bugün
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- eski yazarlar geri gelsin12
- ben geldim naneler7
- nickin yanında yaş da yazsın16
- la loba21
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- nervio'nun ayakları17
- recep tayyip erdoğan13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- menemen yiyen erkek13
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı56
- eğirdir gölü canavarı5
- karabüklü kızlar5
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu3
- çirkin şansı4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey8
- fransa da yağmalanan apple mağazası4
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- lille5
- cm 01 022
- hoşgelmiş inşallah kazdır6
- yalancı sözlük yazarları7
- domates çorbası8
- kısa boylu ama kaba erkek5
- gina'ya sımsıkı sarılmak6
- deniz kenarı3
- toplu taşımada sözlüğe girmemek3
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- futbol15
- gs'nin lille maçında dijital ıslık kullanılması2
- öldüreni öldürmek14
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- volkswagen passat7
- uefa şampiyonlar ligi3
- kız isteme ayininde tuzlu kahve ikram eden yelloz5
- tofaş otomobil türkiye için çok fazla lüks3
- galatasaray14
- ayaklara en çok yakışan oje2
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip11
- lille osc4
- fransa13
- kolonya koleksiyonu5
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler6
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim6
- skechers giyen kız9
- abi lavabo var mı10
2005'te hayatımıza girmiş ve hala saatlerimizi yiyen bir denizaltı simülasyonu. gelmiş geçmiş en iyi denizlatı simülasyonu olan silent hunter serisinin 3 numaralı üyesi. serinin 4. oyunu silent hunter 4 wolves of the pacific çıkalı 2 sene oldu ama ne yapayım ben amerikan denizaltısını. gerçi ona da u boot missions diye bir ek paket çıktı.
atlantik'te bir u boot komutanı olarak müttefik konvoylarına saldırmanın zevkini yaşamak isteyenler kesinlikle oynamalı. oyunda full dynamic campaign denilen olay mevcut. yani kariyerinizin ucu açık. önünüzde sınır yok. görevinizi nasıl yapacağınız, hangi şekilde hareket edeceğiniz tamamen size bağlı. mesela abd'nin savaşa girmediği dönemde denizaltım ile atlantik'i aşarak abd'nin doğu sahillerine vardım. periskop derinliğinde new york limanına girdim. periskopumu çıkarıp baktığımda karşımda new york gökdelenleri, özgürlük anıtı gibi yapıları görünce tek kelimeyle şok olmuştum.
oyunda savaşın başlamasında 1941 ortalarına kadar 150000 ton batırmak mümkün ama 1941'den sonra tarihi gerçekliğe uygun şekilde konvoylardaki eskort sayısı artıyor ve hayat bize cehennem oluyor. normalde dandik asw trailer'ları gördüğümüz yerde, hemen periskop derinliğine inip, tek torpido ile işini bitiren bizler artık 150-200 metre arasında derinliğe hapsolup, depth charge saldırıları altında inim inim inlerken tepemizdeki destroyerin siktirip gitmesi için dua eder hale geliyoruz.
eğer grey wolves isimli eklenti paketini yüklerseniz, karadeniz, hint okyanusu ve pasifik'te de görev yapabilirsiniz. bu eklenti kesinlikle yüklenmeli. ayrıca sh3 commander isimli ufak yazılım da oyun zevki açısında olmazsa olmazlardan. grey wolves paketi ile oyuna bir sürü tarafsız ülke de dahil oluyor. bunlar ileride tarihi gerçekliğe göre savaşa girerlerse giriyorlar.
bir anımı anlatayım mesela. bir gün yine u 337 ile la spezia'dan çıktım devriyeye. akdenizin sakin sularında ilerliyorum. bizim telsizci çocuğa da söyledim "koy şu yasaklı caz plaklarından birini de keyfimizi bulalım". louis armstrong dinleyip akdeniz'in keyfini çıkarmaya başladık. derken "orta büyüklükte bir gemi tespit edildi" diye telsiz mesajı geldi. verilen koordinatlara göre hesabımı kitabımı yapıp geminin önünü kesme yerimi belirledim. o bölgeye vardım ve periskop derinliğine inip sonarla bir tarattım. evet gemi bana yaklaşıyordu. ama hava bozmuştu. periskopumu çıkardım, gemiyi gördüm. uzaktaydı. geliş istikametine göre konumumu aldım. tek torpidoyla işinin bitmesi lazımdı. çünkü bu kötü havada güverte topunu kullanamazdım ve bu gemiye 2 torpido fazlaydı. torpido ayarlarlarımı yapıp solüsyonumu da hazırladım. ama deniz dalgalı olduğu için geminin bayrağını seçemiyordum. haritamdan konvoy istikametlerine baktım. burası iskenderiyeden kalkan ingiliz gemilerinin güzergahıydı. en fazla tarafsız bir ülkenin gemisi olabilirdi. o da önemli değildi. iştahla avın atış bölgeme girmesini bekledim. derken avım istediğim yere geldi. son bir çabayla bayrağını görmeye çalıştım ama dalgalı deniz periskop görüşümü daraltıyordu. mesafem de uzaktı. "torpedo eins! los!" diyerek 1 numaralı tüpten ilk torpidoyu yolladım. kronometreden atışı takip ettim ve tam isabet. manyetik tetikli torpido geminin gövdesinin tam altına oturmuş ve gemiyi ikiye bölmüştü. o anki orgazmik duyguyu oynayan bilir. neyse, yüzeye çıkma emri verdim ve batan gemiye doğru yanaştım. o sevinçle "şu sefilleri batarken seyredeyim" diyerek ilerlerken bir de ne göreyim? geminin üzerinde ay yıldızlı bayrak dalgalanıyor! hassiktir! göz yaşları sel olup aktı şerefsizim. görev dönüşü logbooktan kontrol ettim. türk yük gemisindeki 220 mürettebatın 194 tanesi şehit olmuştu. bu da böyle bir anımdır işte.
uzun lafın kısası oynayın bu oyunu işte. denizaltı olayına merakınız varsa, kaçırmayın. silent hunter 4'ü boşverin olum. asıl olay atlantik'te dönüyor.
atlantik'te bir u boot komutanı olarak müttefik konvoylarına saldırmanın zevkini yaşamak isteyenler kesinlikle oynamalı. oyunda full dynamic campaign denilen olay mevcut. yani kariyerinizin ucu açık. önünüzde sınır yok. görevinizi nasıl yapacağınız, hangi şekilde hareket edeceğiniz tamamen size bağlı. mesela abd'nin savaşa girmediği dönemde denizaltım ile atlantik'i aşarak abd'nin doğu sahillerine vardım. periskop derinliğinde new york limanına girdim. periskopumu çıkarıp baktığımda karşımda new york gökdelenleri, özgürlük anıtı gibi yapıları görünce tek kelimeyle şok olmuştum.
oyunda savaşın başlamasında 1941 ortalarına kadar 150000 ton batırmak mümkün ama 1941'den sonra tarihi gerçekliğe uygun şekilde konvoylardaki eskort sayısı artıyor ve hayat bize cehennem oluyor. normalde dandik asw trailer'ları gördüğümüz yerde, hemen periskop derinliğine inip, tek torpido ile işini bitiren bizler artık 150-200 metre arasında derinliğe hapsolup, depth charge saldırıları altında inim inim inlerken tepemizdeki destroyerin siktirip gitmesi için dua eder hale geliyoruz.
eğer grey wolves isimli eklenti paketini yüklerseniz, karadeniz, hint okyanusu ve pasifik'te de görev yapabilirsiniz. bu eklenti kesinlikle yüklenmeli. ayrıca sh3 commander isimli ufak yazılım da oyun zevki açısında olmazsa olmazlardan. grey wolves paketi ile oyuna bir sürü tarafsız ülke de dahil oluyor. bunlar ileride tarihi gerçekliğe göre savaşa girerlerse giriyorlar.
bir anımı anlatayım mesela. bir gün yine u 337 ile la spezia'dan çıktım devriyeye. akdenizin sakin sularında ilerliyorum. bizim telsizci çocuğa da söyledim "koy şu yasaklı caz plaklarından birini de keyfimizi bulalım". louis armstrong dinleyip akdeniz'in keyfini çıkarmaya başladık. derken "orta büyüklükte bir gemi tespit edildi" diye telsiz mesajı geldi. verilen koordinatlara göre hesabımı kitabımı yapıp geminin önünü kesme yerimi belirledim. o bölgeye vardım ve periskop derinliğine inip sonarla bir tarattım. evet gemi bana yaklaşıyordu. ama hava bozmuştu. periskopumu çıkardım, gemiyi gördüm. uzaktaydı. geliş istikametine göre konumumu aldım. tek torpidoyla işinin bitmesi lazımdı. çünkü bu kötü havada güverte topunu kullanamazdım ve bu gemiye 2 torpido fazlaydı. torpido ayarlarlarımı yapıp solüsyonumu da hazırladım. ama deniz dalgalı olduğu için geminin bayrağını seçemiyordum. haritamdan konvoy istikametlerine baktım. burası iskenderiyeden kalkan ingiliz gemilerinin güzergahıydı. en fazla tarafsız bir ülkenin gemisi olabilirdi. o da önemli değildi. iştahla avın atış bölgeme girmesini bekledim. derken avım istediğim yere geldi. son bir çabayla bayrağını görmeye çalıştım ama dalgalı deniz periskop görüşümü daraltıyordu. mesafem de uzaktı. "torpedo eins! los!" diyerek 1 numaralı tüpten ilk torpidoyu yolladım. kronometreden atışı takip ettim ve tam isabet. manyetik tetikli torpido geminin gövdesinin tam altına oturmuş ve gemiyi ikiye bölmüştü. o anki orgazmik duyguyu oynayan bilir. neyse, yüzeye çıkma emri verdim ve batan gemiye doğru yanaştım. o sevinçle "şu sefilleri batarken seyredeyim" diyerek ilerlerken bir de ne göreyim? geminin üzerinde ay yıldızlı bayrak dalgalanıyor! hassiktir! göz yaşları sel olup aktı şerefsizim. görev dönüşü logbooktan kontrol ettim. türk yük gemisindeki 220 mürettebatın 194 tanesi şehit olmuştu. bu da böyle bir anımdır işte.
uzun lafın kısası oynayın bu oyunu işte. denizaltı olayına merakınız varsa, kaçırmayın. silent hunter 4'ü boşverin olum. asıl olay atlantik'te dönüyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar