bugün
- gocunun nerede olması13
- nickten isim tahmini yapmak69
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi6
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler11
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- hikayeyi devam ettir30
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- biber dolması olsa da yesek5
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- yeşilçam filmi izlemek6
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- cinsel hikaye yazıyoruz3
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- cioran neden intihar etmedi2
- aylık 100 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- aziz nikola3
- uysaljakoben16
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- önüne gelene ayar verebileceğini zanneden insan3
- aylık 497 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- sen true yu savundun2
- penisi en uzun yazar hangisi sorunsalı2
- hayattan zevk alamamak10
- finike2
- bal porsuğu3
- dizel araç devrinin bitmesi3
- cem küçük5
- sözlüğün kızlık zarı ile imtihanı4
- 11 kişilik kılıçdaroğlu destek yürüyüşü4
- nick vermeden bir yazara seslen16
- yeni parti50
- sözlükçülerin zeka seviyeleri4
- aylık 498 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- takip edilesi instagram sayfaları2
- kobra dürüm2
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- yarrağı boka bulayıp kızartmak5
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba5
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
- sünnet olmak3
- arkadaşım uysaljakobeni kürsüye davet ediyorum3
- karga vs papağan3
- yılmaz özdil5
- habire12 adamdır37
tarihi fesli deli, mustafa armağan, yavuz bahadıroğlu ve fatih tezcan gibi şarlatanlardan öğrenenlerin başvurduğu yalan.
kaynak?
kaynak maynak yok. kaynak götüm tabi ki.
bir mektubu kaynak olarak sunarlar.
görsel
yukarıdaki mektup, sivas kongresi zamanında yazılmıştır.
sivas kongresinde pek çok kişi manda ve mandacılığı savunmuş, hatta amerikan mandası altında 15-20 sene kalınmasını teklif etmiştir.
bu kişilerden bazıları; halide edip, refet bele, kara vasıf bey gibi isimlerdir.
manda konusu sivas kongresinde çok tartışılmış gerçekten.
lakin atatürk'ün mandayı kabul edelim, manda olabilir iması dahi olmamıştır.
atatürk bu tartışmaları sükunetle dinlemiştir.
ta ki bir tıbbiyeli kürsüye çıkıp tarihi konuşmasını yapıncaya kadar.
kürsüye çıkan o genç tıbbiyeli hikmet'tir.
tıbbiyeli hikmet, sivas kongresinde tıbbiyelilerin temsilcisi olarak tam bağımsızlık üzerine bir konuşma yapmış, manda ve himayenin kati suretle kabul edilemeyeceğini belirtmiş ve konuşmasının sonunda mustafa kemal tarafından alnından öpülmek suretiyle tebrik edilmiştir.
(bkz: tıbbiyeli hikmet/#41455979)
tıbbiyeli hikmet'in bu sözleri mustafa kemal'in sözleri ve fikirlerinin yansımasıdır.
lakin mustafa kemal her fikre, her düşünceye açık olması gereken sivas kongresi'nin reisi ve hamisidir.
manda ve himaye fikirleri mustafa kemal'i çok sinirlendirip kızdırsa da kongre boyunca buna tahammül etmiş, milli birlik ve beraberliğe halel getirmemek ve kimse üzerinde baskı kuruyor algısı yaratmamak adına da bu saçmalığa tahammül etmiştir.
şimdi, 100 yıldan fazla süre geçmiş aradan.
bu yalanı, bu iftirayı atanlar acaba sivas kongresi kararlarını hiç incelediler, okudular mı?
"atatürk sivas kongresinde manda istedi" diyen mallara vereceğiniz cevap çok nettir arkadaşlar.
sivas kongresi kararları...
atatürk'e bu şekilde iftira atan gavur tohumlarına sivas kongresi kararlarını okuyunuz, gösteriniz.
sivas kongresi kararları aşağıdaki gibidir;
1. milli sınırları içinde vatan bir bütündür parçalanamaz.
2. her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekün kendisini savunacak ve direnecektir.
3. istanbul hükümeti, harici bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.
4. kuvay-ı milliye'yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.
5. manda ve himaye kabul olunamaz.
üzerine basa basa ve oy birliği ile vatan bir bütündür parçalanamaz ve manda ve himaye kabul edilemez kararları alınan bir kongre için "amerikan mandası istiyordu" diye iftira atmak cehalettir, soysuzluktur, şerefsizliktir.
atatürk gibi, bağımsızlığı bir karakter gibi üstünde taşımış bir insana böyle bir iftira atmak namussuzluktur.
gelelim cumhuriyet dönemine...
1927 yılında abd senatosu lozan antlaşmasını reddetmiştir.
abd'li senatör upshow, lozan antlaşması ve atatürk'ü şöyle tanımlar;
"bu antlaşma ve mustafa kemal'in yürüttüğü politika, Timurlenk kadar hunhar, Müthiş ivan kadar sefih ve kafatasları piramidi üzerinde oturan Cengiz Han kadar kepaze olan bir diktatörün zekice yürüttüğü politikasının bir toplamıdır...
Bu canavar (Atatürk'e diyor!) savaştan bıkmış bir dünyaya, bütün uygar uluslara onursuzluk getiren bir diplomatik antlaşma (Lozan) kabul ettirmiştir. Buna her yerde bir Türk zaferidir dediler..."
abd kongresi böylesine öfke doluydu işte mustafa kemal paşa'ya.
peki bu öfke ve nefretin sebebi neydi?
(bkz: chester imtiyazı)'ydı tabi.
chester imtiyazı yahut chester projesi neydi peki?
chester imtiyazı, osmanlı'nın son dönemlerinde abd'ye ve abd'nin asmanlı topraklarındaki temsilcisi osmanlı-amerikan şirketi'ne verilen rahatsız edici bir dizi imtiyazdır.
bu imtiyazın gereğine göre,
-abd osmanlı coğrafyasında demiryolları hatları döşeyecek,
-abd osmanlı şirketi döşenen demiryollarının işletmecisi olacak,
ve en önemlisi,
-demiryolları hatları boyunca 20 km sağı, ve 20 km solu olmak üzre tüm madenler ve arkeolojik kalıntıların hakları osmanlı amerikan şirketine ait olacaktır.
chester projesi haritası şöyle;
görsel
işte abd'nin lozan antlaşmasını kabul etmek için tbmm'den tek şartı osmanlı döneminde anlaştıkları bu chester projesini tbmm'nin onaylaması olmuştur.
abd heyetleri ile görüşmeler sürerken, refet bey (bele) ile abd heyeti chester projesi üzerinde anlaşırlar ve anlaşma tbmm tarafından aceleyle onaylanır.
bu aceleci onaylamanın sebebi olarak da abd'nin bunun karşılığında lozan'ı kabul edeceği söylenmiştir.
lakin mustafa kemal atatürk, tbmm'de olmadığı zamanlarda bile tbmm'de onaylanan her şeyi, hatta tbmm tutanaklarını dahi incelemektedir. abd ile yapılan protokolü ve tbmm'nin onayladığı antlaşmayı da inceler ve bunun türkiye'nin aleyhine olduğunu görür.
anlaşmayı yırtıp çöpe atar ve tbmm'nin aldığı kararın iptal edilmesini sağlar.
chester imtiyazının tbmm tarafından reddedilmesi abd'lileri çılgına döndürür ve 1927 yılında mustafa kemal atatürk'e bunları söyleyip abd senatosunda lozan antlaşmasını tanımama kararı alırlar.
abd bugün bile hala lozan antlaşmasını tanımamaktadır.
(bkz: abd nin lozan antlaşmasını tanımaması)
şimdi dünün fetö artıkları utanmadan diyorlar ki; "atatürk amerikan mandası istiyordu..."
edep ya hu???
son olarak atatürk'ün manda ve himaye fikrine karşı yaklaşımı ve sergilediği tutuma dair akademik bir araştırmayı kaynak olarak sunuyorum.
http://dergiler.ankara.ed...dergiler/45/800/10216.pdf
bakınız yukarıdaki link akademik bir çalışmadır. yani öyle fesli deli'nin, mustafa darmadağan'ın uydurduğu bir şey değil.
#tarih
kaynak?
kaynak maynak yok. kaynak götüm tabi ki.
bir mektubu kaynak olarak sunarlar.
görsel
yukarıdaki mektup, sivas kongresi zamanında yazılmıştır.
sivas kongresinde pek çok kişi manda ve mandacılığı savunmuş, hatta amerikan mandası altında 15-20 sene kalınmasını teklif etmiştir.
bu kişilerden bazıları; halide edip, refet bele, kara vasıf bey gibi isimlerdir.
manda konusu sivas kongresinde çok tartışılmış gerçekten.
lakin atatürk'ün mandayı kabul edelim, manda olabilir iması dahi olmamıştır.
atatürk bu tartışmaları sükunetle dinlemiştir.
ta ki bir tıbbiyeli kürsüye çıkıp tarihi konuşmasını yapıncaya kadar.
kürsüye çıkan o genç tıbbiyeli hikmet'tir.
tıbbiyeli hikmet, sivas kongresinde tıbbiyelilerin temsilcisi olarak tam bağımsızlık üzerine bir konuşma yapmış, manda ve himayenin kati suretle kabul edilemeyeceğini belirtmiş ve konuşmasının sonunda mustafa kemal tarafından alnından öpülmek suretiyle tebrik edilmiştir.
(bkz: tıbbiyeli hikmet/#41455979)
tıbbiyeli hikmet'in bu sözleri mustafa kemal'in sözleri ve fikirlerinin yansımasıdır.
lakin mustafa kemal her fikre, her düşünceye açık olması gereken sivas kongresi'nin reisi ve hamisidir.
manda ve himaye fikirleri mustafa kemal'i çok sinirlendirip kızdırsa da kongre boyunca buna tahammül etmiş, milli birlik ve beraberliğe halel getirmemek ve kimse üzerinde baskı kuruyor algısı yaratmamak adına da bu saçmalığa tahammül etmiştir.
şimdi, 100 yıldan fazla süre geçmiş aradan.
bu yalanı, bu iftirayı atanlar acaba sivas kongresi kararlarını hiç incelediler, okudular mı?
"atatürk sivas kongresinde manda istedi" diyen mallara vereceğiniz cevap çok nettir arkadaşlar.
sivas kongresi kararları...
atatürk'e bu şekilde iftira atan gavur tohumlarına sivas kongresi kararlarını okuyunuz, gösteriniz.
sivas kongresi kararları aşağıdaki gibidir;
1. milli sınırları içinde vatan bir bütündür parçalanamaz.
2. her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekün kendisini savunacak ve direnecektir.
3. istanbul hükümeti, harici bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.
4. kuvay-ı milliye'yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.
5. manda ve himaye kabul olunamaz.
üzerine basa basa ve oy birliği ile vatan bir bütündür parçalanamaz ve manda ve himaye kabul edilemez kararları alınan bir kongre için "amerikan mandası istiyordu" diye iftira atmak cehalettir, soysuzluktur, şerefsizliktir.
atatürk gibi, bağımsızlığı bir karakter gibi üstünde taşımış bir insana böyle bir iftira atmak namussuzluktur.
gelelim cumhuriyet dönemine...
1927 yılında abd senatosu lozan antlaşmasını reddetmiştir.
abd'li senatör upshow, lozan antlaşması ve atatürk'ü şöyle tanımlar;
"bu antlaşma ve mustafa kemal'in yürüttüğü politika, Timurlenk kadar hunhar, Müthiş ivan kadar sefih ve kafatasları piramidi üzerinde oturan Cengiz Han kadar kepaze olan bir diktatörün zekice yürüttüğü politikasının bir toplamıdır...
Bu canavar (Atatürk'e diyor!) savaştan bıkmış bir dünyaya, bütün uygar uluslara onursuzluk getiren bir diplomatik antlaşma (Lozan) kabul ettirmiştir. Buna her yerde bir Türk zaferidir dediler..."
abd kongresi böylesine öfke doluydu işte mustafa kemal paşa'ya.
peki bu öfke ve nefretin sebebi neydi?
(bkz: chester imtiyazı)'ydı tabi.
chester imtiyazı yahut chester projesi neydi peki?
chester imtiyazı, osmanlı'nın son dönemlerinde abd'ye ve abd'nin asmanlı topraklarındaki temsilcisi osmanlı-amerikan şirketi'ne verilen rahatsız edici bir dizi imtiyazdır.
bu imtiyazın gereğine göre,
-abd osmanlı coğrafyasında demiryolları hatları döşeyecek,
-abd osmanlı şirketi döşenen demiryollarının işletmecisi olacak,
ve en önemlisi,
-demiryolları hatları boyunca 20 km sağı, ve 20 km solu olmak üzre tüm madenler ve arkeolojik kalıntıların hakları osmanlı amerikan şirketine ait olacaktır.
chester projesi haritası şöyle;
görsel
işte abd'nin lozan antlaşmasını kabul etmek için tbmm'den tek şartı osmanlı döneminde anlaştıkları bu chester projesini tbmm'nin onaylaması olmuştur.
abd heyetleri ile görüşmeler sürerken, refet bey (bele) ile abd heyeti chester projesi üzerinde anlaşırlar ve anlaşma tbmm tarafından aceleyle onaylanır.
bu aceleci onaylamanın sebebi olarak da abd'nin bunun karşılığında lozan'ı kabul edeceği söylenmiştir.
lakin mustafa kemal atatürk, tbmm'de olmadığı zamanlarda bile tbmm'de onaylanan her şeyi, hatta tbmm tutanaklarını dahi incelemektedir. abd ile yapılan protokolü ve tbmm'nin onayladığı antlaşmayı da inceler ve bunun türkiye'nin aleyhine olduğunu görür.
anlaşmayı yırtıp çöpe atar ve tbmm'nin aldığı kararın iptal edilmesini sağlar.
chester imtiyazının tbmm tarafından reddedilmesi abd'lileri çılgına döndürür ve 1927 yılında mustafa kemal atatürk'e bunları söyleyip abd senatosunda lozan antlaşmasını tanımama kararı alırlar.
abd bugün bile hala lozan antlaşmasını tanımamaktadır.
(bkz: abd nin lozan antlaşmasını tanımaması)
şimdi dünün fetö artıkları utanmadan diyorlar ki; "atatürk amerikan mandası istiyordu..."
edep ya hu???
son olarak atatürk'ün manda ve himaye fikrine karşı yaklaşımı ve sergilediği tutuma dair akademik bir araştırmayı kaynak olarak sunuyorum.
http://dergiler.ankara.ed...dergiler/45/800/10216.pdf
bakınız yukarıdaki link akademik bir çalışmadır. yani öyle fesli deli'nin, mustafa darmadağan'ın uydurduğu bir şey değil.
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar