bugün
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- akp seçmeni16
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz7
- mesajlaşırken btw yazmak9
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- sevilen kızın zorul zorul osurması5
- fatma betül sayan kaya43
- hobi olarak seks yapmak4
- en toksik ilişkilerdeki seksin4
- arkadaşlar ben neden sallanmadım8
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- göz teması kuramama9
- anın görüntüsü20
- the merich7
- saklama kabında sarma yapıp getiren oğlan5
- piçlerin insanlığa katkıları2
- memesiz kadın6
- rüyamızda gördüğümüz kişilerin bizi düşündüğü4
- karadenizli biriyle evlenmek2
- yazarların güncel flört listesi5
- saç ekimi3
- carnage olmak2
- dünyanın en ucuz benzini türkiye de7
- first dateye damatlık giyip gitmek3
- ona bir şey söyle8
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey14
- entarisi ala benziyor2
- salat namaz değildir8
- yazarların başarılı olduğu konular8
- 1 haftada 5 kilo vermek3
- yapay zeka sözlük yazarı2
- tekerlek toplayan cocuk18
- bekir bozdağ5
- lazika çay2
- türklerin başarılı olduğu konular9
- italyanların başarılı olduğu konular6
- testosteron2
- güldürülmesi kolay biri olmak4
- pazar günü saat 17 00 ten sonra nereye gidilir6
- kedi yada köpeği olmayan kadın6
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın9
- minyon tipli erkek olmak2
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- hamsili cilt kremi9
- ebemin iyi olduğu konu3
- kısa boylu insan egosu2
- iş yerlerinde uşuyuk insanı sevmezler2
- anti christ4
- ein tausend neun hundert sieben und achtzig2
- silvermistin boydan fotoğrafı3
Tüm souls külliyatını bitirdiğim halde yıllardır elimi sürmediğim From Software oyunu idi. indirimlerde yakalayınca ve zam gelir şimdi mantığıyla aldım, o kafayla da bitirdim.
Beni uzak tutan ilk etmen oynanıştaki farklılıktı, Souls oyunları ile Sekiro ne kadar benzer olsalar da farklı oyunlar. Souls oyunları dodgelamak üzerine kuruluyken Sekiro'da dodge'un çok büyük oranda bir anlamı yok, amaç asıl parry üzerine kurulu. Posture kırma gibi opsiyonlar da bu parry üzerine kurulu. Souls'lardaki gibi inanılmaz anlık bir sistem yok ama yine zamanlamanın önemi söz konusu. Yine karakterinizi kasarak ilerleyemiyor olmanız da bir etmen, soulslarda level atlayarak bossu geçmeniz olası. Yine beceremezseniz bir yardımcı çağırarak bu bossu kesmeniz mümkün, fakat Sekiro bu opsiyonları ortadan kaldırmış.
Oyun girişte gerçekten çok zorluyor. Özellikle ilk bosslar ve mini bosslar gerçekten aşırı zorluyor, çünkü mekaniği öğrenmek Sekiro'da ilk kural. Normal düşmanlar da aşırı basit kaldıkları için direkt dalarak öldürüyorsunuz fakat bosslarda R1 spam ile alamadığınız için anında tökezletiyor oyun. Fight üç adet hamleden oluşuyor, eğer düşman üzerinde kırmızı simge çıkmazsa doğru zamanlama ile reflect yaparak düşmana posture hasarı vermek, eğer çıkarsa ve atak ileriye doğru dümdüz bir saldırıysa B tuşu ile ileri atılıp mikiri counter yapmak, eğer değilse atağın geldiği şekle göre düşmanın tepesine basıp zıplamak, direkt zıplamak ya da tamamen uzaklaşmak gerekiyor. Genelde de deneme yanılma ile çözülüyor işin doğrusu bu ataklar. Bu sistemi kaptığınız anda olay sizin düşmanın temposuna uyup agresif bir biçimde düşmanı bitirmeniz üzerine kurulu. Sekiro agresif oyunu aşırı ödüllendiriyor, düşmandan hasar almayacak şekilde pata küte saldırıp parrylerseniz çok hızlıca bossu indirebiliyorsunuz. Eğer bu kadar becerikli değilseniz ki ben de değildim, düşmanın posture'u ağır ağır düşmeye başlıyor. Bunun düşmemesi için de ya bossu yarı cana kadar getirmeniz gerekiyor, genelde yarı cana geldiklerinde stun yiyorlar bir kaç saniye, ya da kısa molalar ile hızlı şekilde saldırmanız gerekiyor. Sizin de posture barınız bu süreçte arttığı için, eğer düşmanı parrylerken bir anlık hata yaparsanız stun yiyor ve düşman hızlıysa o hasarı direkt alıyorsunuz. Biraz sıkıntılı işin doğrusu.
Oyunun hikayesi de mevcut ama açıkçası gram ilgilenmedim ve direkt skipledim. Souls oyunları hikaye anlatmak konusunda baya sıkıntılılar. Anlatıyorlar ama gerçekten anlamak için uğraşmanız lazım, ben uğraşamam diyerek salladım.
Çevre detaylarından bahsetmek istiyorum, ciddi anlamda Japon mimarisi ve doğu esintileri var oyunda. Resmen Japonya tarih ve kültür turu attırıyor oyun, bir yerden sonra ufak bir sıkıcılaşmıyor değil overdose uzakdoğu ama, okey.
Oyunda grindlanabilecek attack power var, sonlara geldiğinizde bir item ile 5 Skill Point karşılığı bunu alabiliyorsunuz, düşmana vurduğunuz hasar ve posture hasarı artıyor ama bir tık minimal bir artış sonlara doğru. Sırf bunu grindlayıp boss a tek atmak gibi fantezileriniz varsa çok tavsiye etmem.
Bosslar konusunda da bence hepsini kesmeniz oldukça önemli, çok kilit itemlar bu bossların arkasına saklanmışlar ve oyunu bitirebilmeniz adına önemliler. Doğru sırada keserseniz ki öle öle doğru sırayı zatne tahmin edebiliyorsunuz, oyunu kolaylaştırmanız olası.
Beni uzak tutan ilk etmen oynanıştaki farklılıktı, Souls oyunları ile Sekiro ne kadar benzer olsalar da farklı oyunlar. Souls oyunları dodgelamak üzerine kuruluyken Sekiro'da dodge'un çok büyük oranda bir anlamı yok, amaç asıl parry üzerine kurulu. Posture kırma gibi opsiyonlar da bu parry üzerine kurulu. Souls'lardaki gibi inanılmaz anlık bir sistem yok ama yine zamanlamanın önemi söz konusu. Yine karakterinizi kasarak ilerleyemiyor olmanız da bir etmen, soulslarda level atlayarak bossu geçmeniz olası. Yine beceremezseniz bir yardımcı çağırarak bu bossu kesmeniz mümkün, fakat Sekiro bu opsiyonları ortadan kaldırmış.
Oyun girişte gerçekten çok zorluyor. Özellikle ilk bosslar ve mini bosslar gerçekten aşırı zorluyor, çünkü mekaniği öğrenmek Sekiro'da ilk kural. Normal düşmanlar da aşırı basit kaldıkları için direkt dalarak öldürüyorsunuz fakat bosslarda R1 spam ile alamadığınız için anında tökezletiyor oyun. Fight üç adet hamleden oluşuyor, eğer düşman üzerinde kırmızı simge çıkmazsa doğru zamanlama ile reflect yaparak düşmana posture hasarı vermek, eğer çıkarsa ve atak ileriye doğru dümdüz bir saldırıysa B tuşu ile ileri atılıp mikiri counter yapmak, eğer değilse atağın geldiği şekle göre düşmanın tepesine basıp zıplamak, direkt zıplamak ya da tamamen uzaklaşmak gerekiyor. Genelde de deneme yanılma ile çözülüyor işin doğrusu bu ataklar. Bu sistemi kaptığınız anda olay sizin düşmanın temposuna uyup agresif bir biçimde düşmanı bitirmeniz üzerine kurulu. Sekiro agresif oyunu aşırı ödüllendiriyor, düşmandan hasar almayacak şekilde pata küte saldırıp parrylerseniz çok hızlıca bossu indirebiliyorsunuz. Eğer bu kadar becerikli değilseniz ki ben de değildim, düşmanın posture'u ağır ağır düşmeye başlıyor. Bunun düşmemesi için de ya bossu yarı cana kadar getirmeniz gerekiyor, genelde yarı cana geldiklerinde stun yiyorlar bir kaç saniye, ya da kısa molalar ile hızlı şekilde saldırmanız gerekiyor. Sizin de posture barınız bu süreçte arttığı için, eğer düşmanı parrylerken bir anlık hata yaparsanız stun yiyor ve düşman hızlıysa o hasarı direkt alıyorsunuz. Biraz sıkıntılı işin doğrusu.
Oyunun hikayesi de mevcut ama açıkçası gram ilgilenmedim ve direkt skipledim. Souls oyunları hikaye anlatmak konusunda baya sıkıntılılar. Anlatıyorlar ama gerçekten anlamak için uğraşmanız lazım, ben uğraşamam diyerek salladım.
Çevre detaylarından bahsetmek istiyorum, ciddi anlamda Japon mimarisi ve doğu esintileri var oyunda. Resmen Japonya tarih ve kültür turu attırıyor oyun, bir yerden sonra ufak bir sıkıcılaşmıyor değil overdose uzakdoğu ama, okey.
Oyunda grindlanabilecek attack power var, sonlara geldiğinizde bir item ile 5 Skill Point karşılığı bunu alabiliyorsunuz, düşmana vurduğunuz hasar ve posture hasarı artıyor ama bir tık minimal bir artış sonlara doğru. Sırf bunu grindlayıp boss a tek atmak gibi fantezileriniz varsa çok tavsiye etmem.
Bosslar konusunda da bence hepsini kesmeniz oldukça önemli, çok kilit itemlar bu bossların arkasına saklanmışlar ve oyunu bitirebilmeniz adına önemliler. Doğru sırada keserseniz ki öle öle doğru sırayı zatne tahmin edebiliyorsunuz, oyunu kolaylaştırmanız olası.
Gündemdeki Haberler