bugün
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- manisada okul saldırısı14
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi6
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili5
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- türkiye de muhalefet var mı4
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü6
- sözlükteki teroristler5
- atlet giymeyen insan6
- true nickli yazar7
- her şeye neden diye sorma alışkanlığı4
- z kuşağı6
- turgutlu da okul önünde silahlı saldırı2
- gocu bak bi7
- çıplakken buzdolabının kapağını açmak4
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- oğuzhan koç'un seyirciyi azarlaması2
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı4
- evliliği ayakta tutan güçler6
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra6
- türkler ile moğollar kardeştir18
- baturay özdemir2
- drew barrymore4
- mason greenwood6
- foşik törklörön liginde birinci amedspor17
- orta asyadakilerin penis boyu3
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- bugün ne oldu11
- tavuk pilav yiyen erkek3
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- yanlış yönde yürüdüğünü fark ettiğin an2
- 100tlnin hesabını yapan cimri3
- çayı karıştırdıktan sonra kaşığı yalamak2
- kedinin yanında kediyi çekiştirmek2
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan2
- musa anter10
- motorinin 100 lirayı görmesi4
- yumurtayı sivri tarafından kıran insan2
- iş arayanların aslında para araması8
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı4
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek7
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- entry girmek için entry girmek2
- ölümden korkuyor musunuz34
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz16
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- claudian clouds43
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
"SEVGi KAFALI DA GiTTi" (makalesi)
Mustafa Kafalı'nın, yani Yamtar'ın Almıla'sıydı. Bu isimleri onlara Hüseyin Nihal Atsız vermişti. Her ikisi de tarihin uzak yakın dönemlerinde hayranlıkla gezindiler. Bozkurtlar romanının büyüsüne başka türlü kapılanlardandılar. Adları tarih ve roman kahramanlarıyla anılırdı. Kahramandılar. Sevgi Abla da gitti. Bizim için abla ve ağabey olanlar bir bir gidiyor. Ortak özellikleri, çok sevmeleri, bildiklerini iyi bilmeleri ve inandıklarına iyi inanmalarıydı. Beni en fazla etkileyen tarafları, herhangi bir şahsî sebeple ikna edilemez oluşlarıydı. Bu karakter sağlamlığını şimdi ara ki bulasın! Menfaate metelik vermeyecek kadar inanmışlık ve fedâkârlıkla bezenmiş insan görmek artık mucize kabilinden sürprizlerdendir. Onlar hedefe dümdüz giderlerdi. Sayıya bakarak hareket etmezlerdi. Tek kişi kalsalar da aynı şeyleri, yapacaklarını yaparlardı. Yapamayacaklarını da ihmal etmezlerdi. Yapacakları günlerin geleceği inancıyla yürürlerdi. Serdengeçti ruhluydular. Hedefe dümdüz giderlerdi. Bazıları tavizsizdi. Sevgi Abla, o gruba girerdi. Hatta bildiklerimizin en keskiniydi. Zaman zaman o keskinlikle hırpalamadığı - en azından benim bildiklerimden- kimse yoktu. Katılmadığımızda da ona kızamaz ve küsemezdik. Çünkü samimiydi. Kendisi gibi hareket ediyordu ve ilkeliydi. istanbul Edebiyat ekibindendi Dil Tarihliliği de vardır. Sosyal bilimlerin iki büyük fakültesinden de beslenmiştir. Tarihe ve edebiyata düşkündü. Başka türlü zaten milliyetçi ve aydın olunmaz. Toplantılarında, birbirleriyle görüşmelerinde her zaman edebiyat ve tarih merkezdeydi. Görüşmeleri buluşmaları çok zaman fikir ve sanat ziyafetine dönerdi. Sevgi Abla, keskin ve kavgacı görünüşü altında böyle bir ruh taşırdı. Görüşmelerimizde bunu sıkça konuşurduk. Gel de biraz Yahya Kemal, Faruk Nafiz konuşalım dediği çoktur. Yedi sekiz yıl önce telefon etti. Benim sosyal medya hesaplarıma, özellikle Feys'e daldığını söyledi. "Evet daldım" dedi. "Bu zamana kadar tam farketmemişim, sen bu hesabı çok yönlü kullanıyorsun. Fikir, aktüalite, şiir, müzik.. hepsi var. işte bizim özellikle istanbul toplantıları tam da böyle olurdu. Milliyetçi dediğin bunlarla yaşar ve yaşatır..." dedi. Bunları ondan duymak çok hoş ve çok değerliydi. Birkaç yerde yazdım, dost sohbetlerinde anlattım. Milliyetçiliğin kültür ve sanatla beraber düşünülmesi sıkça tekrar edilecek bir meseleydi. Onun düşüncesini paylaştım. Yıllardır Ankara'da değildi. Sevgili oğlu Ertuğrul, rahatsızlığı dolayısıyle Konya'ya götürmüştü. Kendisi de doktor olduğu için annesine iyi bakılmasını sağladı ve bu vakte kadar yaşadı iki hafta kadar önce yoğun bakımdan bir fotografını göndermişti. iskender (Öksüz)Abi'yle o yiğit kadının ne kadar ufaldığını konuştuk. Ruhtan ibaret olanlar ya birden, ya da bedenlerini vere vere gidiyorlar. Sevgi Abla öyle gitti. Ötede sevdikleri daha çok. Onlarla buluştu. Bunu düşünerek Almıla'nın Yamtar'la beraber fotografını koydum. Rûhu, ruhları şâd olsun!
görsel
Mustafa Kafalı'nın, yani Yamtar'ın Almıla'sıydı. Bu isimleri onlara Hüseyin Nihal Atsız vermişti. Her ikisi de tarihin uzak yakın dönemlerinde hayranlıkla gezindiler. Bozkurtlar romanının büyüsüne başka türlü kapılanlardandılar. Adları tarih ve roman kahramanlarıyla anılırdı. Kahramandılar. Sevgi Abla da gitti. Bizim için abla ve ağabey olanlar bir bir gidiyor. Ortak özellikleri, çok sevmeleri, bildiklerini iyi bilmeleri ve inandıklarına iyi inanmalarıydı. Beni en fazla etkileyen tarafları, herhangi bir şahsî sebeple ikna edilemez oluşlarıydı. Bu karakter sağlamlığını şimdi ara ki bulasın! Menfaate metelik vermeyecek kadar inanmışlık ve fedâkârlıkla bezenmiş insan görmek artık mucize kabilinden sürprizlerdendir. Onlar hedefe dümdüz giderlerdi. Sayıya bakarak hareket etmezlerdi. Tek kişi kalsalar da aynı şeyleri, yapacaklarını yaparlardı. Yapamayacaklarını da ihmal etmezlerdi. Yapacakları günlerin geleceği inancıyla yürürlerdi. Serdengeçti ruhluydular. Hedefe dümdüz giderlerdi. Bazıları tavizsizdi. Sevgi Abla, o gruba girerdi. Hatta bildiklerimizin en keskiniydi. Zaman zaman o keskinlikle hırpalamadığı - en azından benim bildiklerimden- kimse yoktu. Katılmadığımızda da ona kızamaz ve küsemezdik. Çünkü samimiydi. Kendisi gibi hareket ediyordu ve ilkeliydi. istanbul Edebiyat ekibindendi Dil Tarihliliği de vardır. Sosyal bilimlerin iki büyük fakültesinden de beslenmiştir. Tarihe ve edebiyata düşkündü. Başka türlü zaten milliyetçi ve aydın olunmaz. Toplantılarında, birbirleriyle görüşmelerinde her zaman edebiyat ve tarih merkezdeydi. Görüşmeleri buluşmaları çok zaman fikir ve sanat ziyafetine dönerdi. Sevgi Abla, keskin ve kavgacı görünüşü altında böyle bir ruh taşırdı. Görüşmelerimizde bunu sıkça konuşurduk. Gel de biraz Yahya Kemal, Faruk Nafiz konuşalım dediği çoktur. Yedi sekiz yıl önce telefon etti. Benim sosyal medya hesaplarıma, özellikle Feys'e daldığını söyledi. "Evet daldım" dedi. "Bu zamana kadar tam farketmemişim, sen bu hesabı çok yönlü kullanıyorsun. Fikir, aktüalite, şiir, müzik.. hepsi var. işte bizim özellikle istanbul toplantıları tam da böyle olurdu. Milliyetçi dediğin bunlarla yaşar ve yaşatır..." dedi. Bunları ondan duymak çok hoş ve çok değerliydi. Birkaç yerde yazdım, dost sohbetlerinde anlattım. Milliyetçiliğin kültür ve sanatla beraber düşünülmesi sıkça tekrar edilecek bir meseleydi. Onun düşüncesini paylaştım. Yıllardır Ankara'da değildi. Sevgili oğlu Ertuğrul, rahatsızlığı dolayısıyle Konya'ya götürmüştü. Kendisi de doktor olduğu için annesine iyi bakılmasını sağladı ve bu vakte kadar yaşadı iki hafta kadar önce yoğun bakımdan bir fotografını göndermişti. iskender (Öksüz)Abi'yle o yiğit kadının ne kadar ufaldığını konuştuk. Ruhtan ibaret olanlar ya birden, ya da bedenlerini vere vere gidiyorlar. Sevgi Abla öyle gitti. Ötede sevdikleri daha çok. Onlarla buluştu. Bunu düşünerek Almıla'nın Yamtar'la beraber fotografını koydum. Rûhu, ruhları şâd olsun!
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar