bugün
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- from gold'un bicepsleri6
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı21
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- memeleri ile gündeme oturan yazar13
- fon vurgunu43
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat6
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması7
- erkeksi bayan buse'nin çok sevimli olması4
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı3
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- anın görüntüsü21
- sergen yalçın10
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- kavanoz kapağını kızlara açtırtmak2
- ismail kartal13
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- fenerbahahahahahçe7
- timothee chalamet'in gavat olması2
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var4
- fiziği güzel sözlük kızları4
- cedidacer5
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- izmirbeyfendisi5
- sevim koş fener'e koydular3
- kolye140
- özelden gelen saçma mesajlar12
- 20 ekim 2026 psg barcelona maçı2
- clemence baptista16
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- nohut köftesi6
- ulu sözlük camiasına duyuru4
- nervio adlı yazara uyarı14
- kale3112 de olup true da olmayan ne var4
- yemek yapmayı bilmeyen erkek5
- from gold from dust10
- arkadaşlar bu nedir sizce11
basketbolun 10 yılına her açıdan yön vermiş ikondur.
ıverson biraz private adam. projectlerde büyümüş, gücün zayıflık göstermemek olduğuna inanan ve kendini hep bu şekilde güçlendirmeyi başarmış biri (bkz: dovmesi) ve insanlar bu yüzden onun yaşadıklarını genelde bilmez ve overrated olduğunu düşünür. kaç kişi mj'in karşısına gelip, coolunu bozmadan geçip sayısını atmıştır? karşısındaki zaten boru değil, hem mj hem idolu. o anın gerilimini düşünmek bile benim sinirlerimi bosaltmaya yetiyor kaldi ki coherent bir düşünce hareket içinde olayım. işte binlerce oyuncudan farkı da o zaten. hustle. dare. yaptığı ettiğinin yanında en çok hustle'ıyla herkesin saygısını kazandı. dönemin en sert adamları ıverson'dan daha hard oynayan yok diyordu. boyunu, kilosunu biliyorsunuz. ki o dönem şuanki gibi "eli değdi canim acıdı, aa noldu sana uf mu oldu gel öpeyim kuzumu" nba'i değil. physicality var. neredeyse her maçta ciddi çürükler, kesikler ediniyor, buna ragmen boyle oynuyor adam. bir kez shaq'tan üst bacağa aldığı dizle 2 ay yatmış. shaq'tan diz alınca normal bir insan ölebilir amk.
biri bu başlıkta en buyuk degil en yetenekli basketbol oyuncusu demiş. katılıyorum. millet erkenden gelip practise yaparken kendisi bi kova tavuk gömüp forma giyip maça çıkarmış. kendisi bu durumun sorulmasindan vs haz etmese de, (bkz: we re talkin about practice man x 24) acaba bi 10'ar dk erken gelip, azıcık practice'lese şuan balon lebron'a falan toz yutturuyor olabilir miydi diye düşünüyor insan. çok isterdim ama herkesin olayı farklı. ıverson baskete suanki gevşekler gibi "işimi yaparım parami alirim evime giderim kazanamasak da banane lol" şeklinde yaklaşmadı. içinden gelmesi gerekiyordu, mucadele etmesi gerekiyordu oynamasi için, kalbiyle oynuyordu çünkü. philly'nin bir zamanki koç değişiminde de bundan sorun yaşandı. ıverson olecegini bilse oyuna teknik - soguk yaklaşmadı çünkü. o yüzden icindeki ateş sondugunde ve vücudu elvermemeye başladığında da işi bitirdi. laproş gibi greedylikten 50 yıl basket oynayacak adam değildi yani zaten.
ya ben 1 sey biliyorsam dunyada: bir iste en cok ilerleyen o işin en iyi yapanı değil. en cok ilerleyeni en iyi pazarlamacisi. şuanki örneklerde mevcut.
bu arada lisedeki çete kurma olayının aslı öyle değil, görmüşken düzelteyim. kendisinin kalabalık bir grup arkadaşı olduğunu biliyoruz. bunlar dolaşıp eğlenirken bir başka grupla karşılaşıyor (bu grup tamamen beyaz. ıverson'un grup tamamen siyahi.) ve laf atışması vs derken kavga çıkıyor. olayda bi ton kişi kavga etmiş olmasına rağmen sadece ıverson ve 3 zenci arkadaşı gözaltına alınıyor. ıverson'un olayda bir kadının kafasında sandalye kırdığı söyleniyor ve sırada 17 yaşında olan ıverson, yetişkin olarak yargılanabilmesi için çete kurmakla suçlanıyor. ıverson ve 3 arkadaşı bir süre ceza yatıyorlar, ve bu sürede halktan ciddi bir tepki olup yürüyüşler vs duzenlenince bu gerzekler de ellerinde hiçbir delil olmayan bu suçlamayı düşürmek zorunda kalıyor. ama buna rağmen lisenin son sınıfını mecburen basketboldan uzakta, açık lise vari bir okulda okumak zorunda kalıyor. ama ıverson lisenin ilk 3 yılında oynadığı, win ustune win alip adından bahsettirdigi yetenegini coktaan ortaliga salmisti. bu performansı gören biri (unuttum kimdi ya) bağlı olduğu universiteden ıverson'a ulaşıp full scholarship teklif ediyor. ve ıverson efsanesi başlıyor. o college takımını da göğe çıkarıyor eli değmişken.
bunun yanında kendisi stil ikonu olarak da ciddi bir geçerliliğe sahiptir. cornrow'u gettoluktan o çıkardı, dövme olayını mainstreama çıkaran birkaç öncü saymak gerekirse biri odur. sleeve ve bandleri zaten demeye gerek bile yok. ama nba yine yapmıştır yapacağını ve şuan kimseyi bu konuda konusturmasalar da, zamanında bir whitewash gecirmislerdir, zincir ve rap muzik gibi zencilikle iliskilendirilen pek cok seye kısa dönem ban getirilmistir. sistematik ırkçılık ıverson'un önünü 1 2 yerde değil hayatının her anında kesmiştir yani. şimdi nba yakınıp dursun hype yok, su yok bu yok diye. basketbolu bir show, heyecanla bekleyecegin mutlu mesut izleyecegin bir sey olmaktan çıkarıp birkac dinozorun, artık rookielerin kanını mı iciyorlar nasil yapiyorlarsa, 100000 yıl basket oynamasını, birkaç "uff niye geldik ya evde cips yiyebilirdim neyse hicbiseyin anlami yok hayatta zaten, 2 atiyim da eve gidebilelim" jokic yapan kendileri. kreş öğretmeni ve faşist lider sentezi yönetimle bütün ruhunu sıkıp bitirmiş olan kendileri. umarim hiç para kazanamazsın nba. nenen, beben ölsün nba.
ıste böyle. ıverson bir underdog'dur yani. valinin özel izniyle hicbir zaman hicbir sey yapmadı. yaptığı her seyin arkasında kendi çabası olan hatta etrafındakilerin yaptığı da %90 kendi çabası olan bir insandır. yalnizca corporate kimliğini o kadar sert belirleyemedi ve kitlelere kendini sevdirme derdinde olmadı. siyasetci lebron kadar piyasa kaşarı olmayı midesi kaldırmaz. shaq gibi heryerde sebeklik yapmayı da (shaq'i severim, kufur etmeyin). oyuna saygı ile geldi ve fuel kalmayınca işi bitirdi.
ıverson biraz private adam. projectlerde büyümüş, gücün zayıflık göstermemek olduğuna inanan ve kendini hep bu şekilde güçlendirmeyi başarmış biri (bkz: dovmesi) ve insanlar bu yüzden onun yaşadıklarını genelde bilmez ve overrated olduğunu düşünür. kaç kişi mj'in karşısına gelip, coolunu bozmadan geçip sayısını atmıştır? karşısındaki zaten boru değil, hem mj hem idolu. o anın gerilimini düşünmek bile benim sinirlerimi bosaltmaya yetiyor kaldi ki coherent bir düşünce hareket içinde olayım. işte binlerce oyuncudan farkı da o zaten. hustle. dare. yaptığı ettiğinin yanında en çok hustle'ıyla herkesin saygısını kazandı. dönemin en sert adamları ıverson'dan daha hard oynayan yok diyordu. boyunu, kilosunu biliyorsunuz. ki o dönem şuanki gibi "eli değdi canim acıdı, aa noldu sana uf mu oldu gel öpeyim kuzumu" nba'i değil. physicality var. neredeyse her maçta ciddi çürükler, kesikler ediniyor, buna ragmen boyle oynuyor adam. bir kez shaq'tan üst bacağa aldığı dizle 2 ay yatmış. shaq'tan diz alınca normal bir insan ölebilir amk.
biri bu başlıkta en buyuk degil en yetenekli basketbol oyuncusu demiş. katılıyorum. millet erkenden gelip practise yaparken kendisi bi kova tavuk gömüp forma giyip maça çıkarmış. kendisi bu durumun sorulmasindan vs haz etmese de, (bkz: we re talkin about practice man x 24) acaba bi 10'ar dk erken gelip, azıcık practice'lese şuan balon lebron'a falan toz yutturuyor olabilir miydi diye düşünüyor insan. çok isterdim ama herkesin olayı farklı. ıverson baskete suanki gevşekler gibi "işimi yaparım parami alirim evime giderim kazanamasak da banane lol" şeklinde yaklaşmadı. içinden gelmesi gerekiyordu, mucadele etmesi gerekiyordu oynamasi için, kalbiyle oynuyordu çünkü. philly'nin bir zamanki koç değişiminde de bundan sorun yaşandı. ıverson olecegini bilse oyuna teknik - soguk yaklaşmadı çünkü. o yüzden icindeki ateş sondugunde ve vücudu elvermemeye başladığında da işi bitirdi. laproş gibi greedylikten 50 yıl basket oynayacak adam değildi yani zaten.
ya ben 1 sey biliyorsam dunyada: bir iste en cok ilerleyen o işin en iyi yapanı değil. en cok ilerleyeni en iyi pazarlamacisi. şuanki örneklerde mevcut.
bu arada lisedeki çete kurma olayının aslı öyle değil, görmüşken düzelteyim. kendisinin kalabalık bir grup arkadaşı olduğunu biliyoruz. bunlar dolaşıp eğlenirken bir başka grupla karşılaşıyor (bu grup tamamen beyaz. ıverson'un grup tamamen siyahi.) ve laf atışması vs derken kavga çıkıyor. olayda bi ton kişi kavga etmiş olmasına rağmen sadece ıverson ve 3 zenci arkadaşı gözaltına alınıyor. ıverson'un olayda bir kadının kafasında sandalye kırdığı söyleniyor ve sırada 17 yaşında olan ıverson, yetişkin olarak yargılanabilmesi için çete kurmakla suçlanıyor. ıverson ve 3 arkadaşı bir süre ceza yatıyorlar, ve bu sürede halktan ciddi bir tepki olup yürüyüşler vs duzenlenince bu gerzekler de ellerinde hiçbir delil olmayan bu suçlamayı düşürmek zorunda kalıyor. ama buna rağmen lisenin son sınıfını mecburen basketboldan uzakta, açık lise vari bir okulda okumak zorunda kalıyor. ama ıverson lisenin ilk 3 yılında oynadığı, win ustune win alip adından bahsettirdigi yetenegini coktaan ortaliga salmisti. bu performansı gören biri (unuttum kimdi ya) bağlı olduğu universiteden ıverson'a ulaşıp full scholarship teklif ediyor. ve ıverson efsanesi başlıyor. o college takımını da göğe çıkarıyor eli değmişken.
bunun yanında kendisi stil ikonu olarak da ciddi bir geçerliliğe sahiptir. cornrow'u gettoluktan o çıkardı, dövme olayını mainstreama çıkaran birkaç öncü saymak gerekirse biri odur. sleeve ve bandleri zaten demeye gerek bile yok. ama nba yine yapmıştır yapacağını ve şuan kimseyi bu konuda konusturmasalar da, zamanında bir whitewash gecirmislerdir, zincir ve rap muzik gibi zencilikle iliskilendirilen pek cok seye kısa dönem ban getirilmistir. sistematik ırkçılık ıverson'un önünü 1 2 yerde değil hayatının her anında kesmiştir yani. şimdi nba yakınıp dursun hype yok, su yok bu yok diye. basketbolu bir show, heyecanla bekleyecegin mutlu mesut izleyecegin bir sey olmaktan çıkarıp birkac dinozorun, artık rookielerin kanını mı iciyorlar nasil yapiyorlarsa, 100000 yıl basket oynamasını, birkaç "uff niye geldik ya evde cips yiyebilirdim neyse hicbiseyin anlami yok hayatta zaten, 2 atiyim da eve gidebilelim" jokic yapan kendileri. kreş öğretmeni ve faşist lider sentezi yönetimle bütün ruhunu sıkıp bitirmiş olan kendileri. umarim hiç para kazanamazsın nba. nenen, beben ölsün nba.
ıste böyle. ıverson bir underdog'dur yani. valinin özel izniyle hicbir zaman hicbir sey yapmadı. yaptığı her seyin arkasında kendi çabası olan hatta etrafındakilerin yaptığı da %90 kendi çabası olan bir insandır. yalnizca corporate kimliğini o kadar sert belirleyemedi ve kitlelere kendini sevdirme derdinde olmadı. siyasetci lebron kadar piyasa kaşarı olmayı midesi kaldırmaz. shaq gibi heryerde sebeklik yapmayı da (shaq'i severim, kufur etmeyin). oyuna saygı ile geldi ve fuel kalmayınca işi bitirdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar