bugün
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler14
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek9
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız20
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat11
- inanmıyorsanız bari saygı duyun6
- kant'ın ahlak yasası ve günlük hayat5
- 2026 dünya kupası29
- sözlükte sizi kim tanıyor16
- aynı anda üç kızla gezmek5
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi13
- en saçma deyim ve atasözleri2
- kiraz cicegi kolonyasi44
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- magnum4
- alttaki yazarın gerçek adını tahmin etme4
- mehmet okuyan12
- en son ne zaman çaylak oldunuz3
- upuzun saçlarını kısacık kestiren kız3
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı10
- messi vs maradona2
- lise arkadaşları4
- aşkom diyen erkek4
- fazla nüfus başa bela2
- yapay zeka ile sohbet ederken duyulan garip his4
- kim kimin fakesi10
- saçlarını kısacık kestirip ilk sigarasını içen kız2
- korku filmi hastası insan2
- çirkin kadını güzel gösteren şeyler3
- zall'a yazdığım mesaj7
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- şems vs mevlana4
- sözlük arkadaşı3
- vejetaryen olmak çok sebze mi az et yemek mi2
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- natuk baytan4
- kadıköy2
- anın görüntüsü11
- yaprak yiyen kadın3
- staind3
- sözlükte ciddi konuların konuşulmaması6
- kadınların koşamaması6
- günün şarkısı5
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması10
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler5
- birader yazarların birader beyler olmaları hedesi3
- gavurun kızı5
- ayna3
- motor3
- sözlük kavgaları7
senenin en iyi filmi bana göre.. muhteşem.. harika.. glorious.. hatta glourious..
ya arkadaş her sinemasever der: tarantino'dan ya tiksinirsin, ya ona taparsın.. ben yeminle arasındaydım.. severek izlerdim her tarantino filmini, adamdaki yadsınamaz dehayı görürdüm ama asla ''lan son tarantino filminin gösterime girmesine sadece 548 gün kaldı!'' diyen adam olmadım, olanı da tokatladım.. bugüne dek ama.. şu anda bir sonraki tarantino filminin gösterime girmesine kaç gün kaldığını araştırıyorum bir yandan bu satırları karalarken..
beni yarattığı b movieler ilgilendirmiyor.. ama bir insan bu kadar mı akılda kalıcı karakterler yaratır? derinlik 0, ama çok vurucu, çok iyi oynanan ve çok eğlenceli karakterler.. bir nevi b karakter.. inglourious basterds'ta da brad pitt'in canlandırdığı aldo raine ve christoph waltz'un hayat verdiği ('canlandırmak' ayıp kaçar abimizin performansı için) hans randa, hatta bilimum yan karakterde de (özellikle eli roth'un oynadığı donny donowitz ve til schweiger'ın oynadığı hugo stiglitz'de) bu müthiş karakterlendirme görülüyor.. donowitz'in görüldüğü her sahnede o keş gibi büyümüş simsiyah göz bebeklerinden ürperdim, adama neden yahudi golemi dediklerini anladım.. inceden spoiler'a girmeye başladık..
--spoiler--
filmde her sahne normalden uzun çekilmiş ama bu kesinlikle hikayeye bir çizgi-roman havası katıyor bana göre.. ve hele de arka plandaki mizansen, oyunculuk ve diyaloglarla da, kesinlikle sıkıcı değil bu hava.. yalnız birkaç eleştiri okudum filmle ilgili.. hem de basbaya kelli felli sinema eleştirmenlerinden.. diyorlar ki; brad pitt'in oyunculuğu ve aksanı zorlama olmuş.. e be pazar eki kumruları, siz bu zamana kadar tarantino sinemasını öğrenememişseniz, size burdan edeceğim küfürler manasız kalacaktır.. adamın bütün sanatı zorlama, kör gözün parmağına filmler ve karakterler üzerine, brad pitt de bu çizgi-filmsel karakteri müthiş yansıtıyor.. bir de filmi ''amerikan-semitik işbirlikçi bir siyasi propoganda'' olarak değerlendiren mallar gördüm ekşi sözlük'te.. lan biraz aklı olan herkes hikayedeki 'nazi canavarı' kadar hatta belki daha da fazla ürkütücü bir 'yahudi canavarı' olduğunu görür.. hatta almanları kötü göstermekten çok biraz karikatürize etmiş tarantino.. hitler'in devamlı sinirli olması, goebbels'in führer onun filmini beğenince ağlaması.. her şeyi geçtim ölümü hiçe sayarak vatanını koruyan bir alman general sahnesi var.. bu mudur anti-alman propogandası? tabi bir de amerikan zekası üzerine ince göndermeler mevcut..
hikaye aldo raine'in galibiyetiyle bitse de gönüllerin şampiyonu kuşkusuz raine'den hep bir adım önde olan hans landa.. filmin en güzel sahnesi de bu ikilinin karşı karşıya geldiği bölüm.. burada landa'nın raine'e göre bariz bir zeka avantajı olduğunu görebiliyoruz ama basit ve pervasız amerikan aptallığı yine de hem bu muharebeyi, hem savaşın kendisini kazanıyor.. ama ben yine de raine'e olan sempatimden olayın salaklıkla değil de umursamazlıkla alakası olduğunu düşünmeyi yeğliyorum..
landa'nın iki kuruş için saf değiştirdiğini düşünmek de yanlış olur.. landa sadece savaşın geleceğinin bariz bir germen yenilgisi olacağını çok önceden öngörmüş ve yılan zekasıyla kendini sağlama almıştı.. sadece zaten gece sinema ve içindekilerin imhasıyla sonlanmışken, landa'yı hala neden hayatta tuttuklarına dair bir sorum var senaristlere.. vur gitsin yavşağı.. ama herifin cazibesinden ve zekasından onlar da etkilendiler herhalde..
bu arada filmin landa'nın başında kendisine 'the jew hunter' denmesinin hoşuna gittiğini söylemesi, ancak sonunda bu lakaptan nefret ettiğini belirtmesi de dikkatlerden kaçmadı..
landa'nın raine ve ekibiyle italyanca konuşması gerçekten çok komikti.. yalnız en çok filmin sonundaki, raine'in landa'nın yanındaki adamcağızı çat diye vurmasından sonra yaşanan şu diyaloğa güldüm:
***
landa: Are you mad? What have you done? I made a deal with your General for that mans life!
aldo: Yeah, they made that deal, but they don't give a fuck about him, they need you.
landa: You'll be shot for this.
aldo: Raw I don't think so, more like I'll be chewed out. I've been chewed out before.
***
yalnız hiçbir şeye üzülmem de shosanna ve marcel'in lüzumsuz fedakarlığına yanarım.. zaten patlayacaktı sinema, bok yoluna gittiler.. gerçi alev alev yanan ekranda shosanna'nın ''işte bu, yahudi intikamının suratıdır!'' diyen hırslı sureti ortaya sinematik bir hava kattı ama olsun, değer miydi be?
film christoph waltz'ı göklere çıkartacak belli.. gerçekten muazzam bir oyunculuk.. ama sanki ben onun gözüktüğü her sahnede bir theodore bagwell kokusu aldım.. günahını almayayım da özelliklerde mimiklerde ufak bir esinlenme olabilir robert knepper'dan.. tarafımdan son bir alkış da filmin başında perrier lapadite olarak ufacık bir resital sergileyen denise menochet'ye..
--spoiler--
gidin görün abi 10 numara film.. yalnız sakın bana gelip de tarihsel yanlışlıklardan söz etmeyin sonra.. film ''once upon a time in nazi-occupied france'' diye başlıyor lan.. olayın masalsılığını daha ne kadar gözünüze soksun tarantino?
son olarak:
--spoiler--
this might be my masterpiece!
--spoiler--
ya arkadaş her sinemasever der: tarantino'dan ya tiksinirsin, ya ona taparsın.. ben yeminle arasındaydım.. severek izlerdim her tarantino filmini, adamdaki yadsınamaz dehayı görürdüm ama asla ''lan son tarantino filminin gösterime girmesine sadece 548 gün kaldı!'' diyen adam olmadım, olanı da tokatladım.. bugüne dek ama.. şu anda bir sonraki tarantino filminin gösterime girmesine kaç gün kaldığını araştırıyorum bir yandan bu satırları karalarken..
beni yarattığı b movieler ilgilendirmiyor.. ama bir insan bu kadar mı akılda kalıcı karakterler yaratır? derinlik 0, ama çok vurucu, çok iyi oynanan ve çok eğlenceli karakterler.. bir nevi b karakter.. inglourious basterds'ta da brad pitt'in canlandırdığı aldo raine ve christoph waltz'un hayat verdiği ('canlandırmak' ayıp kaçar abimizin performansı için) hans randa, hatta bilimum yan karakterde de (özellikle eli roth'un oynadığı donny donowitz ve til schweiger'ın oynadığı hugo stiglitz'de) bu müthiş karakterlendirme görülüyor.. donowitz'in görüldüğü her sahnede o keş gibi büyümüş simsiyah göz bebeklerinden ürperdim, adama neden yahudi golemi dediklerini anladım.. inceden spoiler'a girmeye başladık..
--spoiler--
filmde her sahne normalden uzun çekilmiş ama bu kesinlikle hikayeye bir çizgi-roman havası katıyor bana göre.. ve hele de arka plandaki mizansen, oyunculuk ve diyaloglarla da, kesinlikle sıkıcı değil bu hava.. yalnız birkaç eleştiri okudum filmle ilgili.. hem de basbaya kelli felli sinema eleştirmenlerinden.. diyorlar ki; brad pitt'in oyunculuğu ve aksanı zorlama olmuş.. e be pazar eki kumruları, siz bu zamana kadar tarantino sinemasını öğrenememişseniz, size burdan edeceğim küfürler manasız kalacaktır.. adamın bütün sanatı zorlama, kör gözün parmağına filmler ve karakterler üzerine, brad pitt de bu çizgi-filmsel karakteri müthiş yansıtıyor.. bir de filmi ''amerikan-semitik işbirlikçi bir siyasi propoganda'' olarak değerlendiren mallar gördüm ekşi sözlük'te.. lan biraz aklı olan herkes hikayedeki 'nazi canavarı' kadar hatta belki daha da fazla ürkütücü bir 'yahudi canavarı' olduğunu görür.. hatta almanları kötü göstermekten çok biraz karikatürize etmiş tarantino.. hitler'in devamlı sinirli olması, goebbels'in führer onun filmini beğenince ağlaması.. her şeyi geçtim ölümü hiçe sayarak vatanını koruyan bir alman general sahnesi var.. bu mudur anti-alman propogandası? tabi bir de amerikan zekası üzerine ince göndermeler mevcut..
hikaye aldo raine'in galibiyetiyle bitse de gönüllerin şampiyonu kuşkusuz raine'den hep bir adım önde olan hans landa.. filmin en güzel sahnesi de bu ikilinin karşı karşıya geldiği bölüm.. burada landa'nın raine'e göre bariz bir zeka avantajı olduğunu görebiliyoruz ama basit ve pervasız amerikan aptallığı yine de hem bu muharebeyi, hem savaşın kendisini kazanıyor.. ama ben yine de raine'e olan sempatimden olayın salaklıkla değil de umursamazlıkla alakası olduğunu düşünmeyi yeğliyorum..
landa'nın iki kuruş için saf değiştirdiğini düşünmek de yanlış olur.. landa sadece savaşın geleceğinin bariz bir germen yenilgisi olacağını çok önceden öngörmüş ve yılan zekasıyla kendini sağlama almıştı.. sadece zaten gece sinema ve içindekilerin imhasıyla sonlanmışken, landa'yı hala neden hayatta tuttuklarına dair bir sorum var senaristlere.. vur gitsin yavşağı.. ama herifin cazibesinden ve zekasından onlar da etkilendiler herhalde..
bu arada filmin landa'nın başında kendisine 'the jew hunter' denmesinin hoşuna gittiğini söylemesi, ancak sonunda bu lakaptan nefret ettiğini belirtmesi de dikkatlerden kaçmadı..
landa'nın raine ve ekibiyle italyanca konuşması gerçekten çok komikti.. yalnız en çok filmin sonundaki, raine'in landa'nın yanındaki adamcağızı çat diye vurmasından sonra yaşanan şu diyaloğa güldüm:
***
landa: Are you mad? What have you done? I made a deal with your General for that mans life!
aldo: Yeah, they made that deal, but they don't give a fuck about him, they need you.
landa: You'll be shot for this.
aldo: Raw I don't think so, more like I'll be chewed out. I've been chewed out before.
***
yalnız hiçbir şeye üzülmem de shosanna ve marcel'in lüzumsuz fedakarlığına yanarım.. zaten patlayacaktı sinema, bok yoluna gittiler.. gerçi alev alev yanan ekranda shosanna'nın ''işte bu, yahudi intikamının suratıdır!'' diyen hırslı sureti ortaya sinematik bir hava kattı ama olsun, değer miydi be?
film christoph waltz'ı göklere çıkartacak belli.. gerçekten muazzam bir oyunculuk.. ama sanki ben onun gözüktüğü her sahnede bir theodore bagwell kokusu aldım.. günahını almayayım da özelliklerde mimiklerde ufak bir esinlenme olabilir robert knepper'dan.. tarafımdan son bir alkış da filmin başında perrier lapadite olarak ufacık bir resital sergileyen denise menochet'ye..
--spoiler--
gidin görün abi 10 numara film.. yalnız sakın bana gelip de tarihsel yanlışlıklardan söz etmeyin sonra.. film ''once upon a time in nazi-occupied france'' diye başlıyor lan.. olayın masalsılığını daha ne kadar gözünüze soksun tarantino?
son olarak:
--spoiler--
this might be my masterpiece!
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar