bugün

vantaggio

kendi suratina soru carpmak isteyen yazarlarin naylon klavye delikanliligi* karsisinda metanetin ne derece onemli oldugunu bir kez daha anlayan yazar. Hristiyanlarin her ayini kendi diliyle yaptigini kendisi soyleyip, referans gosterdigi dipnota farkinda olmadan cok guclu bir tasdikte bulunan yazarin "hristiyanligin ortak bir kulture sahip olmadigini mi gosterir?" sorusuna "madem ki tribunler* onunde sorulmus bilmukabele karsilik vereyim" deyip islamin birlik dini oldugunu bir olana ibadet edildigini hristiyanlikta ise teslis olmasindan dolayi arada kocaman bir fark oldugunu belirtme geregi duyan ayrica islamiyet haricindeki dinlerin ser'i mesajlari iletmede islamiyet kadar veciz bir usluba ve estetik bir anlayisa sahip olamamasinin islamiyetin sucu olamayacagini beyan eden yazardir.

Ayrica sunu demistir:

bir hatanin genis kitleler tarafindan yapilmasi onu dogru yapmaya yetmeyebilir ama ortada %90lik bir oran varsa bu da Rousseau'nun "halk herseyin dogrusunu bilir hatta halkin bildigi dogrudur" sozunu akla getirmektedir. mutlak manada bir dogruya gore halkin dedigi dogru olmasa bile halk maseri vicdan ruhuyla kendisi icin dogru olani secer. Tipki uluorta insanlara saygisiz ithamlarda bulunmanin yanlis bir hareket olmasina ragmen bireysel anlamda kendi kararini verip bu yolu secen bir takim naylon tipler gibi.

Pek tabi bununla birlikte en basit mefhumlari anlamakta kisir kalanlardan kendi elleriyle manipule edilmis carpik olgularin izaha gerek gorulmus ve biraz teferruatlica izah edilmis kisimlarini anlamalarini pek de beklemeyen* yazardir.
© copyright 2005 - 2026