bugün
- kırgızistan8
- japonya6
- çin8
- gürcistan25
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- latin atasözleri5
- geceniz nasıl geçiyor7
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- cep telefonu4
- ispanya3
- tez yazmak4
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- ctrlx22
- kazakistan2
- ağlamamak için kendini tutmak11
- sabahattin zaim üniversitesi2
- özlenilen şeyler2
- fransa3
- evli kadınla beraber olmak2
- uluslararası ilişkiler2
- portekiz3
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- hewal ebo18
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- kuran da namaz yok21
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- lahmacunu elle yiyen kız14
- geceye bir şarkı bırak14
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- yalnız yaşamak5
- ilgi isteyen kız16
- içim yanıyor be sözlük7
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- e'e f e6
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
- sigortalı bir iş bul çalış4
- şu an çalan müzik2
- kendinize yaptığınız en büyük yatırım3
- neden namaz kılmıyorsun4
- kalem şakir2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- güneş gözlüğü3
- asansörde kalmak7
bugün 97. yıldönümü olan hadise.
ama vahdettin sevenler nedense hiç hatırlamamış. çok ilginç...
vahdettin, general harrington'a yazdığı mektupta iltica talebinde bulunmuş, 1 kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ile bu talebi işleme konulmuş ve 17 kasım 1922 tarihinde sabah saatlerinde britanya donanmasına ait hms malaya zırhlısına binerek topuklamıştır...
öncelikle şunu iyi bilmeniz lazım.
vahdettin kovulmadı, sürgüne gönderilmedi. vahdettin hakkında herhangi bir deport yahut sürgün kararı ve/veya emri yoktur.
(bkz: vahdettin hakkında çıkan sürgün kararı)
vahdettin gayet de kendi istek ve arzusuyla ingilizlerden siyasi sığınma talep etmiş, ingilizler de bu talebi (vahdettin'in halifelik sıfatını kullanmak için) kabul etmiş ve onu istanbul'dan alıp götürmüşlerdir.
esasen ingilizler vahdettin'i hindistan'a götürmek istiyorlar, hint müslümanlarının britanya ile olan bağlarını güçlendirmek için hilafet makamını kullanmak istiyorlardı.
lakin ingilizlerin bu düşüncesi ters tepti.
zira hindistan müslümanları, vahdettin'in hindistan'a getirilmesini reddetti. hatta britanya hindistan bakanlığına şöyle bir mektup yazıldı;
(bkz: ülkemizde ingiliz ajanı padişah istemiyoruz/#38102858)
işte ingilizlerin bu planı ters tepip, vahdettin de elde kalınca ingilizler vahdettin'i malta'ya atıp kaçtılar.
garibim vahdettin de ağzına çalınmış bir parmak ingiliz balıyla mısır'a, hindistan'a sultan olma umuduyla bekledi durdu.
tabi beklerken umutlar tükendi.
vahdettin ingilizlerden bir fayda gelmeyeceğini anlayınca çareyi amerikan başkanına mektup yazmakta buldu.
(bkz: vahdeddin in amerikan başkanına yazdığı mektup)
bu mektupta vahdettin yardım edilmesi halinde sahip olduğu padişahlık ve hilafet makamlarını tekrar geri alabileceğinden bahsetmiş ve amerika'nın çıkarlarına hizmet edeceğini deklare etmiş.
tabi bu arada vahdettin bu mektubu italya'dan yazıyor.
yani, malta'dan italya'ya geçmiş.
peki italya'da nerede yaşıyor?
san remo'da...
bak bu san remo'daki yaşantı zurna'nın zırt dediği yer.
fakir, yoksul, sefil vahdettin, italya'nın gözde tatil beldesi san remo'da şu evde yaşıyor;
görsel
ne kadar da fakir ve harap bir ev değil mi?
bahçesi de var;
görsel
neyse, vahdettin abd'den de umduğunu bulamayınca, şansını bir de fransa'da denemek istemiş.
13 mart 1924 tarihinde fransa cumhurbaşkanı millerand'a bir mektup yazmış.
(bkz: vahdettin in millerand a yazdığı mektup)
üstelik bu mektubun bir kopyasını da britanya kralı'na da göndermiş.
amma ve lakin fransa henüz 5 ay önce kurulmuş türkiye cumhuriyeti'ni ilk tanıyan, hatta türkiye cumhuriyeti kurulmadan evvel, tbmm hükümeti ile ilk anlaşmayı yapan (bkz: ankara antlaşması)
ülkeydi. türkiye'ye karşı böyle hasmane bir tutuma girmemesi gerektiğini sütçü imam'dan, kara yılan'dan, şehit kamil'den öğrenmiş, fransız devlet hafızasına kazımışlardı.
işte vahdettin'in yaptığı bu tüm girişimlerden aldığı yanıtlar hep olumsuz olmuştu.
