bugün
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- feminen erkek davranışları5
- sonbaharda yapılacaklar4
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz10
- boğaz ağrısı5
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- çocuklar niye sünnet edilir2
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- yazarların anlık durumları5
- musa2
- hırvatistan 0 ingiltere 73
- kalabalığı seviyor musunuz3
- akmerkez3
- avokado yiyen insan4
- gereksiz bakanlıklar2
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar18
- sanatın amacı2
- işkembe çorbası seven kız6
- nickini bir görselle anlat3
- şeker hastalığı9
- ingiltere3
- hırvatistan4
- futbol18
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- özel sektör de çalışmak11
- uefa uluslar ligi11
- pul biberli pilav6
- seni sevmeyenlere en güzel cevap3
- isviçre ile liechtenstein arası2
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi10
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- boğaziçi üniversitesi güney kampüsü2
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız4
- söğüşçü aco7
- arkadaşlar ayıptır söylemesi çok şeysiniz2
- mini etek topuklu ayakkabı fileli çorap üçlüsü3
- pasifler apartmanı4
- ellerim bos gonlum hos14
- sixpackli sanat tarih siyaset bilen seksi kadın3
- ispanya6
- galatasaray büyüklüğü14
- en ılık burç5
- arkadaşlar bakar mısınız14
- meksika açmazı macerası9
- kızlar buraya bakar mısınız7
- ruh hastası aktiviteleri6
2011-2012 sezonu muhtemelen oynanmayacaktır. takım sahipleri ve oyuncular arasındaki collective bargaining agreement'ın süresi bu sene dolmaktadır, ve tarafların anlaşamayacağına kesin gözüyle bakılmaktadır. bunun nedenleri de var tabii, anlatmaya çalışalım kendi çapımızda:
- ekonomik kriz bilindiği gibi dünyada öncelikli olarak amerika'yı vurdu. zaten amerika'da üvey evlat muamelesi gören bir spor olan basketbol ise bu krizden en zararlı çıkan spor dalı oldu. milwaukee, utah, san antonio gibi *ufak piyasaya sahip* takımlar salonlarını dolduramaz, para kazanamaz oldular. kendi kazancını öncelikli olarak düşünen nba de bu nedenle bu sene 2001-2002 sezonundan beri ilk defa lüks vergisi seviyesini düşürmek durumunda kaldı. bu seviyenin düşmesiyle elinde yüksek kontratlarla kala kalan takımların ödemeleri gereken lüks vergisi brdenbire 4 milyon dolar artmış oldu. bu da takımların isyan etmesine yol açtı haliyle.
- oyuncuların aldıkları paralar sürekli artmakta. genelde kontrat pazarlığı yapılırken de böyle bir dizayn kullanılır(5-6 senelik kontratlarda genelde her sene için ortalama 750 bin dolarlık bir artış görülür, bazı kontratlarda bu artış 1.25 milyon dolara kadar çıkar), ama zaten her sene salary cap seviyesi ve lüks vergisi(luxury tax) seviyesinin artacağı öngörüldüğü için bu pazarlıklar normal karşılanır. ancak bu seviyeler düştükçe takımlar birdenbire kendilerini vergi batağında buluverdiler. kriz yüzünden oldukça zorlanan takımlar bir de nba'in kemerleri sıkmasıyla iyice dağılmış oldular.
- nba oyuncuların para konusunda en ayrıcalıklı olduğu lig. diğer amerikan liglerinde(nfl,mlb,nhl) oyuncular ve takım sahipleri arasında daha dengeli bir *risk alma durumu* varken nba'de tüm riskler takım sahiplerinde. bir oyuncu basketbolu bıraksa dahi hala takımın salary cap'inde gözükmeye devam ediyor mesela hala, ki sırf bu yüzden new york knicks ekstradan 15 milyon dolar ödemek zorunda kalmıştı bundan birkaç yıl evvel.
yani takım sahiplerinin istediği şey, tüm oyuncu kontratlarının değerinin azaltılması, draftta seçilen oyuncuların ilk aldıkları çaylak kontratındaki değerlerin azalması ve böylece nba'in topladığı genel paradan kendilerine daha çok pay çıkararak bir denge oluşturmaya çalışmak. yıllardır bu konuda şımarmaya alışmış olan nba oyuncularına bunu kabul ettirmekte zorlanacaklardır, ancak takım sahiplerinin ellerinde çok önemli bir koz var bu tarz durumlar için(sözü mark cuban'a bırakıyoruz):
"when players are locked out, owners lose some income, but players lose all their income."
türkçe versiyonu:
"lokavt olduğu zaman takım sahiplerinin gelirleri azalıyor, ama oyuncuların gelirleri kalmıyor."
uzun lafın kısası oyuncular ekonomik krizin şartlarını kabul edene dek 2011-2012 sezonunda maç yapılması mümkün gözükmüyor. o sezon oynansa dahi 99 lokavtında olduğu gibi kısa bir sezon olur, 82 maç izlememiz pek olası değil.
dipnot: salary cap ve luxury tax(lüks vergisi) hakkında ekstra bilgi için(ingilizce ama olsun): http://en.wikipedia.org/wiki/NBA_Salary_Cap
- ekonomik kriz bilindiği gibi dünyada öncelikli olarak amerika'yı vurdu. zaten amerika'da üvey evlat muamelesi gören bir spor olan basketbol ise bu krizden en zararlı çıkan spor dalı oldu. milwaukee, utah, san antonio gibi *ufak piyasaya sahip* takımlar salonlarını dolduramaz, para kazanamaz oldular. kendi kazancını öncelikli olarak düşünen nba de bu nedenle bu sene 2001-2002 sezonundan beri ilk defa lüks vergisi seviyesini düşürmek durumunda kaldı. bu seviyenin düşmesiyle elinde yüksek kontratlarla kala kalan takımların ödemeleri gereken lüks vergisi brdenbire 4 milyon dolar artmış oldu. bu da takımların isyan etmesine yol açtı haliyle.
- oyuncuların aldıkları paralar sürekli artmakta. genelde kontrat pazarlığı yapılırken de böyle bir dizayn kullanılır(5-6 senelik kontratlarda genelde her sene için ortalama 750 bin dolarlık bir artış görülür, bazı kontratlarda bu artış 1.25 milyon dolara kadar çıkar), ama zaten her sene salary cap seviyesi ve lüks vergisi(luxury tax) seviyesinin artacağı öngörüldüğü için bu pazarlıklar normal karşılanır. ancak bu seviyeler düştükçe takımlar birdenbire kendilerini vergi batağında buluverdiler. kriz yüzünden oldukça zorlanan takımlar bir de nba'in kemerleri sıkmasıyla iyice dağılmış oldular.
- nba oyuncuların para konusunda en ayrıcalıklı olduğu lig. diğer amerikan liglerinde(nfl,mlb,nhl) oyuncular ve takım sahipleri arasında daha dengeli bir *risk alma durumu* varken nba'de tüm riskler takım sahiplerinde. bir oyuncu basketbolu bıraksa dahi hala takımın salary cap'inde gözükmeye devam ediyor mesela hala, ki sırf bu yüzden new york knicks ekstradan 15 milyon dolar ödemek zorunda kalmıştı bundan birkaç yıl evvel.
yani takım sahiplerinin istediği şey, tüm oyuncu kontratlarının değerinin azaltılması, draftta seçilen oyuncuların ilk aldıkları çaylak kontratındaki değerlerin azalması ve böylece nba'in topladığı genel paradan kendilerine daha çok pay çıkararak bir denge oluşturmaya çalışmak. yıllardır bu konuda şımarmaya alışmış olan nba oyuncularına bunu kabul ettirmekte zorlanacaklardır, ancak takım sahiplerinin ellerinde çok önemli bir koz var bu tarz durumlar için(sözü mark cuban'a bırakıyoruz):
"when players are locked out, owners lose some income, but players lose all their income."
türkçe versiyonu:
"lokavt olduğu zaman takım sahiplerinin gelirleri azalıyor, ama oyuncuların gelirleri kalmıyor."
uzun lafın kısası oyuncular ekonomik krizin şartlarını kabul edene dek 2011-2012 sezonunda maç yapılması mümkün gözükmüyor. o sezon oynansa dahi 99 lokavtında olduğu gibi kısa bir sezon olur, 82 maç izlememiz pek olası değil.
dipnot: salary cap ve luxury tax(lüks vergisi) hakkında ekstra bilgi için(ingilizce ama olsun): http://en.wikipedia.org/wiki/NBA_Salary_Cap
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar