bugün
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı27
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- karşı cinste ilk soğutan detay7
- zorbalanmaya alışkın insan6
- s'i l v'e r m'i s t22
- silvermist'in mutfağına konuk olmak26
- kendi kendine kavga etmek4
- galatasaray12
- fenerbahçe14
- özgür özel9
- mastürbasyon5
- yazarların en sevdiği şeyler16
- bu koyden olsam ne olacak4
- boyu devrilecesiye4
- islamda namaz yoktur21
- kocaelispor4
- galatasaray'ın penaltı jokeri5
- sözlüğün bitmiş olması3
- kent dark blue2
- aklınıza gelen şarkı sözü6
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker4
- özlem duygusunu yitirmek4
- ev telefonu2
- sözlük yazarlarının kombileri2
- sarapci koala hatayi4
- futbol6
- gece boyu ağlanılan günün sabahı3
- büyüdüğünü anladığın an3
- süper lig4
- büyük taarruz3
- başı kapalı ama her şeyi torpilli tipler4
- ekşi sözlüğün bozması2
- sözlük erkeklerinin yaptığı ev işleri2
- şeker bey birader2
- birleşik krallık'ın yok olması6
- aniden karının dudaklarına yapışmak3
- family guy2
- gecenin şarkısı11
- bugüne kadar akıllı bir şişko görmedim3
- zekeriya öz3
- arkadaşlar erkekler neden benden kaçıyor2
- pazarcıların seçtirmemesi9
- arkadaşlar3
- kadınların güçlü erkek tercihi7
- irmik helvası6
- abd'li eşcinsel solculardan medet ummak7
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- okan buruk14
- ekşi sözlük7
- sigaralar ucuzlamalı6
Asker arkadaşlarım ne yorum yaparlarsa yapsınlar terör ile çatışma dışında modern çağda tamamen türkiyeye savaş kaybettirecek silahtır. çünkü asker kardeşlerimin işi çatışmaktır. ince detay silah değil...
neden hiç sevmem ben bu silahı? çünkü bunu yiyen kişi yüzde 90 ölür... benden sebep ve o sebebi anlamak için detaylı açıklama beklemeniz doğrudur ve anlattığımla tatmin olmazsanız bildirin, açıklayacağım.
şimdi neresi kötü bu yüzde 90 öldürmesinin diyenler olacaktır. biz terörle mücadele ederken bu gerçekten üstün performans ve avantajdır. ama ya savaşa girersek?
diyelim ABD ile savaşa girdik(en çok kurgulanan sahnelerden biridir...) biz bir asker vurursak o adam yüzde 90 toprağa gidecektir ama bizim "silah uzmanı oldum" zanneden tiplerin sövdüğü 5.56 milimetrelik mermiler bize gelirse ne olacak?
tam 5 kişimizi bizden alırlar...
çünkü kurşun yiyen asker muhtemelen ölmeyecektir ve çatışamaz duruma da gelecektir. (gitti 1 kişi)
onu hastaneye kim götürecek?(2. kişi)
onun tedavisi, hasta bakımı refakati???(en iyi ihtimalle 2 kişide burdan...)
ha tabi tıkanan sıhiye hastane ve sağlık ocaklarının yarattığı kaosu bilemem. hele yanımdaki silah arkadaşımın ölmek yerine acı ile inlemesini duymak bana ne yapar hiç bilemem...
2.ci sevmeme sebebim şudur; g3 400 metreyi katlar geçer.
iyi de 400 metrenin ötesi keskin nişancı menzilidir zaten. ne yapcan? bi yandan siperlere dalıp bir yancan keskin nişancılık mı?... yine m4 kazandı...
son nokta ise bu; g3'ün dipçik ergonomisi kötü ve (bkz: kalibre)si yüksek olduğu için karşıdaki hedefi taramaya kalkarsanız ilk atış ayağından, 2.si atış kafasından 3. ve 4. atışlar ise engin göklere... ama m4a1 o kadar hafiftir ve şahlanma o kadar azdır ki bütün şarjörü de bitirsenizde(acemilerin en çok yaptığı hareket) giden mermilerin çoğu hedef bölgede toplanacaktır...
şimdi içinden geçiren yazarlar olacak; "üstüne üstlük m4a1 suda ateş edebiliyo!"
iyi de kara piyadesinin suda ne işi olacaktır?
tutukluk sorununa gelince. bu tamamen mermilere bağlıdır. yani mke mermilerinin tutukluk oranı fazla olduğu için burada m4'ü de g3'üde yargılamak bize düşmez. ayrıca her iki silahın özellikle ve özellikle m4'ün çıkan sayısız yeni türevinde başlıca olarak bu sorun ve doğa koşullarına dayanıklılık ele alınmıştır.
türklerin en belirgin özelliklerinden birisi de saplantlı ve yeniliğe açık olmamalarıdır... g3'ten önce derlerdi ki. ne güzel kırıkkale tüfeklerimiz var ne o silah öyle? parçacı bulunmaz, mermisi taşınmaz cart curt! (silah yeni ya o zaman...)
şimdi de m4 için aynısı deniyor. ne o silah öyle g3 gibi keleş gibi parçası bulunmaz cartı bulunmaz curtu bulunmaz!!! m4 gibi bir silah envanterimize geçince de biz yine diyeceğiz ki ne (bkz: magpul masadası) ne (bkz: scar)ı gül gibi m4a1 var... ohoooo...
neden hiç sevmem ben bu silahı? çünkü bunu yiyen kişi yüzde 90 ölür... benden sebep ve o sebebi anlamak için detaylı açıklama beklemeniz doğrudur ve anlattığımla tatmin olmazsanız bildirin, açıklayacağım.
şimdi neresi kötü bu yüzde 90 öldürmesinin diyenler olacaktır. biz terörle mücadele ederken bu gerçekten üstün performans ve avantajdır. ama ya savaşa girersek?
diyelim ABD ile savaşa girdik(en çok kurgulanan sahnelerden biridir...) biz bir asker vurursak o adam yüzde 90 toprağa gidecektir ama bizim "silah uzmanı oldum" zanneden tiplerin sövdüğü 5.56 milimetrelik mermiler bize gelirse ne olacak?
tam 5 kişimizi bizden alırlar...
çünkü kurşun yiyen asker muhtemelen ölmeyecektir ve çatışamaz duruma da gelecektir. (gitti 1 kişi)
onu hastaneye kim götürecek?(2. kişi)
onun tedavisi, hasta bakımı refakati???(en iyi ihtimalle 2 kişide burdan...)
ha tabi tıkanan sıhiye hastane ve sağlık ocaklarının yarattığı kaosu bilemem. hele yanımdaki silah arkadaşımın ölmek yerine acı ile inlemesini duymak bana ne yapar hiç bilemem...
2.ci sevmeme sebebim şudur; g3 400 metreyi katlar geçer.
iyi de 400 metrenin ötesi keskin nişancı menzilidir zaten. ne yapcan? bi yandan siperlere dalıp bir yancan keskin nişancılık mı?... yine m4 kazandı...
son nokta ise bu; g3'ün dipçik ergonomisi kötü ve (bkz: kalibre)si yüksek olduğu için karşıdaki hedefi taramaya kalkarsanız ilk atış ayağından, 2.si atış kafasından 3. ve 4. atışlar ise engin göklere... ama m4a1 o kadar hafiftir ve şahlanma o kadar azdır ki bütün şarjörü de bitirsenizde(acemilerin en çok yaptığı hareket) giden mermilerin çoğu hedef bölgede toplanacaktır...
şimdi içinden geçiren yazarlar olacak; "üstüne üstlük m4a1 suda ateş edebiliyo!"
iyi de kara piyadesinin suda ne işi olacaktır?
tutukluk sorununa gelince. bu tamamen mermilere bağlıdır. yani mke mermilerinin tutukluk oranı fazla olduğu için burada m4'ü de g3'üde yargılamak bize düşmez. ayrıca her iki silahın özellikle ve özellikle m4'ün çıkan sayısız yeni türevinde başlıca olarak bu sorun ve doğa koşullarına dayanıklılık ele alınmıştır.
türklerin en belirgin özelliklerinden birisi de saplantlı ve yeniliğe açık olmamalarıdır... g3'ten önce derlerdi ki. ne güzel kırıkkale tüfeklerimiz var ne o silah öyle? parçacı bulunmaz, mermisi taşınmaz cart curt! (silah yeni ya o zaman...)
şimdi de m4 için aynısı deniyor. ne o silah öyle g3 gibi keleş gibi parçası bulunmaz cartı bulunmaz curtu bulunmaz!!! m4 gibi bir silah envanterimize geçince de biz yine diyeceğiz ki ne (bkz: magpul masadası) ne (bkz: scar)ı gül gibi m4a1 var... ohoooo...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar