bugün
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak34
- çok uykum var sözlük6
- müslüman ülkelerde ahlaksızlık neden yaygın9
- arkadaşlar bdsm bitti ise ben gidiyorum8
- kızla buluşmaya yanında erkek getiren erkek5
- kaslı erkeklerin çükü kısa olur6
- sabahları sevilen şeyler11
- bir bela geliyor9
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- atsızı sevmeyen türk2
- fransada büyük iç savaş çıkarsa olacaklar7
- fake yazar anlama kılavuzu5
- sarhoş olmak3
- aykolik ismet masklavi ne yapıyor şu an3
- izmir'in mis gibi kokması10
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler9
- eski sevgiliye dönmek mantıklı mı sorunsalı6
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi10
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi8
- emrah safa gürkan2
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi6
- g i l d e d l i l y3
- salat namaz değildir12
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi6
- the odyssey4
- akp nin izmir i ele gecirme politikasi3
- fransa6
- iyi geceler6
- hiç uykum yok amk3
- bir gün herkes ak partili olacak14
- yüksek enflasyon4
- mezut barzani nin yahudi olması18
- aklım o ılık tende2
- alfa romeo4
- meksika açmazı macerası15
- arkadaşlar çüş6
- enayimiknatisi9
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- bu durumda ne yapardınız9
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- okul saldırısı7
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- cemil tugay7
- anın görüntüsü31
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- çocuğa israil diye isim koymak17
- fall 23
- tombik döner dünyanın en iyi sandviçi5
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı17
amerikan güreşi sporcularına dair dökümanter özelliği de taşıyan 2008 yapımı film, venedik film festivali';ndeki galasında en iyi filme verilen altın aslan'ı evine götürmesine rağmen oscar'da herhangi bir başarı yakalayamamıştır..
film , michael rourke'ın 80'lerin efsane güreşçisi randy "the ram" robinson rolünde harikalar yaratmasının dışında amerikan güreşinin gerçek ve yürek sızlatan yönlerini de gösteriyor.. "the ram" artık yaşlanmıştır ve seyircilerin eğlence isteği bu sporu daha çekici hale getirmek için ilaçlara başvurur ancak dozaj hatası yaptığı için by pass geçirmek zorunda kalır..
sonra ringlerden uzaklaşır ve bir striptizciyle arkadaşlığını ilerletir.. sadece "iş" ilişkisi olarak başlayan bu arkadaşlık zamanla duygusal hale gelse de cassidy'nin isteği üzerine uzaklaşırlar.. the ram; hayatını yola sokmak isteyerek önce kızıyla olan ilişkisini düzeltmeye çalışır, sonra da bir süper markette işe girer..
ancak yaşadığı olaylar, içine girdiği düşünceler onu böyle bir hayattan uzak tutar ve "inceldiği yerden kopsun" mantığıyla 20 yıl önce yaptığı efsanevi maçın rövanşını kabul eder: the ram vs ayetullah.. by pass geçirdiği vücudu, kırılan hayalleri ve diğer bütün unsurları umursamadan ringe çıkan the ram'in son konuşması ise bu sporu takip edenleri ve filmi kendini vererek izleyenleri ağlatacak tarzda..
kameranın çekimi, michael rourke'ın arkasından, filme tam anlamıyla bir belgesel havası katıyor ve başta da dediğim gibi michael rourke'ın müthiş oyunu da alkıştan ötesini hak eden cinsten..
filmin müzikleri de pek tabii hoş ancak benim aklıma sürekli ilkay akkaya'nın "acının rengi" şarkısı geldi, ki gerçekten de the ram'in düştüğü durum, çektiği yalnızlık hissi o kadar şiddetli verilmiş ki filmde; hissetmemek mümkün değil! kızıyla olan ilişkisinde, ki arkadaşı cassidy'nin sorduğu sorulara "bilmiyorum", "emin değilim" cevapları vermesi de bir hayli yürek burkuyor ki bu cevapları verirken hissettiği o pişmanlık izleyiciyi de sarıyor..
en nihayetinde ise insanda kesinlikle buruk bir tat bırakan film izlenmeyi, izlenmekten öte, takdir edilmeyi ve kişisel arşivde en ön saflarda yer bulmayı hak ediyor..
film , michael rourke'ın 80'lerin efsane güreşçisi randy "the ram" robinson rolünde harikalar yaratmasının dışında amerikan güreşinin gerçek ve yürek sızlatan yönlerini de gösteriyor.. "the ram" artık yaşlanmıştır ve seyircilerin eğlence isteği bu sporu daha çekici hale getirmek için ilaçlara başvurur ancak dozaj hatası yaptığı için by pass geçirmek zorunda kalır..
sonra ringlerden uzaklaşır ve bir striptizciyle arkadaşlığını ilerletir.. sadece "iş" ilişkisi olarak başlayan bu arkadaşlık zamanla duygusal hale gelse de cassidy'nin isteği üzerine uzaklaşırlar.. the ram; hayatını yola sokmak isteyerek önce kızıyla olan ilişkisini düzeltmeye çalışır, sonra da bir süper markette işe girer..
ancak yaşadığı olaylar, içine girdiği düşünceler onu böyle bir hayattan uzak tutar ve "inceldiği yerden kopsun" mantığıyla 20 yıl önce yaptığı efsanevi maçın rövanşını kabul eder: the ram vs ayetullah.. by pass geçirdiği vücudu, kırılan hayalleri ve diğer bütün unsurları umursamadan ringe çıkan the ram'in son konuşması ise bu sporu takip edenleri ve filmi kendini vererek izleyenleri ağlatacak tarzda..
kameranın çekimi, michael rourke'ın arkasından, filme tam anlamıyla bir belgesel havası katıyor ve başta da dediğim gibi michael rourke'ın müthiş oyunu da alkıştan ötesini hak eden cinsten..
filmin müzikleri de pek tabii hoş ancak benim aklıma sürekli ilkay akkaya'nın "acının rengi" şarkısı geldi, ki gerçekten de the ram'in düştüğü durum, çektiği yalnızlık hissi o kadar şiddetli verilmiş ki filmde; hissetmemek mümkün değil! kızıyla olan ilişkisinde, ki arkadaşı cassidy'nin sorduğu sorulara "bilmiyorum", "emin değilim" cevapları vermesi de bir hayli yürek burkuyor ki bu cevapları verirken hissettiği o pişmanlık izleyiciyi de sarıyor..
en nihayetinde ise insanda kesinlikle buruk bir tat bırakan film izlenmeyi, izlenmekten öte, takdir edilmeyi ve kişisel arşivde en ön saflarda yer bulmayı hak ediyor..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar