bugün
- mazotun litresi 101 lira22
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler6
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- fake hesapla yazarların aklıyla dalga geçmek4
- akp li yazarlar4
- iltica7
- otobüste uyuyup tam kendi durağında uyanmak3
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı19
- bitmeyen kriz3
- kural bağımlılığı ve otorite arzusu3
- asansör aynasıyla flört etmek3
- akp iktidarı3
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek2
- akp nin gerçek yüzü2
- sevgilisi olup sözlükte takılan insan4
- ekşide yazar olup hiç entry girmemek3
- grönland ve antarktika da 12 trilyon ton buz kaybı3
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- iki zıt karaktere sahip olmak normal midir2
- israil3
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- yazarların fobileri15
- ismet gürbüz6
- yeşil beyaz turuncu3
- yazarların en malımsı özellikleri12
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- yapay zekanın kod yazması4
- çalar saat sadakati2
- islamda namaz yoktur37
- seçil erzan2
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- sözlüğün reisi kim anketi19
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- 174 kaslı mühendis9
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- 195 kaslı pilot10
- ioçk'nın müziği7
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- şeftali11
- sözlük yazarlarının saatleri14
- almanya da yaşayan yazarlar8
- nick vermeden bir yazara seslen10
yangın musluklarının sanatla olan bağlantısını kuramadım ama (bkz: osmanlı)'da yangına kafalarında tencereyle de gitmediklerini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. evet, modern itfaiye teşkilatı biraz geç kurulmuştur ki bu (bkz: abdülhamid) dönemine denk gelir. fakat bunun ilk örnekleri büyük devletlerle karşılaştırdığımızda çok da geç kaldığı söylenemez. mesela 1714 yılında (bkz: paris)'deki "garda pompa" -evet, ilginç ama yayınlarda ismi böyle geçiyordu- ile eş zamanda osmanlı'da da "didoncular birliği" kurulmuştur. devamında evrildiği (bkz: tulumbacılar ocağı) çok da başarılı olamamışsa da o konuya girmeyeceğim.
gelelim yangın muslukları mevzusuna. osmanlı'da yangın muslukları vardı. hatta bunları kuran (bkz: fransız) bir şirketti ki aynı şirket (bkz: italya)'da (bkz: napoli) ve (bkz: trieste) şehirlerinin su şebekelerini de kurmuştur. şirketin amacı şuydu: (bkz: istanbul)'da su sıkıntısı var, çevre araştırmasıyla birlikte en yakın su kaynağından su getirip çeşmeler ve yangın muslukları yapmak. araştırma sonucunda belirlenen su kaynağı (bkz: terkos gölü)'ydü. tabii bu proje öncesinde osmanlı halkının yangın söndürme konusunda çok daha etkili inanışları vardı -halkın inanışlarına hayranım zaten- "padişah yangın yerine gelirse yangın söner." sanırım sadece inanmak çok da etkili olmamış. neyse, konumuza dönelim. fransız şirket -adını hatırlayamadım şirketin, aramak da zor geldi şimdi. artık bilen söyleyiversin, editleriz- projesini hayata geçirmek için 10 yıl gibi bir süre beklemek zorunda kaldı. çünkü (bkz: 93 harbi) başladı. 10 yıl sonra projeler hayata geçirildi. çeşmeler ve yangın muslukları yapıldı. fakat şirketin göz ardı ettiği bir sorun ortaya çıktı: halk çok fazla su kullanıyor ve yetiştiremiyorlar. sırf bu yüzden -modern itfaiye teşkilatı vardı- pekçok yangın söndürülememişti. çünkü ya su yetmiyordu ya da şirket su ver(e)miyordu. tabii burada dikkat edilmesi gereken bir diğer ayrıntı da (türk şehir yapısı)dır. bazı yerlerde sokakların fazla dar olması -ki insan dahi girmekte zorlandığını söyleyen seyyahlar vardı, tamam bu abartı, ne kadar dar olduğunu tasvir ediyor- itfaiyecilerin yangına ulaşmasını da engelliyordu. sanırım (bkz: osman nuri ergin) yazmıştı -olmayabilir de, kaynağı çok ciddiye almayın-, bazı yerlerde ancak sokağın önemli bir kısmı yandıktan sonra itfaiyeciler girmeyi başarıyorlarmış.
uzun lafın kısası osmanlı'da yangın musluğu vardı. tek cümleyle de söylenebilirdi ama o zaman inandırıcı olmayabilirdi.
şimdi kolay ulaşılabilen bir kaynaktan - (bkz: wikipedia)- baktım da yangın musluğu kavramı da 1600'lü yıllara kadar geri gidiyormuş. böylelikle yeni bir bilgi daha öğrenmiş oldum. teşekkür ederim.
gelelim yangın muslukları mevzusuna. osmanlı'da yangın muslukları vardı. hatta bunları kuran (bkz: fransız) bir şirketti ki aynı şirket (bkz: italya)'da (bkz: napoli) ve (bkz: trieste) şehirlerinin su şebekelerini de kurmuştur. şirketin amacı şuydu: (bkz: istanbul)'da su sıkıntısı var, çevre araştırmasıyla birlikte en yakın su kaynağından su getirip çeşmeler ve yangın muslukları yapmak. araştırma sonucunda belirlenen su kaynağı (bkz: terkos gölü)'ydü. tabii bu proje öncesinde osmanlı halkının yangın söndürme konusunda çok daha etkili inanışları vardı -halkın inanışlarına hayranım zaten- "padişah yangın yerine gelirse yangın söner." sanırım sadece inanmak çok da etkili olmamış. neyse, konumuza dönelim. fransız şirket -adını hatırlayamadım şirketin, aramak da zor geldi şimdi. artık bilen söyleyiversin, editleriz- projesini hayata geçirmek için 10 yıl gibi bir süre beklemek zorunda kaldı. çünkü (bkz: 93 harbi) başladı. 10 yıl sonra projeler hayata geçirildi. çeşmeler ve yangın muslukları yapıldı. fakat şirketin göz ardı ettiği bir sorun ortaya çıktı: halk çok fazla su kullanıyor ve yetiştiremiyorlar. sırf bu yüzden -modern itfaiye teşkilatı vardı- pekçok yangın söndürülememişti. çünkü ya su yetmiyordu ya da şirket su ver(e)miyordu. tabii burada dikkat edilmesi gereken bir diğer ayrıntı da (türk şehir yapısı)dır. bazı yerlerde sokakların fazla dar olması -ki insan dahi girmekte zorlandığını söyleyen seyyahlar vardı, tamam bu abartı, ne kadar dar olduğunu tasvir ediyor- itfaiyecilerin yangına ulaşmasını da engelliyordu. sanırım (bkz: osman nuri ergin) yazmıştı -olmayabilir de, kaynağı çok ciddiye almayın-, bazı yerlerde ancak sokağın önemli bir kısmı yandıktan sonra itfaiyeciler girmeyi başarıyorlarmış.
uzun lafın kısası osmanlı'da yangın musluğu vardı. tek cümleyle de söylenebilirdi ama o zaman inandırıcı olmayabilirdi.
şimdi kolay ulaşılabilen bir kaynaktan - (bkz: wikipedia)- baktım da yangın musluğu kavramı da 1600'lü yıllara kadar geri gidiyormuş. böylelikle yeni bir bilgi daha öğrenmiş oldum. teşekkür ederim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar