bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- kader4
- lale13
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- var olmak için ne yaptınız12
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kuş5
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- billie eilish'in memeleri7
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- fil9
- medine2
- at6
- gece gece sinirlenmek4
- kaplan17
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- mavi4
- aslan15
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- bileklik19
- sevgili nedir7
- brezilya7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- gül7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- rüzgar türbini2
- flamingo3
- yogartiksen39
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- ankara8
- pıtı atma4
- anın görüntüsü22
- tabiat4
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- galatasaray19
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- cemil tugay6
- netflix asaf dizisi3
- sarı teker kim sorunsalı8
aristoteles kadını ''tamamlanmamış bir erkek'' olarak görüyordu. ayrıca çocuk oluşumunda erkeğin biçimi (özelliklerin tümünü), kadının ise maddeyi sağladığını ileri sürmüştür. aristo bu konuda hocası platon'dan bir şeyler kapamamış ne yazık ki. ne yazık ki Aristoteles in bu konuda daha ağır düşünceleri vardır.
Aristoteles e göre; Toplumun en küçük birimi olan ailede de doğanın kuralının geçerli olabilmesi için, yöneten bir erkeğe karşılık, yönetilen bir kadın ayrıca bir de köle olmasının gereklidir. Kadınlar; doğaları gereği eksik yaratıklardır. Daha soğukkanlı ve daha az dişidirler. Üstelik ömürleri de daha kısadır. Filozofa göre kadınlar; doğanın bir garabeti, evcilleştirilmiş bir hayvandan biraz daha iyi durumda olan yaratıklardır.
Peki, karşı cinslerine karşı böylesine korkunç fikirlere sahip olan bir adamın, özel hayatı nasıldı acaba? Aristoteles 37 yaşında iken, 17 yaşındaki Pythias ile evlendi, ki aralarındaki yaş farkının, ideal evlilik için son derece uygun olduğunu düşünüyordu. Ya da bu yaş farkına, felsefi bir kılıf uydurmuştu. Evliliklerinin mutlu mu mutsuz mu olduğuna dair bir fikrimiz yok. Ancak, kendisine evcil hayvan muamelesi yapılan bir kadının, evliliğinden mutluluk duyduğunu düşünmek, pek inandırıcı gelmiyor açıkçası.
Talihin yaptığına bakınız ki, bu evlilikten bir de kız çocukları oldu. O dönem Yunan toplumlarında, istenmeyen kız çocuklarının, kapının önüne bırakılarak ölüme terk edildiği bilinmektedir. Neyse ki filozofumuz o kadar katı yürekli değildi. Bilakis, eşi Pythias kendisinden önce vefat edince, annesi ile aynı adı taşıyan kızları Pythias'a bakma görevi Aristoteles'e kalmıştı.
Filozofun; ilk eşinin vefatından sonra Herpyllis isimli bir kadınla evlendiği, ancak öldüğünde ilk karısının yanına gömülmek istediği bilinmektedir. Ölümü sonrası ikinci eşini kahyasına emanet etmiş ve vasiyetinde şu gülünç ifadeyi kullanmıştır; "Tekrar evlenmek isterse, değersiz birine verilsin."
Aristoteles e göre; Toplumun en küçük birimi olan ailede de doğanın kuralının geçerli olabilmesi için, yöneten bir erkeğe karşılık, yönetilen bir kadın ayrıca bir de köle olmasının gereklidir. Kadınlar; doğaları gereği eksik yaratıklardır. Daha soğukkanlı ve daha az dişidirler. Üstelik ömürleri de daha kısadır. Filozofa göre kadınlar; doğanın bir garabeti, evcilleştirilmiş bir hayvandan biraz daha iyi durumda olan yaratıklardır.
Peki, karşı cinslerine karşı böylesine korkunç fikirlere sahip olan bir adamın, özel hayatı nasıldı acaba? Aristoteles 37 yaşında iken, 17 yaşındaki Pythias ile evlendi, ki aralarındaki yaş farkının, ideal evlilik için son derece uygun olduğunu düşünüyordu. Ya da bu yaş farkına, felsefi bir kılıf uydurmuştu. Evliliklerinin mutlu mu mutsuz mu olduğuna dair bir fikrimiz yok. Ancak, kendisine evcil hayvan muamelesi yapılan bir kadının, evliliğinden mutluluk duyduğunu düşünmek, pek inandırıcı gelmiyor açıkçası.
Talihin yaptığına bakınız ki, bu evlilikten bir de kız çocukları oldu. O dönem Yunan toplumlarında, istenmeyen kız çocuklarının, kapının önüne bırakılarak ölüme terk edildiği bilinmektedir. Neyse ki filozofumuz o kadar katı yürekli değildi. Bilakis, eşi Pythias kendisinden önce vefat edince, annesi ile aynı adı taşıyan kızları Pythias'a bakma görevi Aristoteles'e kalmıştı.
Filozofun; ilk eşinin vefatından sonra Herpyllis isimli bir kadınla evlendiği, ancak öldüğünde ilk karısının yanına gömülmek istediği bilinmektedir. Ölümü sonrası ikinci eşini kahyasına emanet etmiş ve vasiyetinde şu gülünç ifadeyi kullanmıştır; "Tekrar evlenmek isterse, değersiz birine verilsin."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar