bugün
- kapatıcı kullanılmayan gün10
- rüyamızda gördüğümüz kişilerin bizi düşündüğü5
- arkadaşlar ben neden sallanmadım8
- saklama kabında sarma yapıp getiren oğlan5
- the merich7
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif6
- anın görüntüsü20
- memesiz kadın6
- yazarların güncel flört listesi5
- 1 haftada 5 kilo vermek3
- ona bir şey söyle8
- göz teması kuramama7
- fatma betül sayan kaya41
- dünyanın en ucuz benzini türkiye de7
- mesajlaşırken btw yazmak6
- kedi yada köpeği olmayan kadın6
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler6
- kürtlerin başarılı olduğu konular8
- kısa boylu insan egosu2
- yazarların başarılı olduğu konular8
- tekerlek toplayan cocuk18
- italyanların başarılı olduğu konular6
- akp seçmeni13
- güldürülmesi kolay biri olmak4
- ein tausend neun hundert sieben und achtzig2
- anlık hava durumu2
- fransada ateist solcuların delirmesi2
- yazarların asosyallik seviyesi2
- türklerin başarılı olduğu konular9
- pazar günü saat 17 00 ten sonra nereye gidilir6
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey13
- hamsili cilt kremi9
- gmod2
- silvermistin boydan fotoğrafı3
- memeli erkek3
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın9
- tayvanın iyi olduğu konular4
- anti christ4
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- net olmayan erkek2
- 4 ekim 2026 turhan çömez tweeti2
- allah4
- allah çok güçlüdür2
- iran2
- kaynağı belirsiz neşe2
- s'i l v'e r m'i s t'in mutfağına konuk olmak7
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak2
- yemek yapmayı bilen yazarlar bakabilir mi7
- hasan mutlucan3
- bekir bozdağ4
bugün 97. yıldönümü olan hadise.
ama vahdettin sevenler nedense hiç hatırlamamış. çok ilginç...
vahdettin, general harrington'a yazdığı mektupta iltica talebinde bulunmuş, 1 kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ile bu talebi işleme konulmuş ve 17 kasım 1922 tarihinde sabah saatlerinde britanya donanmasına ait hms malaya zırhlısına binerek topuklamıştır...
öncelikle şunu iyi bilmeniz lazım.
vahdettin kovulmadı, sürgüne gönderilmedi. vahdettin hakkında herhangi bir deport yahut sürgün kararı ve/veya emri yoktur.
(bkz: vahdettin hakkında çıkan sürgün kararı)
vahdettin gayet de kendi istek ve arzusuyla ingilizlerden siyasi sığınma talep etmiş, ingilizler de bu talebi (vahdettin'in halifelik sıfatını kullanmak için) kabul etmiş ve onu istanbul'dan alıp götürmüşlerdir.
esasen ingilizler vahdettin'i hindistan'a götürmek istiyorlar, hint müslümanlarının britanya ile olan bağlarını güçlendirmek için hilafet makamını kullanmak istiyorlardı.
lakin ingilizlerin bu düşüncesi ters tepti.
zira hindistan müslümanları, vahdettin'in hindistan'a getirilmesini reddetti. hatta britanya hindistan bakanlığına şöyle bir mektup yazıldı;
(bkz: ülkemizde ingiliz ajanı padişah istemiyoruz/#38102858)
işte ingilizlerin bu planı ters tepip, vahdettin de elde kalınca ingilizler vahdettin'i malta'ya atıp kaçtılar.
garibim vahdettin de ağzına çalınmış bir parmak ingiliz balıyla mısır'a, hindistan'a sultan olma umuduyla bekledi durdu.
tabi beklerken umutlar tükendi.
vahdettin ingilizlerden bir fayda gelmeyeceğini anlayınca çareyi amerikan başkanına mektup yazmakta buldu.
(bkz: vahdeddin in amerikan başkanına yazdığı mektup)
bu mektupta vahdettin yardım edilmesi halinde sahip olduğu padişahlık ve hilafet makamlarını tekrar geri alabileceğinden bahsetmiş ve amerika'nın çıkarlarına hizmet edeceğini deklare etmiş.
tabi bu arada vahdettin bu mektubu italya'dan yazıyor.
yani, malta'dan italya'ya geçmiş.
peki italya'da nerede yaşıyor?
san remo'da...
bak bu san remo'daki yaşantı zurna'nın zırt dediği yer.
fakir, yoksul, sefil vahdettin, italya'nın gözde tatil beldesi san remo'da şu evde yaşıyor;
görsel
ne kadar da fakir ve harap bir ev değil mi?
bahçesi de var;
görsel
neyse, vahdettin abd'den de umduğunu bulamayınca, şansını bir de fransa'da denemek istemiş.
13 mart 1924 tarihinde fransa cumhurbaşkanı millerand'a bir mektup yazmış.
(bkz: vahdettin in millerand a yazdığı mektup)
üstelik bu mektubun bir kopyasını da britanya kralı'na da göndermiş.
amma ve lakin fransa henüz 5 ay önce kurulmuş türkiye cumhuriyeti'ni ilk tanıyan, hatta türkiye cumhuriyeti kurulmadan evvel, tbmm hükümeti ile ilk anlaşmayı yapan (bkz: ankara antlaşması)
ülkeydi. türkiye'ye karşı böyle hasmane bir tutuma girmemesi gerektiğini sütçü imam'dan, kara yılan'dan, şehit kamil'den öğrenmiş, fransız devlet hafızasına kazımışlardı.
işte vahdettin'in yaptığı bu tüm girişimlerden aldığı yanıtlar hep olumsuz olmuştu.
çünkü vaktiyle türkiye üzerinde işgal girişiminde bulunanların hepsi artık "geldikleri gibi gideceklerini" çok iyi anlamışlardı...
işte son padişah vahdettin'in yurtdışına çıkışı ve oradaki hayatı kısaca böyle.
o osmanlı'ya padişah olacak kudrette biri değildi, yaptıkları, tam bir ingiliz kuklası olması ve kaçışı da osmanlı hanedanının en niteliksiz, en basiretsiz üyesi olduğunu doğrular.
hülasa son halife abdülmecid efendi de ölmeden önce "beni vahdeddin in yanına gömmeyin" şeklinde vasiyet vermiş ve vahdettin'in nasıl kişiliksiz biri olduğunu bu şekilde vurgulamıştır...
#tarih
ama vahdettin sevenler nedense hiç hatırlamamış. çok ilginç...
vahdettin, general harrington'a yazdığı mektupta iltica talebinde bulunmuş, 1 kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ile bu talebi işleme konulmuş ve 17 kasım 1922 tarihinde sabah saatlerinde britanya donanmasına ait hms malaya zırhlısına binerek topuklamıştır...
öncelikle şunu iyi bilmeniz lazım.
vahdettin kovulmadı, sürgüne gönderilmedi. vahdettin hakkında herhangi bir deport yahut sürgün kararı ve/veya emri yoktur.
(bkz: vahdettin hakkında çıkan sürgün kararı)
vahdettin gayet de kendi istek ve arzusuyla ingilizlerden siyasi sığınma talep etmiş, ingilizler de bu talebi (vahdettin'in halifelik sıfatını kullanmak için) kabul etmiş ve onu istanbul'dan alıp götürmüşlerdir.
esasen ingilizler vahdettin'i hindistan'a götürmek istiyorlar, hint müslümanlarının britanya ile olan bağlarını güçlendirmek için hilafet makamını kullanmak istiyorlardı.
lakin ingilizlerin bu düşüncesi ters tepti.
zira hindistan müslümanları, vahdettin'in hindistan'a getirilmesini reddetti. hatta britanya hindistan bakanlığına şöyle bir mektup yazıldı;
(bkz: ülkemizde ingiliz ajanı padişah istemiyoruz/#38102858)
işte ingilizlerin bu planı ters tepip, vahdettin de elde kalınca ingilizler vahdettin'i malta'ya atıp kaçtılar.
garibim vahdettin de ağzına çalınmış bir parmak ingiliz balıyla mısır'a, hindistan'a sultan olma umuduyla bekledi durdu.
tabi beklerken umutlar tükendi.
vahdettin ingilizlerden bir fayda gelmeyeceğini anlayınca çareyi amerikan başkanına mektup yazmakta buldu.
(bkz: vahdeddin in amerikan başkanına yazdığı mektup)
bu mektupta vahdettin yardım edilmesi halinde sahip olduğu padişahlık ve hilafet makamlarını tekrar geri alabileceğinden bahsetmiş ve amerika'nın çıkarlarına hizmet edeceğini deklare etmiş.
tabi bu arada vahdettin bu mektubu italya'dan yazıyor.
yani, malta'dan italya'ya geçmiş.
peki italya'da nerede yaşıyor?
san remo'da...
bak bu san remo'daki yaşantı zurna'nın zırt dediği yer.
fakir, yoksul, sefil vahdettin, italya'nın gözde tatil beldesi san remo'da şu evde yaşıyor;
görsel
ne kadar da fakir ve harap bir ev değil mi?
bahçesi de var;
görsel
neyse, vahdettin abd'den de umduğunu bulamayınca, şansını bir de fransa'da denemek istemiş.
13 mart 1924 tarihinde fransa cumhurbaşkanı millerand'a bir mektup yazmış.
(bkz: vahdettin in millerand a yazdığı mektup)
üstelik bu mektubun bir kopyasını da britanya kralı'na da göndermiş.
amma ve lakin fransa henüz 5 ay önce kurulmuş türkiye cumhuriyeti'ni ilk tanıyan, hatta türkiye cumhuriyeti kurulmadan evvel, tbmm hükümeti ile ilk anlaşmayı yapan (bkz: ankara antlaşması)
ülkeydi. türkiye'ye karşı böyle hasmane bir tutuma girmemesi gerektiğini sütçü imam'dan, kara yılan'dan, şehit kamil'den öğrenmiş, fransız devlet hafızasına kazımışlardı.
işte vahdettin'in yaptığı bu tüm girişimlerden aldığı yanıtlar hep olumsuz olmuştu.
çünkü vaktiyle türkiye üzerinde işgal girişiminde bulunanların hepsi artık "geldikleri gibi gideceklerini" çok iyi anlamışlardı...
işte son padişah vahdettin'in yurtdışına çıkışı ve oradaki hayatı kısaca böyle.
o osmanlı'ya padişah olacak kudrette biri değildi, yaptıkları, tam bir ingiliz kuklası olması ve kaçışı da osmanlı hanedanının en niteliksiz, en basiretsiz üyesi olduğunu doğrular.
hülasa son halife abdülmecid efendi de ölmeden önce "beni vahdeddin in yanına gömmeyin" şeklinde vasiyet vermiş ve vahdettin'in nasıl kişiliksiz biri olduğunu bu şekilde vurgulamıştır...
#tarih
Gündemdeki Haberler