çünkü vaktiyle türkiye üzerinde işgal girişiminde bulunanların hepsi artık "geldikleri gibi gideceklerini" çok iyi anlamışlardı...
işte son padişah vahdettin'in yurtdışına çıkışı ve oradaki hayatı kısaca böyle.
o osmanlı'ya padişah olacak kudrette biri değildi, yaptıkları, tam bir ingiliz kuklası olması ve kaçışı da osmanlı hanedanının en niteliksiz, en basiretsiz üyesi olduğunu doğrular.
hülasa son halife abdülmecid efendi de ölmeden önce "beni vahdeddin in yanına gömmeyin" şeklinde vasiyet vermiş ve vahdettin'in nasıl kişiliksiz biri olduğunu bu şekilde vurgulamıştır...
#tarih
ama vahdettin sevenler nedense hiç hatırlamamış. çok ilginç...
vahdettin, general harrington'a yazdığı mektupta iltica talebinde bulunmuş, 1 kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ile bu talebi işleme konulmuş ve 17 kasım 1922 tarihinde sabah saatlerinde britanya donanmasına ait hms malaya zırhlısına binerek topuklamıştır...
öncelikle şunu iyi bilmeniz lazım.
vahdettin kovulmadı, sürgüne gönderilmedi. vahdettin hakkında herhangi bir deport yahut sürgün kararı ve/veya emri yoktur.
(bkz: vahdettin hakkında çıkan sürgün kararı)
vahdettin gayet de kendi istek ve arzusuyla ingilizlerden siyasi sığınma talep etmiş, ingilizler de bu talebi (vahdettin'in halifelik sıfatını kullanmak için) kabul etmiş ve onu istanbul'dan alıp götürmüşlerdir.
esasen ingilizler vahdettin'i hindistan'a götürmek istiyorlar, hint müslümanlarının britanya ile olan bağlarını güçlendirmek için hilafet makamını kullanmak istiyorlardı.
lakin ingilizlerin bu düşüncesi ters tepti.
zira hindistan müslümanları, vahdettin'in hindistan'a getirilmesini reddetti. hatta britanya hindistan bakanlığına şöyle bir mektup yazıldı;
(bkz: ülkemizde ingiliz ajanı padişah istemiyoruz/#38102858)
işte ingilizlerin bu planı ters tepip, vahdettin de elde kalınca ingilizler vahdettin'i malta'ya atıp kaçtılar.
garibim vahdettin de ağzına çalınmış bir parmak ingiliz balıyla mısır'a, hindistan'a sultan olma umuduyla bekledi durdu.
tabi beklerken umutlar tükendi.
vahdettin ingilizlerden bir fayda gelmeyeceğini anlayınca çareyi amerikan başkanına mektup yazmakta buldu.
(bkz: vahdeddin in amerikan başkanına yazdığı mektup)
bu mektupta vahdettin yardım edilmesi halinde sahip olduğu padişahlık ve hilafet makamlarını tekrar geri alabileceğinden bahsetmiş ve amerika'nın çıkarlarına hizmet edeceğini deklare etmiş.
tabi bu arada vahdettin bu mektubu italya'dan yazıyor.
yani, malta'dan italya'ya geçmiş.
peki italya'da nerede yaşıyor?
san remo'da...
bak bu san remo'daki yaşantı zurna'nın zırt dediği yer.
fakir, yoksul, sefil vahdettin, italya'nın gözde tatil beldesi san remo'da şu evde yaşıyor;
görsel
ne kadar da fakir ve harap bir ev değil mi?
bahçesi de var;
görsel
neyse, vahdettin abd'den de umduğunu bulamayınca, şansını bir de fransa'da denemek istemiş.
13 mart 1924 tarihinde fransa cumhurbaşkanı millerand'a bir mektup yazmış.
(bkz: vahdettin in millerand a yazdığı mektup)
üstelik bu mektubun bir kopyasını da britanya kralı'na da göndermiş.
amma ve lakin fransa henüz 5 ay önce kurulmuş türkiye cumhuriyeti'ni ilk tanıyan, hatta türkiye cumhuriyeti kurulmadan evvel, tbmm hükümeti ile ilk anlaşmayı yapan (bkz: ankara antlaşması)
ülkeydi. türkiye'ye karşı böyle hasmane bir tutuma girmemesi gerektiğini sütçü imam'dan, kara yılan'dan, şehit kamil'den öğrenmiş, fransız devlet hafızasına kazımışlardı.
işte vahdettin'in yaptığı bu tüm girişimlerden aldığı yanıtlar hep olumsuz olmuştu.
çünkü vaktiyle türkiye üzerinde işgal girişiminde bulunanların hepsi artık "geldikleri gibi gideceklerini" çok iyi anlamışlardı...
işte son padişah vahdettin'in yurtdışına çıkışı ve oradaki hayatı kısaca böyle.
o osmanlı'ya padişah olacak kudrette biri değildi, yaptıkları, tam bir ingiliz kuklası olması ve kaçışı da osmanlı hanedanının en niteliksiz, en basiretsiz üyesi olduğunu doğrular.
hülasa son halife abdülmecid efendi de ölmeden önce "beni vahdeddin in yanına gömmeyin" şeklinde vasiyet vermiş ve vahdettin'in nasıl kişiliksiz biri olduğunu bu şekilde vurgulamıştır...
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar