bugün
- kadın olsaydım çok açık giyerdim16
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz7
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum4
- en büyük pişmanlığınız6
- türkiye avustralya maçı8
- namus takıntısı olan erkek17
- kadınların en büyük düşmanı3
- kavurmalı yumurta7
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi17
- bir şeyi ararken başka bir kayıp şeyi bulmak4
- ece irtem6
- sözlük yazarlarının suları5
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi5
- sürekli gözünün içine bakan kız2
- kadınsı erkek4
- insan değişmez ortaya çıkar3
- futbol8
- nesrin cavadzade2
- namus5
- kürtlere hırt diyen paramesyum3
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek11
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı2
- neden oy veriyoruz2
- ekber ve erşed kanunları3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- yardımda bulunulan kişinin lüks harcamalar yapması4
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı7
- deniz undav2
- yerli malı haftası2
- geçmişi çok fazla düşünmek3
- savaşların ana sebebi dinlerdir2
- yazarlar birbirlerine laf atmaktan tanım yapamıyor4
- regl dönemi çirkinliği5
- açık giyinebilmek özgürlüktür2
- dünya kupası mağlubiyetinin arkasında siyonizm var4
- ulaşınca sıkılmak2
- platonik aşk4
- karton toplayan cocuk evlenirse karısına bakar mı4
- iran'a iltica etmek3
- güzel kızların isimleri9
- emek hırsızı patronları ifşa etme akımı5
- kadınlar sözlük5
- yanık kremi2
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- talkan ve curcan katliamları4
- curaçao6
- diyete başlama pazartesisi5
- true'ya arkadan sahip olmak3
- bilgi için mi like için mi yazılır7
yangın musluklarının sanatla olan bağlantısını kuramadım ama (bkz: osmanlı)'da yangına kafalarında tencereyle de gitmediklerini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. evet, modern itfaiye teşkilatı biraz geç kurulmuştur ki bu (bkz: abdülhamid) dönemine denk gelir. fakat bunun ilk örnekleri büyük devletlerle karşılaştırdığımızda çok da geç kaldığı söylenemez. mesela 1714 yılında (bkz: paris)'deki "garda pompa" -evet, ilginç ama yayınlarda ismi böyle geçiyordu- ile eş zamanda osmanlı'da da "didoncular birliği" kurulmuştur. devamında evrildiği (bkz: tulumbacılar ocağı) çok da başarılı olamamışsa da o konuya girmeyeceğim.
gelelim yangın muslukları mevzusuna. osmanlı'da yangın muslukları vardı. hatta bunları kuran (bkz: fransız) bir şirketti ki aynı şirket (bkz: italya)'da (bkz: napoli) ve (bkz: trieste) şehirlerinin su şebekelerini de kurmuştur. şirketin amacı şuydu: (bkz: istanbul)'da su sıkıntısı var, çevre araştırmasıyla birlikte en yakın su kaynağından su getirip çeşmeler ve yangın muslukları yapmak. araştırma sonucunda belirlenen su kaynağı (bkz: terkos gölü)'ydü. tabii bu proje öncesinde osmanlı halkının yangın söndürme konusunda çok daha etkili inanışları vardı -halkın inanışlarına hayranım zaten- "padişah yangın yerine gelirse yangın söner." sanırım sadece inanmak çok da etkili olmamış. neyse, konumuza dönelim. fransız şirket -adını hatırlayamadım şirketin, aramak da zor geldi şimdi. artık bilen söyleyiversin, editleriz- projesini hayata geçirmek için 10 yıl gibi bir süre beklemek zorunda kaldı. çünkü (bkz: 93 harbi) başladı. 10 yıl sonra projeler hayata geçirildi. çeşmeler ve yangın muslukları yapıldı. fakat şirketin göz ardı ettiği bir sorun ortaya çıktı: halk çok fazla su kullanıyor ve yetiştiremiyorlar. sırf bu yüzden -modern itfaiye teşkilatı vardı- pekçok yangın söndürülememişti. çünkü ya su yetmiyordu ya da şirket su ver(e)miyordu. tabii burada dikkat edilmesi gereken bir diğer ayrıntı da (türk şehir yapısı)dır. bazı yerlerde sokakların fazla dar olması -ki insan dahi girmekte zorlandığını söyleyen seyyahlar vardı, tamam bu abartı, ne kadar dar olduğunu tasvir ediyor- itfaiyecilerin yangına ulaşmasını da engelliyordu. sanırım (bkz: osman nuri ergin) yazmıştı -olmayabilir de, kaynağı çok ciddiye almayın-, bazı yerlerde ancak sokağın önemli bir kısmı yandıktan sonra itfaiyeciler girmeyi başarıyorlarmış.
uzun lafın kısası osmanlı'da yangın musluğu vardı. tek cümleyle de söylenebilirdi ama o zaman inandırıcı olmayabilirdi.
şimdi kolay ulaşılabilen bir kaynaktan - (bkz: wikipedia)- baktım da yangın musluğu kavramı da 1600'lü yıllara kadar geri gidiyormuş. böylelikle yeni bir bilgi daha öğrenmiş oldum. teşekkür ederim.
gelelim yangın muslukları mevzusuna. osmanlı'da yangın muslukları vardı. hatta bunları kuran (bkz: fransız) bir şirketti ki aynı şirket (bkz: italya)'da (bkz: napoli) ve (bkz: trieste) şehirlerinin su şebekelerini de kurmuştur. şirketin amacı şuydu: (bkz: istanbul)'da su sıkıntısı var, çevre araştırmasıyla birlikte en yakın su kaynağından su getirip çeşmeler ve yangın muslukları yapmak. araştırma sonucunda belirlenen su kaynağı (bkz: terkos gölü)'ydü. tabii bu proje öncesinde osmanlı halkının yangın söndürme konusunda çok daha etkili inanışları vardı -halkın inanışlarına hayranım zaten- "padişah yangın yerine gelirse yangın söner." sanırım sadece inanmak çok da etkili olmamış. neyse, konumuza dönelim. fransız şirket -adını hatırlayamadım şirketin, aramak da zor geldi şimdi. artık bilen söyleyiversin, editleriz- projesini hayata geçirmek için 10 yıl gibi bir süre beklemek zorunda kaldı. çünkü (bkz: 93 harbi) başladı. 10 yıl sonra projeler hayata geçirildi. çeşmeler ve yangın muslukları yapıldı. fakat şirketin göz ardı ettiği bir sorun ortaya çıktı: halk çok fazla su kullanıyor ve yetiştiremiyorlar. sırf bu yüzden -modern itfaiye teşkilatı vardı- pekçok yangın söndürülememişti. çünkü ya su yetmiyordu ya da şirket su ver(e)miyordu. tabii burada dikkat edilmesi gereken bir diğer ayrıntı da (türk şehir yapısı)dır. bazı yerlerde sokakların fazla dar olması -ki insan dahi girmekte zorlandığını söyleyen seyyahlar vardı, tamam bu abartı, ne kadar dar olduğunu tasvir ediyor- itfaiyecilerin yangına ulaşmasını da engelliyordu. sanırım (bkz: osman nuri ergin) yazmıştı -olmayabilir de, kaynağı çok ciddiye almayın-, bazı yerlerde ancak sokağın önemli bir kısmı yandıktan sonra itfaiyeciler girmeyi başarıyorlarmış.
uzun lafın kısası osmanlı'da yangın musluğu vardı. tek cümleyle de söylenebilirdi ama o zaman inandırıcı olmayabilirdi.
şimdi kolay ulaşılabilen bir kaynaktan - (bkz: wikipedia)- baktım da yangın musluğu kavramı da 1600'lü yıllara kadar geri gidiyormuş. böylelikle yeni bir bilgi daha öğrenmiş oldum. teşekkür ederim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar