bugün
- evliliği ayakta tutan güçler5
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- motorinin 100 lirayı görmesi5
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz16
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı4
- türkler ile moğollar kardeştir18
- 100tlnin hesabını yapan cimri2
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- halk tv haberciliği2
- true nickli yazar3
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- katatespizartmasi3
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı2
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- yapay zekaya porno aratmak4
- musa anter10
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- claudian clouds43
- game of thrones taki kerhaneci17
- parcalandim toparlanamiyorum313
- cedidacer2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- anın görüntüsü26
- kaç yaşındasın2
- flört uygulamasında match oranı2
- hewal ebo3
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- iş arayanların aslında para araması7
- boş vakit buldukça yeni ahit okumak2
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra4
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- sözlük kızları dertleşiyor14
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler9
- z kuşağı2
- dating uygulamasında eşleşme algoritması3
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- emeviler6
- habire1220
- bilgisayar vs tablet4
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı16
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
--spoiler--
Seslendirme yapmayı özlüyorum. Neden özlemeyeyim? Bu benim mesleğim. Beş yaşından beri gururla yaptığım işim. “Artık neden yapmıyorsunuz?” diye soranlar oluyor; sağ olsunlar.
Ama dostlar; artık sektörün geldiği yer insanın içini yoruyor.
Seslendirme; “üç günlük kurs aldım”, “çocukluktan beri ilgim vardı”, “boş zamanlarımda yapıyorum” denecek bir alan değil. Bu bir uzmanlık, bir oyunculuk disiplini, yılların emeği. Ben boş zamanımda diyetisyenlik yapmıyorsam, herkes de boş zamanında seslendirmeci olamaz.
Seslendirme, kanalların ekonomik sömürü alanı değildir.
Bugün yeni bir mesele öğrendim.
Bazı yayıncılar ve stüdyolar, eski uzun soluklu dizileri inanılmaz kısa sürede yeniden seslendirmek istiyormuş. Bunun için de aynı karakterleri birkaç sezonda bir farklı oyunculara konuşturarak “hızlı teslim” planlıyorlarmış. Büyük ihtimalle yıllar önce bizim konuştuğumuz işler bunlar.
Bu sadece meslek etiğine aykırı değil, seyirciye de hakarettir.
Bir karakter, seyircinin kulağında o sesle yaşar. Özellikle görme engelli izleyiciler için karakter neredeyse tamamen sestir. Eskiden bir ses değişikliği olduğunda bile sebebi açıklanır, seyirciye saygı gösterilirdi.
Şimdi ise tek kriter hız ve ucuzluk.
“Kısa sürede bitsin.”
“Yaza yetişsin.”
“Reklam gelsin.”
Sanatın, emeğin, rol devamlılığının önemi kalmasın isteniyor.
Neyse ki buna itiraz eden meslektaşlarımız, stüdyolar ve
@oyuncusendika
var. Ama gerçekten bir yerde durup şunu sormamız gerekiyor: Her şeyi hız uğruna değersizleştirmeye daha ne kadar devam edeceksiniz? Seyirci ne zaman tepki verecek?
--spoiler--
https://x.com/yektakopan/status/2055560960408956982
Seslendirme yapmayı özlüyorum. Neden özlemeyeyim? Bu benim mesleğim. Beş yaşından beri gururla yaptığım işim. “Artık neden yapmıyorsunuz?” diye soranlar oluyor; sağ olsunlar.
Ama dostlar; artık sektörün geldiği yer insanın içini yoruyor.
Seslendirme; “üç günlük kurs aldım”, “çocukluktan beri ilgim vardı”, “boş zamanlarımda yapıyorum” denecek bir alan değil. Bu bir uzmanlık, bir oyunculuk disiplini, yılların emeği. Ben boş zamanımda diyetisyenlik yapmıyorsam, herkes de boş zamanında seslendirmeci olamaz.
Seslendirme, kanalların ekonomik sömürü alanı değildir.
Bugün yeni bir mesele öğrendim.
Bazı yayıncılar ve stüdyolar, eski uzun soluklu dizileri inanılmaz kısa sürede yeniden seslendirmek istiyormuş. Bunun için de aynı karakterleri birkaç sezonda bir farklı oyunculara konuşturarak “hızlı teslim” planlıyorlarmış. Büyük ihtimalle yıllar önce bizim konuştuğumuz işler bunlar.
Bu sadece meslek etiğine aykırı değil, seyirciye de hakarettir.
Bir karakter, seyircinin kulağında o sesle yaşar. Özellikle görme engelli izleyiciler için karakter neredeyse tamamen sestir. Eskiden bir ses değişikliği olduğunda bile sebebi açıklanır, seyirciye saygı gösterilirdi.
Şimdi ise tek kriter hız ve ucuzluk.
“Kısa sürede bitsin.”
“Yaza yetişsin.”
“Reklam gelsin.”
Sanatın, emeğin, rol devamlılığının önemi kalmasın isteniyor.
Neyse ki buna itiraz eden meslektaşlarımız, stüdyolar ve
@oyuncusendika
var. Ama gerçekten bir yerde durup şunu sormamız gerekiyor: Her şeyi hız uğruna değersizleştirmeye daha ne kadar devam edeceksiniz? Seyirci ne zaman tepki verecek?
--spoiler--
https://x.com/yektakopan/status/2055560960408956982
Gündemdeki Haberler