bugün
- fiziği güzel sözlük kızları41
- memeleri kafam kadar kız22
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak7
- uyumadan önce yapılan keyifli işler6
- 46 yaş4
- nervio5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- eve escort çağırmak6
- afyon civarı pasif var mı7
- baklavası olmayan erkek5
- geleneksel sözlüğün en iyi memesi yarışması6
- recep tayyip erdoğan10
- silikonlu memelerini sıktırmayan bayan5
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- ayakları güzel sözlük kızları5
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- recep tayyip erdoğan kalp krizi geçirseydi2
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması21
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- motorsiklet sürmek3
- sözlüğün meme üstadı5
- eve gelen escorta ütü yaptırmak4
- fatma betül sayan kaya57
- ibne3
- başlığa gelin meme var4
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- arkadaşlar çok sıkıcısınız4
- bütün gece meme konuşulup meme atılmaması3
- fakir siniri6
- bir günlüğüne erkek olsam3
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil9
- sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler4
- hiçbir kanuna uymayan akp'li zenginler6
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak9
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler2
- karın kaslarıyla soda kapağı açamayan erkek2
- kriteri mriteri olmayan insan tipi2
- kız silkmek2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- 21 ocak 2025 bolu kartalkaya otel yangını4
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- şampuan önerisi8
- cumartesi gecesi sokağa çıkan ezik ve ahmak insan3
- gece acıkması3
- arkadaşlar beni hanginiz takipten çıktı4
- ups boobss nickli yazar5
- sözlüğün azması3
- file çorap2
- kendisiyle övünen insanlar15
"SEVGi KAFALI DA GiTTi" (makalesi)
Mustafa Kafalı'nın, yani Yamtar'ın Almıla'sıydı. Bu isimleri onlara Hüseyin Nihal Atsız vermişti. Her ikisi de tarihin uzak yakın dönemlerinde hayranlıkla gezindiler. Bozkurtlar romanının büyüsüne başka türlü kapılanlardandılar. Adları tarih ve roman kahramanlarıyla anılırdı. Kahramandılar. Sevgi Abla da gitti. Bizim için abla ve ağabey olanlar bir bir gidiyor. Ortak özellikleri, çok sevmeleri, bildiklerini iyi bilmeleri ve inandıklarına iyi inanmalarıydı. Beni en fazla etkileyen tarafları, herhangi bir şahsî sebeple ikna edilemez oluşlarıydı. Bu karakter sağlamlığını şimdi ara ki bulasın! Menfaate metelik vermeyecek kadar inanmışlık ve fedâkârlıkla bezenmiş insan görmek artık mucize kabilinden sürprizlerdendir. Onlar hedefe dümdüz giderlerdi. Sayıya bakarak hareket etmezlerdi. Tek kişi kalsalar da aynı şeyleri, yapacaklarını yaparlardı. Yapamayacaklarını da ihmal etmezlerdi. Yapacakları günlerin geleceği inancıyla yürürlerdi. Serdengeçti ruhluydular. Hedefe dümdüz giderlerdi. Bazıları tavizsizdi. Sevgi Abla, o gruba girerdi. Hatta bildiklerimizin en keskiniydi. Zaman zaman o keskinlikle hırpalamadığı - en azından benim bildiklerimden- kimse yoktu. Katılmadığımızda da ona kızamaz ve küsemezdik. Çünkü samimiydi. Kendisi gibi hareket ediyordu ve ilkeliydi. istanbul Edebiyat ekibindendi Dil Tarihliliği de vardır. Sosyal bilimlerin iki büyük fakültesinden de beslenmiştir. Tarihe ve edebiyata düşkündü. Başka türlü zaten milliyetçi ve aydın olunmaz. Toplantılarında, birbirleriyle görüşmelerinde her zaman edebiyat ve tarih merkezdeydi. Görüşmeleri buluşmaları çok zaman fikir ve sanat ziyafetine dönerdi. Sevgi Abla, keskin ve kavgacı görünüşü altında böyle bir ruh taşırdı. Görüşmelerimizde bunu sıkça konuşurduk. Gel de biraz Yahya Kemal, Faruk Nafiz konuşalım dediği çoktur. Yedi sekiz yıl önce telefon etti. Benim sosyal medya hesaplarıma, özellikle Feys'e daldığını söyledi. "Evet daldım" dedi. "Bu zamana kadar tam farketmemişim, sen bu hesabı çok yönlü kullanıyorsun. Fikir, aktüalite, şiir, müzik.. hepsi var. işte bizim özellikle istanbul toplantıları tam da böyle olurdu. Milliyetçi dediğin bunlarla yaşar ve yaşatır..." dedi. Bunları ondan duymak çok hoş ve çok değerliydi. Birkaç yerde yazdım, dost sohbetlerinde anlattım. Milliyetçiliğin kültür ve sanatla beraber düşünülmesi sıkça tekrar edilecek bir meseleydi. Onun düşüncesini paylaştım. Yıllardır Ankara'da değildi. Sevgili oğlu Ertuğrul, rahatsızlığı dolayısıyle Konya'ya götürmüştü. Kendisi de doktor olduğu için annesine iyi bakılmasını sağladı ve bu vakte kadar yaşadı iki hafta kadar önce yoğun bakımdan bir fotografını göndermişti. iskender (Öksüz)Abi'yle o yiğit kadının ne kadar ufaldığını konuştuk. Ruhtan ibaret olanlar ya birden, ya da bedenlerini vere vere gidiyorlar. Sevgi Abla öyle gitti. Ötede sevdikleri daha çok. Onlarla buluştu. Bunu düşünerek Almıla'nın Yamtar'la beraber fotografını koydum. Rûhu, ruhları şâd olsun!
görsel
Mustafa Kafalı'nın, yani Yamtar'ın Almıla'sıydı. Bu isimleri onlara Hüseyin Nihal Atsız vermişti. Her ikisi de tarihin uzak yakın dönemlerinde hayranlıkla gezindiler. Bozkurtlar romanının büyüsüne başka türlü kapılanlardandılar. Adları tarih ve roman kahramanlarıyla anılırdı. Kahramandılar. Sevgi Abla da gitti. Bizim için abla ve ağabey olanlar bir bir gidiyor. Ortak özellikleri, çok sevmeleri, bildiklerini iyi bilmeleri ve inandıklarına iyi inanmalarıydı. Beni en fazla etkileyen tarafları, herhangi bir şahsî sebeple ikna edilemez oluşlarıydı. Bu karakter sağlamlığını şimdi ara ki bulasın! Menfaate metelik vermeyecek kadar inanmışlık ve fedâkârlıkla bezenmiş insan görmek artık mucize kabilinden sürprizlerdendir. Onlar hedefe dümdüz giderlerdi. Sayıya bakarak hareket etmezlerdi. Tek kişi kalsalar da aynı şeyleri, yapacaklarını yaparlardı. Yapamayacaklarını da ihmal etmezlerdi. Yapacakları günlerin geleceği inancıyla yürürlerdi. Serdengeçti ruhluydular. Hedefe dümdüz giderlerdi. Bazıları tavizsizdi. Sevgi Abla, o gruba girerdi. Hatta bildiklerimizin en keskiniydi. Zaman zaman o keskinlikle hırpalamadığı - en azından benim bildiklerimden- kimse yoktu. Katılmadığımızda da ona kızamaz ve küsemezdik. Çünkü samimiydi. Kendisi gibi hareket ediyordu ve ilkeliydi. istanbul Edebiyat ekibindendi Dil Tarihliliği de vardır. Sosyal bilimlerin iki büyük fakültesinden de beslenmiştir. Tarihe ve edebiyata düşkündü. Başka türlü zaten milliyetçi ve aydın olunmaz. Toplantılarında, birbirleriyle görüşmelerinde her zaman edebiyat ve tarih merkezdeydi. Görüşmeleri buluşmaları çok zaman fikir ve sanat ziyafetine dönerdi. Sevgi Abla, keskin ve kavgacı görünüşü altında böyle bir ruh taşırdı. Görüşmelerimizde bunu sıkça konuşurduk. Gel de biraz Yahya Kemal, Faruk Nafiz konuşalım dediği çoktur. Yedi sekiz yıl önce telefon etti. Benim sosyal medya hesaplarıma, özellikle Feys'e daldığını söyledi. "Evet daldım" dedi. "Bu zamana kadar tam farketmemişim, sen bu hesabı çok yönlü kullanıyorsun. Fikir, aktüalite, şiir, müzik.. hepsi var. işte bizim özellikle istanbul toplantıları tam da böyle olurdu. Milliyetçi dediğin bunlarla yaşar ve yaşatır..." dedi. Bunları ondan duymak çok hoş ve çok değerliydi. Birkaç yerde yazdım, dost sohbetlerinde anlattım. Milliyetçiliğin kültür ve sanatla beraber düşünülmesi sıkça tekrar edilecek bir meseleydi. Onun düşüncesini paylaştım. Yıllardır Ankara'da değildi. Sevgili oğlu Ertuğrul, rahatsızlığı dolayısıyle Konya'ya götürmüştü. Kendisi de doktor olduğu için annesine iyi bakılmasını sağladı ve bu vakte kadar yaşadı iki hafta kadar önce yoğun bakımdan bir fotografını göndermişti. iskender (Öksüz)Abi'yle o yiğit kadının ne kadar ufaldığını konuştuk. Ruhtan ibaret olanlar ya birden, ya da bedenlerini vere vere gidiyorlar. Sevgi Abla öyle gitti. Ötede sevdikleri daha çok. Onlarla buluştu. Bunu düşünerek Almıla'nın Yamtar'la beraber fotografını koydum. Rûhu, ruhları şâd olsun!
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar