermiyorlar bunun için de fikirleri, ruhları, bakış açıları gelişemiyor yükselemiyor; hayattaki birçok incelikleri, gizemleri ve derinlikleri keşfetmeye fırsat bulamadıkları gibi çoğu şeyi de kaçırıyorlar ve bunun farkında olmadıkları için belki de daima sığ, mutaassıp bir yaşantı sürerek o şekilde göçüp gidecekler. insanlar kendi hayatlarındaki bu "yalnız kalamayış" noksanlığından ve yanlışından rahatsız değillerse ve bu gaileyi düzeltmek için çaba göstermiyorlarsa bir ömrü boşa heba edecekler demektir. aslında bu vaziyet kişisel bir fenalıkla sınırlı değil sadece ülkenin geleceğini de etkiliyor, durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor toplum olarak bize. Türkiye' de büyük fikirlerin, büyük yaratıcılıkların ve başarıların oluşmasına muarız olan en büyük engel işte insanlarımızdaki bu "yalnız kalamayış" hastalığı aslında, bu durumun ülkemizin kalkınmasının önündeki en önemli handikaplardan ve problemlerden birisi olduğunu fark etmek için dahi olmaya gerek bunu biraz beyin fırtınası yapan herkes görebilir. insanlar bu büyük felaketin ve yozlaşmanın farkına ne kadar erken varır ve bilinçlenirlerse o kadar iyi; çünkü bu mesele hem kendileri için, hem onlarla aynı sosyal alanlarda aynı ortamlarda bulunmak durumunda olan bizler için, hem de bu ülkenin geleceği için hayati bir önem taşıyor.

Eğer elinizde çok iddialı veya mutlaka okumam gerek dediğiniz türden öğretici eserler yoksa öncelik olarak bu kitabı okuyabilirsiniz satın alıp. içerisinde bakış açınıza katkısı olacak ince tespitlerin ve istifade edilebilecek yararlı fikirlerin yer aldığını düşünüyorum ben...

yazarların günlük adım sayıları

Ne yazık ki sağlık bakanlığının önerdiği adım sayısına ulaşamamıştır.

Şahsına yürüyerek tamamlamamı isteyenler açık oy+fav yapsın hemen.
Yoksa çıkıp dışarıda yürücem.

görsel

sürekli a haber açık olan esnaf

Tartışmaya girerseniz ekmek bıçağıyla dalabilirler. Onun için ekonomi çok iyi dayı diyerek gönlünü alın belki döner falan ısmarlarlar.*

eleia

Ne zaman bu yazarın nickini görsem şu el ele el lale diye bir kız var ya o geliyor.*

https://youtu.be/o7jKzGxLRZI

sözlük yazarlarının saçları

Atayım mı arkadaşlar?

At diyenler açık oy+fav hemen.

sözlük yazarlarının kedileri

görsel

Keyif yapıyos. ❤️ *

uyku için karanlık mı önemlidir sessizlik mi

yastık önemlidir.

sessiz ve karanlık bir yer de olsa, yastığım yoksa sittin uyuyamam.

otele yastığıyla giden yazar itirafı.

sözlük yazarlarının yapmak istediği kombinler

Etnik giyim candır.
görsel

imamoğlu nun pideyi 1 5 tl yapması

halk ekmek bu fiyata satıyorsa fırında en az 2.25-2.75 olur.

o zaman da bu "oyun böyük yeğen"cilerin hepsini görün halk ekmek kuyruğunda.

Edit: normal satışta 4 tly miş. Gider o fiyattan alırsınız artık.

anonim hesap

Boş bir zat.

döneceksin diye söz ver

Harika bir şarkıdır.

kız arkadaşından para isteyen erkek

ciddi ciddi var olan erkektir. sanırım yeni nesil artık böyle. bugün bir arkadaşın olayından kulağıma geldi. adam kız arkadaşından yol parası istiyor. ve lazım olur sen yine bir 50 daha at diyor. bu nasıl erkektir. bilen beri gelsin.

atsızcıların atatürk düşmanlığı

Türkçü nicke sahip bir kürt ün olmayan aklınca yaptığı tespit. Gelip gidip aynı tür başlığı açıyor, yazık bu amipe.

oğluna bir ev bile alamayan baba

Çok güzel bir konuya değindin sayın yazar. 26 yaşındayım kendimi bildim bileli bizim evimiz kiradır. Babam emekli oldu hep beraber elimizi taşın altına koyduk aldık istanbuldan kendimize bir ev 2 ay önce. He öyle rezidans falanda değil mahallelerden birinde sıfır bi daire aldık. Bak şimdi ben 1 sene sonra evlilik planları kuruyorum çıkıp gidicem o evden kiraya oturucam yine babam oturucak ölene kadar. Ama o kadar zevkli ki o kadar değerki 26 sene sonra babanın kiradan kurtulduğunu görmek. O adamın hevesini görmek o evde. Sen hayatı çok yanlış anlamışsın benden söylemesi. Bazılarımız şanslı doğar yaşı geldiği zaman kapının önünde doğum günü hediyesi arabasının anahtarını babası uzatır şu adreste yeni dairen var yeni arabanla bi git bak bakalım der. Bak ben şu anki mutluluğu o zenginliğe değişmem anlatabiliyomuyum?

sözlük erkeklerinden sözlük kızlarına sorular

kuyruk yagına cevap neden göt kılı.

bizim kürte verecek kızımız yok diyen baba

Aynı benım kayınpeder şerefsizim. Bende hatunla su an evlilik aşamasında gibiyim aileler tanışıcak falan filan. Babasının kesin kararı varmış kürt istemiyo. Zaten bende kürt değilim. Neyse buradan ışıklı köyündeki pinti şerefsiz teyzeme selamlar.

ucan su tospasi

eski nick ine tekrar kavuştu benim güzel tospaam. tek aşkım. saçlarında huzur bulduğum.

süper loto da 10 milyon tl çıkarsa yapılacaklar

ertesi gün parayı banka hesabıma yatırır, bankanında bana paramı onlara yatırması için hediye olarak verdiği son model spor arabamı alır, yine bankanın paramı onlara yatırması için hediye ettiği lüks dairemi dayar döşer, pek sevgili canım sevgili m zeytinimi bubasından istemeye giderim. Kızı verdikten sonrada jet hızıyla nikah, sonrasında da maldivlerde zeytinimle balayının tadını camdan yapılmış suyun içindeki bungalowlarda çıkarırım. Portakal suyu önemli, onu hep içerim zaten. Ne iş yapıcağımı henüz düşünmedim buluruz bi ticaret sektörü.

tsk nın 290 kez operasyon izni istemesi

son 3 yılda tsk nın pkk ile mücadele etmek üzere gerçekleştirdiği olay.
peki kaç defa izin vermiş sadece 9!

Oslo’da PKK ile masaya oturan ve anlaşan AKP, tüm Güneydoğu’yu KCK yönetimine terk etmişti. Bunu resmiyete bağlamak için de TSK’nın şehirlerde operasyon yapması Valilik iznine bağlanmıştı. Böylece TSK, yurt içinde operasyon yapamaz hale geldi.

290 kere izin istenilsin 281 kere dokunma de... sonra da teröre karşı miting yap yaptır.. bayrak salla.. e seçim var tabi...

düşmanın bile mert i lazım.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.