bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- arkadaşlar ne yesek9
- kalpteki boşluk hissi4
- adana lezzet festivali5
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- bu kalp seni unutur mu5
- hayat yaşamaya değer mi5
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- güzelsen koy resmini görelim6
- havai fişek2
- sözlük kızlarının tantunici7
- nöbetteyim sözlük3
- filistin37
- izmir tulum4
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- seksten önce dua etmek10
- israil'i allah cezalandıracak9
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- gocu'yu özlemek4
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- uludağ sözlük yazarlarının kalpleri3
- tanısanız çok seveceğiniz yazarlar listesi3
- redbull3
- tarhana çorbası12
- fıstık vs fındık3
- biraya patlayan şeker katıp ölmeyi beklemek3
- manifest erkeği3
- ten uyumu vs kafa uyumu2
- sözlük kızalarının takosu5
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- antipanik'e bir şey söyle22
- gilded hoplatması3
- silvermist'e iki şey söyle20
- akp seçmeni20
- sözlük erkekleri ne zaman ilgi görecek3
- özelden şeftalisini atan yazar14
- sapık şarkı sözleri10
- arkeler2
- yakışıklı olgun erkekler6
- porno entelektüelliği8
- gerdekten önce kılınan namaz4
- gece tek başına ışıksız odada dabbeyi izleyen kız3
- 19983
zeki demirkubuz'a cevap vermiş
--spoiler--
"Bir algı oluşturmaya yönelik hiçbir kanıtı olmayan bir sürü hayal ürünü iddiayla uğraşmak kolay değilmiş.
Ama 2006 yılında Antalya’daki törene 40 derece ateşle geldiğimi, sağlık nedeniyle bayıldığımı bildiğin ve o dönemde bunu bütün gazeteler yazdığı halde hala öyle şeyler söyleyebilmen inanılmaz. Her zaman yaptığın gibi “madem böyle bir algı oluşmuş, öyleyse bundan yararlanayım” şeklinde düşünüyorsun. Tıpkı filmi bile seyretmeden yaptığın suçlamalar gibi. O senaryonun üzerinde sadece benim değil üç kişinin aylar süren alın teri ve emeği var. Birkaç kişi şöyle dedi böyle dedi diye seyretmek zahmetine bile katlanmadan bir filme kara çalmak, ona emek veren insanların onuruyla oynamak bu kadar kolay olmamalı.
2008 Altın Portakal’da Baba filmini izlemediğimi söylediğimi, bunu TV’de seyrettiğini belirtmişsin. Bu doğru değil. Baba filmini seyrettiğimi ve çok sevdiğimi daha dünya prömiyeri sonrasında Cannes’daki basın toplantısında söyledim. Soruyu da Atilla Dorsay sormuştu hatta. Cannes sitesinde podcastini bulabilirsin.
Filmlerimin hiçbirinde hiçbir şekilde sana yapılmış bir gönderme yok. Filmlerimi böyle şeylerle kirletmek istemem. Ama yine de Kış Uykusu filminde Nihal’in Aydın’a söylediği küçük bir repliğin senin de içinde olduğun belli bir tipolojiyi iyi tarif ettiğini düşündüğümü inkar edemem.
“Vicdan, ahlak, ideal, ilkeli olma, yaşamın amacı… bu sözler ağzından hiç eksilmedi. Birini küçük düşürmek, incitmek, karalamak istediğin zaman hep böyle sözler söylersin. Ama bence, bir insan bu kelimeleri bu kadar fazla kullanıyorsa esas ondan şüphe etmek lazım…”
Daha birçok şey yazdım, sildim, vazgeçtim. "Bir insanın karakteri onun yazgısıdır" demiş Herakleitos. Yapacak bir şey yok. Kendimin ve çevremdeki insanların huzurunu daha fazla kaçırmayacağım. Ve bundan sonra da bir şey yazmayacağım. Böyle bir gereklilik doğarsa da buna mahkeme yoluyla devam ederim. Seni kendi gerçeğinle başbaşa bırakıyorum. Gördüğüm kadarıyla bu ceza sana zaten yetiyor.
Herkese kavgasız dövüşsüz bir yeni yıl dilerim."
--spoiler--
--spoiler--
"Bir algı oluşturmaya yönelik hiçbir kanıtı olmayan bir sürü hayal ürünü iddiayla uğraşmak kolay değilmiş.
Ama 2006 yılında Antalya’daki törene 40 derece ateşle geldiğimi, sağlık nedeniyle bayıldığımı bildiğin ve o dönemde bunu bütün gazeteler yazdığı halde hala öyle şeyler söyleyebilmen inanılmaz. Her zaman yaptığın gibi “madem böyle bir algı oluşmuş, öyleyse bundan yararlanayım” şeklinde düşünüyorsun. Tıpkı filmi bile seyretmeden yaptığın suçlamalar gibi. O senaryonun üzerinde sadece benim değil üç kişinin aylar süren alın teri ve emeği var. Birkaç kişi şöyle dedi böyle dedi diye seyretmek zahmetine bile katlanmadan bir filme kara çalmak, ona emek veren insanların onuruyla oynamak bu kadar kolay olmamalı.
2008 Altın Portakal’da Baba filmini izlemediğimi söylediğimi, bunu TV’de seyrettiğini belirtmişsin. Bu doğru değil. Baba filmini seyrettiğimi ve çok sevdiğimi daha dünya prömiyeri sonrasında Cannes’daki basın toplantısında söyledim. Soruyu da Atilla Dorsay sormuştu hatta. Cannes sitesinde podcastini bulabilirsin.
Filmlerimin hiçbirinde hiçbir şekilde sana yapılmış bir gönderme yok. Filmlerimi böyle şeylerle kirletmek istemem. Ama yine de Kış Uykusu filminde Nihal’in Aydın’a söylediği küçük bir repliğin senin de içinde olduğun belli bir tipolojiyi iyi tarif ettiğini düşündüğümü inkar edemem.
“Vicdan, ahlak, ideal, ilkeli olma, yaşamın amacı… bu sözler ağzından hiç eksilmedi. Birini küçük düşürmek, incitmek, karalamak istediğin zaman hep böyle sözler söylersin. Ama bence, bir insan bu kelimeleri bu kadar fazla kullanıyorsa esas ondan şüphe etmek lazım…”
Daha birçok şey yazdım, sildim, vazgeçtim. "Bir insanın karakteri onun yazgısıdır" demiş Herakleitos. Yapacak bir şey yok. Kendimin ve çevremdeki insanların huzurunu daha fazla kaçırmayacağım. Ve bundan sonra da bir şey yazmayacağım. Böyle bir gereklilik doğarsa da buna mahkeme yoluyla devam ederim. Seni kendi gerçeğinle başbaşa bırakıyorum. Gördüğüm kadarıyla bu ceza sana zaten yetiyor.
Herkese kavgasız dövüşsüz bir yeni yıl dilerim."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar