bugün
- köpeği hakaret olarak kullanmak10
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan9
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak6
- ikinci kez sünnet olmak4
- said nursi denilince akla gelen şeyler16
- fake hesapla atar gider yapan yazar3
- sözlükte aslında anonim kimsenin olmaması6
- arkadaşlar ben hapise giriyorum7
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- sözcü ve now tv de kapatılır mı5
- kartoncu gey5
- evde çiçek yetiştiren erkek16
- iltica26
- asla mantarın hiç bir türünü yemeyin5
- türkiye'nin suudi arabistan'a askeri desteği6
- yogartiksen20
- su yok elektrik yok ne var7
- komünizm gelince herkes mutlu olacak sanan kişi2
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- ahmet kaya'nın anne tarafının terekeme olması2
- abd israil vs türkiye farkı18
- sözlükteki kartoncu başlıkları3
- 20002
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı7
- fenerbahçe12
- karınızın aslında teknik olarak akrabanız olmaması2
- 623 000 bin asker kaçağı10
- alevi ailelerin ateist çocukları6
- general union of palestinian workers2
- arkadaşlar bana bundan alır mısınız2
- bal2
- iranlı komutan hatemi'nin savaşa hazırız sözleri2
- affedersiniz ama kartoncu12
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanmaması2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- ayrıldık36
- yogartiksen vs kartoncu kavgası2
- dündar ziya gültekin8
- akp'nin bir daha gelmemek üzere gideceği seçim4
- ona kalbimi verdim3
- queen ravenna hanım10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- cevheri güven9
- yağmur yağınca açılmayan orospu çocuğu şemsiye3
- gartoncu gevşek2
- geceye bir itiraf bırak2
- yağmur9
Günlük Şiirler gibi harikulade bir şiiri üreten, "Yoksulluklardan
bir devrim bile yapılabilir/ Ama hiç birşey hiç bir sey yapılamaz ayrılıklardan." diyen şair.
"Sen gittikten sonra iki çalgıcı
turnalar semahını çaldı ve kimse dinlemedi onları
benden başka. Sarımsak kokusunun
yoksulluk ve rakıyla buluştuğu saygısız kalabalıkta
kimse duymadı beni terkeden
kanatların bıraktığı esintiyi. Biri incecik öbürü kalın
iki tel vururken çalgının yüreğine
nicedir aklımı kurcalayan Bertold Brecht'in
"Sevenler" şiirini düşündüm bir yaşamdan ötekine
yanyana uçan iki turnayı. Taa yirmisekizlerden.
"Güneşin ve ayın az değişken dilimleri altında
uçup giderler yine, böyle tutkun birbirine.
Hey, nereye gidersiniz? - Hiç bir yere - Nerden gelirsiniz?
Her yerden. Sorarsınız, ne zamandır birliktesiniz? diye.
Az zamandır. Ne zaman ayrılacaksınız peki? - Yakında."
Çıktığımda hava acıktı ikindi güneşi gibi
nicedir ısıtmayan parlak ayın az değişken dilimleri altında
yürürken sordum kendi kendime. Nereye gidiyorsun?
Hiç bir yere. Ne zamandır yalnızsın? Bilmem, denize
ve ayışığından yapraklar kesen
şiire sormalı bunu. Daha yazılırken
bir anıya dönüşen şiirlere
Sordum kendi kendime ne yapılabilir çamurdan? Heykel
Acilardan? Aşk. Yoksulluklardan
bir devrim bile yapılabilir. Ama hiç bir sey
hiç bir sey yapılamaz ayrılıklardan.
Sen, çalgıcılar ve ayışığı çekip gittiniz uykunun
eşiğine vurulmuş bir turna gibi dönerek
düşerken sordum otuzdokuzlardan Bertold Brecht'le birlikte
"Ne yapmalı peki?" Aklim dokunacak
bir baska akıl arıyor. Nicedir yabancı denizlerde
yıkanan tenim baska bir teni. "Ne yapmalı?"
Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden
Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın.
Ama hiç bir rüzgar doldurulamaz boş kalan yerini,
bir yaşamdan ötekine
birlikte uçan turnaların yerini
gökyüzünde. "
bir devrim bile yapılabilir/ Ama hiç birşey hiç bir sey yapılamaz ayrılıklardan." diyen şair.
"Sen gittikten sonra iki çalgıcı
turnalar semahını çaldı ve kimse dinlemedi onları
benden başka. Sarımsak kokusunun
yoksulluk ve rakıyla buluştuğu saygısız kalabalıkta
kimse duymadı beni terkeden
kanatların bıraktığı esintiyi. Biri incecik öbürü kalın
iki tel vururken çalgının yüreğine
nicedir aklımı kurcalayan Bertold Brecht'in
"Sevenler" şiirini düşündüm bir yaşamdan ötekine
yanyana uçan iki turnayı. Taa yirmisekizlerden.
"Güneşin ve ayın az değişken dilimleri altında
uçup giderler yine, böyle tutkun birbirine.
Hey, nereye gidersiniz? - Hiç bir yere - Nerden gelirsiniz?
Her yerden. Sorarsınız, ne zamandır birliktesiniz? diye.
Az zamandır. Ne zaman ayrılacaksınız peki? - Yakında."
Çıktığımda hava acıktı ikindi güneşi gibi
nicedir ısıtmayan parlak ayın az değişken dilimleri altında
yürürken sordum kendi kendime. Nereye gidiyorsun?
Hiç bir yere. Ne zamandır yalnızsın? Bilmem, denize
ve ayışığından yapraklar kesen
şiire sormalı bunu. Daha yazılırken
bir anıya dönüşen şiirlere
Sordum kendi kendime ne yapılabilir çamurdan? Heykel
Acilardan? Aşk. Yoksulluklardan
bir devrim bile yapılabilir. Ama hiç bir sey
hiç bir sey yapılamaz ayrılıklardan.
Sen, çalgıcılar ve ayışığı çekip gittiniz uykunun
eşiğine vurulmuş bir turna gibi dönerek
düşerken sordum otuzdokuzlardan Bertold Brecht'le birlikte
"Ne yapmalı peki?" Aklim dokunacak
bir baska akıl arıyor. Nicedir yabancı denizlerde
yıkanan tenim baska bir teni. "Ne yapmalı?"
Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden
Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın.
Ama hiç bir rüzgar doldurulamaz boş kalan yerini,
bir yaşamdan ötekine
birlikte uçan turnaların yerini
gökyüzünde. "
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar