bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı67
- mel mel bakan 6ibson9
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz14
- istanbul mahvoldu12
- ayrıldık34
- iltica bey4
- hayatı kolaylaştıran joker kelimeler5
- eve gitme isteği5
- cuhape bu ülkeye ne kattı6
- ismail kartal9
- bugün tüm fenerbahçeli yazarların hasta olması7
- palamut4
- ismet birader2
- fon vurgunu11
- yalnızlığın aslında o kadar da iyi olmaması2
- mesai bitse de gitsek3
- barselona'dan 4 yemek vs aston villa'dan 6 yemek3
- sigara içmek kör olma riskini artırır4
- avukat tutmak2
- bahçeli'nin arabistan'a askeri destek çağrısı5
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir6
- cedidacer4
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi2
- yüksek enflasyon16
- fenerbahçeli yazarlar15
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması5
- real madrid2
- fenerbahçenin yarım düzine gol yemesi4
- ışık2
- pıttık fırlatma akımı10
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru12
- 6bahçe4
- bir derdim var2
- gibson'a sarılıp teselli etmek3
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- ev boş gelsene diyen kızın amacı13
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- tarihin en iyi aston villası3
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- nordsjaelland vs aston villa2
- enayimiknatisii26
- kaloriferci2
- queen ravenna'ya açık teklif12
- refah düzeyi yüksek ülkelerin ortak noktası3
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız13
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- erkeği karizmatik gösteren şeyler28
- akrabaların içindeki en zengin insan16
http://richarddawkins.net...-of-Ex-Muslims-of-Britain
adnan oktar'ın "yaratılış atlası" kitabı üstüne yaptığı konuşma linkten izlenebilir. dawkins'in oktar üstüne bi iki esprisi var ama buraya yazamıyorum. burası da kapanır.
yine de konuşma içinde iki tane önemli şeyden daha bahsediyor.
birincisi harvard'da (sanırım orasıydı) ve bi tane daha kaliteli bi üniversitede eğitim almış bi bilimadamından bahsediyordu. bu bilimadamı bi gün eve gelmiş ve bu üniversitelerde aldığı eğitimin incil'de anlatılan hangi kısımlarla çeliştiğini görmek istemiş. eline bi makas almış ve incil'deki bilimdışı yerleri kesmeye başlamış. iş bittiğinde elinde incil'den bi iki sayfadan başka bi şey kalmamış. o anı sonradan anlatırken şöyle demiş: "işte o an çöpe atıverdim"
incil'i değil ama.. bilimi. bakmış bilim incil'le neredeyse hiç uyuşmuyor, o zaman artık bilimadamı değilim ben ve bundan sonra dinim ne diyorsa sadece o bana yol gösterecek demiş.
dawkins bu hikayeden sonra ekliyor. işte bu derece yoğun telkin ve inancın, iki kaliteli üniversitede bilimsel eğitim almış bi insana bile yaptırdığı şeyi gördükten sonra kendimi o kadar güçsüz hissediyorum ki.. bilimsel gerçeklerin dinin ileri sürdüklerini çürüttüklerini kanıtlasak bile dine inanan insanların çoğu inançlarından vazgeçmeyecekler. çünkü telkin bi insanı hiç kıramayacağı sabit fikirlere mahkum ediyor.
bizim memlekette de mantığa uygun olmayan dini hükümler karşısında inananların "ben anlamasam da bi hikmet vardır, zaten inanç mantıkla kavranmaz" savunması benzer örnek olarak verilebilir.
sonuç, din (ve aslında son günlerde örneklendiği üstüne, inanç ile kabullenilmiş hiç bi fikir - burada ulusalcılıktan bahsediyorum) üstüne tartışarak hiç bi savunurunun fikirlerini değiştirmek mümkün değildir.
umudumuz yeni nesillerin daha bilimsel metodlara meyledecek şekilde yetişmelerinde.
adnan oktar'ın "yaratılış atlası" kitabı üstüne yaptığı konuşma linkten izlenebilir. dawkins'in oktar üstüne bi iki esprisi var ama buraya yazamıyorum. burası da kapanır.
yine de konuşma içinde iki tane önemli şeyden daha bahsediyor.
birincisi harvard'da (sanırım orasıydı) ve bi tane daha kaliteli bi üniversitede eğitim almış bi bilimadamından bahsediyordu. bu bilimadamı bi gün eve gelmiş ve bu üniversitelerde aldığı eğitimin incil'de anlatılan hangi kısımlarla çeliştiğini görmek istemiş. eline bi makas almış ve incil'deki bilimdışı yerleri kesmeye başlamış. iş bittiğinde elinde incil'den bi iki sayfadan başka bi şey kalmamış. o anı sonradan anlatırken şöyle demiş: "işte o an çöpe atıverdim"
incil'i değil ama.. bilimi. bakmış bilim incil'le neredeyse hiç uyuşmuyor, o zaman artık bilimadamı değilim ben ve bundan sonra dinim ne diyorsa sadece o bana yol gösterecek demiş.
dawkins bu hikayeden sonra ekliyor. işte bu derece yoğun telkin ve inancın, iki kaliteli üniversitede bilimsel eğitim almış bi insana bile yaptırdığı şeyi gördükten sonra kendimi o kadar güçsüz hissediyorum ki.. bilimsel gerçeklerin dinin ileri sürdüklerini çürüttüklerini kanıtlasak bile dine inanan insanların çoğu inançlarından vazgeçmeyecekler. çünkü telkin bi insanı hiç kıramayacağı sabit fikirlere mahkum ediyor.
bizim memlekette de mantığa uygun olmayan dini hükümler karşısında inananların "ben anlamasam da bi hikmet vardır, zaten inanç mantıkla kavranmaz" savunması benzer örnek olarak verilebilir.
sonuç, din (ve aslında son günlerde örneklendiği üstüne, inanç ile kabullenilmiş hiç bi fikir - burada ulusalcılıktan bahsediyorum) üstüne tartışarak hiç bi savunurunun fikirlerini değiştirmek mümkün değildir.
umudumuz yeni nesillerin daha bilimsel metodlara meyledecek şekilde yetişmelerinde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar