bugün

alternatif masallar

evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken...
müslüman mahallesinin birinde salyangozcu asur krali basur adında biri yaşarmış. yaşarmış yaşamasına da, yaşadığını kendisi bile bilmezmiş. aşık olmazmış, hatunlara bakmazmış, masturbasyon yapmazmış, pes oynamazmış, ot gibi yaşarmış.

sürekli deneyler yapar, salyangoz satışlarını patlatmak istermiş, ve salyangozların dnaları üzerinde oynarmış. yaptığı saçma deneylerle aptalca modifikasyonlar kazandırırmış salyangozlara...

realist takılırmış, hayatın yorucu buhranlarında. ve bu yüzden de siktim sene*romantikleşememiş.
aşık olamamış, hoş bir kadını becerememiş, ısınma turlarını bile atamamış...

salyangozlara vandalist işkenceler yaparmış, bazen de penisini her bulduğu deliğe sokarmış...

günlerden birgün yahudilerin yaşadığı müslüman mahallesinde salyangoz satarken, genç bir dişil görmüş.
bu dişil 102-63-98 vücut ölçülerinde, her türlü gideri olan, ''sikilir ki bu'' denilebilecek hoş bir hatunmuş.
dedesi masonmuş, amcası imammış, babası hahammış, dayısı da papazmış...

bizim salyangozcunun götüne eroş'un meşhur oku saplanmış, götünden vurulmuşa dönmüş, kalbi farklı raylara yelken açmış...

hatuna besili bir salyangoz göndermiş, ayaküstü kur yapmış, başarılı da olmuş.

gün gelmiş, devran dönmüş bizim salyangozcu bu hatunu karşı köyün tepesindeki badem ağacının 200m kuzeybatısında olan çalılıkların arkasındaki hendeğe davet etmiş...

bizim realist salyangozcu, az gitmiş uz gizmiş dere tepe düz gitmiş ama salak adam çok gitmiş, sonra geriye dönmüş bir daha az gitmiş uz gitmiş birazcık da dere tepe düz gitmiş hendeğe varmış.

hendeğe varınca gözlerine inanamamış, bir denizkızı salyangozcuya el sallıyormuş. salyangozcu ise geçici bir salyangozal hayata girmiş. kafasında salyangozlar sikişiyormuş, panik olmuş, 112 yi aramak istemiş. ilk defa bir denizkızı görüyormuş.

denizkızının yanına gitmiş, heyecandan kalbi duracakmış. denizkızı elini salyangozcunun götüne uzatmış, ve günlerdir orada duran eroş'un okunu çekip almış, sonra ucunu bi güzel yalayıp salyangozcuya uzatmış, ''al götüne sok'' dermişçesine.

uzun uzun bakışmışlar, sonra sevişmişler, sonra yine bakışmışlar, yine sevişmişler... tam çeşitli pozisyonları gerçekleştirmek üzere hareketleniyorlarmış ki...

gökten üç elma düşmüş. ilki salyangozcunun başına, ikincisi denizkızının başına, üçüncüsü de bunu yazan yazarın başına.

ertesi gün, ekip halinde gelen olay yeri inceleme ekibi ve cinayet masası üç adet cesetle karşılaşmış.
bir denizkızıyla bir salyangozcu üst üste köpekleme pozisyonunda. diğer ceset ise eli penisinde bulunmuş.

otopsi sonucu ise 280.000 m yükseklikten düşen elmaların, beyinciğin, omurilik soğanıyla birleşen noktasına düştüğü ve düşmesiyle ölüme sebebiyet verdiği olarak açıklanmış...

klasik sonla bitirelim...

onlar ermiş muradına eee biz de çıkalım kerevetine...
© copyright 2005 - 2026