bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı51
- fenerbahçeli yazarlar14
- bedevi arap vahşiliği6
- queen ravenna'ya açık teklif12
- aston villa 6 fenerbahçe 07
- sevişirken beni tokatla diyen hatun6
- ev boş gelsene diyen kızın amacı12
- karton toplayan çocuğu aparta atmak6
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- arkadaşlar acıktım7
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız14
- sözlük boş gelsene5
- fenerbahçelilere özel yanık kremi4
- f6n6rb6hç65
- din bilime engel mi5
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşediği boru5
- royall stars8
- din gerekli midir sorunsalı7
- arap yağı çok bulunca götüne sürermiş3
- 14 ekim 2026 fenerbahçe'nin ırzına geçilmesi6
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- kartoncunu bedevi hayranlığı2
- aslolan ağladıysan bi duşa gir6
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşeyeceği boru4
- erkeğin orospusu tipler8
- yeaaaaaaaaaaaah4
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru10
- futbol12
- ithal kürtler10
- enayimiknatisii26
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- uefa şampiyonlar ligi3
- sindirella'nın orospu olması8
- yeeeaaaahhh kadıköy5
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- tarihin en güçlü aston villası3
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- serenay sarıkaya5
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- fenerin sevişirken ölü balık gibi yatması3
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
- ankara abisi iyilik derneği11
- belinde kobra dövmesi olan kadınla evlenilir mi7
- fenerbahahahahahçe4
- arı alerjisi5
- demet özdemir2
- komagene krallığı2
http://richarddawkins.net...-of-Ex-Muslims-of-Britain
adnan oktar'ın "yaratılış atlası" kitabı üstüne yaptığı konuşma linkten izlenebilir. dawkins'in oktar üstüne bi iki esprisi var ama buraya yazamıyorum. burası da kapanır.
yine de konuşma içinde iki tane önemli şeyden daha bahsediyor.
birincisi harvard'da (sanırım orasıydı) ve bi tane daha kaliteli bi üniversitede eğitim almış bi bilimadamından bahsediyordu. bu bilimadamı bi gün eve gelmiş ve bu üniversitelerde aldığı eğitimin incil'de anlatılan hangi kısımlarla çeliştiğini görmek istemiş. eline bi makas almış ve incil'deki bilimdışı yerleri kesmeye başlamış. iş bittiğinde elinde incil'den bi iki sayfadan başka bi şey kalmamış. o anı sonradan anlatırken şöyle demiş: "işte o an çöpe atıverdim"
incil'i değil ama.. bilimi. bakmış bilim incil'le neredeyse hiç uyuşmuyor, o zaman artık bilimadamı değilim ben ve bundan sonra dinim ne diyorsa sadece o bana yol gösterecek demiş.
dawkins bu hikayeden sonra ekliyor. işte bu derece yoğun telkin ve inancın, iki kaliteli üniversitede bilimsel eğitim almış bi insana bile yaptırdığı şeyi gördükten sonra kendimi o kadar güçsüz hissediyorum ki.. bilimsel gerçeklerin dinin ileri sürdüklerini çürüttüklerini kanıtlasak bile dine inanan insanların çoğu inançlarından vazgeçmeyecekler. çünkü telkin bi insanı hiç kıramayacağı sabit fikirlere mahkum ediyor.
bizim memlekette de mantığa uygun olmayan dini hükümler karşısında inananların "ben anlamasam da bi hikmet vardır, zaten inanç mantıkla kavranmaz" savunması benzer örnek olarak verilebilir.
sonuç, din (ve aslında son günlerde örneklendiği üstüne, inanç ile kabullenilmiş hiç bi fikir - burada ulusalcılıktan bahsediyorum) üstüne tartışarak hiç bi savunurunun fikirlerini değiştirmek mümkün değildir.
umudumuz yeni nesillerin daha bilimsel metodlara meyledecek şekilde yetişmelerinde.
adnan oktar'ın "yaratılış atlası" kitabı üstüne yaptığı konuşma linkten izlenebilir. dawkins'in oktar üstüne bi iki esprisi var ama buraya yazamıyorum. burası da kapanır.
yine de konuşma içinde iki tane önemli şeyden daha bahsediyor.
birincisi harvard'da (sanırım orasıydı) ve bi tane daha kaliteli bi üniversitede eğitim almış bi bilimadamından bahsediyordu. bu bilimadamı bi gün eve gelmiş ve bu üniversitelerde aldığı eğitimin incil'de anlatılan hangi kısımlarla çeliştiğini görmek istemiş. eline bi makas almış ve incil'deki bilimdışı yerleri kesmeye başlamış. iş bittiğinde elinde incil'den bi iki sayfadan başka bi şey kalmamış. o anı sonradan anlatırken şöyle demiş: "işte o an çöpe atıverdim"
incil'i değil ama.. bilimi. bakmış bilim incil'le neredeyse hiç uyuşmuyor, o zaman artık bilimadamı değilim ben ve bundan sonra dinim ne diyorsa sadece o bana yol gösterecek demiş.
dawkins bu hikayeden sonra ekliyor. işte bu derece yoğun telkin ve inancın, iki kaliteli üniversitede bilimsel eğitim almış bi insana bile yaptırdığı şeyi gördükten sonra kendimi o kadar güçsüz hissediyorum ki.. bilimsel gerçeklerin dinin ileri sürdüklerini çürüttüklerini kanıtlasak bile dine inanan insanların çoğu inançlarından vazgeçmeyecekler. çünkü telkin bi insanı hiç kıramayacağı sabit fikirlere mahkum ediyor.
bizim memlekette de mantığa uygun olmayan dini hükümler karşısında inananların "ben anlamasam da bi hikmet vardır, zaten inanç mantıkla kavranmaz" savunması benzer örnek olarak verilebilir.
sonuç, din (ve aslında son günlerde örneklendiği üstüne, inanç ile kabullenilmiş hiç bi fikir - burada ulusalcılıktan bahsediyorum) üstüne tartışarak hiç bi savunurunun fikirlerini değiştirmek mümkün değildir.
umudumuz yeni nesillerin daha bilimsel metodlara meyledecek şekilde yetişmelerinde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar