bugün

eskişehir

4 yıl okumaya gittiğim ancak 2 sene sonra pılımı pırtımı toplayıp terk ettiğim şehrim.

şehrim diyorum çünkü bana 22 yıllık ömrümde geçirdiğim en güzel 2 seneyi bağışlamıştır. çok şey yaşadım, daha fazlası ne olabilir ki diye düşünürdüm eskişehir'e giderken fakat geçen yıllarda anladım ki oranın tadı ve havası bambaşkaymış. 2 yıl boyunca gezmek, tozmak, yiyip içip sıçmanın dışında da birçok şey kattı ruhuma. bi daha asla yaşayamacağım duyguları ve aslında sürekli hissetmek istediğim şeylerle doldurdu bünyemi.

eskişehir'in göt donduran soğuğunun aslında sevdiğinin elini sımsıkı tutup, sokakları arşınlarken vız geldiğini öğrendim. arkadaş kelimesinin içini dolduran adamların bu şehirde var olduklarını anladım. aileden uzak genç hayatı yaşamanın burada anlam kazandığını keşfettim.

tabii tüm bu özgürlükler insanı sapıtma noktasına da sürükleyebilir, eğlenceli bi anı olarak da kalabilir, tüm ömrüne işleyecek izler de bırakabilir. ama götü başı dağıtmadan, biraz saygı kuralları içerisinde öğrenci hayatı yaşadığın takdirde sen kralsın, çevrendekiler de hep dostların.

aradan 4 ay geçmiş. ben, uğruna okulu bıraktığım bölümü kazanmak için ne yapmam gerektiği düşünmem gerekirken, hala tekrar eskişehir'e dönme hayalleri içerisindeyim.

yarım kalan dostluklar ve sonu gelmeyen aşk tamamlanacak mı yoksa bir efsane olarak mı kalacak hep birlikte göreceğiz.

(bkz: bu da böyle bir anımdır)
© copyright 2005 - 2026